up
ara

Savaş Pilotu

- Le Pilote de Bataille

Savaş Pilotu Konusu ve Özeti

Savaş Pilotu
Savaş Pilotu kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Çevirmen: Alper Turan
Yayınevi: Zeplin Kitap
ISBN: 9786059115254
Sayfa: 200 sayfa Basım Tarihi: 2015
2. Dünya Savaşı'nın çalkantılı günlerinde, Antoine de Saint-Exupéry ve yanındaki bir avuç Fransız pilot, bütün Fransa'nın hatta bütün Avrupa'nın umutsuzluğa düştüğü bir dönemde hâlâ Almanlarla çarpışmaya devam ediyordur. Savaş Pilotu'nda, yalnızca cesur pilotların keşif uçuşları sırasında başından geçenleri değil, Saint-Exupéry'nin insanın ve hayatın anlamına, Fransız halkının durumuna dair düşüncelerini de okuruz. Savaş Pilotu işgalci Almanlara karşı umutsuz bir göreve atılan bir avuç pilotun hikâyesini anlatmasının yanı sıra, Saint-Exupéry'nin en önemli ve en otobiyografik eserlerinden biridir.

"Benim uygarlığım İnsan'ın hükümdarlığını kurmak için İnsan adına yapılan fedakârlığı Yardımseverlik olarak adlandırıyor. Yardımseverlik aciz kişiye yardım ederek İnsan'a fedakârlıkta bulunmaktır. İnsanı insan yapan odur. Yardımseverliğin âcizliği onurlandırdığını iddia ederek, İnsan'ı inkâr eden ve böylece kişiyi ebedi bir acizliğe mahkûm edenlere karşı savaşacağım. İnsan için savaşacağım. İnsanın düşmanlarına karşı. Ama aynı zamanda kendimle savaşacağım."
Adım Kadın

Adım Kadın

@adimkadin

Bu kitabın Can Yayınları baskısında adı, Gece Uçuşu'ydu. Ben o baskısını okumuştum. Yayınevleri, kitap adlarını neye göre değiştiriyor, meraktayım...
ataç ikon Savaş Pilotu
kitaba puan vermedi
0 yorum

Savaş Pilotu - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Uzel

Uzel

@uzel

On bin metreden baktığınız zaman, insanoğlu yoktur. Bu yükseklikten insanoğlunun hareketleri görünmez. Uzun odaklı fotoğraf makinalarımız burada mikroskop yerine geçiyor.

İnsanoğlunu değil -çünkü bu yükseklikte mikroskop da işe yaramaz- ama onun varlığını belli eden şeyleri, yolları, kanalları, konvoyları, mavnaları yakalayabilmek için ancak mikroskop gereklidir.

İnsan, mikroskop camındaki noktadır. Bense kayıtsız bir bilginim; insanlar arasındaki savaş, benim için, sıradan bir inceleme konusudur.

Saatte beş yüz kilometre hızla uçtuğumuzu biliyorum. Oysa yanımda yöremde her şey hareketsiz. Hız, ancak bir koşu alanında belli olur. Buradaysa, her şey uzayda yitip gidiyor. Nitekim, yerküre de, saniyede kırk iki kilometre yol almasına karşın, ağır ağır dönüyor güneş çevresinde. Tam bir yıl harcıyor bu iş için. Belki biz de katılıyoruz bu dönüşe, kendi çapımızda. Nedir ki hava çarpışmalarının yoğunluğu? Bir katedraldeki toz tanecikleri! Küçücük bir toz taneciği olan biz, belki de birkaç düzine ya da birkaç yüz toz taneciği çekiyoruz üstümüze. Ve bütün bu tozlar, silkinen halıdan çıkan toz gibi, ağır ağır güneşe doğru yükseliyor. Gözle görülmeyen bir toz parçası gibi gökyüzünde eriyip gitmiş bulunan avcı uçaklarını üstümüze çekmek için. Yerdekiler, yüksekten uçan bir uçağın gelin duvağına benzer izinden tanıyorlar bizi. Çok hızlı giden uçağın yarattığı titreşim, havadaki suyu billurlaştırıyor. Böylece ardımızda, buz taneciklerinden oluşmuş bir sirus bulutu bırakıyoruz. Koşullar bulut oluşumuna uygunsa, bu iz yavaş yavaş büyür, akşamüstü, kocaman bir bulut halinde ovaya iner.

Avcı uçakları telsize, çevremizi kuşatan mermi demetlerine, bir de aramızdaki çalımlı tüle bakarak yerimizi saptar. Bizse o sırada, neredeyse yıldızlar arasındayızdır.
ataç ikon Savaş Pilotu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum