up
ara

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları

- Miss Peregrine's Home For Peculiar Children

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Konusu ve Özeti

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları
Çok uzak bir ada ve oradaki eski ve terkedilmiş bir yetimhanede kalmış tuhaf çocuklar ve onların hikayeleri ile büyüyen bir çocuğun o adaya ve yetimhaneye ziyaretini konu alan gizemli ve macera dolu bir romandır.
Yazar:
Çevirmen: Aslı Dağlı
Yayınevi: İthaki Yayınları
ISBN: 9786053754756
Sayfa: 399 sayfa Basım Tarihi: 2015
Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Kitabı Hakkında Genel Bilgi
1980 doğumlu Amerikalı yazar ve yönetmen olan Ransom Riggs’in ilk kitabı 2009 yılında çıkan Sherlock Holmes El Kitabı kitabıdır. Fakat tanınmasını sağlayan kitap bu kitap olmuştur. 3 kitaplık bir seri halinde çıkacak olan bu kitap serinin ilk kitabıdır.

İlk olarak sayfa6 yayınlarından çıkan kitap daha sonra İthaki Yayınlarından 2015 senesinde Aslı Dağlı’nın başarılı çevirisiyle tekrar basılmıştır. Kitabın bir de filmi yapılacaktır. Tim Burton yönetmenliğinde en az kitap kadar etkileyici bir film olacağı kesin gözüyle bakılıyor. Şu anki verilere göre Kasım 2016’da Amerika’da vizyona girecektir.

Tür olarak belli bir türe indirgenemeyen kitap, genel olarak macera, biraz korku öğesi ve çokça fantastik unsurlar içeriyor. Kitaptaki fotoğrafların hepsi gerçek, orijinal ve çok azı hariç üstünde hiçbir oynama yapılmamıştır. Yazar 10 farklı koleksiyoncudan ödünç almıştır bu fotoğrafları. Kitabın orijinal konusunu bu fotoğraflarla tamamlamaktadır.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Kitabının Konusu
Jacop çocukluğunun büyük bir bölümünü dedesiyle geçirir. Yetim olan dedesinin anlattığı hikâyelerle büyür. Fakat dedesinin anlattığı hikayeler aile büyükleri tarafından pek hoş karşılanmaz çünkü bir çocuğa anlatılacak tarzda hikayeler değildir. Gizemli bir adadaki gizemli bir yetimhaneyi ve oradaki çocukların başlarına gelenleri anlatan dede Abe bir gün vefat eder. Ve jacop da dedesinin anlattığı adaya gider. Orada küçükken dinlediği hikayeleri ve daha fazlasını bulacaktır.

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları Kitabının Özeti
Kendisi de bir yetim olan dede Abe’in torunu Jacop Portman’a anlattığı hikayelerle başlar kitap. Jacop bütün çocukluğunu dedesinin, çok uzak bir adadaki yetimhane ve oradaki tuhaf arkadaşları ile ilgili anlattığı hikayelerle geçirir. Dedesinin fotoğraflarla birlikte anlattığı hikayeleri ailenin büyükleri pek onaylamaz. Daha sonraları Jacop da dedesine çok inanmaz. Yaşlandığını ve bütün bunları uydurduğunu düşünür.

Bir zaman sonra dedesinden bir telefon alır ve hemen onun evine gidince dedesini ölü bulur. O sıra jacop 16 yaşındadır. Dedesi feci bir şekilde öldürülmüştür. Sanki vahşi bir hayvan saldırmıştır. Ve hatta Jacop bu yaratığı görür ve dedesinin anlattığı bir hikayedeki yaratığa benzetir. Artık dedesine tekrar inanmaya başlar jacop. O gördüğü yaratığın dedesini öldürdüğünden emindir. Fakat bunu hiçbir kimseye anlatamaz. Onlara inandıramaz.

Ailesi onu psikolojik destek alması için bir psikoloğa götürür. Fakat Jacop’ın aklı sadece dedesini öldüren yaratığı bulmaktadır. Üstelik dedesi ölmeden önce kendisinin de kaldığı yetimhaneye gidip bayan Peregrine’i bulmasını istemiştir ondan.

En sonunda psikoloğun izni ile Jacop ve babası çok uzaktaki adaya giderler. Aile büyükleri Jacop'ın orada hikayelerdeki gibi bir şey olmadığını göreceğini ve normale döneceğini düşünürler. Fakat Jacop kimsenin arayıp bulmak istemediği yetimhaneyi bulur. Kırık dökük ve çok hasar görmüş bir haldedir. Odalarını, bahçelerini gezer.

Orada duyduğu bir sesi takip ederek bir zaman tünelinden geçmişçesine 1940’lara gider ve dedesinin anlattığı her şeyin doğru olduğunu, onun bizzat tanık olduğunu anlar. Orada bayan Peregrine’i bulur. Ve o canavarı tekrar görür. Ve onlara bu canavardan korunmalarına yardım eder. Bu arada Jacop hem yetimhane, tuhaf çocukları ve dedesiyle ilgili ayrıntıları öğrenir hem de o canavardan yetimhaneyi kurtarmaya çalışır.
Misliyna

Misliyna

@misliyna

Kitap oldukça başarılıydı ancak nedense tüm okuma boyunca "Big Fish" hissini atamadım üstümden... Aynı karakterler ayrı bir hayat ve aile babası olabilmek... :) "Big Fish" Filmi izleyenler var ise kitabı okuduklarında ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır...

Büyük Balık (Orj: Big Fish) , Tim Burton'ın yönettiği John August'un yazdığı 2003, ABD yapımı fantastik drama filmidir. Daniel Wallace'ın Büyük Balık: Efsanevi Ölçülerde Bir Roman adlı romanından uyarlanan filmin başrollerinde Ewan McGregor, Albert Finney, Billy Crudup, Jessica Lange, Alison Lohman, Steve Buscemi, Helena Bonham Carter ve Danny DeVito yer alır.

Will Bloom (Crudup), babası Edward (Finney) ile hiç konuşmadan geçirdiği üç yılın ardından Alabama'daki ailesinin yanına döner. Ölmek üzere olan Edward hayat hikâyesini kendi eşsiz, abartılı ve tamamen fantastik olaylara dayanan üslubuyla anlatmaya başlar (bu geriye dönüşlerde Edward'ın gençliği McGregor tarafından canlandırılır).

Konusu
Edward Bloom yıllar boyunca oğlu Will'e hep aynı hikâyeyi anlatmıştır: Will'in doğduğu gün, o yakalanması mümkün olmayan dev bir balığı kendi nişan yüzüğü ile birlikte yakalıyordur. Babası bu hikâyeyi Will'in düğün töreninde de anlatınca ilişkileri gerilir ve üç yıl boyunca birbirleriyle hiç konuşmazlar.

Will, Paris'te gazeteci olur. Babasının sağlığı kötüye gitmeye başlayınca Will ve eşi Josephine, Alabama'ya dönerler. Uçakta, Will babasının çocukken bataklığa girdiği ve cam gözüyle ona nasıl öleceğini gösteren bir cadıyla karşılaştığı hikâyesini anımsar. Artık nasıl öleceğini bilen Edward yüzleşemeyeceği hiçbir garip durumun olmadığını bilir.

Edward hala hikâye anlatmak konusunda ustadır. Hikâyesine göre çocukken vücudu inanılmaz bir şekilde şişmanlayana kadar üç yıl boyunca yatalak kalmıştır daha sonra da başarılı bir sporcu olmuştur ancak Ashton kasabası Edward'ın tutkuları için fazla küçüktür. Edward yanlış anlaşılmış bir dev olan Karl'da kafa dengi bir ruh bulur ve birlikte yola çıkarlar. Yolculuk, sırasında bir daha asla Ashton'a dönmeyeceğine söz veren Edward hayaletli olduğu söylenen bir yola sapar. Ormanın içinde, misafirperver dost canlısı insanlarla birlikte kaybolmuş şair Norther Winslow'un da yaşadığı ve kimsenin ayakkabı giymediği Spectre adında küçük bir kasaba keşfeder. Edward hala herhangi bir yere yerleşmek istememektedir ve kasabadan ayrılır ancak küçük kız Jenny'ye tekrar döneceğine dair söz verir.


Edward Bloom (Ewan McGregor)
Karl ve Edward birlikte bir sirke gittiklerinde, Karl sirkin sahibi Amos Calloway ile sözleşme imzalar. Bu sırada Edward hayatının aşkını görür ve zaman durur. Zaman tekrar ilerlemeye başladığında Edward kızı kaybeder ve Amos'a, onun kim olduğunu öğrenmek için gece gündüz hiçbir ücret almadan çalışacağına dair söz verir. Üç yıl boyunca her ay kız hakkında, ismi ve adresi hariç, yeni bir şey öğrenir. Bir gün Edward Amos'un kurtadam olduğunu keşfeder ve onu sakinleştirebilmek için onunla sopa oyunu oynamaya başlar. Amos, Edward'ın sevecenliğine ve iyiliğine karşılık teşekkür etmek için kızın adının Sandra olduğunu ve Auburn Üniversitesi'ne gittiğini söyler.

Edward, Sandra'dan onun Ashton'lı Don Price ile nişanlı olduğunu öğrenir. Edward ona olan aşkını göstermek için beş eyalette bulunan bütün nergisleri (Sandra'nın en sevdiği çiçekler) toplamak da dahil birçok girişimde bulunur. İkisi nergislerin üzerindeyken Don gelir ve Edward'a bir yumruk atar bunun üzerine Sandra nişan yüzüğünü Don'a geri verir. Edward hastanede iyileştiği anda ordu tarafından askere çağrılır ve Kore'ye gönderilir. Edward, Kore'de paraşütle bir eğlence yerine atlar burada tanıştığı vücutları birleşik dansçılar Ping ve Jing'i, onları ünlü yapacağı ABD'ye dönüşte, yardım etmesi için ikna eder. Ordu kayıp Edward'ın öldüğünü düşünür ve Sandra'yı büyük bir üzüntü içinde bırakan haberi verirler ancak Edward nihayet dönmüştür. Yasal olarak ölü olan Edward'ın iş imkânlarını kısıtlanmıştır ve o kapıdan kapıya dolaşan bir satıcı olur. Edward tekrar Winslow'u gördüğünde ona henüz iflas etmiş bir bankayı soymasında farkında olmadan yardımcı olur. Edward, Winslow'a Wall Steet'te çalışması için tavsiyede bulunur ve Winslow kazandığı ilk milyondan on bin doları kariyer yol göstericisi olan Edward'a gönderir. Edward bu parayı ailesinin rüya evini satın almakta kullanır.

Babasının anlattığı hikâyelerden hala etkilenmeyen Will gerçeği öğrenmek istediğini söyler. Edward kim olduğunu açıklamaya çalışır: Bir hikâyeci. Will, Edward'ın eski ofisini araştırırken Spectre'den gelen şüpheli bir mektup bulur. Spectre'ye giden Will orada artık bir yetişkin olan Jenny ile tanışır. Jenny, Spectre'nin iflas ettiğini ama Edward'ın bütün tanıdıklarının finansal yardımlarıyla kasabayı açık artırmada satın aldığını ve yeniden nasıl inşaa ettiğini Will'e anlatır. Jenny ayrıca Edward'a aşık olduğunu ancak Edward için dünyadaki tek kadının Sandra olduğunu da anlatır.

Eve döndüğünde Will babasının kalp krizi geçirdiğini ve hastanede olduğunu öğrenir. Hastanede Will babasına kendi hikâyesini anlatmaya başlar: hastaneden kaçarak herkesin Edward'ın son yolculuk şovuna katılmak için geldiği nehire giderler. Will babasını büyük balığa dönüşeceği nehire taşır. Edward ölmeden önce "hayatımın hikâyesi" der. Cenaze töreninde Will babasının hikâyelerindeki gerçeği doğrulayan birçok sıradışı arkadaşını görür. Amos'u, Karl'ı, Ping ve Jing'i, Norther Winslow'u ve daha birçoklarını görür.
0 yorum
kitaptanbayan

kitaptanbayan

@kitaptanbayan

Tuhaf olmasına tuhaf, heyecan verici olmasına heyecan vericiydi ancak kitaba başladıktan sonra bu heyecanı yakalayıncaya kadar epey sıkıldığımı söyleyebilirim. Başlangıcı itibariyle insanı sarıp sarmalayan, merakı arttıran bir kitap olmasını dilerdim ve öyle olacağını umuyordum. Bu merakıysa kitabın ortalarına doğru ancak yakalayabildim. Konusu itibariyle ve çok okunan listelerinde olması sebebiyle beklentim fazlaydı tabii; ve yine abartılarak yapılan yorumların galeyanına geldim sanırım.

Baş karakter Jacob, büyükbabasının anlattığı hikayelerle büyümüştür ancak bu hikayelerin gerçekliğine inanmaz, uydurma olduğu kanısına varır. Yine de büyükbabasına bağlılığı, büyükbabasının bu hikayelere nasıl olupta inandığı konusunda onu hep düşündürür. Hikayelerin yanında büyükbabasının ona gösterdiği fotoğraflarında olması, hikayelerin gerçek olabilecekleri konusunda onu şüpheye düşürür. Bu gerçekliğin peşine düşer...

*Kitap içerisine serpiştirilmiş bazı fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz okurken. Kitap için ayrıca oluşturulmuş fotoğraflar değil bunlar, bazı fotoğraf koleksiyoncularının koleksiyonundan alınmış gerçek fotoğraflar... Bunların kurguyla harmanlaşmış olması oldukça güzeldi.

Başlangıcı beni her ne kadar sıkmış olsa da, birkaç günlük aradan sonra okumaya devam ettim. Ardından olaylar merak uyandıran bir hal aldı. Üç kitaplık bir seriden oluşuyor bu kitap. Serinin devamını getirmeyi düşünüyorum ve umarım serinin diğer kitaplarında beni sıkan noktalar olmaz...

Fantastik seviyorsanız, tuhaf insanlarla karşılaşmak istiyorsanız bu kitaba bir şans verin derim. Kitabın başlangıcında ben sıkıldım biraz belki ama sizde aynı hissiyatı bırakmayabilir, ön yargılı olmayın yine de :)
0 yorum
Ayşe Yılmaz

Ayşe Yılmaz

@ayseyilmaz

Çoğu kişi gibi kitabın kapağına ilk baktığımda bende fantastik değil de korku romanı bekliyordum. Ama ters köşe oldum, kitap fantastik çıktı. Neyse ki fantastik kitapları da çok severim, hayal gücümü geliştirdiğini düşünüyorum hep. Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları, fantastik anlamda beklentilerimi bütünüyle karşıladı. Şuan piyasada olan her fantastik kitapta hatta her kitapta ön plana çıkartılan ve asıl konuyu geride bıraktıran saçma sapan bir aşk öyküsü sıkıştırılmamıştı kitapta. Onun yerine olaylar, karakterlerin kişilik özellikleri vs daha çok işlenmişti. Aşk tabii ki hiç yok değildi ama işlenişini çok beğendim. Emma ve Jacob'ın arasında bağın derinliği okuyucuya çok doğru aktarıldı diye düşünüyorum...
İlk 80/90 sayfaya kadar çok bi merak uyanmadı içimde ama sonrasında kitap öyle sardı ki bırakamadım elimden. Seve seve okudum, konusu ve türü açısından uzun zamandır böyle bir kitap okumamıştım sanki. Kitabın arasına serpilmiş fotoğraflar hikayeye 'tuhaf' bir gerçeklik katmış. Üstelik EK'te yazdığına göre fotoğrafların hepsi gerçek, sadece üstlerine rötuş uygulanmış.
Son olarak kapak tasarımı ve cilt kısmına gelecek olursam ba yıl dım! İthaki Yayınları basınca işte böyle oluyor! :) Sert kapakları ve diğer iki kitapla beraber kitaplığımda çok güzel duruyor ^^
30 Eylül'de çıkacak filmi sabırsızlıkla bekliyorum.
0 yorum
Tuğçe

Tuğçe

@tugce2

Ne kadar kitap kapaklarının kitapları yargılamak için yanlış bir etken olduğunu düşünsem de bir kitabın konusunun ve içeriğinin ilk bakışta anlaşılabilmesi isim ve kapakla oluyor. Bayan Peregrine’nin Tuhaf Çocukları bu konuda kesinlikle tam puan alıyor. Gerek orijinal isimle çevrilmiş olması, gerek basımı çok güzel.

Kitabın içinde adeta bir resim koleksiyonu saklı. Bu resimler kitabın akıcılığını arttırmış. İtiraf ediyorum kitabı ilk aldığımda resimlerin hepsine bakmaya çalıştım. Okumaya başladığımdaysa her seferinde “Acaba konu şu resimle nasıl bağlantılı” diyerek okudum. Çoğunlukla konu resimlere çok güzel bağlandı ama bazı resimler çok gereksizmiş gibi hissettirdi. Resimler toplama olduğu için hikaye mi resimlere göre yazılmış yoksa resimler mi hikayeye göre seçilmiş merak ediyorum ki, iki durumda bir hikaye oluşturmak için gerçekten zorlayıcı.

Kitaba başlarken korku kitabı olduğunu düşünmüştüm. Ama ürktüğüm sadece bir yer oldu, onda da resimlerin etkisi büyüktü. Kitap kesinlikle korkunç değil. Normal bir fantastik kitap kategorisine konulabilir. Başlarda olaylar oldukça gizemli başladı, sonrası ise oldukça heyecanlı ve hareketli devam etti. Yazarın ve bir serinin ilk kitabı olarak çok güzeldi.

Kitap hakkında daha fazlası için blogumu ziyaret edebilirsiniz --> http://cucegezegenb.blogspot.com.tr/
0 yorum
İlkin

İlkin

@ilkink

9 günde bitirmeme rağmen sanki 2 günde bitirmişim gibiydi. Kendinin okutturdu. Zaten uzun sürmesinin asıl nedeni sıkıcı sınav haftasına denk gelmesiydi. Neyse. Kitaba çok da bayıldım diyemem. Güzeldi. Mesela Jacob'ın babasını kendime çok yakın buldum. Benim gibi cesareti hemen kırılan ve kendi hakkındaki düşünceleriyle de beni anlatan birisiydi. Fotoğraflar kitaba bir farklılık vermiş. Hikayeyle iyi bağlamış. İlginç ve güzel bir hikayeydi. Ama sevmediğim noktalarda vardı. Emma ve Jacob'un arasındaki ilişki mesela. Nebiliyim olmamış, çok yavandı. Ayrıca ilk başta Abe'e aşıktı ve sonrasında onun torunuyla bir ilişki yaşaması biraz tuhaftı ya.Ya da olaylar arasındaki geçişleri pek yapamamış mesela. Birkaç yerde çok hızlı ve sade geçti. Ne olduğunu anlayamadan bitti. Bazı yerlerde aradığım tepkiyi bulamadım. Ayrıca Bayan Peregrine'ı da Sherlock Holmes'e benzettim ya, piposu, hakimiyeti ciddiyeti filan.
Kitaba geri dönersek, hiç korkmadım. Tamam biliyorum zaten bir korku kitabı değildi ama hortlakmış, gölgeymiş filan hiç etkilenmedim. Biraz daha etkileyici yaratıklar beklerdim. Onlarla olan küçük savaşları da biraz sadeydi sanki. Hiç o aksiyonu hissedemedim. Kısaca sonlarını pek sevemedim. Daha etkileyici olabilirdi. Ama yinede çok sevdim ya. Devam kitaplarını da mutlaka almak istiyorum! ^-^
0 yorum

Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları - S41

Bölüm II
Misliyna tarafından eklenmiştir.
angelsbooks

angelsbooks

@babyangel

Kaldı ki çok paranız olduğunda parayı önemsemediğinizi söylemek çok kolaydır.
0 yorum
angelsbooks

angelsbooks

@babyangel

Hepimiz kendi masallarımıza tutunuruz; ta ki onlara inanmanın bedelini ağır ödeyene dek.
0 yorum
Misafir2

Misafir2

@misafir001

"Hayır, onu suçlamıyorum. Sadece onu özlüyorum, o kadar."
"Hala mı?"
"Her gün."
0 yorum
Esra Özdemir

Esra Özdemir

@creaturesra

Hepimiz kendi masallarımıza tutunuruz; ta ki onlara inanmanın bedelini ağır ödeyene dek.
0 yorum
Esra Özdemir

Esra Özdemir

@creaturesra

En güzel hikayelerin güzel gerçek olamayacağını fark ettiğimde ise kendimi iyice aldatılmış hissettim.
0 yorum
293
KİTAP
Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar
Bu kitapların acilen filmi çekilmeli! Kurgusuna bayıldığımız ve sinemada da görmek istediğimiz, senaryolaştırılması mümkün ol...
116
KİTAP
İlginç Kitap İsimleri
İsimlerini görünce hayrete düştüğümüz, bazen güldüğümüz bazen anlam vermekte zorlandığımız en ilginç isimli kitapları bu list...
313
KİTAP
En Sürükleyici Kitaplar
Yemek yemek, uyumak gibi doğal ihtiyaçlarını unutmana sebep olacak en sürükleyici kitaplar bu listede! Sen de en sürükleyici ...
147
KİTAP
Kapak önemli! En güzel kapaklı kitaplar
İçeriğin öneminin farkındayız. Fakat bu listede sadece güzel kapaklı kitaplar olsun istedik. Sen de kapağını en beğendiğin ki...
38
KİTAP
Maceraperestlerin Mutlaka Okuması Gereken En İyi Macera Romanları
Macera tutkunlarının mutlaka okuması gereken, bol adrenalin içeren en sürükleyici ve en heyecanlı macera kitaplarını bu liste...
Gülsüm

Gülsüm

@glsmyzgn

Do not disturb. paylaşım fotoğrafı
Bizimde bi kitap okuma köşemiz var elbet. O zaman keyf 💃
2 yorum
Emre ÖZTÜRK (@emreozturk)
Demli güzel bir çay eksik yalnız 🙂 o da benden olsun ☕️
09.02.19 beğen cevap