up
ara

Bizim Büyük Çaresizliğimiz

Bizim Büyük Çaresizliğimiz Konusu ve Özeti

Bizim Büyük Çaresizliğimiz
Sinek Isırıklarının Müellifi kitabının da yazarı Barış Bıçakçı tarafından kaleme alınan Bizim Büyük Çaresizliğimiz kitabı Roman (Yerli), Dostluk türünde okuyucusu ile buluşuyor. İletişim Yayınevi yayınevinden 1970 yılında 9789750502637 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Bizim Büyük Çaresizliğimiz isimli kitap 167 sayfadan oluşuyor. Kitap Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Bizim Büyük Çaresizliğimiz kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750502637
Sayfa: 167 sayfa Basım Tarihi: 1970
Sıkı bir dostuk... Aslında hikaye onların hikayesi, Ender'in ve Çetin'in... Günün birinde hayatlarına bir genç kız girer. Şimdi düşünme, hatırlama ve kendini didikleme zamanıdır."Nihal'e başından beri olduğumuzdan farklı göründük. Böyle gerekmişti. Koruyucu, kollayıcı, soğukkanlı, ne yapması gerektiğini bilen, Nihal düzgün yürüsün, üniversiteyi uzatmadan bitirsin, yaşadığı felaketten makul adımlarla uzaklaşsın diye asfalt döşeyen iki orta yaşlı, deneyimli erkek. Biri göbekli, diğeri kel."Barış Bıçakçı, bu çağa özgü lâf kalabalığından; dil, duygu, düşünce kirliliğinden paçalarına tek damla çamur bulaştırmadan çıkabilen, şaşırtıcı bir içışığı cömertçe yayan bir yazar. Nefes alır gibi, su içer gibi yazıyor.
Mustafa

Mustafa

@mecazzadam

Çaresizliğin Büyük ve Hüzünlü Ayak Sürümeleri.....
'Bizim Büyük Çaresizliğimiz '' . . .

Kitaba ismini veren bu çaresizlik ; aynı evde yaşayan iki sıkı dostumuzun evlerine geçici olarak misafir olan ve onlarla yaşamaya başlayan genç bir kıza zamanla aşık olmaları ve bu durum karşısında zamanla yaşadıkları bir yolculuğun adıdır....

Çetin ve Ender ; dışardan bakıldığında bazı insanlarin gözlemlerine göre aşırı derecede birbirine bağlı...nerdeyse hıc bılmeyen bırının eşcinsel olarak niteleyeceği derecede saf ve yalın birbirlerine kardes kadar yakın iki dost...

Yakın bir dostları olan Fikret'in ailesini bir trafık kazasında yitirmesi ve kız kardeşi Nihal ile öksüz ve yetimliği paylaşmaları ... daha sonraları Fikret'in yurtdısına gidişi ve bunun akabinde Nihal'in Türkiyede ki eğitimi için ikametgah olarak Çetin ve Ender'in yanında kalmasını ricada bulunması .... ve büyük çaresizliğin başlangıcı için kum saatinin terse çevrilmesi...

Olgun iki insanın birlikte yaşadığı eve gelen bir misafirin, bir küçük kızın bekar evlerini değişime ugratması , kuralların yenıden duzenlenmesi.. Nihal için bir oda oluşumu, . geçip giden günlerin getirdikleri dopdolu hurçlar..

Nihal; ailesini erken yaşta yitirmiş derin bir boşluğun adı... bu boşluğun nelerle..nasıl..nerde..ne zaman dolacağını ya da dolduğunu çok guzel anlatımlarla okuyoruz.. bu kadar derin bir kesik iyileşecek mi ? ne zaman iyileşecek ? gıbı soruların cevabının olup olmadığını guzel bır üslup ıcerısınde sağlam durmaya calısıp beklıyoruz ...

2 olgun erkek 1 genç kız.. gecırdıklerı günlerin birbirlerine doladığı bir halat sayesinde günaşırı alışkanlıklar ediniyorlar.. Voltran oluyorlar .. dostlarının emaneti ve kucuk bir kız olması ile buna karsı duydukları çok ince, bıcak sırtı duygular arasında bir denge kurma çabalarını takdir ediyorum.. günden güne Nihal'e duydukları duygular kendi iç dünyalarına emanet bir duyguya donusuyor .. Koca bir boşlukta bir dal bulan sincap hınzırlığı NİHAL ... okula giden..eve gelen.. odasına cekılen..oncelerı hıc konusmayan.. evden dısarı cıkmayan nıhal.. bir ev bağlılığı.. odaların duvarların simyası ..

Daha sonraları Ender'den kendisi için şiir yazmasını talep eden pembe yanaklı nihal.. Yazmayacagım dıye iç sesıyle kavga eden ve Nihal'in odasına çok güzel bir kağıt bırakan Ender; ve şiir sonrası başlayan uzaklık... en soğuk uzaklık... aynı sınıfta ilişki kurduğunuz birinden ayrılıp.. okul bıtene kadar o sınıfın buz tutması kadar yakıcı bır soğukluk...

daha sonraları . . . daha sonraları ıyıce naifleşen , guzelleşen derın bırıkımler.. hayat devam edıyor.. dıyebılecegımız en caresız hallerın bıle sıradanlığı ...


Evet..evet dünyada ne çaresizlikler var bundan eminiz... bu AŞK'ın çerçevesine girmiş bir çaresizlik resmi.. daha onemlı derın caresızlıkler elbette var bu hayatta.. bunu bılıyoruz.. bu da nedir ki ? deme hakkımızda mevcut.. ama türlü türlüdür bulutlar kimi beyaz kimi kapkara.. herkesin yanan bir yorganı.. herkesın ortasına düşen turuncu bir ısı vardır.. herkes acısını 1. dereceden yanık sanır.. dereceler sayılsa matematık ıflas eder..

Reşit ; ( Ender'in babasının dostu ) ömür denen şeyin tedricen yaşanmadığını söylerdi. Gerçekten öyle, her şey birdenbire oluyor. Küçük bir çocukken birdenbire, ilaçlarını plastik bir margarin kabında saklayan bir ihtiyar oluveriyorsun....

Yaşlılık için ithafen guzel bır alıntı ıle de bıtıreyım.... alıntı dedıysem paragraf seklını sececegım :) kıtaptan uzun bır paragraf ıle bıtırecegım.. bu kıtabı okumak bana nargıleden soyle derın bır nefes alıp gokyuzune uflemek kadar bir keyıf kattı.. :) kalem muazzam sağlam cıktı teşekkürler Barış Bıçakçı..... yıldızlara ve yıldızlara bakarken sadece yıldızları düşünmeye .... zihnine sağlık.... filmi de varmış hemen onu da izleyeceğim...

bunu da yaşlılar ıcın buraya bırakıyorum :) kendime de :)

İhtiyarlar şöyle der : ''Neden bir tane ! On tane alın ! ''

Bir gün biz de ihtiyarlayacağız Çetin. Zembereğimiz boşalacak. İçimizde bakılacak, araştırılacak bir şey kalmayacak. Biz sadece biz olacağız, “ümitsizce kendimiz” olacağız. Hastane binalarına hayranlıkla bakacağız: “Buranın kardiyoloji servisi iyiymiş diyorlar.” İlaçlarımızı plastik bir margarin kutusuna koyup yanımızda taşıyacağız. Şehirde yapamayacağız artık Çetin, binalardan ve otomobillerden usanacağız. Ankara’dan ayrılacağız, şehrimizden… Her şeyi satıp savıp deniz kıyısında bahçeli bir eve yerleşeceğiz. Bütün paralı şehirlilerin, sürükleyip getirdikleri maddi güvencelerle birlikte döküldükleri bu hayal-denize, ne yazık ki biz de döküleceğiz. Ağaçlarla ilgileneceğiz, bitkilerle ve onlara iyi gelecek şeylerle: ışıklarıyla, su gereksinimleriyle ve böcek ilaçlarıyla… Dış dünyanın bilgisiyle meşgul olacağız. Ağaçlara, çiçeklere, kuşlara, balıklara isimleriyle sesleneceğiz. Şehirde, doğanın bizi yalnızca bir ceset olarak kabul edeceğini düşünürken, orada, deniz kıyısında doğaya aitmiş gibi hissedeceğiz kendimizi. Çıplaklığımızı seveceğiz. En önemli sistemlerin sindirim ve boşaltım sistemleri olduğu konusunda coşkulu bir biçimde hemfikir olacağız ve pekliğe iyi geldiğini bildiğimiz otları kurusun diye ters çevirip sayvanın tavanına asacağız.
Sen sormadan söyleyeyim, balık da tutacağız Çetin. Küçük bir motorla sabahları pata pata balığa çıkacağız. Tatile gelen genç, hevesli oltacıların “Burada ne balığı çıkar?” sorusuna, birbirimize bakıp, “Say, aklına gelen bütün balıkları say, hepsi çıkar,” diye yanıt vereceğiz.

Kışları, kıyı tenhalaştığında, sandalyelerimizi ılgınların altına koyup denizi seyredeceğiz. Geçmişten konuşacağız. Bütün yaşadıklarımızı bıkmadan, usanmadan ve artık utanmadan hatırlayacağız. Deniz azacak burnumuzun dibine kadar gelecek. Hırkalarımıza iyice sarınacağız. Bedenlerimiz, olan biteni kabullenmemize olanak tanıyacak bir hızla çevikliğini, gücünü, dayanıklılığını yitirmiş olacak.
Hayatı, büyük çaresizliğimizi, nihayet anladığımızı düşüneceğiz. İçimizde bilmediğimiz bir şeylere isyan etme isteği doğacak.
Sonra yine bahar gelecek, yaz gelecek. Tekrar eden şeyler bizi tekrar tekrar sevindirecek.
Bir gün başlarımızda şapkalarımızla bahçede çalışırken, genç bir kadın duvarın ardından seslenip, tek bir kökten mor, kırmızı, siyah ve sarı biberler veren süs biberinden bir tane koparıp koparamayacağını soracak. Sen ya da ben (Ne fark eder!) şapkamızı çıkaracağız, başımızı kaşıyacağız ve yumuşak, kur yapar bir edayla, “Neden bir tane! On tane alın!” diyeceğiz.
ataç ikon Bizim Büyük Çaresizliğimiz
kitaba puan vermedi
3 beğen · 0 yorum
Tufan ALTINTAŞ

Tufan ALTINTAŞ

@tufanov

Kitabı ratgele buldum. İlk 20 sayfa ne diyor bu yav diyerek neredeyse bir kenara fırlatacaktım. Sonra olaylar birden belirginleşmeye ve tek tük anlamlar çıkmaya başladı. Biraz daha sabredeyim dedim ve nihayet bitirebildim. Kitabın ilerleyen bölümleri İki dostun çaresizliği ve aşklarıyla yüzleşmek zorunda kalmalarıyla derinleşir. Durum bariz iki ucu sivri değnektir. Ancak sevilen kızın konudan haberi yoktur. Trajikomik anılarla dolu olaylar, biri kel diğeri göbekli iki tip.
Hikaye ise şöyle;
Sıradan geçen günler birbirine ulanarak akıp giderken, Ender ve Çetin isimli iki arkadaşın evine, Fikret' diye bir arkadaşlarının kız kardeşi gelir. Kızın gelmesini Fikret rica etmiştir. Ender Ve Çetin bu kızın doğumunu dahi hatırlamakta onu ta o zamanlardan tanımaktadırlar.
O güne kadar bir bekar evinden ibaret olan ev Niall'in (kızın adı budur) gelmesiyle renklenir ve artık orta yaşa merdiven dayamış olan bizim çaresiz iki entelektüelimiz kendilerini yeni bir atmosferin içinde bulurlar. Ender de, Çetin de Nihal'e aşık olurlar. Bu durumu birbirlerinden dahi saklasalarda ikisi de kıza karşı birbirlerinin ne hissettiklerini tahmin etmektedirler.
Bir gün Nihal Enderden bir şiir yazmasını rica eder. Enderde bir panik. Fakat şiiri yazmayı başarır. Kızın odasına bırakır şiiri. Ve Nihal okul dönüşü şiiri okur, beğenir ve şiir hakkında içinden geçenleri gelir Ender'e söyler. O günden sonra Ender nedeni belirsiz bir şekilde kızdan uzaklaşır, kız da Enderden... Ve Nihal eve seyrek gelmeye ve Ender'i görünce hemen sıvışmaya başlar.
Yine günlerden bir gün Nihal iki arkadaşını şiir dinletisine götürür. Orada şiir okuyanlardan biri erkek arkadaşı Boradır. Bizim iki müzmin bekar için bu yeni bir durumdur. Hatta acıklı bir durumdur ancak çaresiz kabul ederler.

Bir süre sonra Nihal Boradan hamile kalır. Bir öğle vakti bu durumu Çetin'e anlatır ondan yardım ister ve Ender'e söylemesini rica eder. Ama Çetin olanları Ender'e anlatır.
Hikaye Nihal'in evden ayrılıp gitmesiyle sona erer. Bu arada Nihal üniversiteden mezun olmuş ve ağabeyi Fikret'in yanına Amerika'ya gitmiştir. Amerikadan Ender ve Çetin'e bir mektup yazar.
Son satırlar bu mektupla ve Ender'in ihtiyarlık planlarıyla sona erer...

Okunmalı...

Vesselam.
3 beğen · 0 yorum
özgür özer

özgür özer

@ronin

kısacık bir anı bütün bir ömre yaymak, aşk
"Yıldızlı bir gecede, gökyüzünün altında kendini acemi ve çaresiz hissedersen, bu, yıldızlara bakarak başka şeyler düşündüğün içindir."

Ölüm çaresizce ve bilinçsizce beklediğimiz, asla kaçamadığımız tek gerçek. Ölüm kitaba konu olan üç kahramanımızın birleştiği nokta. Çetin henüz küçük bir çocukken ailesini kaybeder ve abisi tarafından yetiştirilir. Ender ise bu kaybını doldurduğu en iyi dostu olur. Kırklı yaşlarına merdiven dayamış bu iki orta yaşlı adamın eşiğinden yine ölümle birlikte Nihal girer. Ailesini kaybeden Nihal üniversite okumaktadır ve ailesinin kaybı ile Amerika'da yaşayan abisi Fikret tarafından komşuları ve arkadaşları olan Ender ve Çetin'e emanet edilir. Kendi dünyalarında yaşayan iki karakterimizin hayatı evlerine giren tanıdıkları ama aslında çok yabancı oldukları bu kadınla birlikte farklı bir yola doğru ilerlemeye başlar. Sağlam ve sarsılmaz bir dostluk, ne kadar çaba sarf etsek de karşı koyamadığımız insani duygularımız, engel olamadığımız zamanın akışı ve nihayetinde hepimizin birgün yakasına yapışacak ölüm. Şimdi ve gelecek hakkında düşünürken referans aldığımız geçmişimiz belki de korktuğumuz geleceğe dair tek savunma mekanizmamızdır.

"Yaşamak aslında birbirinden kopuk yaşantılar arasında bağlantılar kurmaktır."

Bambaşka rahimlerde var olan ancak aynı çatı altında buluşan üç yaşamın kesişim noktası ve birleştirici ögesi ölümün soğuk ve kaçınılmazlığını vurgulayan zarif bir kitap.
5 beğen · 0 yorum
Emirhan Oruç

Emirhan Oruç

@emirhanoruc

Geç okunan güzel kitaplardan biri daha benim için.
"Bizim Büyük Çaresizliğimiz" Ender, Çetin ve Nihal arasında cereyan eden olayları anlatan bir roman. Ender ve Çetin orta yaşlı iki arkadaş, Nihal ise üniversite öğrencisi. Annesi ve babasının ölümünün ardından Nihal'in abisi Fikret kendisi yurtdışında olduğu için Nihal'i arkadaşları olan Ender ve Çetin'e emanet eder ve olaylar başlar. Akış olarak da yaşanıp biten olayların ardından Ender'in Çetin'e yazdığı mektuplarla olayları kendi penceresinden tekrar bir değerlendirip yazıya dökmesiyle şekillenen bir eser diyebiliriz. Dil konusuna gelirsek çok az yazarın başarabileceği bir şekilde akıcı, sade ve yoğun bir anlatımı var Barış Bıçakçı'nın. Yer yer esprili yer yer hüzünlü satırlarda çoğu zaman kendinizi buluyorsunuz. Anlatımın arasına serpiştirilen anlamlı cümlelere de zaten okumadan önce birçok yerde rastgelmiştim. Okuduktan sonra da neden bu kadar çok okunup sevildiğini anladım romanın. Her bir karakter nev-i şahsına münhasır tarzda oluşturulmuş. Bu da yazarın karakter oluşturma gücünü gösteriyor, tekrara düşmemek konusunda başarılı olmuş yazar.

Sözün özü "Bizim Büyük Çaresizliğimiz" okunması gereken nitelikli bir eser bence. Barış Bıçakçı'nın ilk kez okuduğum kitabı oldu bu diğer eserlerini de ilk fırsatta okuma isteği uyandırdı bende.
3 beğen · 4 yorum
(@)
Bende çok merak ediyorum. Kısa sürede alınmalı ve okumalı, merakım bir gün batıracak beni :)
27.12.15 beğen cevap
Emirhan Oruç (@emirhanoruc)
Merakın fazlası zarar derler ama kitap oldu mu iş değişir ne kadar merak o kadar iyi :) filmi de çok güzelmiş diyorlar kısa zamanda izlemem gerek onu da :)
27.12.15 beğen cevap
(@)
Merakın sonu yok ki, özellikle kitap konusunda hiç de olmayacak gibi. Kara delik gibi kitapları okudukça büyüyor merakım. İlk kitap sonra film her daim :)
27.12.15 beğen cevap
Emirhan Oruç (@emirhanoruc)
Ne güzel, hiç de bitmesin. Ruhu beslemek iyidir, böyle devam diyelim o zaman :)
27.12.15 beğen cevap
Gece Derin

Gece Derin

@gecederin

Ilk olarak elimde eriyip giden bi kitaptı diyebilirim. Üslubu okudum diğer kitaplardan çok farklı belki de beni kendine çeken şey bu oldu. Nitekim bir çırpıda bitirmek istedim başından sonuna kadar. Iki yakın arkadaşın arasındaki dostluğu, bu dostluğu yaşayan kişinin gözünden anlatıyor oluşu ve kitabın sohbet havasında geçmesi okumayı eğlenceli hale getirse de durup üzerine uzun uzun düşündüğüm cümleler olmadı değil. Sonuna geldiğimde ise nedense bi burukluk hissettim içimde, bu sanırım bazı kısımları kendi hayatımla bağdaştırmamla alakalı ama bi aşkı okumak aşık olanın gözünden, hem de böyle... Neyse sonuç olarak güzel vakit geçirmek adına kahvenizin ya da çayınızın yanında size eşlik edebilecek güzel bi kitap. Tavsiye ederim.
7 beğen · 0 yorum

Bizim Büyük Çaresizliğimiz - S41

Martın sonlarında bir akşam, odasına gitme zamanı geldiğinde yine sessizce koltuğundan kalkmış, "Biraz yürüyelim mi?" diye sormuştu. Tindersticks'in "Let's Pretend"i çalıyordu. Önerisine sevinmiştim ama güzelim şarkıyı dinlemeden kalktığı için de sinirlenmiştim. Şarkının bitmesini beklemiş, sana bir not yazmıştım: "Bu kız kemanları duymuyor! Yemeğe girişme, lahmacun alıyoruz!"
Uçuş Denemeleri tarafından eklenmiştir.
Emine Kenkeş

Emine Kenkeş

@eminekenkes

Sana doğru yuvarlanan yumağın kedisiyim ben.
ataç ikon Bizim Büyük Çaresizliğimiz
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
8 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Benden okumak için kitap önermemi isteyenlerin kalbimi de istediklerini sanıyordum, hâlâ öyle! (s31)
ataç ikon Bizim Büyük Çaresizliğimiz
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Hickirik

Hickirik

@dieanotherday

Basit şeyler isteyince,basit şeylerden zevk almaya başlayınca anlıyorum ki aşık olmuşum.
ataç ikon Bizim Büyük Çaresizliğimiz
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Emine Kenkeş

Emine Kenkeş

@eminekenkes

Aşkın insanı zenginleştirdiğini biliyorduk, fakirleştirdiğini de bilelim.
ataç ikon Bizim Büyük Çaresizliğimiz
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Birine aşık olunca, ömrün boyunca onu aramışsın da sonunda bulmuşsun gibi, geçmişini tekrar kurgularsın. Basit tesadüfler aşkın ilahi gücünün işaretleri olur çıkar.
ataç ikon Bizim Büyük Çaresizliğimiz
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
432
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
338
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
163
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
211
KİTAP
Asla Unutmak İstemediğimiz Kitaplar
Asla unutmak istemediğimiz, aklımızın bir köşesinde hep dursun dediğimiz en etkileyici kitapları bu listede paylaşıyoruz....