up
ara

Seyrek Yağmur

Seyrek Yağmur Konusu ve Özeti

Seyrek Yağmur
Rıfat, aylak bir adam gibi dolaşmaya devam ederken bir gün tüm günlerin aynı olduğunu ve hayatında değişik hiçbir şey olmadığını fark eder ve hayatı sorgulamaya başlar.
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750518775
Sayfa: 100 sayfa Basım Tarihi: 2016
Seyrek Yağmur Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
Bizim Büyük Çaresizliğimiz kitabı ile adından söz ettiren Barış Bıçakçı’nın beklenen kitabı sonunda raflardaki yerini aldı. Seyrek Yağmur isimli kitabın kapak tasarımını Deniz Karagül yaptı. İletişim Yayıncılık tarafından basılan öykü kitabının konusu ise şöyle.

Seyrek Yağmur Kitabı Konusu
Niteliksiz olarak görülen Rıfat karakteri bir sabah uyandığında tüm günlerin birbirini tekrar ettiğini görür. Güneşin bile yok edildiğini, bulutların yok edildiğini ve bu yoklukta her şeyin kendini tekrar ettiğini fark etti. Aylak bir adam olan Rıfat yani Bay R hayatında aslında bir hikayede olup olmadığını sorguluyor. Sadece kendisinin değil herkesin bir hikayede olup olmadığını sorguluyor.
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

Barış Bıçakçı' nın ilk kitabını okumuş ve sevmemiştim, bu son kitabını da sevmedim. Bana göre bir arpa boyu yol alamamış kendisi. Aynı yazıda hem kitabı hem de kendi derdimi anlatmak zor olsa da deneyeceğiz işte. Önce şekil;
Kitap 100 sayfa. Birazcık tasarrufla 50 sayfaya sığacak işi 100 sayfa olarak piyasaya sürüp de insanlara vayy günde 100 sayfa okuyorum dedirttiğiniz için sizi kınıyorum sayın editör. Gelelim içeriğe;
Bir kere kitabın arkasına bir bakalım ne yazmışlar? ''Rıfat, zamanımızın bir kahramanı gibi, bir niteliksiz adam gibi, bir aylak adam, bir lüzumsuz adam gibi, bir ''R.'' gibi...'' bla bla bla. E Aylak Adam' ı okuruz o halde seni neden okuyalım? İlk kitabı için de Sait Faik öyküleri gibi deniyordu. O zaman da Sait Faik' i okuyalım, peki sen niye yazıyorsun onu söyle. Bize bilmediğimiz neyi sunuyorsun, nasıl bir bakış açısı getiriyorsun, beni nasıl bir dünyanın içine çekiyorsun? Var mı doyurucu cevapların? Bence yok işte. Şimdi kitabımız, Rıfat isimli bir kitapçının yaşamından kesitler sunuyor bize. Kısa kısa bölümlere ayrılmış kitap. Bu sayede çok kolay okunuyor. Her bölümün sonu bir aforizma ile bitirilmiş neredeyse. Bu yönüyle zaten günümüz tüketim trendine çok uygun bir kitap kendisi. Ne diyordu Hasan Ali Toptaş isimli kalemine kurban olunası sanatçı? ''Aynı zamanda bu hız edebiyatta aforizmasal bir söylemi de getiriyor kendiliğinden, ki bu, edebiyat çağımızın hastalığıdır bana göre. Halbuki edebiyat zamanın hızına müdahaledir.'' İşte bu kitap Hasan Ali Toptaş' ın tespitine kaynak teşkil eden işlerin güzel bir örneği niteliğinde. Kitap güzel açılıyor aslında. Günler Damlıyor isimli başlangıç bölümüyle kurgusuyla ilgili enfes bir girizgahla karşılıyor okurunu kitabımız. Sonrasında bir abimle sahafta okuyarak hayran kaldığımız bir pasajla da ikinci bölüm başlıyor. Devamında ise bana göre ciddi acemilik barındırıyor içerisinde. Bir kere bölümler arasında ciddi bir denge sorunu var, kitap çok dengesiz ilerliyor. Bir bölümü enfes bulurken, bir sonrakinde kitabı duvara fırlatma isteği duydum okurken mesela. Hayranlık duyma ile sinir olma hali baş başa gitse yine bir nebze, ama aksine; an geldi hayranlık açtı arayı ve ben güzel bir kitap diye tanımladım bu kitabı, an geldi sinir olma hali farkı dört beş boya kadar çıkartıp sürpriz kovalayan kumarbazların hayallerini piç etti. Yahu dikdörtgen isimli bir bölüm var kitapta, çerçeveletip as duvara ama bir sayfa arkasındaki bölümde geçen cümleye bakalım; ''Okuyucularını duygulandırmak dışında edebi bir amacı olmayan ve ikide bir veciz sözler yumurtlayan günümüz müelliflerini sürekli uyarması gerek'' E kendini tarif etmişsin sen be abi. Hem nedir bu ergen gibi kitabın ortasında laf sokma çabası. İşte tam da bu! Bu yüzden sevmiyorum ben bu Murat Menteş' i, Emrah Serbes' i, Barış Bıçakçı' yı. Ergen gibi davranıyorlar ve ergence kitap yazıyorlar. Olgunluk yok işlerinde. Bunun adına da samimiyet deniyor ne yazık ki. Samimiyetsizliğin en popüler hali oldu artık bu samimiyet meselesi günümüzde. Murat Menteş' te de aynısı var mesela. Bakın ben sanattan anlarım, kitaptan anlarım, enfes kitaplar okurum, dinle ilgili söyleyeceklerim var, siyasete de dokunurum, aşkla ilgili konuşmuş muyduk... Ya biraz sakin olun abiler! Anlatacak ne çok şeyiniz var sizin. Bir ergen böyle davranır işte. Sürekli kendini ifade etmek için çırpınır durur, dikkat çekmeye çalışır. İşte sizin kitaplarınızda bunu görüyorum ben. Gereksiz bir karmaşa, temelsiz söylemler, çok düşünmeden atılan sloganlar falan filan... İki konu var, ilki; ya ben bu kitaplarda başka kitaplara, filmlere, yazarlara yapılan göndermeleri görmekten çok sıkılıyorum. Nadiren yapılanı ve yapılırken de kör göze parmak misali bir tavır takınılmayanı çok güzel oluyor ama abartınca sıkıcılaşıyor ki bu kitapta çok abartılmış. İkinci mevzu ise şu; ben YGS' ye girdim. Fena da yapmadım hani, arkadaşlar baya iyisin diyorlar. İşte o YGS' deki bir Türkçe paragraf sorusunda adını unuttuğum bir yazarımızın sözüne yer verilmişti; ''okumak, neden piyano çalmaktan daha az uğraş gerektiren bir iş olsun ki'' diyordu. Okumak zor bir iştir, emek, çaba gerektirir. Caz dinlemek zor iştir. Kulağına hoş gelir tamam da müzikten anlayan, enstrüman çalabilen adam için caz daha anlamlıdır, sana kıyasla. Serdar Ortaç herkes tarafından dinlenen şarkılar yapar, dinlenir tüketilir, bir sonraki yaza yenisini yapar. En rockçısı bile alkol sınırını aşınca güzel bir hatunun da kalçasına sürtünecekse mesela Serdar popçuydu falan düşünmez kopar ortamda. İşte bu kitaplar böyle kitaplar. Kim okusa sever, anlar, yorumlar. Her sineğe bal var bu kitapta. Ama bana asıl enteresan gelen Orhan Pamuk gibi bir adamın kötü yazar olduğunu iddia edip de Barış Bıçakçı' yı son yılların en iyi türk yazarı ilan edebilen kişilerin kendini iyi okur sayması aslında, bu öz güvene sahip olmaları. Tüm bu yazdıklarımdan sonra Barış Bıçakçı sence iyi yazar mı derseniz evet derim, hatta Murat Menteş, Emrah Serbes gibi adamlara kıyasla çok çok iyi bir yazar. Şu kadar eleştiri yazdım yine de bu kitapta Aynalar isimli bölümdeki her cümleyi hayranlıkla tekrar tekrar okudum mesela. Barış Bıçakçı iyi yazı yazıyor ama iyi edebiyat yapamıyor. Dengeyi bulduğu, ergenlikten vazgeçtiği gün çok iyi edebiyat yapabilir gibi geliyor ama bana.
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 5 verdi
15 beğen · 2 yorum
Şule (@sule10)
Kitabı okumadım ama eleştiri yazınızı takdire şayan buldum..nedenleriyle birlikte açıklamanız hoşuma gitti..elinize sağlık,teşekkürler..@Meursault Samsa.
14.06.16 beğen cevap
Evren Erarslan (@evrenerarslan)
Eleştiriye katılmasam da yazım olarak çok beğendim ve acaba haksız mıyım diye düşündüm, kimi noktalarda haklılık payı var özellikle özgün olamamakla ilgili ancak şöyle bir durum da var, edebiyata getirilecek her yenilik için bir yazara öykünme durumu oluşacak. Bu kaçınılmaz. Mesela Alper Beşe'yi beğenecekler sonra diyeceğim ki Murat Uyurkulak'a öykünmüş, yenilik yok, Melisa Kesmez'i beğenecekler, diyeceğim ki Ayfer Tunç kokuyor, bunun ardı sonu yok sanırım. Dokudurmalar yerinde, son cümle özetliyor : Barış Bıçakçı çok iyi yazıyor ama iyi edebiyat yapamıyor.
Şöyle bir düşündüm de tüm kitaplarını okumama rağmen, Bizim Büyük Çaresizliğimiz harici aklımda yer eden kitabı yok, o da filmle alakalı. Yine de hangi kitabı çıksa okunur.
26.10.16 beğen 1 cevap
Lilith's

Lilith's

@halimesimsek

Yazarla ilk tanışmamdı ama son olmayacak. Bazı bölümlerde öyle cümleler kurmuş ki yazar tekrar tekrar okunası.. Ancak kitap bazı bölümlerde kopuk kopuk. Belki de Rıfat’ın hayatı böyleydi. Bilemedim.

Rıfat, hani yanınızdan, aranızdan, hayatınızdan bazı insanlar geçer ama siz hiç kimse geçmemiş gibi olursunuz. İşte Rıfat onlardan biri. Bir kitapçı. Kedisiyle.. İçerisinde filmler,kitaplar,tiyatrolar mevcut. Son zamanlarda bu tür kitaplar daha sık çıkmaya başladı sanırım. Emrah Serbes vb gibi. Bazı bölümlerin sonunda aforizmamsı cümleler gördüm. Üretenlerden çok tüketenlere sunulmuş gibi. Ama kitapta yapmacılık hissetmiyorsunuz, bizden biri diyorsunuz. Bu duygu bana kendimi iyi hissettiriyor.

Rıfatı okumak onu hissetmek çiçeklerden çay demlemek gibi..

Herkese keyifli okumalar dilerim.
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 7 verdi
8 beğen · 0 yorum
Nazlı

Nazlı

@selamalbatros

Bitti...
Yeraltına dalış yapayım belki üzerimdeki bu ölü toprağı kalkar diyerek Barış Bıçakçı ile tanıştım.
Karakterimiz Rıfat bana Aylak Adam'daki C yi anımsattı ama korktuğum gibi olmadı yarım bırakmadım.
Yazarımızın dili daha günlük bir dil olduğu için ilerledi.(Benim tembelliğimi saymazsak tabi)
Rıfat kitapçı dükkanı olan,kedisi,eski sevgilisi olan,ailesine uzak yaşayan yalnız bir adam...
İç dünyasını aklına geldiği gibi anlatmış..
Altını hiç çizmedim ama kendimizi dinlemek adına 2 saat ayırılabilir kendilerine....
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 5 verdi
0 beğen · 0 yorum
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

Modern bir Don Kişot hikayesi aslında Seyrek Yağmur, dünyaya karşılık vermeye çalışan naif ama bir o kadar sert görüşlü, alaycı, ezilen, ezen, gülümsemeye çalışan, bazen karalar bağlayıp anında umutla dolabilen kısacası seni beni anlatan bir kitap, herkes bir parça bulacaktır kitaptan. Teknik olarak Veciz Sözler'e çok benziyor. Bir gün gibi bir sürede bitirilebilecek, tadımlık bir kesit kitabı olmuş. Özellikle Gezi Parkı olaylarına göndermelerini de sevdim. Yazarların son yıllardaki göndermelerini gördükçe keyfim artıyor.
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 8 verdi
2 beğen · 0 yorum
Öznur

Öznur

@oznrblg

Bu kitabın nasıl bir kitap olduğunun ipucunu, yazar kendi vermiş zaten : "Birgün bir yazarın çıkıp, "Rıfat Diye Biri" isminde bir kitap yazacağını hayal ediyor. Rıfat'ın yaşadığı hayatı, düşüncelerini, takıntılarını, tuhaflıklarını, zaaflarını ve elbette iyi yanlarını, olağan ve olağandışını, gerçek ile düşü birbirine karıştırarak anlatacak bir kitap". Adı farklı konmuş ama kitapta olan biten tam anlamıyla bu! Konu değil belki ama içinde geçen cümleler büyüleyici.
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 9 verdi
0 beğen · 0 yorum

Seyrek Yağmur - S41

Telefon çaldı. "Alı, buyurun?" dedi Rıfat. Cevap alamadı. Yine o sessiz telefonlardan biri diye düşünürken hafif tarazlı bir kadın sesi duydu.
"Konuşmanızı dinledim."
"Konuşma?" diye sordu Rıfat, anlamamıştı.
"Geçmişin insanı hem var ettiğini hem de yok ettiğini söylerken haklıydınız. Ama sonra başvurduğunuz o enkaz benzetmesi, lafı dolandırmadan söyleyeceğim, hem çok beylikti hem de mağdur erkek edebiyatının bıktırıcı tekrarından başka bir şey değildi. Aynı acıklı duygusallık, aynı 'herkes sevsin beni' yakarışı... Sizden daha iyisini beklerdim. Sanırım bir kadın canınızı yakmış, siz de savunmaya geçmişsiniz. İnsan, kendimi savunayım derken kendine kolayca razı oluyor Rıfat Bey."
Burcu S. tarafından eklenmiştir.
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

"Evet, büyüyemedik ama çocuk da kalamadık. Bir enkazız yalnızca."
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
9 beğen · 0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt

Yine kitaplara gömüleceksin, sayfalarında ikimize rastlama ihtimalinin peşinden giderek deli gibi kitap okuyacaksın ve bu sana iyi gelecek. Senin iyi olduğunu bilmek bana yeter. Beni merak etme.
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 4 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Gamze Karaca

Gamze Karaca

@gamzekaraca

Günün birinde benim de kanatlarım çıkacak olursa diye düşündü, uçacağıma sevinmem, kanat çıkaracak kadar çaresiz kaldığıma üzülürüm.
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

"Günün birinde benim de kanatlarım çıkacak olursa, diye düşündü, uçacağıma sevinmem, kanat çıkaracak kadar çaresiz kaldığıma üzülürüm."
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

"Efendiler, tanrılar! dedi, "Ben hatırlamadıklarımı daha derinden hissediyorum"
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
6 beğen · 0 yorum
9
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Barış Bıçakçı Kitapları
Deneme ve roman türündeki kitaplarıyla son yılların sevilen yazarlarından biri haline gelen Barış Bıçakçı'nın en iyi kitaplar...
eskikafalıinsan

eskikafalıinsan

@eskikafaliinsan

 paylaşım fotoğrafı
İkinci Yeniciler,
Onlara göre anlamlı olmak şiir için önemli değildir.
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
semra ilhan

semra ilhan

@semrailhan729

 paylaşım fotoğrafı
Kitapların verdiği güven olmadan nasıl yaşayacak?
Bir kedi kitapsız yaşayabilir mi?🌹
ataç ikon Seyrek Yağmur
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon