up
ara

En Eski Yüz

En Eski Yüz Konusu ve Özeti

En Eski Yüz
En Eski Yüz kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: İletişim Yayıncılık
ISBN: 9789750520297
Sayfa: 84 sayfa Basım Tarihi: 2016
YokuşŸun başŸında ha düşŸtü ha düşŸecek bir siluet görüyorum. YaklaşŸıyor mu, uzaklaşŸıyor mu... Birazdan odamız odun ateşŸiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz sesiyle ısınıyor. Kar uyuşŸturuyor aklımızı. Neredeyse yeniden uykumuz gelecek. YokuşŸtan inip gelen adam unuttuğum bir anda pencerenin dibinde beliriveriyor. Ay batarken, ay susarken... Uzun ve eski acılarla sokaklar, siluetler, arsız gözler, kimsesiz sesler, dolmuşŸun kokusu, başŸka türlü olsaydı acısı, kuytu pencereler, ölmeye yatan aşŸk. Radyoda şŸarkılar şŸarkılar... Pelin Buzluk, şŸehrin en koyu gecesinin öykülerini yazıyor En Eski Yüz'de. Kuruyan, gelip geçen. Doğan güne karşŸı. Hayat, izbe bir meyhanede tek başŸına bir kadın...
Lilith's

Lilith's

@halimesimsek

Size kısacık bir öykü kitabından bahsedeceğim. Pelin Buzluk kendisiyle ilk tanışmam ancak son olur dediklerimden değil. Toplum tarafından ötekileştirilen birçok konuya değinmiş çünkü. Özellikle Tozlu Cennet öyküsü benim arada açıp okuyacaklarımdan...

Sanırım benim hatam, Mine Söğüt’ün Gergedan kitabından sonra bu kitabı seçmemdi. Yeni bir yazarla Mine Söğüt arka arkaya olmuyormuş. Buna rağmen bu kitap beni sıkmadıysa bu yazar okunur dedim. Toplumsal konulara değinen yazarların yeri her zaman ayrı bende. Bazı öyküler göğsünüze hafif baskı yapıyor ya da kendinizden bir şeyler buluyorsunuz bilemiyorum. Ve unutmadan ekleyeyim kendisi bir çok edebiyat ödülüne layık görülmüştür.

”Burayı seviyorum,” diyorum.
“Dikmen’i mi?” diyor. Sesinde açık etmekten çekinmediği bir alay var. Yine alıngan:
“Burayı,” diyorum ayamı göğsünde gezdirip. “Burası benim memleketim.”
Birden öfkesinin, kırılganlığının, hırçınlığının, acı alayının nedeni neyse, bunu yönelteceği en son kişinin hamile karısı olduğu ayrımına varmış gibi alnımdan öpüyor.

“Bir gerçeğin düşte görülmüş olması neyi değiştirirdi.”

“Denizler cinayet işlemezler,
aslında kimseyi istemezler
Arda Kemirgent”

“Gonca,Nilüfer,Yasemin... demişler bize. Çiçekler yürüyüp gitmez. Kopunca da bir vazoda yahut yakada çürür.
Akşamlara dek kahvede, vakitlerde camide, gece yarısına dek meclislerde her bir papa namusunu ölçüp biçiyordu. Görmeyeli namusun ne alemde? Karın,kızın,anan,bacın...”
ataç ikon En Eski Yüz
kitaba 7 verdi
0 yorum

En Eski Yüz - S41

Denizi gemisiz düşünemem. Ufka kadar çoğalır, sığmaz gözlerime. Hemen dev gemiler kondururum üstüne. Göğsüm sakinler. Gemisiz bir denizin resminde bile çünkü hemen boğulan. İçinde çırpınan ve sonunda tabii batan. Repin'in "İşte Ergenlik" tablosuna bakarken şapkası uçan, elbisesi su çekip ağırlaşanım. Dibe çökenim. Rüyalarımda suları yükselten, ciğerlerimi dolduran korku, dehşet...şimdi hepsi burada, uyanık. Bir kayıktayız.
odalık tarafından eklenmiştir.
Perizan

Perizan

@perizan

Başka çiçekleri görmeye gidesiydik. Dürbünsüz. Uzaktaki çiçekler olmak istiyorduk. Bir kır özlemi vardı içimizde, camekanlarına tıkılmış. Radyo başında başka sesler uman. “Gonca, Nilüfer, Yasemin…” demişler bize. Çiçekler yürüyüp gitmez. Kopunca da bir vazoda yahut yakada çürür. (S. 74)
ataç ikon En Eski Yüz
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Perizan

Perizan

@perizan

Masalara yöneldim. Bu eşsiz düşün tadına varmak istiyordum, aklın sınırını istemiyordum. Gerçeklerle yüzleşmek ya da aslolana ermek gibi bir derdim yoktu. Gerçek neye yaramış ki şimdiye kadar? (S. 37)
ataç ikon En Eski Yüz
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Perizan

Perizan

@perizan

Müzik odası, enstrümanların cilalı ahşap kokusunda, şimdiye dek çalınanları için için tekrarlar gibi sessiz ama vaatkar. Son bir haftadır ben de öyle sessizim. Susmanın sessizliği. Şimdi gelseniz, hazırım aslında dökülmeye. Önümüzde uzun bir yaz var diye. Acı çekmeye, unutulmaya vakit var sanıyorum. (S. 60)
ataç ikon En Eski Yüz
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Perizan

Perizan

@perizan

*”Burayı seviyorum,” diyorum.
“Dikmen’i mi?” diyor. Sesinde açık etmekten çekinmediği bir alay var. Yine alıngan:
“Burayı,” diyorum ayamı göğsünde gezdirip. “Burası benim memleketim.”
Birden öfkesinin, kırılganlığının, hırçınlığının, acı alayının nedeni neyse, bunu yönelteceği en son kişinin hamile karısı olduğu ayrımına varmış gibi alnımdan öpüyor. (S. 10)
ataç ikon En Eski Yüz
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Perizan

Perizan

@perizan

Doğduğu günü hatırlıyorum. Bebekliğini bildiğimiz insanlarda bir büyümezlik olur. Hatice’de o bebeğin hatırası vardı hep. (S. 44)
ataç ikon En Eski Yüz
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum