up
ara

Yavaşlık Kitap İncelemeleri

Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Korkunun kaynağı gelecektedir ve gelecekten kurtulmuş bir insan için korkulacak bir şey yoktur.
“Teknik devriminin insana armağan ettiği bir esrime biçimidir hız. Motosiklet sürücüsünün tersine, koşucu, kendi bedeninin varlığını her zaman duyumsar, ilaç ampullerini, soluk durumunu hiç aklından çıkarmamak zorundadır; gövdesinin ağırlığını ve yaşını hisseder koşarken, kendi kendinin ve yaşamının zamanının her zamankinden daha fazla bilincindedir. İnsan hız yeteneğini bir makineye devredince her şey değişir: Artık kendi gövdesi oyunun dışındadır ve bir hıza teslim eder kendini, cisimsiz, maddesiz bir hıza, katıksız hıza, hızın hızlığına, esrime hıza.”

Bir Kundera klasiği olan kitap, bir yandan yavaşlık, hız ve haz arasındaki bağlantı üzerinde düşünmemizi sağlarken öte yandan modern zamanın bireyini ve toplumunu eleştirel biçimde sunuyor. Teşhir isterisi içinde göz önünde yaşanan ve hızlıca tüketilen ilişkiler, siyaseti bir tür mastürbasyon aracı gibi kullanan samimiyetsiz politikacılar, alkışlanmak uğruna toplumun maneviyatına oynayan sözde entelektüeller ekseninde insan yaşamının hazlarla ilişkisini ve hızın bu ilişkideki rolünü sorgulamak zorunda kalıyorsunuz.

“Gerçekten de hazcılık ülküsünün gerçekleşmesi konusunda kuşkularım var; onun bize salık verdiği yaşamın insan doğasına uygun olduğundan kuşkuluyum.” diyen Kundera “Aklı başında insan savaşla ilişkili hiçbir şey yapmaz.” diyen Epiküros’un pasif hazcılığının var olmasını umduğu ütopik dünyanın imkansızlığına karar vermiş gibi görünüyor.

Hız toplumunun farklı kesimlerine ait portreleri kullanarak modern zamana dair çok ciddi eleştiriler getiriyor kitap. Herkesin var olabilmek, varlığını tanımlayabilmek ya da kendini anlaşılır kılabilmek için oyunlar oynadığı bir tür temsil, tiyatro olarak tanımlıyor bugünü. Eleştirileri yalnızca toplumsal ilişkilere dönük değil, “güncellik budalası” olarak nitelediği ve “batılı” önyargıları temsil eden batılı entelektüeller de bundan haklı paylarını alıyor: “Bir toplumsal soruna müdahale etmek, bir kötülüğe dikkat çekmek, bir ezilene yardım etmek zorunda kalsan, günümüzde dansçı olmamayı ya da öyle görünmemeyi nasıl becereceksin?” sorusu üzerinden günümüz insanının, kendi ben’i dışında kalan “ötekiyi” nasıl gördüğü, görmek ya da göstermek istediğini tartışıyor. Dergi sayfalarını ve televizyon ekranlarını istila eden ünlü imgeleri üzerinden, insana nasıl göründüğüne dair sürekli bir endişe hali yükleyen, böylesi görünümlere ve üne sahip olmayı düşleten, anlamını kaybetmiş bir varoluşu sorguluyor.

“Çağımızda unutma arzusu bir saplantı haline gelmiştir, bu nedenle, bu arzuyu tatmin etmek için hız iblisine teslim olmuştur çağımız; kendi anımsamak istemediğini bize anlatmak için hızını arttırır; çünkü kendinden bıkmıştır; kendinden tiksinmektedir; belleğin küçük titrek alevini söndürmek istemektedir.”

Kundera’nın özgünlüğünü ortaya koyan, yavaşlık ve hatırlama, hız ve unutma arasındaki denkleme, varlığın kendini tatmin ihtiyacına, sahnede kalma arzusuna dair düşünceleri psikolojik analizlerle zenginleştiren bir başyapıt Yavaşlık. Kitabı okurken içinde bulunduğumuz esrime halinden kısa bir süreliğine çıkarak yavaşlığın insanı rahatlatan tatlı aylaklığını hatırlasak da hayatlarımızın idaresi modernitenin özçocuğu hızın tekelinde kalmaya devam ediyor. Kendinizi mahrum bırakmayın.

”Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Gözümüzün önüne en sıradan bir durum getirelim: Bir adam sokakta yürüyor. Birden bir şey anımsamak istiyor, ama anı uzaklaşıyor. O anda, kendiliğinden yürüyüşünü yavaşlatıyor. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan, hala çok yakında olan zamanda, sanki bulunduğu yerden hemen uzaklaşmak istiyormuş gibi elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Varoluşun matematiğinde bu deneyim iki temel denklem biçimine girer: Yavaşlığın derecesi anın yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır.”
ataç ikon Yavaşlık
kitaba 9 verdi
4 yorum
Ömer Aydemir. (@seyyah73)
Eline yüreğine sağlık bu kitap bana başka bir kitabı hatırlattı. Bir Amerikalı yazar. https://www.neokur.com/kitap/29028/zen-ve-motosiklet-bakim-sanati-degerlerin-sorgulanmasi Bu kitabı da ben sana önereyim kıymetli @tambagimsizproton.
04.07.19 beğen 1 cevap
Gül Ayan (@gulayan)
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği okumuştum yıllar önce, Milan Kundera'yı özlediğimi fark ettim... Tam da böyle kitap incelemeleri okumaya bayılıyorum!
04.07.19 beğen 1 cevap