up
ara

Bir Çöküşün Öyküsü

Bir Çöküşün Öyküsü Konusu ve Özeti

Bir Çöküşün Öyküsü
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy kitabının da yazarı Stefan Zweig tarafından kaleme alınan Bir Çöküşün Öyküsü kitabı Roman (Çeviri), türünde okuyucusu ile buluşuyor. İş Bankası Kültür Yayınları yayınevinden 2017 yılında 9786053329527 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Bir Çöküşün Öyküsü isimli kitap 56 sayfadan oluşuyor. Bir Çöküşün Öyküsü kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786053329527
Sayfa: 56 sayfa Basım Tarihi: 2017
Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra, ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı varoluşuna anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikânesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerine çekebilmek için inanılmaz bir plan yapar.
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Ölümsüzlüğü yakalamak için makul bir sebep var mı?
Yaşamsal ihtiyaca dönen başkalarıyla oynama hevesi nerelere gelebilir. Etrafınızdaki insanların ruhları ile beslenmek. Tamamen dışa dönük bir yaşam ve ölümle bile oynama hevesi, ,insanları kandırmak doğru olabilir mi hiç.

Bir kraliçenin kendi hazin sonunu hazırlama öyküsü. Kraliyetin halka ait kaynaklarında yolsuzluk yapması sebebi ile Courbepine kasabasına uzaklaştırılır

- Courbepine: Belkide burasıdır.
http://www.wikizeroo.com/index.php?q=aHR0cHM6Ly91cGxvYWQud2lraW1lZGlhLm9yZy93aWtpcGVkaWEvY29tbW9ucy8yLzJlL0NvdXJiJUMzJUE5cGluZV9jaCVDMyVBMnRlYXUuanBn

Kraliçenin artık ünvanları, yetkileri yapabileceği her şey elinden alınmış, kendince zaten öldürülmüştür. Üzüntüsünü belli etmeden durumundan kutrulabileceğini tekrar kraliyete dönebileceğini düşünmektedir. Yapmacık gamsız gibi görünen tavrını sürdürmekte zorlanmaya başlamakta aidiyet duygusunu yeni gönderildiği yerde tamamlayamamaktadır. Kişiliği ona yazılmış Voltairin şu dizelerinde alaycı üslupla ifade edilmektedir.

Siz ki güzelliğin sahibisiniz
Kibirli ve işlevli olmaksızın
Ve sonsuz canlılığın
Boşboğazlıktan hiç nasibini almaksızın
Tanrıların doğuştan bunca zeka bahşettiği siz
Hakkaniyetli, iyilik sever bir ruh,
Önemli meselelerde aklı başında Değersiz şeylerde de cezbedici.

Aynı 'Amok Koşucusu' nda olduğu gibi yardım eden insanların, yardım alan insanlar tarafından ilahlaştırılmasıyla beraber yardım alan insanların haysiyetlerini ayaklar altına aldığı vurgusu bu kitapta köylü delikanlı ve kraliçe arasında yerini bulmuş. Hatta bu serüven köylünün hınca hınç dolmasıyla onuru, elleri kraliçenin üzerinde yumruklara dönüşmüştür. Sende olmadığını düşündüğün Varlığın başka birinde başka bir mekanda olduğunu düşünmek kendimizin gerisine düşmekle aynı şeydir. Yani kendimizden ödün vermek kendimizi suçlamak,sonrasında kadere ve sonrasında da zamana dünyaya küfretmek. İçimizdeki parçanın bize yetmediğini kendimize layık olanın bu olmadığını düşünerek acı çekmenin ne lüzumu vardır aslında. Kimsenin kibirini, şatafatını çekmek zorunda değiliz. Bazıları mallarından söz eder burada tarlam, şurada evim bilmem neyim. Bazıları aşırı derecede başarılarından bazıları gücünden. Kestirip atmak gerekir çünkü içinden bende var sende yok? deyip, bizde yoksa yokluğumuzdan beslenir,varsa ona özentimiz, özentimizden nemalanır. Ve ruhumuzundan ona bir parçayı teslim edivermiş oluruz. Stefan Zweig şimdiye kadar okuduğum kitaplarında bu noktanın başlangıcını yapmış ve bırakmış. Olağanüstü bir gece romanında da ana karakter zengin ve varlıklıdır doğruyu bulur ama fakir olanın doğruyu bulmasına yönelik şimdiye kadar okuduğum kitaplarda baş role oturmuş birini göremedim. Heyecanla bu kişiyi diğer kitapların da arıyor olacağım.

Son bölümlerde intihar eylemlerinin değişik bir türünü ortaya koyduğunu görüyoruz. Belki de başka türlü intiharların makul sebeplere dayanacağını ihtimalini kendinde kuvvetlendirmiş.

Ölümsüzlüğü yakalamak için kraliçenin seçtiği ölüm yöntemin anlamsızlığıyla kitabı sonlandırmış. Ölümsüzlüğü yakalamak için makul bir sebep var mı? Bunun yolunu aralamış yazarımız. Belki de kalıcı olma derdi yoktur belkide hiçlik içine düştüğü bir kara bir bir fikir bulutundan dolayı ölümü makul görüyordur. Hiçliğin içinde ölümsüzlük kavramının yer bulamayacağı, küme dışı kalacağı onun düşüncesinde var mıydı? Ama etik değerlere çokca değer vermesi,insan tahlili üzerinden oluşturduğu hikayeler onun sadece bir hiçlik bulutunda yaşamadığına iyi bir delil.
0 yorum
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek - İzmir

50 sayfaya sığdırılmış derin manalar. bir Zweig kitabı daha rafta yerini aldı. seviyorum sanırım kadınların ruhundaki dokunuşu bu kadar iyi ifade edebilmesini.
kadınların hakim olduğu bir saray düşünün tabi ki ihtişam, hırs, ego olacak. Madame de Prie de bu kadınlardan biri. bir kadın ve bu kadının hırs ve gururunun en güzel resmedildiği bir eser sizi bekliyor. kitabın içerisinde geçen tasvirler, psikolojik incelemeler sizi içine çekiyor. sade bir dil ve akıcı bir anlatım

şuna değinmeden geçmek doğru olmaz. Gurur ve bencillik kavramları bir insanın hayatında en etkin iki kavram ise eğer her türlü entrikayı beklemek olağan olacaktır. güçlü görülen yanının altında saklanan bir içsel yalnızlık ile bocalamasını izliyorsunuz. duyguların aktarımı sizi kendine çekiyor ve bir anda yalnızlığın içinde buluyorsunuz kendinizi. her insanın içinde biraz yalnızlık vardır diye düşünüyorum. ve bu yalnızlık yavaş yavaş bedenin çöküşüne zemin hazırlarken, ölümü dahi kendi arzusu ile derin bir etki bırakmak için isteyecek derece de bir ruh çöküntüsüne sebep olabiliyor.
bir zaman sonra mantık devre dışı kalıyor ve giderken iz bırakmak adına ölümünün planını yapacak kadar ileriye gidebiliyorsunuz.
bir çöküşün öyküsü aslında bir ruhun çöküşünün öyküsüdür.
0 yorum
Hayata Gülümse

Hayata Gülümse

@hayataagulumse - Mersin

O ancak yaşamın içinde canlanırdı, yalnızlıkta çöküp gölgeye dönüşürdü.Arzulandığı zaman güzel, zeki insanların arasında nüktedan, gururu okşandığında kibirli, sevildiği zaman aşıktı.
Kitaba başlamak ile bitirmek arasındaki süre göz kırpmak kadar az olsa da kitap bittikten sonra insanin hafızasında silinmeyecek izler bırakıyor. Kitaptaki kadının yaşadığı yalnızlık ve yalıtılmışlık duygularını çoğumuz, hayatımızın belirli dönemlerinde şiddeti farklı olmak koşuluyla mutlaka yaşamışızdır. Bu duyguların kitapta işlenmesi ve okuyucuyu bu denli etkilemesi, tartışmasız bir yazarın başarısı ve muazzam yetenegidir.

Kisaca özetleyerek olursak ;Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. Bunu gururuna yediremez ve yeniden saraya dönebilmek için hayatının oyununu oynar. Planın sonucunu görememek onun için önemli değil, asıl önemli olan....? Sonrası ??

Kitabı mutlaka okumaniz tavsiye edilir çünkü;
Madame de Prie' nin yaptığı herşeyin tam tersini yapmak mutluluğa açılan kapının giriş biletidir. ??
4 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Hiç merak etmedim! Zweig serisinde misin hâlâ?
05.12.17 beğen cevap
Yazan Anne

Yazan Anne

@ozlemergenc

Bir Çöküşün Öyküsü
Bu çarpıcı öykü
15. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına aittir.
Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya'ya sürülür.

Sürgününün ilk günü inanılmaz keyifli geçer. Ormanda koşar, uzun zamandır izlemediği bulutları izler, çiçekleri koklar.
İkinci gün daha durgun ve sakindir. Nihayetinde üçüncü gün büyük bir travma geçirir. Normandiya’ya ait olmadığını bir an önce Fransa’ya gitmeyi eski gücüne kudretine kavuşması gerektiğini düşünüyordur fakat bu asla gerçek olmayacaktır.
O da kadınların çoğu gibi tümüyle başkalarının ruh halinden beslenirdi. Arzulandığı zaman güzeldi, zeki insanların arasında nüktedandı, gururu okşandığında kibirliydi, sevildiği zaman aşıktı.

Peki bu kadının sonu ne oldu dersiniz? .
.
.
#kitap #kitapönerisi #okudumbitti #stefanzweig #birçöküşünöyküsü #venedikyayınları
0 yorum
SweetHexe

SweetHexe

@glbn - Hatay / Antakya

Kral tarafından saraydan uzaklaştırılan Madame de Prie'nin yalnızlığın ölümcül olduğuyla yüzleşmesini anlatmış kitap. 48 sayfa olsa da dolu doluydu aslında. Herkese mutluluk oyunlarını sürdürmesine karşın ne kadar mutsuz olduğunun farkında. Herkesi rahatlikla kandırsa da sadece kendini kandıramıyor. Emretmeye hor görmeye alışmış olan bu kadin, zayıflığını baskalarinin görmesine izin vermeyerek kendi sonunu bi tek kendi belirliyor.
Yalniz kitabın daha ilk sayfasından bu hikayeyi nerden tanıyorum diye düşünürken sonradan geldi aklima. Amok Koşucusu kitabının öykülerinden biriymiş ayrıca Bir Çöküşün Öyküsü. Hicbir yorumda veya incelemede buna dair bir seyle karsilasmasigimdan merak edip baktim Amok Koşucusu 1922 yılında çıkmışken bu kitap 1912 de çıkmış.
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba puan vermedi
1 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Ben de senin incelemeni okuyorken,önce,Bir Çöküşün Öyküsü acaba Stefan Zweig'ın mı? diye baktım.Zweig'ınmış;evet...Yorumlarından bu öyküyü daha önce okuduğumu anlamıştım.Ve nihayet,Amok Koşucusu kitabının öykülerinden biriymiş,dediğinde emin oldum.Karamsar bir öyküydü benim aklımda kalan "Bir Çöküşün Öyküsü".
30.12.17 beğen 2 cevap

Bir Çöküşün Öyküsü - S41

İnsanlar yine gülüştüler. Ama kadının canını acıtmıyordu bu artık. Onu coşkuyla izleyenlerin hepsini kandırdığı için acının işlemediği öylesine mutluluk dolu bir keyif, öylesine çocuksu, taşkın bir sevinç vardı ki içinde, ortalıkta uçuşan kahkahalara elinde olmadan eşlik etti. Eskiden insanlarla ve güçle oynamıştı yalnızca, şimdi ise hiçbir oyuncağın ölüm kadar keyifli olmadığını fark ediyordu.
FİKRİMCE tarafından eklenmiştir.
Merve

Merve

@mervegecgin

Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti, çünkü hiç yalnız kalmamıştı.
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 yorum
mehmet barsak (@mehmetbarsak)
Bu kitabı bittirdekten sonra aynı yazarın “satranç” kitabını okumadıysanız size önerebilirim.
03.12.18 beğen 1 cevap
mehmet barsak (@mehmetbarsak)
Kurgusal aklın sonsuzluğuna ve aklın içinden oyunlar oynanmasını konu alan kitap biraz şizofrenik bir aklın konusu gibidir. İki farklı kişi olmak kendin ile çatışmak bu çatışmanın satranç eliyle olması size ilginç gelebilir. Kapatılan bilinç kendini yeniden yaratması tasarlaması bir tür mimari olguyla ilişkilendirilebilir belki. Soyut olan bilincin somutlaşan hali sizi sizden alır.
03.12.18 beğen 1 cevap
mehmet barsak (@mehmetbarsak)
Ondan sonrası için de kafka dan babaya mektup, dönüşüm kitapları olabilir. Ufkunuzu açacaktır.
03.12.18 beğen cevap
esracan

esracan

@esracan - Paris

Uçuruma dans ederek düşmek istiyordu.
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
4 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Kendi isteğiyle mi yapmak istiyordu bunu peki @esracan?
13.12.17 beğen cevap
Merve

Merve

@mervegecgin

Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi.
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Esra Koral

Esra Koral

@esrakrl - Trabzon

Özlemini duyduğu şan, ölümüyle zorla elde etmek istediği ölümsüzlük, adının yanından teğet geçmişti: Yazgısı, önemsiz olayların tozuyla dumanının altında kalmıştı. Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi.
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Hayata Gülümse

Hayata Gülümse

@hayataagulumse - Mersin

Öldü sanılıp gömülmüş,ancak toprağın altında tabutun içinde uyanıp bağırıp çağıran,kıyameti koparan ve duvarları yumruklayan biri gibi hissediyordu kendini.
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Yazan Anne

Yazan Anne

@ozlemergenc

 paylaşım fotoğrafı
Bu çarpıcı öykü
15. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına aittir.
Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya'ya sürülür.

Sürgününün ilk günü inanılmaz keyifli geçer. Ormanda koşar, uzun zamandır izlemediği bulutları izler, çiçekleri koklar.
İkinci gün daha durgun ve sakindir. Nihayetinde üçüncü gün büyük bir travma geçirir. Normandiya’ya ait olmadığını bir an önce Fransa’ya gitmeyi eski gücüne kudretine kavuşması gerektiğini düşünüyordur fakat bu asla gerçek olmayacaktır.
O da kadınların çoğu gibi tümüyle başkalarının ruh halinden beslenirdi. Arzulandığı zaman güzeldi, zeki insanların arasında nüktedandı, gururu okşandığında kibirliydi, sevildiği zaman aşıktı.

Peki bu kadının sonu ne oldu dersiniz? .
.
.
#kitap #kitapönerisi #okudumbitti #stefanzweig #birçöküşünöyküsü #venedikyayınları
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Nesrin Bayraktar

Nesrin Bayraktar

@nesrinbayraktar

Farklı kitaplar, farklı tatlar 🌸
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Deniz

Deniz

@deniz571 - İstanbul

 paylaşım fotoğrafı
Kitabın yanında olmazsa olmaz...
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 yorum
Gölge (@golge2010)
afiyet olsun...
09.04.19 beğen 1 cevap
amour (@amour)
Afiyet şifa olsun inşAALLAH
10.04.19 beğen 1 cevap
Nurcan

Nurcan

@nurcankargn

 paylaşım fotoğrafı
Kasıma veda ederken. Ayın ilk kitabıydı. Sevildi...
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 yorum
Müzeyyen (@buderinnbirtutku)
05.12.18 beğen 1 cevap
Fâtıma

Fâtıma

@yitiktheology - Gothenburg

Üzgünüm Zweig, Olmadı! paylaşım fotoğrafı
Üzgünüm Zweig, Olmadı!
''Dünya tarihi, zorla tarihe geçmek isteyenlere izin vermez, kahramanlarını kendisi çıkarır, ne kadar çabalarsa çabalasınlar bu seviye de olmayanları acımasızca yok eder; talihin arabasını bir kez kaçıranlar bir daha asla o arabaya binemezler.''
ataç ikon Bir Çöküşün Öyküsü
kitaba 3 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum