up
ara

Türklerin Altın Çağı

Türklerin Altın Çağı Konusu ve Özeti

Türklerin Altın Çağı
Türklerin Altın Çağı kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Kronik Kitap
ISBN: 9789752430037
Sayfa: 304 sayfa Basım Tarihi: 2017
"Türkiye’nin yüzyıllar önce açılan tarih defteri henüz kapanmamıştır ve sık sık da görüyorsunuz ki bu defter kapanmaz. Onun için tarih bilmek; nereden geldiğinizi, nasıl yurt edindiğinizi öğrenmek zorundasınız. Tarihini bilmeyen, hafızası olmayan toplumların nerelere gideceğinin, sürükleneceğinin, dahası neler yapabileceğinin hesabı olmaz.”
-İlber Ortaylı-
 
14. ve 17. yüzyılları arasında Hindistan’dan Viyana kapılarına kadar muazzam büyüklükte bir coğrafyaya hükmettiler... Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Avrupa’nın tarihini şekillendirdiler. Uyguladıkları askerî taktiklerle imkânsız görülen pek çok savaştan zaferle çıktılar...
Hangi kıtada olursa olsun adalet esasıyla yönettiler... Sorunlarını çözemeyen Avrupa devletlerine fikirleriyle ilham verdiler... Mimarîden musikiye, edebiyattan tıbba kadar yeryüzünün her coğrafyasında kalıcı bir iz bıraktılar.
Birçok devlet kurdular: Timurlular, Altın Orda, Memluklar, Osmanlılar...
Efsane hükümdarlara sahip oldular: Emir Timur, Fatih Sultan Mehmed, Sultan Baybars, Kanuni Sultan Süleyman, Babür Şah...
İlber Ortaylı, Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın içlerine kadar ilerleyen, dünya tarihinde zirveye taht kuran Türklerin muhteşem yıllarını anlatıyor…
Türklerin Altın Çağı, İlber Ortaylı'nın satırları arasında dolaşmak isteyen her yaştan okuyucunun zevkle okuyacağı bir başucu kitabı...
Hasan Yürekli

Hasan Yürekli

@hasanyurekli5

Sarsıcı bir eser degil
Çok satan bir eser olmasına karşın insanı temelden sarsan bilgiler içermiyor. Rahat okunan, okulda öğrenilenlerin tekrarlandığı ve bazı yanlışların düzeltilmeye çalışıldığı bir eser.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba 6 verdi
0 yorum

Türklerin Altın Çağı - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Güzide

Güzide

@guzide

Tarih cehaletten dolayı " reddettim" diyince reddedildi zannedilir.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Öyle bir hava vardır; esaret gören kimseler, başkalarını ezmeyi sever.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Bütün tarihçiler subjektiftir. Mühim olan kompozisyonu iyi yapmak, palavracılığın dengesini ayarlamak ve ahlaksızlık derecesinde tahrifata gitmemek.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Küçük Asya denen kıtanın üzerinde Türk devletlerinin kuruluşunun hazmedilemediğini çok açık görürsünüz.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahmet KARAMAN

Ahmet KARAMAN

@ahmetkaraman

Bazen insan nasıl bir iş başardığının farkında olmaz. Keza o gün Alparslan'a sorsanız on sene sonra Türklerin Sivas'a, iki yüz sene sonra da Balkanlara açılacağına inanmazdı.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam

YENİ BİR BETİK DAHA paylaşım fotoğrafı
YENİ BİR BETİK DAHA
bu kitabı @elnino'ya ithaf ediyorum

Milletimiz tarih yapar, evet ama maalesef tarih bilmez .

---------

İSTANBUL FETİH KUTLAMALARI HAKKINDA
1950'lerde başlandı şenliklere. Milliyetçiler başladı; Nihat Sami Banarlı ya da öyle fundamentalist politikayla pek bilgisi olmayan Atsız gibi düşün adamları başlattı. Ondan sonra bir başka muhafazakar, tarihçi ve dışişleri bakanı Fuad Köprülü tarafından durduruldu.

---------

O kadar ki Batı düşüncesinde Türk demek, aynı şekilde dini sapkın demektir. Kimi kitaplarda anlatıldığı üzere, mesela Protestanca fikirler edinen, Protestanca inançlara sapan ya da kilisenin egemenliğine karşı çıkan bir insana engizisyon mahkemesinde "Türkleşmiş, Türkleşen fikirlere ve inançlara sahip" diye suçlama yapılıyordu.

---------

Daha 1100'lerde, yani 12. asırda İtalyanların dilinde, artık bu memleketin adı "Turkiya" yahut "Türkmenya" (Turchia-Turcomania) olmuştur.

---------

...marifet iltifata tabidir evet; ama edepsizlik de iltifattan cesaret alır.

---------

Tarihi reddeden bir ideolojinin bize has bir şey olduğunu düşünüyorum. Örneğin İngiltere'nin kendine has bir tarih anlayışı vardır. Bizde ise kimlik sakatlığı mevcut. Sakatlık beraberinde parçalanmayı da getiriyor.

---------

Osmanlı padişahı 15. asırda artık Oğuz boylarının başkanlığından çok, bir Roma kayzeri olmayı benimsemiştir.

---------

Timur'un devri bilim, edebiyat ve medreseler bakımından İslam dünyasının son parlak devridir.

---------

II. Viyana Kuşatması yıllarında bile Osmanlı'nın müttefiki İsveç, Avrupa'nın müttefiki ise İran'dır.

---------

Karşımızda dünya tarihinin en sade, fakat en ince, en güzel renklerde giyinen bir hükümdarı var. Fiyatının ucuzluğu nispetinde karşısındaki insanları ezen bir giyimdir bu. O gün eziyordu, bugün eziyor ve hep ezecektir. İnsanlar Fatih'in ardında kalan kaftanlarına baksalar, karşılarında evrensel çapta bir hükümdar görecekler.

---------

Arif Nihat Asya'nın şiiri olmasa, çocuklarımız belki Fatih'in İstanbul'u 21 yaşında aldığını bile bilmeyecek.

---------

Tuna Nehri çağdaş Türk tarihinin akıp geçtiği önemli bir podyumdur.

---------

Aniden, Gebze savaş kampında ölmeseydi mutlaka fethetmek istediği bu kıtayı adamakıllı tanımaktaydı. Fatih kadar İtalya'yı ve İtalyan kültürünü tanıyan ve bilen ikinci bir Osmanlı hükümdarı yoktur. Bırakın Osmanlı hükümdarını ne Doğuda ne de Batıda hiçbir hükümdar Fatih kadar bu kültürü ve dünyayı tanıyamamıştır. Bununla birlikte o çok iyi tanıdığı dünyanın ekonomisini çökertip kökünü eriten de aslında Fatih Sultan Mehmed'tir.

---------

Anatolia, Yunancada "doğu" anlamına gelir. Küçük Asya da yine Yunanlıların tabiriyle Büyük Asya'nın bir uzantısı anlamındadır. Bizse buraya geldiğimizde, bu topraklara "Diyar-ı Rum" dedik, yani "Roma ülkesi". Zaman içinde Diyar-ı Rum'a "Anadolu" demeye başladı. Ama buralara daha çok Diyar-ı Rum kaldı. Balkanlar'a geçtikten sonra, bu sefer Balkanlar'a "Rumeli" dedik. Bu da Roma ülkesi anlamına gelen bir isimlendirmeydi. Bu arada "Balkan" isme de Türklerin bıraktığı coğrafi bir tabirdir.

---------

Timur'u karalayan, onu yerli yerine oturtamayan bir bakış açısı var. Bu bakış açısı, Timur'u, Osmanlı'nın gelişimini en azından 50 yıl engelleyen bir bela olarak ele alır. Öte taraftan bir başka kesim de Timur devletini ve medeniyetini göklere çıkarır. Mesela Atatürk bunların başında... Timur'un mareşallığına hayran olduğunu biliyoruz.

---------

Biz imparatorluktuk, Osmanlı Türklerin imparatorluğuydu. Bugün cumhuriyetiz, bu da Türklerin cumhuriyetidir. Rejimi değiştirdik, rejim değiştirmek kolay bir iş değildir. Bu değişimi mümkün olan en az tahribatla ve çok onurlu yaptık. İmparatorluktan cumhuriyete geçişi bir hür direniş, direniş savaşı vererek gerçekleştirdik, başardık ve buraya geldik. Hiçbir müessesemizde gerileme yok. Gerileyen tek şey söyleyeyim, dilimiz.

---------

Osmanlı İmparatorluğu çökmedi. Osmanlı İmparatorluğu bir rejim olarak, imparatorluk, monarşi (mutlakiyet), sonra meşrutiyet ile bir rejim olarak kendini feshetti. Çok açık bir şey. Son padişah bu feshi kabul etti. Yani milletin içinden çıkan bir umumi meclis monarşiyi lağvetti, padişah da bu feshi kabul etti. Çünkü hadise çıkarmadan kendisine sadık olabilecek kuvvetlerle direnebilecekken direnmedi, bunu da çok açık bir şekilde ifade etti. Kanlı bir çatışma çıkmasın diye sığındığı Malaya zırhlısıyla ülkeyi terk etti, bu kadar açık. Bunu da fazla büyütemezsiniz. Gitti orada parasız, sıkıntı içinde, neredeyse sefalet derecesinde yaşadı, öldü. Cesedini bakkal, kasap haciz altına almaya kalktı. Çünkü borcu vardı. Sabiha Sultan pırlantalarını verdi, hacizi kaldırdı. Bu sefer kim gömecek kavgası başladı. Ülkelerden biri, "ben gömmem" diyor, öbürü, "ben almam" diyor. İngiltere, "sokmayız" diyor (koloniler ve manda bölgesi dahi). Fransızlar başta "evet" derken sonra vazgeçtiler. Ne varki o vakit Suriye'de Ayşe Sultan'ın o zamanki eşi, Sultan Abdülhamid'in damadı olan Ahmet Nami Bey (yaverandan) idi, Suriye cumhurbaşkanı olmuştu. Na'şı kabul etti. Lübnan üzerinden (Beyrut) Şam'a nakledildi ve defnedildi. Bu olayı anlamak görüldüğü kadar basittir. Tabii çeşitli şekillerde yorumlayabilirsiniz, süsleyebilirsiniz, ama bu tarihçilik olmuyor.
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
EL_NINO (@elnino)
Teşekkür ederim abi ithaf için, keyifli okumalar :)
18.07.19 beğen 1 cevap
Talha Yakan

Talha Yakan

@talhayakan

İlber Ortaylı paylaşım fotoğrafı
İlber Ortaylı
En mutlu olduğum anlardan biri. Dikili , imza günü. Heyecandan şapkayı çıkarmayı dahi unutmuşum :)
ataç ikon Türklerin Altın Çağı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum