up
ara

Gergedan-Büyük Küfür Kitabı

Gergedan-Büyük Küfür Kitabı Konusu ve Özeti

Gergedan-Büyük Küfür Kitabı
Gergedan-Büyük Küfür Kitabı kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750844133
Sayfa: 120 sayfa Basım Tarihi: 2019
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

İlk adımını atan çocuğun, sevinci, heyecanı, coşkusu, korkusu, baş dönmesi ve cesareti ile yaşasak keşke hayatlarımızı. Oysa öyle olmuyor işler, büyükler kendileri ile kirletiyor tüm çocukları ve çocuklukları. Yasaklar içinde baskı içinde eritip yok ediyorlar tüm geleceğin yetişkinlerini. Anne baban neyse o oluyorsun çoğu zaman ve hatta bunu bir gurur meselesi haline getirip “ben böyle öğrendim rahmetliden” deyip sıyrılıyor bizden büyükler. Oysa bir umut ile aşk ile geliyoruz dünyaya veya çoğumuz öyle geliyor. İlk adımını sokakta atan bir çocuğun elinden tutmayı akıl ediyoruz etmesine de sonrası bir keşmekeş oluyor. Yasaklar kurallar ve adetler dikiyoruz önüne. Bunlara tutun yürü dercesine:
“İlk adımını sokakta dilenen ninesinin parmağına tutuna tutuna atan ve o adımlarla bir yere varır mı varmaz mı büyür mü büyür de küçülür mü ölür mü ölür de kalır mı böyle bir hayat olur mu olmaz mı diye sormadan bir adım atan ve sana baka kalan bir bebeğin gözbebeklerindeki yansımandan asılsan. Tavana asılsan. Çakılsan. Yere çakılsan. Girdaba girsen dönsen dönsen ve dönsen. Dünyayı yeni baştan bambaşka bir yöne döndürsen. Ağzındaki lokma büyüse büyüse büyüse. Sen kendini lokmanın ağzında bulsan. Isırdığın her şey seni ısırmaya başlasa... Yudumladığın her şey yudumlamaya. Kokladığın her şey koklamaya. Canının çektiği şeylerin canı seni çeker olsa. Dünya bir anda tepe taklak döner olsa. İlk adımlarını senin cehennemine doğru atan o dilencinin torunu şu an omuzunda bebek kusmuğu. Bir sen kusuyorsun bir o. İçinde ne varsa dışarı çıkıyor. Dışarıda ne varsa içine giriyor. Sonsuz bir değiş tokuş başlıyor dışındakiler içine alıp içindekileri dışarı çıkarttığın, kendini çoğalta çoğalta azalttığın.”
Bir var olma kaygısı yükü içinde doğarken ölümü üzerimizde taşıdığımız birer cesediz aslında. Kaybolan tüm cesetleri bulmak ise pek mümkün değil. İsimsiz gömülüyoruz kimsesizler mezarına. Ama yaşarken bir özlem duyuyoruz her şeye. Bir sürü şey eksik işte yitiğini arayıp duruyor insanlık. Bulamayınca deli oluyor veya usta yaşamakta.
Toplumsal çöküşün hızlandığı bu günümüz toplumda gergedan yalnız bir hayvan elbette:
“İnsanlar arasında başıboş bir gergedandan daha tehlikeli olan tek şey gergedanlar arasında yapayalnız bir adamdır.”
Çöküş nerede başladı ki toplumsal çöküş bir yana insanın çöküşü ne zaman başladı. Tüketmeyi bu kadar ön plana çıkardığımız anda elbette. Bizim yerimize düşünüp karar veren tüm reklamcıları, politikacıları, eğitmenleri, sosyal medyayı baş tacı edip içselleştirdiğimiz de başladı çöküşün en kötüsü ve en derini. Öfkemizi göstermenin yolunu video kanalından öğrenir olduk tıpkı kitlesel bir ölüme neden olacak bomba yapımını öğrendiğimiz gibi. Anne baba olmayı da abarttık biraz. Ben olmayı değilde bencil olmayı öğrettik çocuklara. Kendimiz dışındaki dünyanın bize köle olduğunu sandık da gerçekle örtüşmeyen her anda huysuzluk çıkardık. Tepindik ağladık sitem ettik. Oysa bir var oluşu tamamlayan diğer varlıklar olduğunu biliyorduk. Onlarsız olmazdı elbette ama olamadı yine de.
Toplumsal suskunluğa yeni bir sürü ad verip sürüne sürüne devam ettik yaşamaya. En büyük asker bizdik de patates soyduk gittiğimiz yerde. Savaştık sustuk kandırıldık sustuk; velhasıl kendimiz yarattık kendi cehennemimizi.
Yazar bir naif öfke ile dile getirmiş yaşadığı yüzyılın sancılarını çelişkilerini bir gerçeküstü dille yazmış satırlarını. Kahramanları hem gerçek hem gerçeküstü seçmiş ve harmanlamış. Kadının örselenmesini, çocuk cinayetlerini, aile içi şiddeti, politik açmazları, yalnızlık senfonilerini sunmuş bize. Bir yandan tüm güzel öykücülerden beslenmiş bir yandan da yaşadığımız bu zamandan. Haybeden gerçek üstü birbirine bağlı birbirini tamamlayan ve daima yalnız bir gergedan gölgesi değmiş öyküler yaratmış usta ve naif kalemi ile.
Keyifli okumalar elbette ama dura dura düşüne düşüne bir yolculuk diliyorum.
3 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Çok güzel inceleme olmuş @seyyah73. “Anne baba olmayı da abarttık biraz. Ben olmayı değilde bencil olmayı öğrettik çocuklara.“ Kaleminize sağlık, okuyacağım en kısa zamanda, teşekkürler...
21.02.19 beğen 3 cevap
Lilith's

Lilith's

@halimesimsek

Okumalara doyamadım. Hem acıdım, hem sinirlendim, hem hayatın gerçeklerinin tokatlarını yedim, bitmesin diye bilerek beklettim ama bitti, bittim. Mine Söğüt yine harikalar yaratmış. Bence yazar kendi aforizmalarını yaratmış ve bunu bir gergedan üzerinden gerçekleştirmiş. Bu kitap nasıl anlatılır bilmiyorum. Kadın-erkek ilişkileri, aile kavramı gibi konular irdelenmiş. Ve tabii ki toplumsal sorunlar. Beğenmemek mümkün değil. Onun küfrü aslında sizin küfrünüz olmuş belkide bazılarınızın dilinden dökülmeyen bazılarınızın ise ağzından hiç düşmeyen. Ben Mine Söğüt okurken çok farkı diyarlarda geziniyorum hem düşüncelerim acıyor hemde bundan zevk alıyorum ve bunu bana çok nadir yazar yaşatabiliyor. Ve o büyülü dünyadan her uzaklaştığımda yığılıp kalıyorum aynı bu kitabın sonunda olduğum gibi ya da "İnsanların arasına dalmış gergedanlardan daha tehlikeli tek şey gergedanların arasında yapayalnız kalmış bir insandır..."

Eklemeden geçemeyeceğim yayın evi çok kaliteli bir kitap ortaya çıkarmış ve elbette Bahadır Baruter'in eşsiz çizimleri ise enfesti ara ara açıp bakılmalık...

"O adamlar... Keserler. Saçlarınızı keseler. Yüzerler. Derilerinizi yüzerler. Severler. Sizi bir severler, ölürsünüz."

"Ceplerimizde huzursuz hikayeler. Belleklerimizde irini kurumamış yaralar. Tırnaklarımızın arası hayattan kazıdığımız kirlerle dolu. Ne geçmişe güvenimiz var, ne bugüne, ne de geleceğe."

"Ama" diyorum "Korkularım yüzünden hayallerimden vazgeçemem. Korkularla eğitilmeye boyun eğemem."

"Öyle kolay pes etmez küfrü duasından büyük olanlar."

"Bir parçası olmadığım için hayata düşmanım. Beni içine almayan ama dışına da salmayan hayatla baş edebilmek için devamlı anlam araşındayım. Anlamı yanlış yerde aradığım için de hep hırçınlaşmaktayım."

"Yanı başındaki yoksulun ve çokuluslunun yediklerini ve yemediklerini birbirinden çıkarsan elinde kalacak olan sadece vicdan."
2 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Umarım söyleşisinde katılırsınız.
06.03.19 beğen cevap
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Ruhsal yaralarımız, aileden başlanılarak sarmal bir şekilde topluma ulaşıyor Yazar’ın kalemiyle. Öyküler farklı olduğu kadar, doğru tespitler içerdiği için mesaj niteliğinde birçok konu var derinlerde. Bu anlamda her okur farklı şekillerde istifade eder.

Aile bireylerinin birbirlerine davranışlarından, birbirleriyle iletişimlerine, önceliklerinden, yaşayış tarzlarına ve alışkanlıklarına kadar çok yönlü tespitlere, öyküler içerisinde yer verilmiş. İnsanların geçmişin ve yaşam tarzlarının etkisiyle zihinlerinde oluşturdukları ebeveyn profilinin, çelişkilerden örülü davranışları ve sözleriyle, yıllar sonra kurulacak yeni yuva ya da yuvaların temelleri de atılmış oluyor. Kişiliğimiz, karakterimiz, alışkanlıklarımız ve iç dünyamızın değişkenliği ölçüsünde geçmişi yorumlayışımızın da bambaşka olduğu gerçeğini öykülerin satır aralarında karşımıza çıkarıyor Yazar.

Hemen hemen her gün haber programlarına konu olduğu için üzerine “alışmışlık” perdesi örterek sıkı sıkı kapattığımız olaylar, öykülerin beklenmedik kısımlarında ortaya çıkarak, zihnimizin susturduklarını çığlık çığlığa bağırıyor, haykırıyor. Örtbas edilen birçok konu; Yazar’ın bambaşka üslubuyla ön plana çıkarıldığı gibi, zihinlerimizde unutulmayacak izler bırakıyor belki sessizce belki de bağırarak. “Öteki”leştirilen bir çok insanı, bulundukları konumdan alarak toplumun içine dahil olduğunu üstüne basarak dile getirdiği gibi, masumuyla, suçlusuyla, tanıklarıyla, otoritesiyle ve diğerleriyle toplumu mercek altına almış Yazar.

Öykücülüğe sıradışı bir kimlik kazandıran Yazar’ın kitaptaki öyküleri; zaman zaman şaşırttığı gibi düşündürüyor, sorgulatıyor ve hak verdiriyor kalemin sahibine. Bu farklı öykü kitabını herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim.
3 yorum
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Şu an okuduğum kitap😊 daha önce başlayıp, bırakmıştım; tekrar başladım.
28.03.19 beğen 1 cevap
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Grotesk bi tarzı var, kullandığı meteforları çok beğendim. Araya başka şeyler girmezse keyifle okuyacağım, teşekkürler.
28.03.19 beğen 1 cevap
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Huzursuzluk veren öyküler...
Yine de anlatılan hikayeler evlerimizde, komşu evlerde, şehrimizde, ülkemizde, komşu ülkelerde mutlaka ve mutlaka yaşanmakta; izleri sonsuz bir zincirin halkaları gibi nesilden nesile aktarılmakta. Başlangıcı ne zaman ve bir sonu var mı diye sormadan edemediğimiz sorular... Geçmişin, çocukluk anılarının kabusvari yaşantılarını inatçı bir virüs gibi bağrında taşıyarak büyüyen çocuklar... Büyüdükçe virüslerini de büyütüp etrafa saçan, kendi yavrularına aşılayan... Bir toplum verdiği kararlarla oluşur mu gerçekten? Yoksa geçmişten taşıdığımız o baskın izler bizi ezer geçer de her defasında o baskın kadere mi mahkum oluruz? Değişime inanmak büsbütün bir safsata mı? O zaman ümit nerede? Hangi ümidin ucundan tutup da devam edeceğiz yaşamaya? Hem sonra hangi günahlarla yargılanacağız biz, suçun ve iradenin birbirine düğümlendiği noktada?

Ailenin, toplumun ve yönetimlerin baskısı altında ezilen; ezildikçe kendisinin bir altındakine daha da acımasızlaşan insancıkları yani bizleri anlatıyor bu öyküler... Acı ve huzursuzluk verici olsa da anlatılan senin hikayen...
0 yorum

Gergedan-Büyük Küfür Kitabı - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
okuyankoala

okuyankoala

@burcuskmn

' Uçabilecekken, sırf korktuğu için uçmayan kuşa bu korku neye mal olur, onu da düşün. '
( sayfa 72 )
8 yorum
Çizmeli Kedi (@cizmelikedi)
a) uçamazsa yürür_bir etçilin saldırısına uğrar_kendini savunamazsa ölür. b) yeteneği varsa uçar_bir etçilin saldırısına uğrar_kendini savunamazsa ölür. mukadderat hocam, kaderden uçulmaz :)
28.02.19 beğen 4 cevap
Damlanur (@damlanuralkan)
Ben de bunu paylaşımınızı okurken insana kaydım. Bazen bir şeyleri belki de yapabilecekken korkulduğu için denemeye bile kalkışmamak açısından.
28.02.19 beğen 1 cevap
Buse Aydoğan

Buse Aydoğan

@buseeaydogan

"Çocuğun kayıp cesedi kendisinin değildi. Annesinindi. Çocuğun her şeyi annesinindi. Varlığı, yokluğu, hataları, başarıları, korkuları, cesaretleri, aklı, aşkı, yeteneği, gafleti, huzuru, kâbusu... Neyi varsa her şeyi."
0 yorum
okuyankoala

okuyankoala

@burcuskmn

' Her şeyden, Allah'tan, devletten, toplumdan ve babamdan ve annemden ve kendimden korktuğum için yapmadığım, yapmadığım şeyler neticesinde katlandığım bu hayatı kendi hayatım sanmam ve bana böyle bir hayatı reva gördüğüne inandığım Allah'a sığınmam, ondan medet ummam, üstüne üstlük ondan da korkmam neticesinde şuursuzca çevirdiğim işkence gibi bir hayat çemberinde delirmekteyim. ' ( sayfa 80 )
0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Kapalı kapılar ardında neler olup bittiğini asla bilemezsiniz. Ve kapalı zihinlerin ardında neler olup bittiğini de bilemezsiniz.
0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Sorun belki de doğum için duyduğum sevinci ölüm için de hissedememde.
0 yorum
Sonay Ç.

Sonay Ç.

@ponnik

Okumaya Başladığım Kitap paylaşım fotoğrafı
Mine Söğüt'ün kalemini seviyorum. ✌
10 yorum
Müşerref (@mavisever)
@ponnik,Canım günaydın☀️☀️🌞Keyifli okumalar diliyorum.💓❤️🌸🌸🌼🌼🦋🦋🌈🌈
09.08.19 beğen 3 cevap
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Çok güzel bir kitap, iyi okumalar size,
09.08.19 beğen 3 cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
Değiştirecek güzel kitaplarınız var Sn.@ponnik:))
09.08.19 beğen 2 cevap
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Gergedan üzerine... paylaşım fotoğrafı
Aile içerisinde “gündelik yaşananlar” olarak üzerinde düşünmeye bile gerek duymadığımız ve gün içinde duyduğumuz ya da okuduğumuz belki zaman zaman şahit olduğumuz ama “alışılmış” olarak tanımlayarak bir köşeye atıverdiğimiz olayları, Mine Söğüt öykülerin beklenmedik yerlerine özenle yerleştirerek bize unutamayacağımız bir ders veriyor ve “önemli” olduğu halde, önemsizleştirilen bir çok konuyu gözler önüne çıkarıyor.

İyi ki okumuşum diyorum. Siparişlerim geldiğinde merakımdan hemen başladığım bu kitabı beğenerek okudum. Tavsiye için teşekkürler @seyyah73.
EK 1: Kitabı tavsiye ediyorum. 29.03.19
3 yorum
Ömer Aydemir. (@seyyah73)
Günaydın keyif aldığınız belli. Çok mutlu oldum.
29.03.19 beğen 1 cevap
okuyankoala

okuyankoala

@burcuskmn

 paylaşım fotoğrafı
Boş ders diye bir şey olmadığını bir kez daha hatırlatmak isterim.
EK 1: Gergadan değil, Gergedan 🤔 28.02.19
0 yorum