up
ara

Suriye Savaşları

Suriye Savaşları Konusu ve Özeti

Suriye Savaşları
Kudüs'ün Gönüllü Sürgünleri kitabının da yazarı Ayşe Karabat tarafından kaleme alınan Suriye Savaşları kitabı Siyaset, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Timaş Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9786050810684 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Suriye Savaşları isimli kitap 352 sayfadan oluşuyor. Suriye Savaşları kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: Timaş Yayınları
ISBN: 9786050810684
Sayfa: 352 sayfa Basım Tarihi: 1970
sultaniyegah

sultaniyegah

@reyhann

Ayşe Karabat, uzun yıllar Arap ülkelerinde yaşamış bir gazeteci. Bölgeyi çok iyi tanıyor olması sebebiyle, Suriye meselesini çok yönlü ele almış. Kitabı okuduktan sonra aklımdaki soru işaretleri azalır diye düşünürken şu an kendimi daha fazla soru sorarken buluyorum.

Müslüman, Hristiyan ve Yahudilerin bir arada yaşadığı ve mensup oldukları dinlerin de kendi içinde etnik ve mezhepsel olarak bölündüğü bir ülke Suriye. Her Orta Doğu ülkesi gibi. Bir ülkede savaş bitince, hemen komşusunda başlayan kan dökme yarışında sıra Suriye'nin. İktidarın mafyokrasiyle yönettiği halk, özgürlük ve reform adına sokaklara inmeye başlıyor, barışçıl gösteriler amacından sapıyor, iktidar da kendinden olmayanın gözünün yaşına bakmıyor. Her dinden, her mezhepten, her ülkeden insanlar var ve hepsi kendi çıkarını gözetiyor. Yetmiyor, komşusu dahi olmayan ama Orta Doğu'da hakkı olduğunu iddia eden devletler, Suriye'den el çekmiyor. Adeta gövde gösterisine dönüşen savaş, mazlumların kıyameti haline geliyor.

Suriye sıkı bir düğüm. Orta Doğu'da var olan her devlet gibi, hissesine düşeni yaşıyor. Köklü tarihi ve kültürü yok olurken, akan kanın hesabı bile artık tutulmuyor. Savaş bir gün biter, ülkeden barut kokusu gider evet ama kayıpları kim telafi eder? Gelecek düzenin, gidecek olandan hayırlı olacağını kim garanti eder?

Suriye ölüm, Suriye hala sımsıkı bir kördüğüm.
ataç ikon Suriye Savaşları
kitaba 8 verdi
2 beğen · 0 yorum

Suriye Savaşları - S41

"Durmayalım, yeter, bu kaçıncı?" demiştim, beni karayoluyla Şam'dan, Türkiye'ye götüren sürücüye.

2000 yılında muhabiri olduğum Radikal gazetesi için Hafız Esad'ın cenaze törenini izlemiştim, geri dönüyordum. "Bu kaçıncı" ile kast ettiğim, "zorunlu yas kahvesi" ikramıydı.
sultaniyegah tarafından eklenmiştir.
sultaniyegah

sultaniyegah

@reyhann

Sonuç hep aynı oldu; bağımsızlık ve özgürlük için ayaklanan Suriyeliler, kendilerini hep yeni bir esaretin altında buldular. Şimdi nasıl sonuçlanacağı bilinmese de yeniden özgürlük adına yola çıktılar.
ataç ikon Suriye Savaşları
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
sultaniyegah

sultaniyegah

@reyhann

Landis'in buradan çıkardığı sonuçlardan biri şu: ''Esad, Sünni İslam'ı ulus kurmanın önemli bir parçası olarak gördü.'' Landis'in çıkardığı diğer sonuç da şu: ''Aleviler iktidarda olmanın bedelini, dinlerini Sünni İslam'a yakınlaştırarak ödedi.''
ataç ikon Suriye Savaşları
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 2 yorum
tmrtmr (@tmrtmr)
Bari buraya girmeyin be kardesim
10.01.19 beğen cevap
sultaniyegah

sultaniyegah

@reyhann

Suriye'deki Nusayri Alevileri bir arada tutan asıl tutkal, dini inançları ya da ibadet pratikleri değil, yüzyıllardan beri acımasızca katledildiklerini hatırlayan toplumsal hafızalarıydı.
ataç ikon Suriye Savaşları
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
sultaniyegah

sultaniyegah

@reyhann

Hula katliamı, hem savaşın ilk kurbanlarının kadınlar ve çocuklar olmasına iyi bir örnektir, hem de Suriye intifadasında nasıl ağır bir bilgi kirliliği yaşandığına.
ataç ikon Suriye Savaşları
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
sultaniyegah

sultaniyegah

@reyhann

Sonra, Suriye halkının, dini ve mezhebi ne olursa olsun, bir arada yaşama alışkanlığı olduğundan, hiçbir zaman arkadaşlarının dinin ya da mezhebini merak etmediğinden, bunların konuşulmasının bile ayıplanmasından söz etti. Aklıma Iraklı arkadaşlarımın da benzer şeyler söyledikleri geldi: ''Sünni-Şii nedir bilmezdik biz.''
ataç ikon Suriye Savaşları
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
sultaniyegah

sultaniyegah

@reyhann

 paylaşım fotoğrafı
Ayşe Karabat'ı Kudüs'ün Gönüllü Sürgünleri kitabıyla tanımıştım. Romanda verdiği bilgilerle bölgeyi ne kadar iyi tanıdığını ortaya koyuyordu. Kitabı bitirdikten sonra yazarın diğer kitaplarını araştırırken buldum kendimi. İlgim olmamasına rağmen böyle bir kitabı okuma sebebim, yazarın çok yönlü bilgilerini harmanlayıp akıcı bir dille sunuyor olması. Kitabın Kerim Balcı tarafından hazırlanan önsözünün, bulunduğum mekanla uyumlu olduğunu düşündüğüm için metnin bir kısmını buraya ekliyorum.

''İnsan insana bulaşıyor. Eşya bulaşıyor insana... Zaman bulaşıyor... Hepimiz bir kolektiviteyiz aslında. Sadece kendi olan insan, bir Aydınlanma Çağı kurgusu. Başkalarından ödünç alınmış hayatlar yaşıyoruz hepimiz. Birimiz hepimiziz aslında; her birimizde her birimizden izler var öylesi.

Hayatlarımız, dokunup geçtiğimiz mekanların, içinden geçtiğimiz zamanların hayatı. Mekan bulaşıyor insana; mekanda akisleri kalıyor insanın. Ortak mekanlarda gölgelerimiz karışıyor birbirine ve izlerimiz... İzlenebilselerdi eğer, bütün zamanları bir anda görebilen bir gözle, izlerimiz, hepimizin hikayesini anlatırdı bize. Çünkü birimiz hepimiziz aslında; mekana bulaşmış lekeleriz hepimiz...''
ataç ikon Suriye Savaşları
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
11 beğeni · 7 yorum beğen ikon