up
ara

Animal Triste

Animal Triste Konusu ve Özeti

Animal Triste
Animal Triste kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Alef Yayınevi
ISBN: 9789944494373
Sayfa: 156 sayfa Basım Tarihi: 1970
Hafızanın kişiliğimiz üzerinde oynadığı roller. Geçmişi yeni baştan yazarak kendimizi şekillendirdiğimiz güç.Tutkulu ve hayvansı yanımız. Kendimizi aşkın kollarına bırakarak sosyal rollere ve hayatta kalma içgüdümüze başkaldırmak. Akıllılık ile delilik arasında gidip gelmek. Arka planda Berlin Duvarının yıkılmasından önce ve sonraki atmosfer. Bütün bunlara dair bir roman Animal Triste.(Kitaptan)"Gençliğimde, genç insanların çoğu gibi ben de genç ölmem gerektiğine inanmıştım. İçimde öyle çok gençlik, öyle çok başlangıç vardı ki, ancak şiddetli ve güzel bir son düşünülebilirdi; ben yavaş yavaş ölüp gitmek için yaratılmış değildim, çok iyi biliyordum bunu. Şimdi yüz yaşındayım ve hâlâ yaşıyorum.""Maron'un, zaman zaman lirik vurgularla öne çıkan enfes birdili var."-New York Times Book Review-
Mustafa

Mustafa

@mecazzadam

SAPLANTILI BIR AŞK . .
Bir kadın düşünün 100 yasına gelmıs..
ardında yasayan hıcbır tanıdıgı kalmamıs..
hıcbır akrabası hayatta değil..
saplantılı bır sekılde sevdiği adam bile yıllar önce ölmüş..
onun öldüğünü sevdiği adamın eşinden öğrenmiş..
hafızasının hatırladıkları .. kendi biriktirdiği hayallerden az
kızını bile hatırlamıyor..
tek hatırladığı şey bir sonbahar kendisini terkeden ve adını hatırlayamadığı için ona FRANZ demeyi uygun gördüğü aşkı..

böyle saplantılı bir aşk ve bekleyiş öyküsü okumamıştım.. çalıştığı müzede bir dinozor fosilinin altında yanına gelen FRANZ ne güzel bir hayvan deyince kadın için tüm dünya artık başka dönmeye başlıyor ve yıllarca evli olduğunu bildiği bir erkekle saplantı haline gelecek bir aşka yelken acıyor bu kadın...

kendisini terkettikten sonra birlikte yattıkları nevresım takımlarını sandıktan cıkarıp . erkegın kokusu kalmıs yastığa başını daldırıp etobur bitki desenlerine benzettiği nevresimlerin beyazlığında acı hayallere dalıp gıden bu kadın.. yıllar öncesinde kendisine saplanan terkedilmişlik hançerini ısrarla ve umutsuz olmasına rağmen yaşıyor..yaşatıyor.

saplantı derecesine gelen aşk.. nerden anlasılıyor.
-evli olduğunu bildiği halde bazı geceler evine gitmek zorunda olan ve eşinin koynuna gırecek olan adama izin vererek katlanışı..
- adamın eşi ile birlikte cıkacakları bir seyahat öncesi.. havaalanına kadar gidip pasaport kontrollerinin yapıldığı bir alanı telefon klubesine gizlenerek göz hapsine alması ve adam ile kadının gelişleri ile başlayan bir gözlem.. pasaportlar kadının hangi elinde... kadının hangi eli sevdıgı adamın omzunda.. hele burda franz'ın esıne bır gulumseyısı var kı.. orda anlıyor kadın bu adamın kendısını hıc sevmedıgnı
-seyahate gıdılen sehırde kac otel varsa kadın daha once adamla konusu gecen bır ıpucundan yararlanıp o ıpucuna dair tum otellerı arayıp adama ulasmaya calısması..
-kadının sevdıgı adamın eşi ile tanışma projesını hayata gecırmesı ve buna franzın cok kotu sekılde tepkı vermesı..

VS ..VS .. VS.. daha ne şekiller, ne bekleyısler, ne hayaller, gecmısınden kalma arkadaslıklar ve yasanmıslıklar gecıdı..

böyle bekleyen,
ve aşkını; öldüğünü bildiği birine umutsuzca besleyen.. yaşatan
ve ölümü beklerken delik deşik eden hatıralara bile bile acı cekerek göğüs germek her insana nasip olmaz..

bugun 1-2 gunluk , aylık ya da yıllık ayrılışların ardından seven ınsanların yasadıkları aslında bunu okuduktan sonra hıcbırseydır artık..
siz sağlığınızda ..onunuzde dolu senelerınız varken beklıyorsunuz
bu kadın 100 yasında iken beklıyor ..
ve belkı de sızın bekledıgınız hayatta ama onun bekledıgı hayatta değil..

yahu iyi ki kıtaplar var..
boyle bır kıyaslama bıle moral verıcı...

okuyun ve dagılın :)

sevgıyle
ataç ikon Animal Triste
kitaba puan vermedi
0 yorum
Burcu Ünlü

Burcu Ünlü

@burcuunlu

Monika Maron bir Alman yazar ve ben kalemiyle ilk kez tanışıyorum. Bu romanı o kadar çok sevdim ki nasıl anlatacağım bilemiyorum. ‘Animal Triste.’ Adını Latince bir deyimden almış: Omne animal triste post coitum (Her hayvan cinsel birleşme sonrası hüzünlüdür).

Anlatıcımız 90 ya da 100 yaşında olan bir kadın. Çocukluğu ikinci dünya savaşının sonlarına denk gelmiş. Sadece hatırlamaya değer gördüğü şeyleri hatırlıyor. Ve bunlar sadece onunla ilgili olanlar diğer her şeyi unutmuş; kızını, kocasını, hatta kendi yaşını bile. Sevgilisinin çıkıp gittiği akşamdan beri, neredeyse son kırk ya da elli yılını, bekleyerek, bu aşkı hatırlayarak, geçmişi hayal edip tekrar tekrar yaşayarak geçirmiş. Ve son kez her şeyi hatırlamak istiyor. Bu arada sevgilisinin nasıl gittiğini kitabın sonunda sürpriz bir şekilde öğreniyorsunuz. Açıkcası ben epey şaşırdım. ?

Aşkı, kıskançlığı insanca ama daha çok kadınca bir bakışla anlatmış yazar. Bilemiyorum okurken içim buruk oldu. Altını çizdiğim birçok satır mevcut. Sanırım sevdiğim şeyleri anlatırken kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum. ☺ Öyleyse kitaptan birkaç alıntı paylaşıp yorumuma son verebilirim. ☺ Höhhh böyle aşk mı olur diye vıdı vıdı yapanlar dışında, aşka saygı duyan herkese tavsiye ederim bu kitabı. ☺
ataç ikon Animal Triste
kitaba 10 verdi
0 yorum
fisun

fisun

@fisun

Bir aşkı anlatıyor kitap. Ama bildigimiz aşklardan degil, hatta bildigimiz şekilde de anlatılmıyor. Yaşının kac oldugunu bile unutan kadın, yaşadıklarını ya da yaşadığını düsündüğü olayları, anları anlatıyor. Kahramanımızin , adını unuttuğu icin Franz dedigi evli bir adamla olan iliskisini, ruhsal dünyasını tamamen gözler önüne sererek kendi agzından anlatışına şahit oluyoruz. Okumak için sakin bir ortam ve dikkat gerektiren kitabın okunmasini tavsiye ediyorum.
ataç ikon Animal Triste
kitaba puan vermedi
0 yorum

Animal Triste - S41

Önce kilisenin kapılarına ve pencerelerine duvar örüldü, sonra babalar geri döndü. Hansi'nin babası ilk önce geldi. Başında bir top mermisi parçası vardı ve Hansi artık onlara gidemeyeceğimi, çünkü babasının sessizliğe ihtiyacı olduğunu söylemişti.
ismilazımdeğil tarafından eklenmiştir.
Burcu Ünlü

Burcu Ünlü

@burcuunlu

"Hayatta aşktan başka bir şey kaçırılmış olamaz.”
ataç ikon Animal Triste
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

"Kendimle tesadüfen karşılaşsaydım, kendime sempatik gelir miydim, bilmiyorum."
ataç ikon Animal Triste
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Burcu Ünlü

Burcu Ünlü

@burcuunlu

"Söz dinleyen insan, kendisinden kaçamayacak olanı sever. Bir köpek satın alır ve onu sever. Köpek öldüğünde yeni bir tane satın alır ve köpeği sevmeye devam eder. Ben işin kolayını seçmiştim; ben Franz'la karşılaşmadan önce, ölümsüz brachiosaurus'u (bir dinazor türü) seviyordum."
ataç ikon Animal Triste
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Burcu Ünlü

Burcu Ünlü

@burcuunlu

"Unutmak ruhun bayılmasıdır."
ataç ikon Animal Triste
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
güneş

güneş

@gunes

Aşkın içimize mi girdiğini ,yoksa içimizden mi çıktığını bile bilmiyorum.
ataç ikon Animal Triste
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Atiye

Atiye

@atiye

 paylaşım fotoğrafı
Kadınlara, kadınlığa dair genellemeler yapmayı yasakladım bir süredir kendime. Nasıl ki sadece iki cinsiyetli bir dünya düzenine inanmıyorsam cinsel kimlik adı altında sıkıştırılmış kalıpları da reddediyorum. Fakat şu satırları okurken kendi kişisel gelişim sürecimdeki hislerimin yansımasını gördüm. Bedenimle, uzuvlarımla barışmanın ne kadar zaman aldığını, ilk gençlik dönemlerimde aynada baktığım bedenin utanılacak ve gereğinden fazla saklanması gerektiğine dair bilinç dışıma kodlanmış yargıları düşündüm. Her neyse diyeceğim şu ki benim bedenimle barışmam ve onu sevmem zaman aldı, bir ortadoğu ülkesinde kadın olmayı ben seçmedim bu yüzden kadınlığımı kendim için daha zorlu kılmama kararı aldım epey uzun bir süredir.
ataç ikon Animal Triste
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 yorum
Affinity (@biocide)
Çünkü bedenin günah davetkârı olarak görülüyor, eteği azıcık havalanan çocuğa ailesi sert bir dille uyarıyor buna edep, adap ve ahlak adını veriyorlardı. Göğüsleri yeni yeni çıkmaya başlayan kız çocuklarının goguslerini saklamak için kamburlasmalarına şahit olan gözlerim bu satırlarla benimde çocuk yaşıma gitmeme vesile oldu. Sozlerinizin her birine imzami atıyorum ve kitabı temin etmem gerektiğini bir kez daha düşünüyorum. :')
17.08.19 beğen 1 cevap
Sojen (@sojen)
Bir insan neden kendi uzuvlarından utanacak duruma getirilir? Cinsiyetçiliğin, milliyetçiliğin, bilimciliğin ve dinciliğin birbiriylr yakından ilintili olduğunu daima düşünmüşümdür. Kapitalist modernite uygarlığının mahşeri dörtlüsü. Biri bedeninden utanır, diğeri etniğinden, dilinden, başka biri sözde bilimsel bilgiler karşısında "cahilliğinden", başkası dininden, kimisi sınıfından... Hep ölçüler konulur önümüze;ve bu ölçüler dışındaki tüm diğer ölçüler utanılacak olarak belletilir.cinsiyet düzlemindeki bu utançlık ise, çok daha spesifik ve kristalize. Bir genç kız, memesinin büyümesinden gurur duyması gerekirken(antropolojik-sosyal anlamını ve tarihsel süreçteki yerini göz önünde bulunduralım) neden utanır. Herşey patriyarka tarafından o kadar çarpıklaştırılmış (ve içselleştirilmiş) ki.
.. Ne denilebilir ki...
4 sa beğen cevap