up
ara

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Meçhul Bir Kadının Mektubu -

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Konusu ve Özeti

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy kitabının da yazarı Stefan Zweig tarafından kaleme alınan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabı Roman (Çeviri), Dram türünde okuyucusu ile buluşuyor. İş Bankası Kültür Yayınları yayınevinden 2012 yılında 9786053606604 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu isimli kitap 68 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Ahmet Cemal çevirmiştir. Kitap Bir Nefeste Okunan Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Ahmet Cemal
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9786053606604
Sayfa: 68 sayfa Basım Tarihi: 2012
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!
Mustafa

Mustafa

@mecazzadam - Mersin

Böyle Bir Kadının Aşkı karşısında mevsimlerce saygı duruşu !!!!
Setefan Zweig ilk defa bunca geçirdiğim senelere rağmen sana bulaşmamak çok derin bir acı verdi ... bugune kadar romanlarda bile rastlanmayan bir aşk okuttun bana .. emin olun bugune kadar bir kadının yüreğinden çok nadiren böyle bir aşk kitaplara girebilmiştir belki... Çeviriyı muhteşem bir şekilde bize aktardığı için Gülperi Sert'e teşekkürler

kitap çok kısa fakat emin olun bıraktığı etkiyi asla unutmayacaksınız.

kitapta çok fazla karakter yok ve siz de bilinmeyen bir kadın'ın kadrajına girerek filme ortak oluyorsunuz ancak keske olmasaydım dıyebılırsınız belki; çünkü bilinmeyen kadının duyduğu aşk bu dünyada hiç yaşanmamış kadar büyüleyici ve yaşanılacak olasılıkların da malesef aynı dünyada bulunmayacak derecede üzücü olması kadar umutsuz....

kitapta 3 karakter var

a) Bilinmeyen Kadın : ( bu karakteri anlatsak emin olun ansiklopedi serisi olur ve belkı de yıne basaramayız anlatmayı )

b) Yazar R. ( bilinmeyen kadının efsaneden bile daha ihtişamlı bir aşkla bağlandığı kişi )

c) Johann ( Yazar r. 'nin uşağı çok az yerde hayalet derecesinde )


Efsane Mektup;

''Beni hiç tanımamış olan sana...'' hitabıyla başlıyor. Bilinmeyen kadının çocuğu bir gece gripten ölür.. bu ölüm anı bile öyle bir anlatılıyor ki kadının yüreğine dokunmak istiyorsunuz .. ancak hayır herşey yeni başlıyor.... çocuğunun kopuşu ile yalnızlığın alacakaranlığına gömülen kadının tek bir dayanağı kalıyor.... dayanaktan ziyade içini boşaltacağı ve herşeyin yegane sebebi Yazar R.

Mektup ilerledikçe.. Yazar R. ye duyulan aşkın nerde? ne zaman ? hangi şartlarda ? başladğı kadın tarafından tüm detayları ile okuyucuya veriliyor ... 13 yaşında duyduğu aşkı belli zaman dilimlerinde çoğaltıp daha cok buyuten ve sonunda AŞK 'ın aslında nasıl bir güç olduğunu bu mektup ve bu kadınla ... hüzünler ve saygılar içinde adama hıcbır nefret duymadan okuyabılıyoruz.. Yazar R. 'den nefret etmemıze zaman bile bulamıyoruz kadının yuregınden gözlerimizin içine giren aşk nedeniyle.

Bugune kadar Aşk'a bir kadının ağzından bu kadar muhtesem ve kusursuzca hiçbir romanda rastlamadım ..kitap bittiğinde ayağa kalkıp saygı durusunda bulundum :) keşke dedim.. keşke günümüzden uzaklaşan bu kadar büyülü bir şeyi herkes doğru yaşasa...

Bilinmeyen kadının haberi olmayan birine duyduğu aşk'ı anlatışı benı cok etkiledi....

'' O saniyeden itibaren seni sevdim.. biliyorum kadınların şımarttığı sen bu cümleyi sıklıkla duymuşsundur onlardan .Fakat inan banahiç kimse seni,benim seni sevdiğim kadar bir köle gibi, sadık bir köpek gibi, bütün benliğiyle sevmemiştir; çünkü yeryüzünde ki hiçbir şey, karanlıklardaki bir çocugun görülmeyen aşkıyla karşılaştırılamaz, çünkü o aşk o kadar çaresiz,özverili,itaatkâr, boyun eğen ve tutkuludur ki arzulu ve bilinçaltında hep talep eden yetişkin bir kadının aşkına benzemez.''

bazen duyduğu aşkı, sevgiyi o kadar güzel anlatıyor ki.....

''on üç yaşımdan on altı yaşıma kadar her saat seni yaşadım.Ah, ne delilikler yaptım! Elinin değdiği kapı kolunu öptüm, kapı girişinde attığın puro izmaritini çaldım, o benim için kutsaldı, çünkü dudakların ona değmişti, akşamları yüzlerce kez herhangi bir bahaneyle sokağa cıktım, odalarının hangisinde ışık yandığını görmek ve böylece varlığını, görülmeyen varlığını daha somut hissedebilmek için... '''

Bilinmeyen kadın kendisinden habersiz olan kendinde büyütüp beslediği karşı dairede yaşayan aşkını beklerken şu dizeler karşılıyor bizi...

''Yorgundum, tüm uzuvlarım ağrıyordu, oturacağım bir sandalye yoktu, bu nedenle soğuk zemine dosdoğru uzandım,kapının altından soğuk esiyordu.Üzerimde sadece ince giysilerim,vücudumu acıtan zeminde yatıyordum, bir battaniye almamıştım; çünkü sıcaklık istemiyordum, uyuyakalmaktan ve adımlarını duyamamaktan korkuyordum... ''

'' İçimde ki beklenti felç olmuş, kımıldamadan bekliyordu...''


okuduğum ve etkilendiğim asla unutmayacağım kitaplardandır..
okuyun
okutun
hediye edin
ama ne olursunuz aşk'ı bir kez de bilinmeyen kadından herkese duyurun..
iki kişinin bile yaşamadığı bir aşkı bu kadın tek başına ve hıcbır cıkar gozetmeden yaşamıs ...

derin saygı ile...

teşekkürler S.Zweig ah gec oldu ama ya senı tanımak
ama en guzel kıtabından başlamısım :)
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi
2 yorum
Tuğba Akbaş (@tugbaakbas)
Bu muazzam yorumunuz sayesinde bugünden itibaren okunacak listemde ilk sırayı aldı. Teşekkürler..
28.11.17 beğen cevap
Mustafa (@mecazzadam)
rica ... pişman olunmayacak bir eser..
28.11.17 beğen 1 cevap
Bikotti

Bikotti

@bikotti - Ankara

Orijinal adı 'Brief einer Unbekannten' olan öykünün tamamı bir mektuptan oluşuyor. Karakterlerimizin ismini vermemiş belki ama çektiği acıyı fazlasıyla hissettirmiş Stefan Zweig.

Kitabımız yazar R.'ye gelen bir mektupla başlıyor. Üzerinde bir hitap dışında bir şey yazmayan bir mektupla.

"Sana, beni asla tanımamış olan sana."


Mektubu okumaya başlamasıyla acı veren tesadüflerle karşılaşıyoruz. Bir çocuğun, komşusu olan yazara koşulsuz bağlılığının büyüyüp vazgeçilemeyecek bir keşmekeşe dönüşünü genç bir kadının mektubunda yeniden yaşıyoruz. Bazen büyük bir serzenişle sesini yükseltiyor sonra da küçük bir kız çocuğu gibi suskunlaşıp geçmişe dönüyor. Okurken kendinizi bu kadının yerine koyuyorsunuz ister istemez. Her zaman bilinmeyen bir kadın olmanın acısını her satırda yeniden yaşıyorsunuz. Aşağıdaki satırları kaç kez okudum bilmiyorum ancak her okuyuşumda daha da derinden etkiledi beni. Buradaki çaresizlik bile kalp kırıcı...

"Sabret sevgilim; sana her şeyi, hepsini en baştan anlattığım için, anlatacağım için, senden rica ediyorum, beni dinleyeceğin bu çeyrek saat yüzünden yorulma, çünkü ben seni bütün bir hayat boyunca sevmekten yorulmadım."


Burada hovarda yazara duyulan hislere aşk mı demeli yoksa saplantı mı bunu bir türlü çözemedim. Her zaman yazara olan hislerinin önünü geçemeyen kadın bilinmeyen olmaya razı geliyor ve bu yine sizi düşünmeye itiyor. Bir cümle okuyunca saf bir aşk görüyor buruk bir şekilde gülümsüyorsunuz sonra kadına seçimleri yüzünden kızıyorsunuz. Belki bunu okuduğunuz diğer kitaplarla da yaşadınız ama böylesine acı bir ikilemi belkide hiç bir karakter size yaşatmadı.Bir tarafta bir annenin yaşayabileceği en büyük acı diğer tarafta bir aşığın paramparça olmuş kalbi...

Fazlasıyla içten karşılıksız sevmenin belkide en başarılı aktarımı bu kitap.Karşı cinsini olan birinin iç dünyasında hislerini mercek altına alan Stefan Zweig kendine hayran bırakıyor doğrusu. 68 sayfa olmasına rağmen her cümle arkasında büyük bir etki, yoğun bir anlam bırakıyor böylesine sade bir dille yazılmış olmasına rağmen oldukça etkili. Olayları tüm incelikleri ile anlatmak istesem bile okumak isteyenleriniz için bunu mahvetmek istemediğimden kısa kesiyorum. Son bir şey söylemem gerekirse kitabın son satırını okuduğumda böyle bir sevmek görülmemiştir belki diye düşünmekten alamadım kendimi.



Not: 1948 ABD yapımı Letter From An Unknown Woman uyarlaması da bulunur.
0 yorum
Hicret

Hicret

@turkishbook - Aydın

"Ben sana mecburum bilemezsin
Aԁını mıh gibi aklımԁa tutuуorum
Büуüԁükçe büуüуor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıуorum."

Böyle bir kitaba ancak bu dörtlük yakışırdı.

Erken gittin Zweig, çok erken. Kalemin susmamalıydı senin, Fırat gibi akmalıydı ve coşmalıydı...

Bir insanı kendinizden vazgeçecek kadar sevdiniz mi hiç? Tanrıymış gibi gözünüzde büyüterek, taparcasına, tüm iliklerinize kadar sevdiniz mi?
Bu bilinmeyen kadının adı "Aşk" olmalıydı. Evet evet onun adını Aşk koydum. Tutku ve bağlılık olsun göbek adı da.
O mektubu okurken ben utandım be R... Nasıl bir insansın diye tartaklamak isterdim seni. Ve seni kıskandım R... "Aşk" sana o kadar bağlı ki yaptığın hiçbir şeyde suçlamıyor seni, karşılıksız seviliyorsun R...

Düşünüyorum da hala bu denli seven insanlar var mı acaba?
"... bu aşk yüzünden omuzlarına hiçbir yük binmiyor. Benim eksikliğimi duymayacaksın-bu beni teselli ediyor. O güzel, aydınlık hayatında hiçbir şey şimdiye kadarkinden farklı olmayacak... Ölümümle sana hiçbir üzüntü vermiyorum... Bu beni teselli ediyor sevgilim. "

Yok ya kalmadı böylesi. Yeni nesil beddualarla, sövüşlerle gönderme yapıyor. Karşılıksız sevgi anlayışı yok. Şimdiki aşklar R gibi bedenlerle sınırlı kalıyor. Koca bir beyin yerini nefsine ve arzularına teslim ediyor ve o içi boş beyinler oksijen israfı yapıyor malesef.

Spoiler var deyip hevesinizi kursağınızda bırakmayacağım gençler. Okuyun... Sevin... Aşkla kalın...

Atilla ilhan'la başladım ama Ataol Behramoğlu ile bitiyorum... Güzel yüreklerde yer bulun emi :)

BU AŞK BURADA BİTER

Bu aşk buraԁa biter ve ben çekip giԁerim
Уüreğimԁe bir çocuk cebimԁe bir revolver
Bu aşk buraԁa biter iуi günler sevgilim
Ve ben çekip giԁerim bir nehir akıp giԁer

Bir hatıraԁır şimԁi ԁalgın uуuуan şehir
Solarken albümlerԁe çocuklar ve askerler
Уüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner
Uуku ve unutkanlık gittikçe ԁerinleşir

Уanуana uzanırԁık ve ıslaktı çimenler
Ne kaԁar güzelԁin sen! nasıl eşsiz bir уazԁı!
Bunu anlattılar hep, уani уiten bir aşkı
Geçerek bu ԁünуaԁan bütün ölü şairler

Bu aşk buraԁa biter ve ben çekip giԁerim
Уüreğimԁe bir çocuk cebimԁe bir revolver
Bu aşk buraԁa biter iуi günler sevgilim
Ve ben çekip giԁerim bir nehir akıp giԁer

Ataol BEHRAMOĞLU
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi
0 yorum
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane - Konya

Stefan Zweig ile daha önceden Satranç isimli kitabı ile tanışmış ve sevmiştim. Yazarın Bir Kadının Yaşamından Yirmidört Saat ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu isimli kitaplarını da elime aldım ve Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Kitabını bitirdim. Öncelikle bu kitap iki isimli satışta. Bir tanesi Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu diğeri ise Meçhul Bir Kadının Mektubu. İçerik aynı. Stefan Zweig'in üç kitabını elimde bulundurmuş olduğum için şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu yazarı sıkılmadan okuyabilirsiniz. Bunun sebebi hem kitaplarının oldukça ince (bu kitap 54 sayfa) ve dilinin de oldukça akıcı olmasıdır. Yazarın tarzını sevmediğinizi anlamış olsanız bile muhtemelen kitap bitmiş olur. O kadar ince kitapları var.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Kitaba gelirsek... Kitap ünlü roman yazarı R.'nin bir gün evine geldiğinde bir mektup almasıyla başlıyor. Mektubu gönderenin kim olduğunu bilmiyordur. Bu mektup kitabın isminde de geçen bilinmeyen (meçhul) bir kadından gelmiştir. İşte kitabın ikinci sayfasından itibaren bu kadının acıklı mektubunu okuyorsunuz. Bilinmeyen kadınımız yazar R.'ye çocukluğundan itibaren büyük bir aşka bağlanmıştır. Ama yazarımızın bu durumdan hiç haberi olmamıştır. Ancak yazarımız R. kendisine aşık olan bu kadınla hayatında üç dönemde karşılaşmıştır. Kitabın zevkini kaçırmamak adına mektubun ayrıntılarına girmek istemiyorum ama şunu söyleyebilirim. Mektubu yazan kadın ile yazarımız R. hayatları boyunca üç kere bilinçli karşılaşmalar yaşamıştır. Bunlar kadının çocukluk dönemi, genç kızlık dönemi ve bu kadının hayat kadınlığı yaparak geçindiği dönemlerdir. Bu ipucundan genel akışı tahmin edebilirsiniz. Okuyacağınız mektup gerçekten acıklı bir mektup. Özellikle kadın okuyucular için eminim daha da acıklı olacaktır. Mektupta yani kitapta bir kadının büyük aşkını, bu aşk karşısındaki çaresizliğini ve yalnızlığını göreceksiniz. Bu büyük aşktan yazar R.'nin haberi olmaması durumu daha da acıklı hale getirmiş. İşte bu yüzden kitabın ismi Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.
Bu arada kitabın konusu kısmen Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sına benziyor. Bir ipucu daha size.
Velhasıl kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitap. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
2 yorum
Nur (@bibliophilenur)
Zweig sevdiğim yazarlardan , özellikle hayatı beni çok etkilemişti. Satranç isimli kitabının yazimindan sonra yapılan eziyete dayanamayıp eşiyle intihar etmis. Diğer eserlerini de okumanızı tavsiye ederim .
11.10.18 beğen 1 cevap
okunmuş kütüphane (@okunmuskutuphane)
hazin son gerçekten hazin olmuş. satranç ve bir kadının yaşamından 24 saati de okumuştum ;)
11.10.18 beğen cevap
Okan Cırpac

Okan Cırpac

@gdmh

"Sana, beni asla tanımamış olan sana."
Bu cümlede tüm kitabın özetini bulacaksınız aslında..
Birçok arkadaşımın tavsiyesiydi bu güzel kitap, oturduğum yerde birbirinden farklı duygusal anlar yaşadım sayesinde..

Bir kadın düşünün; aşık, kör ve her şeye rağmen umutlarını hiç yitirmeyen.. Bir kadın düşünün; bilinmeyen, tanınmayan ve hiçbir şartta hatırlanamayan.. Ve bir adam; yakışıklı, zengin, yardımsever ancak karşısındakini bir yabancıdan öte görmeyen, onu hatırlamayı beceremeyen ve onu umursamayan...

Birçoğumuzun bazen dönüp baktığı ve karşısındaki kişiyi bir anlık da olsa tanıdığını düşündüğü o birkaç saniyenin dayanılmaz muamması bu kitapta da yaşansaydı ne olurdu acaba? R., bilinmeyen kadını ya tanısaydı. Bilinçli bir şekilde yaklaşsaydı, gençliğinde günler geçirdiği kadını yıllar sonra tekrar gördüğünde tanıdık bir ifadeyle alsaydı kollarına. Ne olurdu? Yine aynı tutkuyla sever miydi kadın ulaşılmaz olan adama ulaşsa, ya da bir kitap olur muydu bundan, bu kadar severek okur muyduk bizler? Bence okumazdık, hatta kitap dahi olmazdı o zaman..

Bilinmezliğin karşı konulmaz cazibesi etrafımızı sararken, üzüntü ve umutsuzluk da bir yandan yakamızı bırakmıyor ve bu bize kesinlikle çekici geliyor.. Kadının sürekli olarak kullandığı 'Sen beni asla tanımadın' cümlesiyle içimizde oluşan keşke bir kereliğine de olsa tanısaydı hissi kitap boyunca bizi hiç bırakmıyor.

Bazılarına göre bir aşk, bazılarına göreyse bir saplantı olan bu duyguları son sayfaya kadar yaşıyor, biten mektupla birlikte R. ne hissediyorsa aynılarını hissediyorsunuz.. Aynı pişmanlık, aynı merak, aynı hatırlamaya çalışma çabası ve aynı korku.

Ara vermeden, soluksuz okunacak ve her sayfasında bir tane bile boşa yazılmış cümle bulamayacağınız harika bir kitap.. Okumak için tereddüt etmeyin. Yalnızca elinize alıp ilk sayfayı çevirin, sonrasını Zweig'e bırakın..
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi
0 yorum

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - S41

Fakat sen şimdi bana belki de çocuğu nasıl böyle bir lüks içinde yetiştirebildiğimi, ona seçkinlerin dünyasına özgü bu aydınlık ve neşeli hayatı nasıl sağlayabildiğimi soruyorsundur. Sevgilim, sana karanlıkların içinden sesleniyorum; utanç duymuyorum, bunu sana söylemek istiyorum, fakat sakın korkma sevgilim -kendimi sattım. Tam olarak sokak kızı veya fahişe diye nitelendirilenlerden olmadım, ama kendimi sattım. engin erkek arkadaşlarım, zengin sevgililerim oldu; önce ben onları aradım, daha sonra onlar beni aradılar; çünkü - bilmem farkına vardın mı hiç? - çok güzeldim. Kendimi verdiğim her erkek bana bağlanıyordu, hepsi de bana teşekkür ettiler, bana bağlandılar, beni sevdiler -yalnızca sen, evet sevgilim, yalnızca sen beni sevmedin!
Ayşe Yılmaz tarafından eklenmiştir.
rabia kaya

rabia kaya

@rabiaaaa

‘Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.’
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
6 yorum
GÖLGE (@golge3434)
En güzelide bu değilmidir....
03.01.19 beğen cevap
musa06 (@musa006)
Neden korkunç ?
03.01.19 beğen 1 cevap
Murat çalışkan 🌹 (@muratcaliskan721)
Yalnız olmak korkunç değil yalnız olmak iyidir
03.01.19 beğen 1 cevap
sosyopat (@sosyopat35)
vardır yalnızlık tercih olabilir ama okuyacak kitabın yoksa çok korkarım
03.01.19 beğen cevap
Dünyalı

Dünyalı

@dunyaliperizan - Batman

Ölmem sana acı verecek olsaydı eğer, o zaman ölmezdim.
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Gül Rana Soydan

Gül Rana Soydan

@glranasoydan

Zamanla herkesin sende hissettiği bir şeyi ben bilinçaltımda algılamıştım, sen ikili bir hayat yaşıyordun, bir yönüyle aydınlık,tamamen dünyaya açık bir yüzey, öteki yönüyle ise çok karanlık ve sadece senin bildiğin bir yüzey –bu dipsiz derinliklerdeki ikili yapıyı, senin varlığının sırrını ben, yani daha on üç yaşında olan çocuk, sihirli bir çekim gücünün etkisiyle daha ilk bakışta hissetmiştim.
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Beyaz_Gece

Beyaz_Gece

@beyazgece0 - Sakarya

... Ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Emine ARSLAN

Emine ARSLAN

@earslan

Ben senin dokunuşunla kendi gözümde kutsanmıştım: bu durumda kendimi benim için her şey olmuş olan seninle, hayatıma yalnızca şöyle bir değip geçmiş olan başkaları arasında nasıl paylaştırabilirdim?
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
392
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
231
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Okunan En İyi Aşk Kitapları
Bazen gülümseten, bazen ağlatan, bazense imrendiren duygu yüklü aşk hikayeleri, tüm zamanların en iyi aşk kitapları listesind...
127
KİTAP
Başucu Kitaplarım
Hayatımızda yer edinmiş, zaman zaman sayfalarını yeniden karıştırdığımız ve okumaya doyamadığımız başucu kitaplarımızı bu lis...
249
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
11
KİTAP
En Romantik Dünya Aşk Klasikleri
Aşk kitapları klasiklerden okunur. En derin, en romantik klasik aşk kitapları bu listede. Eğer romantizmi iliklerinize kadar ...
Yazan Anne

Yazan Anne

@ozlemergenc

 paylaşım fotoğrafı

Zweig yine konuşturmuş kalemini... Bilinmeyen kadın kadar sevebilir miyim birini,tutkuyla bağlanabilir miyim,böylesine fedakar olabilir miyim? 
Aslında hiç sanmıyorum. Bu çok geniş bir yürek ister kendinden daha fazla sevmek başka birini... Tek başına da değil üstelik bir çocuğu da kendi hayatıma ortak ederek. 
Babasını hiç tanımadan ergenlik günlerini görene kadar... Tek başına verilebilecek bir karar mıdır? 
Bir oturuşta bitirebileceğiniz ve bazı şeyleri de sorgulayabileceğiniz bir kitap arıyorsanız mutlaka okumalısınız. .
.
.
#okuyankadınlarkulubu #okudumbitti #bookstagramturkey #stefanzweig #bilinmeyenbirkadınınmektubu
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 9 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Simge TASAR

Simge TASAR

@simgetasar - İstanbul

 paylaşım fotoğrafı
‘’ Sana beni asla tanımamış sana. ‘’

Sanırım bu zamana kadar okuduğum kitapların arasında en duygu yüklü, beni derinden etkileyen nadir kitaplardan biriydi.

Platonik bir aşkın yarattığı tutku, acı, saplantı...

Gönlümde taht kurdun, Stefan Zweig 🍂
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
9 yorum
Özlem Gülmez (@ozlemgulmez)
Bitirdiğimde diğer kitaplarının tersine düşünüp, yorum dahi yapamadım. Sadece büyük bir boşluk ve acı hissettim...Harika bir kitap!
06.06.19 beğen 2 cevap
Ahmet (@ahmet660)
Siz sigara mı içiyorsunuz winston blu kısa markalı sigara
06.06.19 beğen cevap
tolga taç (@tolgatac)
Sevdiğim kıza almayı düşünüyorum önerir misiniz? Böyle bir kitabı benim almam saçma mı olur
06.06.19 beğen cevap
nzlkrblt

nzlkrblt

@saturndengelen - Ankara

 paylaşım fotoğrafı
Uzun zamandır bu anı bekliyordum 😊
Ve doğru, bir kadının hisleri her şeyi bilir, bazen can acıtsa da.
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
21 yorum
co-ex (@coexistanbul)
Ah bu kadinlarin ustunluk kompleksi :)
25.03.19 beğen 1 cevap
Reşat (@resatdemirbilekli)
Kitaptaki gibi bir kadın var mı gerçekten
25.03.19 beğen cevap
Batuuu (@batuuu)
kitapta kadının yaptığı bir çeşit saplantı
25.03.19 beğen cevap
✨UrsaMajor✨

✨UrsaMajor✨

@elifbirkadin - İstanbul

 paylaşım fotoğrafı
Bazı duyguları anlatmak için çok fazla sayfalara gerek olmadığının ıspatı....
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
10 yorum
Fulya (@fulya751)
Stefan zweig’ın okuduğum ilk kitabı.Ve arkası çorap söküğü gibi geliyor:)
24.02.19 beğen 1 cevap
Alyoşa (@alyosafiyodorovic)
Nasıl bir aşk
insana bütün bunları yaptırabilir!
24.02.19 beğen 1 cevap
Kapgann (@kapgann)
okuduktan sonraki iki- üç gün boyunca göğsüne bişey oturur nefesi zorlaştırır işte öyle oldu aklımda mektuplar sözler acılar her fırsatta aklıma geliyor ve huzunlendiriyordu. Doğum anında betimlenen manzara ve hisler unutamadığım kısmı
24.02.19 beğen 2 cevap
Mâverâ م

Mâverâ م

@uzletgahm

 paylaşım fotoğrafı
Merhaba,
ilk paylaşım ile karşınızdayım.
Herkese keyifli okumalar dilerim.
ataç ikon Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum