up
ara
‹ Çavdar Tarlasında Çocuklar

Çavdar Tarlasında Çocuklar Kitap İncelemeleri

İremss

İremss

@iremseydaa

bu kitabı daha önce duydum diye aldım ve okudum. kitabın ilk yarısı beni çok etkilemesede son kısımları beğendim .kitabın basimi sonrası olanlar ve yazarın hayatı daha ilgi çekici .kitaptaki Ana karakterin yazarın kendi küçüklüğünü düşünerek yazdığı söyleniyor .kitaba şöhreti için bir şans verebilir ve okuyabilirsiniz.
0 beğen · 0 yorum
PİP!

PİP!

@nusretk

ÇTÇ - Taksi
Çavdar Tarlasında Çocuklar

Bir ergenin geçmişinde yaşadığı şeylerden bahsediyor ve yaşayacağı 1 haftayı ele alıyor. Ailesiyle anlaşamayan bir çocuk olan Holden

Kendinden yola çıkıp ergenlik dönemi kız/erkek bireyleri konu alan, kitabımız güzel akıcı bir dille yazılmış en azından bana göre.

Bu kitap özellikle genç çocuklarımızın okuyup Batı’yı bu yönde tasvir etmelerini istemem. Lakin gençlerimiz Batı’yı neden ele alıyor ve nasıl ele alıyor; bilindik şeyler.

Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim...

Yapmadan önce düşünülmesi gereken bir yaşam sunmuş iken, Tanrı. Düşünmeden önce zamank harcamayalım.

Wilhelm Stekel
“Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.”

Kitabın son cümlesi;
“Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra...”
5 beğen · 1 yorum
PİP! (@nusretk)
Ben Doğu felsefesini, Batı’nınkinden daha doyurucu buluyorum.
29.12.18 beğen 2 cevap
lila

lila

@nenuphar

"Kimse yok. Bir ben varım, bir de kendim."
Kitabın anlatıcısı Holden lise öğrencisi, derslerinde başarılı olamayınca okuldan atılıyor, eve dönüş esnasındaki birkaç gününü anlatıyor. Kitabın isminde olduğu gibi kırsal bir alandaki çocuklarla ilgili değil ben de birçokları gibi o yanılgıya düştüm.

Yaprak Fırtınası’ndan sonra okumaya başlamıştım, ilk anda Amerikan filmlerindeki diyaloglara benzer anlatımla karşılaşınca kitaba uyum sağlamakta zorlandım, ilk sayfalar böyle gitti. Ancak Holden’in gözüyle olaylara bakmaya başlayınca ve öylesine söylediği basit cümlelerdeki hayata dair anlamlar kitaba olan ilgimi arttırdı.

Holden duygulu, insanların basit davranışlarından karakterlerini yorumlayabilen, kardeşinin ölümünü unutamamış ve ona ait bir anının pişmanlığını içinde yaşatan, her genç gibi kızlarla ilgili problemleri olan ancak ilişkilerinde bencil olmayan anlayışlı biri diyebilirim. Bazen çıkarları doğrultusunda küçük sapmalar olabiliyor. Küçük kız kardeşiyle olan ilişkisi çok iyi. Öğretmenleri, arkadaşları, kızlarla, toplumla olan ilişkilerinde tanık olduğu sahtelik onu çok rahatsız ediyor, öğretmeninin verdiği öğüdü pek uygulayamıyor yani oyunu kurallarına göre oynayamıyor, okulda başarılı olamamasının altında yatan en önemli neden bu.

Topluma uyum sağlayamayan insanların dışlanması, psikolojik olarak rahatsız olarak görülmesi, toplumun olumsuz etkilerinin gözardı edilmesi sıkça rastladığımız bir durumdur. İnsanları güçsüz, sağlıksız yaftası yapıştırıp onların uçurumdan yuvarlanmalarına aldırış etmediğimiz gibi acımasızca da suçlayıp kendimizi aklarız.

Kitabın adının esinlenildiği küçük bölümde kız kardeşi Holden’e ne olmak istediğini soruyor. O ne avukat ne de bilim adamı olamayacağını sadece çavdar tarlasında binlerce çocuğun nereye koşturduğuna bakmadan uçuruma yaklaşan çocukları yakalamak istiyor, belki de büyüklerin acımasızca ittiği çocukları.

Holden’i sanki yolculuk esnasında yan koltukta oturan yol arkadaşı gibi düşünebilirsiniz, çok geveze, esprili ve hızlı konuşup kafa şişiren. Bazen kopup gittiğiniz anlar olsa da bir şekilde sizi yine kendisini dinletmeye başlıyor.

Değişiklik yapıp farklı bir tarzda kitap okumak isteyenlerin hoşuna gidebilir, kesinlikle boş bir kitap değil.

“Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim. Biliyorum, bu çılgın bir şey.”
ataç ikon Çavdar Tarlasında Çocuklar
kitaba puan vermedi
16 beğen · 2 yorum
Cemile (@guher)
Güzel inceleme olmuş, emeğinize sağlık.
29.12.18 beğen 2 cevap
Barış Altınbıçak

Barış Altınbıçak

@barisaltinbicak

Sürükleyici bir konusu yok ama üslubuyla sürüklüyor :)
'Otomatik Portakal' kitabını okuyanlar bu jargonlu üsluba aşinadır. Ama bu kitap biraz daha hafifletilmiş jargon ile karşımıza çıkıyor.

Yazar, Holden Caulfield karakterinin okul ile bağını kopardıktan sonra üç gün boyunca yaşadıklarını karakterin kendi ağzından keyifli bir üslupla okuyucuya sunmuş. Sürükleyici bir konusu olmadığını kabul etmeliyim ama yine de sonu nereye bağlanacak diye merakım canlı kaldı.

Ana karakterimiz Holden Caulfield kendi içerisinde sürekli çelişkiler yaşamaktadır, özellikle hoşlandığı kız Jane'i arayıp aramama konusunda tereddütün dibine vuruyor. Toplumsal eleştirilerini, ortaya koyduğu harika aforizmalarla insanların yüzüne tokat gibi çarpıyor. Tabi anlayana.. Sahteliğe hiç tahammülü yok. Bu durumları, sürekli en küçük şeye bile üzüldüğünü söyleyerek dile getiriyor ve düşündürürken tebessüm ettiriyor.

Kitabı okudukça Holden gibi bir arkadaşınız olmasını istediğinizi fark edeceksiniz.

Bu kitabın ismini çok sık duyuyordum fakat yazarın ismine kitabı aldığımda ilk kez rastladım. Sanırım ilk ve tek romanı. İlk romanı olmasına rağmen başarılı ve tüm nefretini bir romanda kustuğu için başka bir kitap yazma ihtiyacı hissetmemiş olabilir :)
2 beğen · 0 yorum
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

DİKKAT!!! BU İNCELEME ESER MİKTARDA KÜFÜR ve ARGO İÇERİR. LÜTFEN ÇOCUKLARINIZI EKRAN BAŞINDAN ALINIZ!!! (+18)
Bu okulu hiç sevmiyorum. Hatta okulun alayı mallarla dolu. Gerçi ben okumayı da sevmiyorum. Okul okumayı tabi ki. Okulun bok gibi yurdunda kalıyorum. Oda arkadaşım var bir de. Salağın adı yok. Daha doğrusu var da ne önemi var. Sonuçta o bir salak. Siz ona salak diyebilirsiniz. Ben öyle diyorum.
Okuldan atıldım lan bugün. Şimdi ne halt edecez bilmiyorum valla. Anama ne diyecem. Pederi düşünmüyorum bile. Salla gitsin ya. Aziziye'nin(Konya'da bir cami) oradaki çay ocağına gideyim bari. Herifçioğlu közde çay yapıyor. Yanına bir de simit. Tamamdır, karnımızı doyurduk işte. Herifçioğlu dediğim cingenoğlu(çingene)
Bugün eve gidemem. Bari gazino yapalım biraz. Muhacir Pazarı'ndaki(Konya'da bir semt) gazinolara gittim. Ulan sabaha kadar konsomatris bütün paramı çırptı be. Para da kalmadı. Bari Rıza abinin dükkanına gideyim. Gitmez olaydım. Lavaboda bu Rıza abi saçlarımı okşamasın mı? Hemen fırttım. Ne demişler, zaman kötü kolla götü....
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com

Şimdi inceleme sırası...
Diyeceksiniz ki bu yukarıdaki saçma sapan şey de ne. İşte size Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabının kısa bir özeti. Bu hikayedeki olayların aynısı ya da bir benzerini kitapta okuyacaksınız zaten. Kitap, ergen bir çocuğun okuldan atılışını ve yaşadığı maceralardan sonra bir daha dönmek istemediği evine geri dönüşünü anlatıyor. Yalnız oldukça arabesk bir anlatım ve hikaye ile. Kimse kusura bakmasın yok argolu bir dili varmış, yok küfürler olabilirmiş... Geçelim bunları bir kalem dostlarım. Görüyorsunuz her şey orada, görüyorsunuz.
Yukarıdaki hikaye ne kadar arabeskse bu kitap da o kadar arabesk. Amerikan arabeski işte. Arabesk hayat her yerde aynı işte.
Aslında bu bir kitaptan ziyade bir film olabilirmiş. Ha. bu arada bu kitabı bitirdim. Sıkıldım mı? Evet. Ama çok çok da değil. Bu kitap ne kattı bana? Koca bir hiç. Okumalı mısınız? Elinizde başka kitap yoksa boş durmaktan iyidir. Çok kitabınız varsa bu kitabı okumak tam bir zaman kaybı. Bir şey daha... Kitapta argo ve küfür mevcut. Bu yüzden benim kısacık metnimdeki küfür ve argolar sizi rahatsız etmesin. Her şey edebiyat için sonuçta değil mi? İyi okumalar.
Bu arada kitaptan galiba alıntı yapacak hiçbir cümle bulamadım. Evet, evet.. Bulamadım.
İncelemeyle alakalı fotoğraf ve videolar için blogumu ziyaret edin.

https://okunmuskutuphane.blogspot.com.tr/...lar-jd-salinger.html
9 beğen · 7 yorum
Sercan özel (@livefreediehappy)
Tam anlamıyla duygularıma tercüman olmuş bir inceleme.
25.10.18 beğen 1 cevap
göl degil deniz (@goldegildeniz)
[silindi]
25.10.18 beğen cevap
göl degil deniz (@goldegildeniz)
Gelecek nesıllerı yetiştımer ıcın ne guzel bır kıtap degıl mı .ıtına ıle secılmıs ıtına ıle cevrılmıs ...hersey gelecek nesıller ıcın..
25.10.18 beğen 1 cevap
Tam Bağımsız Proton (@tambagimsizproton)
En çok alıntılanan cümlesi sanırım şudur: Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.
25.10.18 beğen 1 cevap
Mustafa

Mustafa

@mustafac

Bir Noel sürecinde başından geçen olayları çocuksu körpeliğiyle gözümüzün önünden akıp geçen bir film şeridi tadında bize anlatan hikaye kitabı.

Okurken çok zevk aldığımı söylemeliyim. Özellikle türkçe dublaj film seyreder gibi hissettim çoğu zaman. Ne anlattığının çok önemi yok. Tabi bunu söylerken hakikaten vurucu noktaları olduğunu da belirteyim.Hepimizin hayatının belli dönemlerinde böyle şeyler hissettiren kişilerle karşılaşmışızdır. O yüzden kendinizden bazı parçalar bulabiliyorsunuz. Okuyunca hoşunuza gidecek sıcacık bir hikaye.
ataç ikon Çavdar Tarlasında Çocuklar
kitaba puan vermedi
1 beğen · 2 yorum
miraç akgöğ (@miracakgog)
Nedense bu kitap hakkında yapılan bu tarz yorumlara katılmıyorum. Bizim çocukluğumuz mu farklı geçti anlamıyorum. Sıcak bir hikaye bulamadım ben bu kitapta. Biz ailemize bağlıydık,arkadaş canlısıydık. Öyle her insandan nefret etmezdik.
07.10.18 beğen 1 cevap
Mustafa (@mustafac)
Sizin çocukluğunuzu bilmiyorum ama benim çocukluğumda da katlanmak zorunda kaldığım tipler vardı. Sadece karşılaştığı kişilerle ilgili de değil aslında kendiyle ilgili hissettiği şeylerde de kendimden bazı parçalar bulduğumu eklemeyi unutmuşum.
07.10.18 beğen cevap
Melisaholmes

Melisaholmes

@direncmelisa

Daha 60.sayfaya yeni geldim ama kitap gerçekten çok güzel.Bir ergenin günlük yaşantısında ki iç sesini dile getiriyor.Kitaba öyle bir dalıyorum ki komik-aksiyon içeren yerlerde,sanki bende ordaymışım gibi gülüyorum,iğreniyorum,sinirleniyorum.Holden’a bakınca kendimi görüyorum
4 beğen · 0 yorum
Fatih Karaman

Fatih Karaman

@gezenotelci

Çocukluğa övgü
#gezenotelciyleoku
???
?J. D. Salinger tarafından kaleme alınan Çavdar Tarlasında Çocuklar, 1951 yılında ABD’de yayınlandı.
? Salinger’in zaman içerisinde kült bir eser haline dönüşen romanı tüm zamanların en çok okunan kitapları arasında yer aldı. Ve hala aynı ilgiyle ve merakla okunmaya devam ediyor.
? Uslanmaz çocuk HOLDEN'in çocukluğundan bir kesitin anlatıldığı romanda herkes kendisinden bir okul anısı bulabilir.
? #KitabınEnGüzelYeri
“…Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta-yetişkin hiç kimse yani- benden başka.
Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum.
Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum.
Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum.
Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim.
Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim.
Biliyorum, bu çılgın bir şey.’”
???
#jdsalinger #çavdartarlasındaçocuklar #yapıkrediyayınları #coşkunyerli #thecatcherintherye
8 beğen · 0 yorum
Red Red

Red Red

@khaos

Sahtekar dünyaya bir tokat ...
Salinger, insanın en eksik yanını yetişkinliğin arifesinde ki bir delikanlının gözünden işaretliyor belki. Tüm ilişkilerinde kişisel çıkarları doğrultusunda hareket eden, beğeni, saygınlık, para, birini birşeyi sahiplenme beklentisi içinde yuvarlanan ve sadece kendi dünyalarında yaşayan gaflet içindeki toplumun iki yüzlülüğünü çok genç yaşta görmeyi başaran Holden... Dualarında bile sahtekarlık yapan insanlardan uzaklaşma isteği. İnzivada bir dağ evi hayali ya da uçurumun kenarında bekleyip çavdar tarlasında tüm bu yalanlardan uzakta gözleri bağlı oynayan çocukları tam düşerken yakalayan biri olma isteği. Karşılığında bir ödül beklemeden, gösterişsiz, çıkarsız, saf, katıksız bir hayâl. Herşeyden nefret ediyorum diyen birine "Sevdiğin tek bir şey yok mu?" derken, size hiç bir faydası olmayacak bir çocuğa "şu an burada senin yanında olmak" diyebilmek. Onun atlıkarınca üzerindeki anadan üryan mutluluğunu izlerken mutlu olabilmek. Belki de adına umut deriz bunun bilemiyorum. Dikkatlice incelenirse daha çok detay çıkar bu kitaptan, ne diyeyim, beklentiniz kurgu ise okumayın, eleştirel bir tutuma sahipseniz okuyun. Ama bence okuyun, okuyun dedim, okuyun, okuyun yahu, ölmezsiniz. :)
ataç ikon Çavdar Tarlasında Çocuklar
kitaba puan vermedi
15 beğen · 0 yorum
aslı seloğlu

aslı seloğlu

@asliseloglu

Benim için bir kitabı iyi yapan iki şey var; biri kitaptaki karakterlerle bütünleşme derecemin yüksekliği, ikincisi ise kitaptan edindiğim bir bilgi var mı ya da kitap hiç düşünmediğim şeyleri düşünmeye sevk etti mi sorularının cevabının evet olması. Yani ya eski bir deneyimi hatırlatmalı ya da yeni bir kapı açmalı. Açıkçası bu kitapta bu ikisini de pek bulamadım. Belki de daha önce bu tarz sorgulayıcı tip kitapları okumuş olduğum için konu beni pek vurmadı.
Ve şimdiye kadar okuduklarımla bir yargıya varacak olursam, genel olarak hayata yönelik sorgulamalar açısından doğu felsefesini batıya göre daha başarılı buluyorum. Öyle her şeye küfür edip, münzevimsi olduğunu iddia eden ama o olgunluğa asla erişemeyen bir kafayla, meselenin özü kaçıyor benim şahsi fikrimce.

Geçen sene okuduğum Otomatik Portakal'ınkine benzer bir anlatım dili var. İçerik olarak da Otomatik Portakal'ın biraz daha derli toplu hali diyebilirim,- tabi kitabı hatırladığım kadarıyla bunu söylüyorum.- Çok fazlaca "felaket" kelimesi kullanılmış. Üstelik sıfat olarak. Bu hep garibime gitmiştir; özellikle de çok güzel bir şeyi anlatmak için "felaket güzel" gibi tabirler kullanmak..

Zannederim ki herkesin aklından geçen türde eleştiriler var kitapta. Yalnız bunu derli toplu anlatmamış yazar. Hatta kitapta da Holden'ın "bir ordan bir burdan" konuştuğu belirtilmiş. Ama zamanında adından çok söz ettirmiş bir eser. Hatta devam kitabı da istenmiş, fakat yazar yazmak istememiş. Ben de okurken devamı olsun istedim, ama çok beğendiğim için değil. Bu; herkesin lise döneminde yaşayabileceği iç sıkıntılarının, üniversite kafasıyla nasıl aşılabileceğinin yazılmasını istediğimden. Kitapta da buna bir gönderme var; yaşla ve eğitimle beraber zihnin derinliğinin keşfedilmesi hadisesi. En çok orayı beğendim zaten. O zaman burayı tamamlayan bir alıntıyla bitirelim. Holden'ın öğretmeni diyor ki: "Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir. Olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir."
16 beğen · 0 yorum
Nurda

Nurda

@ztrknrd

Romanın kahramanı zengin bir ailenin bana göre 'şımarık' ama samimiyetin peşinde olan çocuğu. Etrafındaki yapmacık insanlara, olaylara, tavırlara tahammülü yok bu nedenle bulunduğu okularda tutunamıyor ve kolayına gelen seçeneği- başarısız olup okuldan atılmayı- seçiyor. En çok iletişim kur
duğu hatta gerçek anlamda iletişim kurabildiği tek kişi küçük kız kardeşi. Bu durumun da en önemli sebebi kardeşinin masumluğu ve samimiyeti olsa gerek. Küçük kardeşine olan bu düşkünlüğüne rağmen artık Hollywood' a yerleşecek kadar ünlenmiş bir yazar olan abisinin adını ise başharfleri dışında vermeyi tercih etmiyor kahraman. Bunun sebebi de yine zengin veya ünlü fakat samimi olmayan bir çevreye dahil olması abisinin.

Ancak benim de hayatımda en değer verdiğim şeylerin başında samimiyet olmasına, samimi insanları sevmeme rağmen roman kahramanımıza pek ısınamadım. Roman boyunca etrafındaki insanlara dair düşünceleri ve onları ifade ediş şekli beni rahatsız etti. Herkeste yadırgayacak bir nokta bulması ve sürekli insanları yargılıyor olması normal hayatta da beni fazlasıyla rahatsız eden salaş, üsten gelen, alaycı, insanlara önemsemeyen üslupla da birleşince benim için çok da değerli olmayan bir kitap haline geldi. Ayrıca hikayesinin de çok yavan buldum ve yazarın üslubunun edebi bir tarafının da oldmadığını düşünüyorum. İsminin gereksiz yere ünlendiğini ve abartılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Aynı zamanda kullanılan bu üslûp vasıtasıyla oldukça akıcı bir kitap olmasına rağmen çoğu zaman yarım bırakmak istesem de kitapları yarım bırakmayı çok sevmediğimden internette yapılan yorumlara bakarak "kaçırdığım önemli noktalar mı var?" diyerek devam ettim.

Yine de sizlere önerir miyim? Bence her kitap okunmalı ve belki de en önemlisi bana göre kitapları bizim için değerli kılan kendimizi kitaplarda ne kadar bulduğumuz. Belki sizin kendinizden bir şeyleri bulabileceşiniz bir kitap olacaktır.
ataç ikon Çavdar Tarlasında Çocuklar
kitaba puan vermedi
6 beğen · 0 yorum
Ab-ı Hayat

Ab-ı Hayat

@meryemztop

Zamanınızı bu kitapla boşa harcamayın derim
4 beğen · 0 yorum
Müzeyem Adem

Müzeyem Adem

@conquerorssultan

Malesef ben bu kitabı bayıla bayıla okuyanlar kervanına katılamayacağım. Okuma zamanını mı tutturamadım bilemiyorum ama elimde süründü neredeyse.
Bir ergenin hayatına dahil oluyorsunuz. Onun korkularına, bazen tahammülsüzlüğüne, kendi yerini arayışına.
Anlatım olsun, olaylar olsun beni sarmadı pek. Okudum okumasına ama okumasam da olurdu.
6 beğen · 0 yorum
Kitap Dostuyum

Kitap Dostuyum

@kitapdostuyum

Jerome David Salinger'in dünya edebiyatında yerini almayı başaran "Çavdar Tarlasında Çocuklar" romanını beğenerek okudum. Roman derken öyle yaşanmışlıkları anlatan alışılagelen bir romandan farklı hisleri anlatan çok güzel bir romandan bahsediyorum. Özellikle son bitiş kısmını içim burkularak farklı duygular içerisinde okudum. "Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra." Kendi hislerinizle yüzleşmek istiyorsanız buyurun okuyun!..
7 beğen · 0 yorum
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek

Kitabı elime aldığımda ilk yaptığım kapağı ve en arkadaki kitap hakkındaki özeti okumak olur. Bu kitapta bir özet bulamadım ve bu kitaba karşı olan merakımı artırdı. Eser de henüz 17 yaşında olan Holden Caulfield'in okuldan atılmasıyla başlayan bir serüven Holden'nın kendi anlatımıyla aktarılıyor. Holden gittiği son okulda da ingilizce dışındaki diğer tüm derslerden kalınca okuldan atılır. Fakat Holden'ın bu derslerden kalma sebebi zeka yetersizliği değil. Gittiği her okulda karşısına çıkan insanların sahteliklerinden, olduklarından daha fazla zekiymiş gibi görünmelerinden sıkılması. Kendisi saf, samimi,doğal insan arayışı içindedir. Karşılaştığı insanlarda bunu göremeyince bulunduğu hiç bir yere kendini ait hissedemeyişi onun okuldaki derslerinden kalma sebebi oluyor. Aslında etrafımızda o kadar çok sahte insan var ki... Kitabı okuyunca bu gibi insanlarla her daim karşılaştığımızı ama görmemezlikten geldiğimizi farkettim. Yer yer tekrarlara başvurulmuş olsada , okuduğunuz cümlelerde kendinizi bulacağınız çok yer var. Kendimi bulabildiğim eserleri daha çok seviyorum ve sanırım buda onlardan biri oldu. Kitap hakkında hep aynı eleştiri yapılmış, ergen bir çocuğun saçmalıkları. Çok rahatsız edici bir cümle. Bu yüzden her kitabı herkesin okuması taraftarı değilim. Kendini bulmaya çalışmak, hepimizin yaptığı şey bu aslında ve Holden kendini bulmaya çalıştığı süreci bizimle paylaşmış.
Çeviri hususunda biraz tereddütlerim oldu aslında, bazı cümleler tercüme sırasında üstü kapatılarak yansıtılmış ya da argo kelimeler olabildiğince törpülenerek aktarılmış olabilir. Bazı cümlelerde bu yüzden fazlaca tekrar ve cümle düşüklükleri mevcut. Fakat bu kitabı okumanıza engel değil. Ben keyif alarak okudum, sizde eğer bir kitabı gerçekten yazar ile konusup onun dünyasında dolaşmak isteyerek okursanız her kitaptan keyif alabilirsiniz.
7 beğen · 0 yorum
/ 9