up
ara

Çavdar Tarlasında Çocuklar Kitap İncelemeleri

Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa - Bursa

Salinger' ın ilk ve tek romanı bu kitap. Gerçi ben Franny ve Zooey kitabının da roman olarak değerlendirilmesi taraftarıyım. Ya da her iki kitaba da novella(uzun öykü) diyebiliriz. Üslübüna hayranım öyle ki daha ilk birkaç cümlede ''budur be'' dedirtmişti bana.

Dilimize Can Yayınları tarafından Gönülçelen ismiyle çevrilen kitabın yayıneviyle birlikte çevirmeni ve adı da değişti. YKY' den çıkan baskıda kitabın adı Çavdar Tarlasında Çocuklar oldu. İki ismi de çok severim.

Yatılı okuldan atılan -muhtemelen zengin- bir veledin eve dönüş hikayesi bu. Hikayede çok bir numara yok zaten, ama üslup bambaşka. Bir ergenin -ki rocker ergen kızlar(17-20 arası) hep favorim olmuştur- hayatı, insanları yorumlayışını okuyorsunuz.

Tabii sanmayın ki ergen diyerek karakteri aşağılıyorum. Aksine Holden fazlasıyla övgüye değer bir karakter. Bu adamı ergen bunalımı bunlar ya diye yorumlayan ebeveynler gördükçe o ergenlerin nasıl olup da birer seri katile dönüşmediklerine gerçekten şaşıyorum. Bir ailenin çocuğunu anlayamadığı dönem normal bir dönemdir ama anlamadığı halde anladığını sandığı dönem, işte tehlikeli olan odur. Holden' ın söyleyecek bir şeyleri var, ve söyleyecek şeyi olduğunu iddia eden, bu yüzden dinlenilmeyi bekleyen onca 'olgun' insandan çok daha ciddi şeyler söylüyor Holden. Ve bunu Salinger' ın benzersiz sıradışı üslubuyla yapıyor/yaşıyor.

Salinger, kitabı 2. Dünya Savaşı sırasında yazıyor. Yakın zaman önce vizyona giren Rebel in the Rye(Çavdar Tarlasındaki Asi) filminden ögrendiğimize göre yazarın arkadaşı ve daha önce öykülerini yayımlayan editörü White Burnett, Salinger' ın kısa öykülerinden birinin kahramanı olan Holden' ın bir romanı hak ettiği konusunda Salinger' a fazlasıyla ısrar ediyor. O ısrar ve cesaret verici sözlerin kitabın yaratımında ciddi bir katkısı var filme göre.

Kitap çok beğeniliyor, birçok genci etkisi altına alıyor hatta kitaptaki karakterin aslında kendisini anlattığını(!) iddia edenler çıkıyor ortaya. Tabii çeviri de muhtemelen kayboluyor olsa da fazlasıyla argo dili sebebiyle sansüre ve yasaklara maruz kalıyor.

Salinger benim dürüst yazarlar kategorime dahil bir adam. Vıcık vıcık, içi boş sevgi cümlelerine, edebi bir kriter sanılan anlamsız benzetmelere zerre yer yok Salinger' da; sorgulama var, çırılçıplak bir gerçeklik var... haliyle mecburen de sert oluyor böyle olunca. Sert bir yazar Salinger ve sert bir kitap bu kitap ama aynı zamanda da komik. Hani neden bu kadar önemli bu kitap diye düşündüğümde bu üç unsuru veriyorum kendime cevap olarak; çok gerçek, çok sert ama aynı zamanda komik.

Popüler kültürde de yer buluyor kendisine. Mel Gibson' ın başrolde yer aldığı Conspiracy Theory (Komplo Teorisi) filminde karakter gördüğü her kitapçıdan bu kitabı alıyor. Rivayet odur ki John Lennon' u öldüren Mark David Chapman' ın cebinden de bu kitap çıkmış. Yine Teoman' ın Gönülçelen isimli şarkısı da kitaptan bir esinlenme.

John Lennon' u öldüren Mark David Chapman' ın cebinden bu kitabın çıktığı rivayet olunur. Şu ana adını hatırlayamadığım bir Mel Gibson filminde de geçer bu kitap. Eğer ''tüh sana o diziyi mi izliyorsun'' demeyecekseniz, Güneşi Beklerken isimli dizinin de bir sahnesinde elemanın bir bu kitabı okuyordu.
0 yorum