up
ara

Clarissa

Clarissa Konusu ve Özeti

Clarissa
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy kitabının da yazarı Stefan Zweig tarafından kaleme alınan Clarissa kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Can Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9789750711961 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Clarissa isimli kitap 184 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Gülperi Sert, Serpil Yalçın çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Stefan Zweig Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Clarissa kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Gülperi Sert, Serpil Yalçın
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750711961
Sayfa: 184 sayfa Basım Tarihi: 1970
Edebiyat tarihinin büyük isimlerinden Stefan Zweig, gözlemleri ve acı dolu geleceği öngören duyarlılığıyla 20. yüzyıl Avrupasına damgasını vurmuş bir aydındı."Şimdi başka bir yüzyıldan ya da başka bir ulustan geliyormuş gibi kendini tecrit etmek mümkün değildir. İnsan zorla tarafsız kalamaz. Savaş ile ilgili normal ve insancıl bir görüşe sahip olabilmek için tek bir olasılık vardır: savaşın farkında olmak ve savaşı, kendileri asla cephede bulunmamış savaş çığırtkanlarından dinlememek. Bunun dışındaki her şey kendini kandırmak, kendini aldatmak, soyut şeylerle kendini uyuşturmak ve kendinden geçmek anlamına gelir."Ölmeden önce üzerinde çalıştığı son kitabı Clarissa, Zweig'ın sözleriyle, "Bir kadının yaşadıklarından hareketle, 1902'den savaşın patlak vermesine kadar geçen süre içinde dünyanın anlatıldığı roman"dır. Zweig, Avusturyalı bir subayın kızı Clarissa Schuhmeister'in hayatını anlatırken, Birinci Dünya Savaşı'nın gerek Avusturya ve Orta Avrupa kültürü, gerek bireyler üzerindeki etkisini gözler önüne serer. Clarissa, yazarının 1942'deki intiharıyla yarım kalmış, ancak 39 yıl sonra 1981'de gün ışığına çıkarılan metni Zweig'ın yayıncısı Knut Beck tamamlamıştı.
Mehmet

Mehmet

@yoldas

Annesini küçük yaşlarda kaybetmiş subay bir babanın kızıdır Clarissa. Kaba disiplinli bir manastır ile sert ve otoriter bir babanın kuralları arasına sıkışmış kendisi olamayan bir çocuktur. Herkese saygılı ve mesafeli tutumu bana kalırsa kendi tercihi değildir. Öyle ki babasına sarılmanın, okşanmanın, sevilmenin bile özlemini çekerken bir çocuğun etrafındaki insanlarla kendi arasına en doğal şeylerde bile mesafe koyması, ürkmesi, tedirginliği, her gününü nasıl yaşayacağını başkalarının belirlemesinin bir sonucudur. Kendi içinde, dışa dönük kabukları kırmayı manastırdan çıktıktan sonra az da olsa başarabilen Clarissa'nın en büyük şansı daha sonraki dönemlerde ise şanssızlığı olacak aşkıdır. Clarissa aşık olmuştur. Dünümüze, bugünümüze ve yarınımıza etkisi olacak bir savaşın gölgesinde kalan trajediler silsilesi bir çok şeyi mahvettiği gibi bu aşka da etkisi olacaktır.


Heınrıch Böll 'ün Babasız Evler Kitabının çevirmeni Ahmet Cemal
şöyle der; '' İnsan, savaşın da hem yaratıcısı, hem kurbanıdır, çünkü savaşı önleyecek hiç bir eylem gerçekleştirmemiş, ama savaş sonrasının acılarına neden arar olmuştur. '' Savaş sonrası acılar. İnanın bu acıları sadece bizler yaşamıyoruz. Öldürülen bir Rus askerinin, bir Fransız, bir Alman, bir Bulgar askerinin de bir annesi, babası ve çocukları olduğu gerçeğini anlayabilmek için tarihçilerden ve ağzı lağım çukuru olmuş siyasilerin saçtığı nefret ve bunları pompalayan ana akım medyaya kulakları tıkayıp önce edebiyata baş vurmak gerektiğine inanırım. ''Savaş ile ilgili normal ve insancıl bir görüşe sahip olmanın tek bir yolu vardır: Savaşın farkında olmak ve savaşı kendileri asla cephede bulunmamış savaş çığırtkanlarından dinlememek. '' Bu savaş çığırtkanlığı yapanların pompaladığı kaba milliyetçilik, şovenizm, içi boşaltılmış ve ideolojik olarak zehirlenmiş vatanseverlik, göklerde dalagalanan bayraklara yüklenmiş ırkçı ve ötekileştirici gerçekleri görmek zor olmasa gerek. Bu gerçeklerin ifşa edilmesinin bile hainlikle eş değer tutulması resmi devlet ideolojilerinin bir sonucudur. Bunun farkına varan doktorun söylediği gibi; '' Benim için yasalar yok, devlet anlamına gelen her şey benim için bitmiştir. '' Bu zehirli tohumların henüz doğmamış çocukların yüreğine ekilmesi o çocukların geleceğini mahvetmekten başka hiçbir şeye yaramayacaktır. Oysa farklılıklar hiç kimse için bir tehdit değildir. Bir ülke için tehdit olan tek gerçek farklılıklar ile birlikte yaşamayı tehdit olarak görme gerçeğidir. İktidarlar bunlardan beslenebilir. Çünkü onların cephede hiç kimseleri yoktur.


İnsanlığın karaborsaya düştüğü bu devirde savaşların bir sonuç olmadığını görmemek için artık kör olmak gerekir. Eğer bir gün savaşmak zorunda kalırsam, gerek iç gerek dış savaşları var eden sebeplere karşı savaşırım. Savaşsız bir dünya için savaşmalıyız sloganıyla acılarımızı ortaklaştırmalıyız. ( yine bir savaş ! )

Biz insanoğlu kurulan cümlelerin derin anlamlarında saklı edebi tattan ziyade, basit ama dramatize edilmiş cümleleri seçerek kolaya kaçıyoruz. Clarissa'dan ziyade yan karakterlerin anlatımlarını daha etkili buldum. Zaten yan karakterlere ayrı bir ilgim olmuştur okuduğum kitaplarda. Zweig'in dramatize etmeden anlatması Clarissa'nın soğuk mizahıyla bayağı bir örtüşüyor. Acaba kitap Zweig tarafından tamamlansaydı böyle biter miydi diye düşünmeden edemedim. Zweig'in okuyucu yüreğinin en derin yerinden yakaladığı ve kitap bitene kadar asla bırakmadığı bir gücü vardır. Bu eserinde o gücü bulamadım. Bunu da uzun bir süre içerisinde biriktirmiş olduğu notların dağınıklığına ve başkası tarafından tamamlanmasına bağlıyorum.
ataç ikon Clarissa
kitaba puan vermedi
11 beğen · 3 yorum
lila (@nenuphar)
“Savaşsız bir dünya için savaşmalıyız” Stefan Zweig’ın Vicdan Zorbalığa Karşı kitabında savaşa karşı olduğunu ancak vicdanları susturmaya yönelik her despot iradeyle savaşı soylu gördüğünü belirten cümlesini hatırlattı.
10.09.18 beğen 1 cevap
Gülcan

Gülcan

@gulcann

Savaş varken insanlıktan bahsetmeyelim, İnsanlığa yakışmıyor savaş
Çok çok beğendim. Stefan Zweig'ın okuduğum 3. kitabı oldu daha önce satranç ve bir kadının yaşamından 24 saat ve bir yüreğin ölümü'nü okumuştum. En çok beğendiğim Clarissa oldu. Kitap anlatım tarzıyla, konusuyla olsun her şeyiyle benim için çok güzeldi.

Kitabın konusu Clarissa isimli kızın 1. Dünya savaşı sırasındaki yaşamı. Bir yanda savaş sürerken bir yanda da Clarissa'nın yaşam mücadelesi sürüyor.

1. Dünya savaşı döneminde geçen birçok kitap okudum ama hep bizim yazarlarımız tarafından yazılmış ve bizim ülkemiz ele alınmıştı. Bu kitapta savaşı diğer ülkeler gözünden görebilirsiniz. İnsan sanıyor ki savaş sadece bize zordu. Sadece biz çok kayıp verdik, çok yıprandık, çok perişan olduk sanıyor. Ama bu kitabı okurken diğer ülkelerin de savaştan çok etkilendiğini ve onları da maddi manevi çok zarara soktuğunu fark ettim. Aslında yoğun içerikli savaş anlatılmıyor ama yaşanılan zorluklar bizimkilerden çok da farklı değil bunun farkına varabiliyorsunuz. Milliyetçilikten, askerlikten dem vurulmuş kitapta yani okurken şunu düşündüm. Ben de milliyetçi ve biraz militarist bir insan olabilirim. Ama hep şunu düşünürüm. Ömrü hep savaş meydanlarında, cephelerde geçmiş atam eğer "Yurtta barış, Dünyada barış" diyorsa bir bildiği vardır. Savaş güzel bir şey değil. Savaşmayın, sevişin.

Neyse.... Stefan Zweig bu kitabını tamamlamadan intihar etmiş. Keşke bitirip intihar etseydi çünkü sonu istediğim gibi bitmedi. Sonradan tamamlandığı için bence çok müthiş bir son olmadı. Niçin sevenler kitaplarda dahi kavuşamıyor niçin? Sonu böyle olmamalıydı. Benim tanıdığım Clarissa bu hikayeyi böyle bitirmez. Sonu istediğim gibi bitmedi diye şuan kızgınım. Son konusunu kaparsam başka diyeceğim bir şey yok.

Tavsiye ediyorum okuyun. Kesinlikle son dönemde en sevdiğim kitaplardan biri oldu.
ataç ikon Clarissa
kitaba 10 verdi
13 beğen · 3 yorum
Mehmet (@yoldas)
Savaşları anlayabilmek için tarihçileri değil de edebiyatçıları tercih etmek gerek. Maalesef ki insanlar tarihçilerden öğrenmeyi tercih ediyor ve yüreklerindeki sevgi tohumlarını söküp yerine nefret tohumları ekiyorlar. Oysa acının dili, dini, ırkı yoktur. Zweig'i sevdiyseniz biyografi kitaplarına bir göz atın.
16.05.18 beğen 3 cevap
lila

lila

@nenuphar

Clarissa, Stefan Zweig’ın ölümünden 39 yıl sonra yayıncısı tarafından bıraktığı notlardan yola çıkarak tamamlanan romandır.

Çocuklarına nasıl şefkat gösteceğini, onlarla nasıl konuşacağını bilmeyen, görevine bağlı, onurlu bir yarbayın kızı olan Clarissa Schuhmeister’in 1902-1921 yılları arasındaki hayatı anlatılmaktadır.

Özellikle savaş yılları çok zordur, savaş onu sevgilisinden ayırmıştır. Askeri bir hastanede hemşire olarak yaralı askerlere yardım ederek acılarını hafifletmeye çalışır, bir bebek beklediğini üstelik düşman ülkeden olan birinin bebeğini taşıdığını öğrenince ne yapacağını bilemez. Babasının ve çevresinin değer yargıları durumunu oldukça güçleştirmektedir. Ayakta kalıp mücadele etmesini sağlayan tek şey Leonard’a olan sevgisidir.

Kitaptaki tüm karakterlerin yaşam öyküleri kitabı ilginç ve sürükleyici hale getiriyor, keyifli bir okuma oldu ancak kitabın sonu hiç beklemediğim bir şekilde bende karakterlerden birine kızgınlık uyandırarak bitti. Üzüldüm. Okunmaya değer bir kitap.
ataç ikon Clarissa
kitaba 8 verdi
5 beğen · 0 yorum
zeyrek

zeyrek

@zeyrek

Acılar...
Bir kadının gözünden savaş... Düşman denilen toplumdan birine aşık olan, babası ve erkek kardeşi asker bir kadın... Tüm kalbini cepheye gömmüş bir kadın, karnındaki bebeğin düşmandan olduğunu saklamak zorunda kalan bir kadın... I. Dünya Savaşı yılları aşkını ve ülkesini ölecek kadar seven ve korumak isteyen bir kadın...

Stefan Zweig'in ölümünden önce başladığı ve yarım bıraktığı kitaptır lakin yarım bırakılmışlık hissi vermez.
ataç ikon Clarissa
kitaba 10 verdi
4 beğen · 0 yorum
Nvn

Nvn

@birokuyucununnotlari

Clarissa, Zweig'in ölmeden önce üzerindr çalıştığı son kitabı. Ve sanki son eseri olduğu için midir yoksa başka nedeni var mıdır bilemem ama resmen ustalığını konuşturmuş bu kitapta. Üslubu, akıcılığı, duygu geçişleri... Hepsi ama hepsi can alıcı. Ve Zweig'in savaşlara olan nefretini bir kez daha görüyoruz. Fazla bir şey demicem zira konuştukça kendimi daha da yetersiz hissediyorum.
ataç ikon Clarissa
kitaba 10 verdi
7 beğen · 1 yorum
fk (@furkan05)
Zweig'in ölümü nedeniyle tamamlanmamış eseri. Tadı damağımda kalmıştı :)
27.03.18 beğen cevap

Clarissa - S41

Schuhmeister kağıtları katladı, son kelimeleri tıpkı cephede çınlayan trompet sesi gibi tiz, keskin, coşkulu, güçlü bir sesle okumuştu.
Apocalyptica tarafından eklenmiştir.
Kübra Ç?

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Bizde sözünü esirgemeyeni sevmezler. İnsanın değerli biri olması ya da iyi şeyler yapabilmesi onlar için önemli değildir. Önemli olan kişinin itaat etmeyi ya da entrikalar çevirmeyi bilmesidir, yoksa ayağını kaydırırlar.
ataç ikon Clarissa
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Eduşka

Eduşka

@edaa

Eğer insan kendi yaptığını doğru buluyorsa, diğer insanların buna saçmalık ya da aptallık demeleri önemsizdir...
ataç ikon Clarissa
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Kübra Ç?

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Eğer insan kendi yaptığını doğru buluyorsa , diğer insanların buna saçmalık ya da aptallık demelerinin bir önemi yoktur...
ataç ikon Clarissa
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Gözde ÖZDEMİR

Gözde ÖZDEMİR

@gozdeozdemr

Yalnızca sen ve ben, biz ikimiz dünyanın kendisiydik ve dünya daha önce hiç olmadığı kadar büyük ve güzel görünüyordu.
ataç ikon Clarissa
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Nvn

Nvn

@birokuyucununnotlari

"Seni tanımadan önce neyim vardı: Yapayalnızdım. İki kişi olunca dünyanın üstesinden gelinebilir."
ataç ikon Clarissa
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum
18
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Stefan Zweig Kitapları
Avusturyalı gazeteci ve roman, oyun, biyografi yazarı Stefan Zweig'ın mutlaka okunması gereken en iyi kitapları bu listede....
yunus e

yunus e

@yunuse

 paylaşım fotoğrafı
Stefan Zweig'in intihar etmeden önceki son kitabı. Kitap yarım ve yayıncı kitabı tamamlamış
ataç ikon Clarissa
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 1 yorum beğen ikon
Batuuu (@batuuu)
bem kitabi beğenmemiştm ama yazar bu kitapta biraz kendi hayatini yansıtmış. sürekli savaştan kaçan biri olarak bu kitaba öyle bir karakter yerleştirmiş
28.11.18 beğen cevap
Mehmet

Mehmet

@yoldas

Bu milliyetçilik her şeyi mahvediyor. Kötü olan ise tek bir vatanın her şeyin üstünde olması. Vatanlarımızın aptallıklarının içine sürükleniyoruz. Bu vatanperverliğe. Dürüst ve iyi niyetli olmak neye yarar, eğer tepedeki bir avuç insan böyle olmak istemezse. Boğa kırmızı bez parçasına baktığında ne görüyorsa, onlarda başka bir bayrağa baktığında aynısını görüyorlar. Bu vatanperverlikten sıyrılmalıyız. Vatanların canı cehenneme !

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - Sayfa - 69 - 70
ataç ikon Clarissa
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
6 beğeni · 5 yorum beğen ikon
Orhan Şahin (@orhansahin)
- Al işte Zweig’te fetocü çıktı🤦‍♂️
09.09.18 beğen 1 cevap
hakan yiğitoğlu (@hakanyigitoglu)
Sayın @yoldas güldüm geçtim
09.09.18 beğen 1 cevap
bilent doğan (@bilentdogan)
“Fransa'nın küçük bir kentinin ne olduğunu bilemezsiniz. Orada yaşamak neredeyse ölmek demektir. Ülkemiz aslında sürekli devam eden bir süzme sürecinde bulunmaktadır ve bizim kasabamız da bu sürecin eleğidir; ağır, kaba, uyuşuk varlıkları tutar; nazik, yumuşak, becerikli olan tabakayı ise elekten geçirir ve başkente doğru sürükler; biz enerjiyi, esnekliği sağlıyoruz, onlar da bunları orada kullanıp değerlendiriyorlar. Orada gelişemeyenler ise aslında azim ve cesarete sahip olamayanlar...”

Alıntı Şuradan
Clarissa
Stefan Zweig
09.09.18 beğen 2 cevap
Merve

Merve

@hempa

 paylaşım fotoğrafı
İnsan bir yere ya da birilerine ait olduğunu bilirse o yer ve o insanlarla ortak yanlarını hisseder, yabancı bir yerde ise daha çok yalnızlığını hisseder..
ataç ikon Clarissa
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
30 beğeni · 7 yorum beğen ikon
Semih (@sc)
Nevşehir mi burası? :)
07.08.18 beğen 1 cevap
Ceylan Bektaş (@ceylanbektas)
Ne de güzel.
07.08.18 beğen 1 cevap
Selma Kavurmacıoğlu

Selma Kavurmacıoğlu

@selmakavurmacioglu

 paylaşım fotoğrafı
Yolculuğum ve yolculuğumun değişmez eşlik edeni; kitap...
ataç ikon Clarissa
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Büşraa

Büşraa

@matmazelindunyasi

 paylaşım fotoğrafı
Bayılarak okuyorum henüz bu kitap bitmiş değil. Dili akıcılık ve konuyu anlatış üslubuyla beni oldukça etkiledi. Stefan Zweig en sevdiğim yazarlardan biri. Ve onun hikayeleri benim severek okuduğum hikâyeler.
Bu kitap yine bir Zweig kitabı olduğunu göstermiş. Sanki en sevdiğim rafta yerini alacak.
ataç ikon Clarissa
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
22 beğeni · 2 yorum beğen ikon
suna (@bergamot)
Stefan Zweig guzeldir ama ara verilerek okunmasi gereken bir yazar cunku cok fazla psikolojik detaylara giriyor ve bazen hep bir noktaya vurgu yapiyor. O vakit eger kaldiramazsaniz baska yazar okuyun , psikolojik tahliller ,detay olsun diyorsaniz okuyun. Ben mesela Edgarli kitabinda biraz sıkılmıstım. Korku bilinmeyen bir kadinin
mektubu satranc ve bir kadinin yirmi dort saati guzeldi
05.06.18 beğen 1 cevap