up
ara

Dicle'nin Sürgünleri Sözleri ve Alıntıları

Mehmet

Mehmet

@yoldas

Sürgün ülkesi insana şunu yapıyordu; sürgünde insanın içini kemiren hayati duygular, zaman içinde yok olup gidiyor, her şeyden geriye sadece pür hasret kalıyordu, çocukluk hayatına, oradan da mezara doğru giden bir hasret. İlk başlarda geçmiş yılların ardına düşen, geçmişin duygularını, anılarını yaşatan, sonra da Dicle üstünde sallanan bir sal misali olayların ve yenilginin kuşkusu ile esaret ve çaresizliğin endişeleri arasında gidip gelen, bazen vicdanın közü, bazen de intikam ateşiyle yanan ve en sonunda hayatın indirdiği sayısız darbelerle yorgun, küskün, kederli, biçare, sus pus olmuş ve yüreği, yıkılmış bir kalenin kalıntısı gibi, sessizliğin ebedi toprağına gömen bir hasret. İçinde ne zafer, ne yenilgi, ne direniş, ne de isyan barındıran, geçmişin anılarından başka sığınabilecek hiçbir şeyi olmayan, çok özel bir yurt ve mekan yaratan bir hasret. Ruhu çocukluk hayatından bir avaza, yüreği ebedi bir uykuya, hayatı ise sadece sessiz bir sese dönüştüren bir hasret.

İthaki Yayınları - Sayfa - 433
ataç ikon Dicle'nin Sürgünleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum