up
ara

Madam Bovary

Madame Bovary -

Madam Bovary Konusu ve Özeti

Madam Bovary
Fransız edebiyatının önemli isimlerinden Gustave Flaubert, Madam Bovary adlı romanında 19. Yüzyıl Fransa'sında kadının toplumdaki bastırılmış rolünü, ahlak değerlerinin ikiyüzlülüğünü, evlilik kurumunun dengesizliğini ve dönemin sosyal değer yargılarını, Emma adında bir kadının trajik hayat hikayesi üzerinden yansıtmaktadır.
Çevirmen: Samih Tiryakioğlu
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789750513435
Sayfa: 431 sayfa Basım Tarihi: 2013
Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransız kadınının kıstırılmış hayatını ve iç dünyasını oldukça şeffaf bir şekilde ele alırken, dönemin kadın erkek ilişkilerine de ayna tutan bir başyapıt.

Vasat bir doktorla evlendikten sonra boğucu taşra yaşamı içinde sıkışıp kalan genç ve güzel Madam Bovary, mutsuzluğu bir kader olarak kabul etmeye razı olmaz. Büyük hayalleri, hayattan büyük beklentileri vardır; okuduğu romanlardaki tutkunun ve romantik fantezilerin özlemiyle yaşar ve aradığı ideal aşkı bulmak için çıktığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmaz.

Madam Bovary'nin bu mücadelesini ve sürüklendiği çıkmazı anlatan roman, tutkulu bir hikâyenin gerisinde evlilik, cinsellik ve zenginlik kavramlarını sorguluyor. 1857'de ilk kez yayımlandığında büyük yankı uyandıran, toplumun din ve ahlak anlayışını sarstığı gerekçesiyle yasaklanmaya çalışılan Madam Bovary, 19. yüzyıl Fransası'nın ahlak anlayışına ve burjuva değerlerine karşı güçlü bir eleştiridir.

"Şairler nasıl bahara şükran duyuyorsa, romancılar da Flaubert'e öyle şükran duymalıdır. Onunla her şey yeniden başlar."
-James Wood-
bilent doğan

bilent doğan

@bilentdogan

160 yıl önce 160 yıl sonra
160 yıl önce 160 yıl sonra
İlk çağdaş realist roman Madame Bovary


Kitaptaki olaylar.1830/1840. Yani burjuvazi’nin desteği ile tahta oturan,Kral Louis Philippe’in (1830 1848) yönetimi sırasında başlar.ama birinci bölümün 1827 kışında başladığını diyende var.aslında bu yıllar,Avrupa’dan başlayan,giderek bütün dünyayı etkileyen ekonomik,sosyal ve siyasal olayların geliştiği yıllar.özellikle Fransa’nın daha çok etkilendiği,çünkü olayların merkez yeri Fransa.yine bu yillarda Avrupa’da en büyük felaketlerden biri de, 1827 yılında iklim koşullarının yaratmış olduğu ekonomik sorunların etkisiydi.Kötü hasat ve soğuk kış neticesinde,erzak sıkıntı çekildi. Bankacılık alanındaki sıkıntılar yüzünden iflas ve işsizlik oranları arttığı bu sıkıntılar.birkaç yıl boyunca devam etti. Ayrıca 1830-1847 Fransa’nın Cezayir işgali,işgal edilenin yaşadığı acı ve yıkımın dışında,sırf burjuvazinin Pazar ihtiyacından dolayı.işgal edenin de,daha çok para,malzeme,savaşta ölüme göndereceği insana olan ihtiyaç,bu ölümlerin her iki tarafta yaratacağı ızdırap ve yıkımın. orta yerde dururken.

Madame Bovary böyle bir Fransa koşullarda değil,tamamen flaubert’in kendi kafasında yaratmış olduğu,tamamen hayali gerçeğe yakın muhteşem bir kurgusal dünya içerisinde henüz palazlanmış burjuvaziye ve romantizm’e bir eleştiri olarak ortaya çıkıyor.
Madame Bovary’nin içinde yaşadığı toplumsal çevre, olgular ve koşullar ne olursa olsun tıpkı Madame Bovary’nin kendisi gibi, her şey Flaubert tarafından, tasarlanan,kurgulanan amacına uygun biçimde yaratılmıştır.


Roman’da ele alınan konu yada olaylar,Rouen ve Tostes’da, Yonville’de, birde Dieppe ’de geçmektedir. Kuzey Fransa’da bir katedral (piskoposluk makamı bulunan büyük kilise)kenti olan Rouen ve dieppe dışında bütün bu yerler uydurmadır.
Dippe,charles’in ilk evlendiği kadının olduğu yer.burası Normandiye bölgesinde Seine maritime departmanında yer alan bir komun.

Genel kanı,Bu Roman’da yazar .iyi kalpli ve siradan bir hayat olan,doktor Charles Bovary'nin,yuksek idealleri ve asiri luks tutkusu olan karisi Emma Bovary'nin, yaşamindaki monotonluktan siyrilmak için girdiği durumlari ve yaşadigi iliskileri konu alir Derler. Evet bu bir bakıma doğru ama bu değerlendirme doğru olmakla birlikte kitabın tam olarak ana fikrini ortaya koymaz
Aslında bir bakıma okuyucu bu kitabın kadere,yani yazgıya da gönderme olduğunu düşünebilir,haksızda sayılmaz.bu da bir anlamda doğru.doğruluğu şurdan,birçok ülkede olduğu gibi,bizim’de ülkemizin koşularında benzer olayların yaşandığı bir gerçektir.yine bu olaylar halk arasında kadere yorumladığını bir çoğumuz biliyoruzdur,özellikle.1980 ile 1995-2000 arasında,ülkemizde köyden metropollere akan göç sonucunda,kitapta geçen benzer konular sıkça yaşandı.yukarıda yazdığım değerlendirmenin hepsi doğruluğunu yaşanmış benzer olaylarla ortaya koyar.ama esas olarak,flaubert’in bu roman’ı, bireylerin sıkıştırılıp kıstırılmış hayatını, toplumsal değer yargılarıyla,ahlak ölçülerinin ikiyüzlülüğünü ele almıştır. Bu açıdan bir ilktir. Flaubert, bu roman aracılığıyla,zenginlikle yoksulluk arasındaki farkı, Paris ile taşranın karşıtlığını, paranın gücünü,insanın oburluğunu,bireyde yarattığı kişilik erezyonu, yani kısacası pırıltısı göz kamaştıran burjvazinin yıkıcılığını ortaya koyar. Bu açıdan da sıkı bir burjuvazi eleştirisi yapmaktadır. Bir çok kişi gerçekten flaubert’in bir burjuva olduğunu söyler.ama ben böyle düşünmüyorum.flaubert’in ekonomi anlamında bir burjuva olup olmadığını bilmiyorum ama zihin olarak bir burjuva olmadığını kesinlikle söylerim.
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi
2 yorum
bilent doğan (@bilentdogan)
Flaubert,1857 de yayımlanan bu eserinden dolayı,dini ve ahlaki açıdan tehlikeli isimler arasında anılarak,ayrıca eseri mustehcen olarak değerlendirilip Paris’te yargılandı. Bu kitabı tiyatro’ya uyarlamak isteyen,Portekiz Ulusal Tiyatrosu Yönetmeni Tiago Rodrigues aynı durumu yaşamış.yönetmen olan Rodrigues yaşadıklarını şu şekilde anlatıyor. Bu dava hakkında araştırma yaptığımda yargıçların yazarın romanını sesli okuyarak mahkeme salonuna ahlaksızlığı dinlettiklerini öğrendim. Şuna bakın ki 150 yılın sonunda hala Flaubert’in sözleri tehlikeli bulunuyor.
Yönetmen Tiago Rodrigues, yeni uyarladığı bu oyunun devrimci bir sanat barındırdığını belirtiyor. Ve ekliyor.
“Bu roman 1857 yılında yorumlandığı gibi Flaubert’in tehlikeli sözlerinden oluşuyor ve eskiden insanları etkilemiş. Ama sanat bizi hayal etmeye zorladığından beri bu tehlike mevcut. Sanat bizi gündelik yaşamımızda hayal bile edemeyeceğimiz şeyleri düşünmeye itmez mi zaten?”
25.11.18 beğen 2 cevap
kader.cmln (@naturmort)
Lisede *en hede hödö roman* diyerek edebiyat hocasının zorla okuttuğu bu kitabı ikinci defa hür irademle okuduğum zaman anladığım Madam Bovary' nin incelemesi ancak bu kadar güzel olabilirdi. Emeğinize sağlık efenim:)
30.11.18 beğen cevap
Osman Yetimoğlu

Osman Yetimoğlu

@osmanyetimoglu

Kitaba dair düşüncelerim ve yorumum
Hani bazı kitaplar vardır ya; okuduktan sonra birkaç saat geçse bile kitabın sonunun etkisi hâlâ üzerinizde olur. İşte öyle bir kitaptı Madam Bovary. 385 sayfalık bu kitabın ilk 100 sayfasını okuyana kadar gerçekten çoğu yerde sıkıldığımı söylemeliyim. Bunun nedeni ise yazarın her yeri, her kişiyi uzun uzun betimlemesiydi. Evet, betimleme sanatı romanlarda bolca bulunan bir özelliktir ama yazarın bunu çok fazla yapması ve her şeyi en ince ayrıntısına kadar tasvir etmesi bazı yerlerde çok sıkıyor insanı. Tabiki 100. sayfadan sonra da bol bol betimleme vardı kitapta ama ilk 100’deki gibi değildi ve pek sıkmıyordu. Kitapta yaptığı evliliğin hayallerindeki evlilik ve aşk görüntüsünden uzak olan bir kadının kendini tutkuyla yeni aşklara kaptırması ve kocasını aldatmasının sonucunda ilk başlarda mutlu olsa da, zamanla ona huzur veren bu yasak aşklardan ve partnerlerinden uzaklaşması, sonraki süreçte de kendi ruhunda yaşadığı sarsıcı harabiyet sonucu hastalıklara yakalanıp en sonunda ölüme kadar gidişi anlatılıyor. Tabi onu bu duruma sürükleyen ana etmen olan yasak ilişkileri dışında, kendisini, ailesini ve hayatlarını da etkileyen büyük bir borç batağına saplanış da yardımcı etmen olarak rol oynuyor. Çevre ve örfler nedeniyle adeta kafes içinde yaşayan bir kuş gibi hisseden kadının, kendini o kafesten dışarı hisleri ve tutkuları uğruna mutlu olmak için salışı, özgür bir hayat yaşamak isteyişi başta lezzet alsa da sonunda kendisinin ve ailesinin hayat düzeninin bozulmasına yol açıyor. Yine de kitabın çoğu yerinde başkahraman Emma’ya empatiyle yaklaşıp, anlamaya çalışıyor insan; tabi yaptıkları ve düşündükleri bazı şeylere de karşı çıkabiliyorsunuz. Ne olursa olsun önyargı yapmamak her zaman daha iyi oluyor kitap genelinde.
Bunlar benim acizane yorumlarım ve düşüncelerim; elbette herkesin kitap hakkındaki yorumu, düşüncesi farklı olabilir. Ama şunu söyleyebilirim ki bu büyük eseri okuduğunuz için pişman olmayacaksınız. Düşüncelerinizde, hayata bakışınızda sizi yeniden canlandıracak bir kitap olabilir 😉
Okuduğunuz için teşekkürler... :)
ataç ikon Madam Bovary
kitaba 7 verdi
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Bu sene tekrardan okuduğum kitaplardan. Orta okul zamanı okutulan ve bütün sınıfı umutsuzluğa sürükleyen bir kitaptı. Emma Bowary'nin aşk açısından doyumsuzluğu, ne istediğine karar veremeden her zaman daha fazlasını istemesi, aşkın kitaplardaki gibi olmasını uman öyle olmadığını görünce büyük bir hayal kırıklığına uğrayan ve yaşının verdiği bir "daha fazlası" huyu vardı. O aşkın kendisini istiyordu belki de. En başından beri aradığı oydu. Döneminin bütün özelliğini taşıyan bir roman olduğunu düşünüyorum. Ama hafif bir kapalılık vardı. Dönemin nasıl getirileri olduğunu Emma üzerinden görebiliyorduk. Hayat Emma ve onun hayatı üzerine dönüyordu. Zaten Flaubert'de bu özelliğinden bahsetmiş, "Emma Bowary benim" demiştir. Düzenin getirilerini ya da haksızlığını sadece Emma üzerinden ve onun yakınları açısından görebiliyorduk. Sonunu ilk okuduğumda "Eeh başka türlü bitemezdi zaten" dediğimi hatırlıyorum. Başka türlü bitmesini beklemiyordum. Servet-i Fünun romancılığının özelliği olduğunu o zamanlar bilmiyordum tabi, sadece olaylar o kadar karışmışken ve ben Emma'nın kişiliğine o derece bulanmışken intihar kararı alacağını tahmin etmiştim. Bu Emma karakteri için bile bencillik olarak gözüktü gözüme şuan. Arayışlarına, çabalarına, yaptıklarına rağmen Emma'nın gerektiği cesarete sahip olduğunu hiçbir zaman düşünmedim. Belki Rodolphe ile kaçacağı zaman bu fikre bir an olsun kapılmış olabilirim. Yine de içimden Anna Karenina ile karşılaştırma yapmadan edemedim. Hiçbir şey söylemeden kaçıp gitmek; tam da Emma'nın yapacağı bir şeydi çünkü. Kitabı genel anlamda beğendim. Emma'ya biraz ön yargıyla bakıp bunu kitabın sonuna kadar sürmede doğru bir karar mı yaptım bilmiyorum. Hareketlerini doğru ya da yanlış bulmamdan değildi bu. Doğru ya da yanlış hareketleri arasındaki az zamandan kaynaklanıyordu. Anna Karenina'ya saygı duyuyorum deyip bitiriyorum.
ataç ikon Madam Bovary
kitaba 10 verdi
0 yorum
Ajuez

Ajuez

@orlic

....
160 yıl önce yazılmış olan eser, yayımlandıktan sonra şiddetli eleştirilere maruz kalmış, hatta dava bile açılmış. Dava tutanaklarına ve Flaubert’in “çok etkili olduğu söylenen” savunmasına ulaşamadığım için bilgi veremiyorum. Lakin bu durum konuşmayacağım anlamı taşımıyor.

Charles’a soruyorum; Aşk, körü körüne sevmek midir? Gözü kapalı güvenmek ya da hiç şüphelenmemek midir? Sadece severek ilgisiz bırakmak mıdır? Ya da her hatasına göz yumup affetmek midir?

Emma’ya soruyorum; Aşk, makam mevki sahibi biri ile mi yaşanır sadece? Birisinin sevgisini elde ettikten sonra başkalarınınkinin peşinde koşmak mıdır? Nabzı arttıran her şeyin peşinden gitmek midir? Ya da değeri, kaybedildikten sonra anlaşılan mıdır?

Ahlaksızlıkla suçlayan kesime soruyorum; kağıda dökülenler yaşanmış olmak ya da yaşanmak zorunda mıdır?

Ademoğluna soruyorum; kınadığını yaşamadan göçen oldu mu hiç? Şu sıralar E. L. James'in “50 Tonu” serisi ile ilgili kınamalara çok sık rastlıyorum. İleride o kınadıklarınızı yaparken aklınıza gelecek mi şimdiki anlarınız? Kınama ademoğlu kınama, çünkü kınarsan en çok kendine zarar verirsin.

Günümüzde Emma (bovarizm bir hastalıktır ve hastalık cinsiyet ayrımı gözetmez, Emma’yı bir kadın olarak düşünmemelisiniz, ki yargıcın; "kim bu namus düşmanı Bovary?” sorusuna yazarın verdiği “benim” cevabı da bunu gösterir) ile karşılaşmak için çok gezmenize gerek yok, nüfusu da giderek çoğalıyor gibi. Benzer durumlarla karşılaşıp hayatı kendisine ya da çevresindekilere zehir ederek sürekli “neden?” diye soranlar; cevabı Flaubert 160 yıl önce vermiş, tabi anlayana…
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi
0 yorum
Derya Yaşar

Derya Yaşar

@deryayasarfb

özsöz
Kitabı okumaya niyetlenen kimse yazdıklarımı okumasın kendi başıma geleni başkası yaşasın istemiyorum (!)
Madam Bovary uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı , DK yayınlarının klasikler serisinde 5. kitap olarak çıktı . Sabah okumaya başladım haliyle önsözden başlayarak, ilk defa bir önsözü kitabı okuduktan sonra sonsöz olarak okumayı isterdim çünkü Madam Bovary'de okumayı çok seven bulunduğu ortamda buna izin verilmeyen vs vs diye anlatılan bir karakter olarak duymuştum, tam konuyu bilmiyordum ama Nedim Gürsel'in kaleme aldığı önsözü okuyunca Anna Karanina ve Aşk-ı Memnu kitapların ana karakteri olan kadınlarla ortak noktalarını öğrendim , muhakkak okuyunca çok daha fazlasını mukayese edebileceğim ama bunu kendim keşfetmek isterdim, hiç bilmeden Anna Karina ve Bihter Ziyagil okurken benim kendiliğinden aklıma gelmeliydi, bu fırsatı kaçırdığıma üzüldüm .Şimdi Emma Bovary ,Anna Karanina ve Birter Ziyagil'in mutsuz evlilikleri ,yasak aşkları ,hazin sonları dışında bu üç kitapta toplum, dönemin koşulları vs hakkında neler öğrenebilirim (?)Anna Karanina 'daki gibi neler neler işlenmiş öğrenmek için can atıyorum ,üstelik Madam Bovary diğer iki kitaptan çok daha önce yazılmış yani etkileyen taraf...
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi
1 yorum
Sıla Nur Özdemir (@silanurozdemir889)
Önsözünü okumadım.Ama okurken Anna Karenina ile benzerliklerini net olarak görüyorsunuz.Benim aklıma direk Anna Karenina gelmişti.
22.04.19 beğen cevap

Madam Bovary - S41

Madam Bovary'de okurum sürekli sembolleri yorumlamaya özendirmesi ve bunların aslında her şeyin bir anlamı olduğu bir dünyada yaşamak isteyen okura kurulmuş tuzaklar olduğu arasındaki çözülmez gerilimi ortaya çıkaran sembolizm de böyle vecizesini hatırlamadan edemez. '' İstenmeyen yerlerde sembol kullanılmamıştır.'' (İletişim)

Küçüklüğünde Paul ile Virjin'i okumuştu. Orada bambu kulübeyi, zenci Domengü'yü, sadakatli köpeği imrenerek hayal etmişti. Hele Paul gibi, Çan kulesi kadar yüksek ağaçlardan, sizin için olgun yemişler toplayan yahut yalın ayak kumlarda koşarak size bir kuş yuvası getiren küçük kardeş hayali ne kadar cezbediciydi. (Elips Kitap)
Kübra Güven tarafından eklenmiştir.
Ömer DEMİR

Ömer DEMİR

@omerdemir

“Eğer ıstıraplarımız birisine yarayabilseydi, bir fedakarlık yapmış olmak düşüncesiyle kendimizi teselli ederdik.”
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Eduşka

Eduşka

@edaa

Onun sandığına göre aşk,şimşek parıltıları ve gök gürültüleri ile kendini birdenbire gösterir, göklerden düşüp hayatı altüst eden, iradelerimizi birer yaprak gibi söken, bütün kalbi uçuruma sürükleyen bir kasırgaya benzerdi .
ataç ikon Madam Bovary
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
haticeturgut

haticeturgut

@haticeturgut

Gelip geçici sevgileri gizleyen abartılı sözlerin çoğunu dikkate almamak düşüncesindeydi ama ruhun doluluğu bazen en boş benzetmelerden taşmaz mıydı sanki ? Taşardı tabii ki çünkü hiç kimse ihtiyaçlarını, acılarını tam anlamıyla belirtemiyordu, ve insan sözü ,yıldızları duygulandıraım derken,ayıları dans ettirecek havalar çaldığımız çatlak bir kazana dönüşüveriyordu
ataç ikon Madam Bovary
kitaba 5 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Rabia Kaya

Rabia Kaya

@rabiakaya97

"Hiç değilse erkek özgürdür; tutkuları da, ülkeleri de dolaşabilir, engelleri aşabilir, en uzak mutlulukları dalından koparabilir. Ama kadın durmadan engellenir. Hem kımıltısız hem esnektir, yasanın bağları da, bedenin güçsüzlüğü de ona karşıdır. İstemi, şapkasının bir kaytanla tutturulmuş tülü gibi, her yelden çırpınır; her zaman sürükleyen bir arzu, engel olan bir yol yordam vardır.”
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Nutellabrain

Nutellabrain

@nutellabrain

Erkek , hic olmazsa özgürdür ; tutkudan tutkuya , ülkeden ülkeye dolaşabilir ; engelleri atlar , en uzak mutluluklara el atar. Kadına ise devamlı engel olurlar. Hem hareketsizdir , hem de esnektir ; yapısının yumuşaklığıyla , yasaya bağımlıkla karşı karşıyadır. Şapkasının șeride tutturulmuş tülü gibi , her esintide titreşir. Hep iten bir istek , geri çeken bir kuvvet vardır.
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
429
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
328
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
33
KİTAP
En Baba Yazarların En Kral Dünya Klasikleri
Kalem duayenlerinin hayal güçlerini yansıttıkları, klasikleşmiş ve kültleşmiş en önemli dünya klasikleri listelenmektedir. H...
Osman Yetimoğlu

Osman Yetimoğlu

@osmanyetimoglu

 paylaşım fotoğrafı
‘Modern romanın kurucusu’ olarak bilinen Fransız yazar Gustave Flaubert’in en ünlü eseri olan ‘Madam Bovary’ ile haftanın ilk kitabına başlıyoruz 🤙🏻📖
ataç ikon Madam Bovary
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Hayat efzaa

Hayat efzaa

@hayatefzaa

 paylaşım fotoğrafı
“İçinde, eşyası boşaltılmış bir evin hüznünü duyuyordu..”


Kitabı bitirip, kapağı kapattıktan sonra yazarın dilimden okuduklarımızla hem bugünün şartlarını hem o zaman dilimini hem insanlığı sorguluyorsanız o kitap başarılıdır.

Kitabı okurken kendimi Emma’nın özduygularını hissetmeye çalışırken buldum. Bir erkeğe kendini emanet edip, hemde aşkın hoyratlığında savrulmanın nasıl bir kader eşiği olduğu sanırsam kaçınılmaz bir olgu.

Okuyacaklar olanlar için önyargılı olmamalarını tavsiye ederim.
Keyifli okumalar. 😉
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
mrvkrsln

mrvkrsln

@mrvkrsln

 paylaşım fotoğrafı
“Mutsuz olacaksın demişlerdi bana zaten. “
ataç ikon Madam Bovary
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
DAVUT SEÇER

DAVUT SEÇER

@davut38ks

 paylaşım fotoğrafı
Eğer ıstıraplarımız birisine yarayabilseydi, bir fedakarlık yapmış olmak düşüncesiyle kendimizi teselli ederdik. Nefse itimat, vaziyete bağlıdır.
ataç ikon Madam Bovary
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum