up
ara

Golyan Devrimi

Golyan Devrimi Konusu ve Özeti

Golyan Devrimi
Golyan Devrimi kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750709357
Sayfa: 280 sayfa Basım Tarihi: 2008
Tüm bu öykülerde anlatılmaya çalışılan insanların ve olayların bizim ülkemizin insanlarına ve bizim ülkemizde yaşanan olaylara hiç mi hiç benzememelerini benim kusurum olarak değerlendirirseniz, yüzde yüz yanılırsınız. Bunca yıllık gözlemlerime dayanarak söylüyorum: Hayristan Cumhuriyeti'nin yöneticileri de, yazarları da, sokaktaki insanları da, kadınları ve çocukları da benzemez bizimkilere, hiç ama hiç benzemez. Golyan Devrimi dünya haritasında yerini bir türlü bulamadığımız bir ülkede, Hayristan Cumhuriyeti'nde geçen on dört öyküden oluşmakta. Öykülerin kahramanları Hayristan'ın yöneticileri, politikacıları, askerleri, yazarları, iş adamları, yosmaları. Değişik öykülerde yer yer kesişen olaylar ve yeniden beliren kişiler yapıta aynı zamanda dağınık bir roman görüntüsü vermekte. Ne olursa olsun, bu kitapta da Tahsin Yücel'in kendine özgü "ironi"sini buluyor, Golyan Devrimi'nin öyküseverler için bir okuma şöleni olacağını umuyoruz.
Fatih S.

Fatih S.

@fsalim54

Hiç olmayan bir ülkenin, hiç olmayan insanlarını ve başlarından geçen çok tanıdık olayları anlatıyor Tahsin Yücel...

Bir Ütopya diyebiliriz. Hayristan denen bir ülkenin siyasilerini, gazetecilerini, iş adamlarını, orospularını, miras kavgalarını ve sosyal hayatını okurken aslında bize hiç yabancı gelmeyen bir ülke olduğunu göreceksiniz :)

Kitabın dili akıcı ve siyaset ile ilgilenen bir okur severek okuyacağına eminim
ataç ikon Golyan Devrimi
kitaba 8 verdi
0 yorum
Batuuu

Batuuu

@batuuu

Harika bir kitap. anlatılmaz yaşanır bu kitap:)okumayan bence pişman olur.
ataç ikon Golyan Devrimi
kitaba puan vermedi
0 yorum

Golyan Devrimi - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Promiyer

Promiyer

@pronuyer

Büyük Britanya İmparatorluğu’na bağlı birçok sömürge ülkelerde bağımsızlık girişimleri, hatta ayaklanmalar baş göstermiş, bu ülkelerin en büyüğü de çoktan amacına ulaşmıştı. Hayristan’da da birtakım kıpırdanmalar yok değildi doğrusu: bir iki yıldır İngiliz kurumlarına ve İngiliz askerlerine karşı birtakım saldırılar yapılmakta, her iki yan da gittikçe artan bir oranda kurbanlar vermekteydi. Harun Elmansur daha ilk yazılarında bu tür eylemleri yerin dibine geçirdi. Soydaşlarının tepkilerini bir yere kadar anlamakla birlikte, “haklı ve doğru tepkiler” olarak nitelenmelerinin
olanaksız olduğunu açıkladı. Ona göre, nerdeyse iki yüzyıllık bir “ortak tarihin doğal sonucu olarak”, Hayristan halkı, Büyük Britanyalılar başta olmak üzere,
İngiliz İmparatorluğu’na bağlı tüm ülkelerin insanlarıyla kardeşti, ortada hiçbir neden yokken, tam tersine, ilişkiler gittikçe daha güçlü, daha içten bir biçimde kardeşliği güçlendirirken, bu büyük ve nerdeyse kutsal birlikten kopmanın, dolayısıyla uygarlıkların en gelişmişine sırt çevirip yalnızlığı ve ilkelliği seçmenin
ülkeye ve yurttaşa karşı bir tutum olduğunu kesinliyor, Büyük Britanya gibi dünyanın en büyük, en saygın devletinin önemli bir parçası olmaktan çıkarak yoksul ve yalnız bir küçük devlet düzeyine düşmek için işi kavgaya döküp yüzlerce, binlerce soydaşı ölüme göndermenin benimsenmesi olanaksız bir çılgınlık olduğunu yineliyor, girişimin yanlışlığı konusunda örnek üstüne örnek, kanıt üstüne kanıt sıralıyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse, Hayristanlı okumuşlar arasında bu görüşü gönülden benimseyip yüksek sesle yineleyenler
de az değildi.
ataç ikon Golyan Devrimi
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Nvn

Nvn

@birokuyucununnotlari

"Okumuş Hayristanlılar'ın büyük çoğunluğu Elmansur'un başarısını her şeyden önce İngilizcesinin kusursuzluğuna ve güzelliğine bağlamakta, etkisinin de düşünsel olmaktan çok dilsel, bir başka deyişle, sanatsal olduğunu ileri sürmekteydi. Ama, Alesabbah'ta yazmaya başlar başlamaz, genç yazar hepsini utandırdı: şimdi hayristancasıyla büsbütün büyülüyordu okurlarını. Görünüşe bakılırsa, zamanla daha da artacaktı etkisi. Gerçekten çok iyi bir yazar olduğundan mı? Hayır, yazınsal ve düşünsel açıdan bakılınca, yazıları hiç de ağır çekmezdi doğrusu. Moda şarkıların başarısını andıran bir başarıydı onunki; bir de içinde bulunulan konumu en üst düzeye yerleştirerek rahatlığı, devinimsizliği, alışkıyı ve güveni övmesindendi. Ayrıca, gazetesinin öteki köşe yazarları da sık sık onun yazılarına göndermelerde bulunuyor, onun hem büyük bir usta, hem de halkının iyiliği uğruna canını tehlikeye atmaktan korkmayan bir aydın olduğu kanısını yerleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlardı."
ataç ikon Golyan Devrimi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Nvn

Nvn

@birokuyucununnotlari

"En geri toplumlar gibi en ileri toplumlar da zaman zaman başlarına öyle uçuk adamlar getirirler ki şaşırıp kalırsınız. Adamın ne edimlerinde en ufak bir tutarlılık vardır, ne söylemlerinde. "Bunda kişi nasıl seçti bu adamı? Koskoca ülkeyi nasıl bıraktı onun ellerine?" dersiniz. Bu arada, okumuş, yazmış, çevresinde tutarlı, bilinçli, örnek yurttaşlar olarak bildiğiniz kişilerin de kahvede iki el pişpirik bile oynamak istemeyecekleri bir adama oy vermiş olmalarını usunuza sığdıramazsınız bir türlü, us düzleminde hiçbir neden bulamazsınız böyle bir tutuma. Yoktur da. Peki, başka düzlemlerde? Ben, kendi payıma hiçbir biçiminde hiçbir düzlemde usuma sığdıramam böyle bir tutarsızlığı. Ancak, bana bıraktığı dosyada yer alan gözlemlerine bakılırsa, unutulmaz Hayristanlı dostum en azından içgüdü düzleminde olanaklı buluyordu bunu. Örnek olarak da, kulağını tersinden gösterir gibi, Erich von Holst adında bir bilim adamının minicik golyan balıkları üzerinde yaptığı bir deneyi gösteriyordu. Nasıl mı? Dostumun bir başka bilim adamının, Konrad Lorenz'in yapıtından aktardığına göre, Von Holst genellikle toplum içinde yaşayan bu minicik balıklardan birinin beynini açıp sürüde birlikteliği sağlayan ön bölümünü kesip çıkarmış, arkasından da, herhalde gerekli bakımları yaptıktan sonra beyinlerine ya da başka yerlerine hiç mi hiç dokunulmamış, yani sapasağlam, yani sağlıklı mı sağlıklı türdeşlerinin arasına bırakmış bu yarım beyinli golyanı. O da ötekiler gibi yüzmeye, ötekiler gibi yemeye başlamış. Ancak, ötekilerin terine, içinde yer aldığı sürüyü rahatlıkla bırakıp gidebiliyormuş artık. O başını alıp gitmeye başlayınca da tüm sürü arkasından geliyormuş. Uzun sözün kısası, bizim yarım beyinli golyan tüm sürünün tartışmasız önderi, tüm tam beyinliler de yarım beyinlinin ardında birbirlerinin eşiti oluvermişler."
ataç ikon Golyan Devrimi
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum