up
ara

Don Quijote

La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade - El Ingenioso Hidalgo Don Quijote De La Mancha

Don Quijote Konusu ve Özeti

Don Quijote
Don Quijote kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Çevirmen: Roza Hakmen
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789753633383
Sayfa: 910 sayfa Basım Tarihi: 2006
Cervantes'in ünlü romanı Don Quijote, tam adıyla La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote.

Kitabın sunuş yazısını yazan Prof. Jale Parla'nın sözleriyle: "Birinci kısmının basıldığı 1605 yılından beri en çok okunan, en çok sevilen, en çok yorumlanan ve yeniden en çok yazılan La Mancha'lı Şövalye Don Quijote ve silahtarı Sancho Panza'nın serüvenleri", bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilgiyle karşılanmış, ancak dilimize daha çok İngilizce ve Fransızca gibi ikinci dillerde çocuklar için hazırlanmış baskılarından yapılan çevirileriyle girmişti. Yine de, ancak bir iki tane ve ikinci dillerden de olsa, tam metin çevirileri de yapıldı.

Şimdi ise, Jale Parla'nın yerinde saptamalarıyla: "Shakespeare'le birlikte belki de ilk kez modern okuru düşleyen" ve sadece "şövalye romanları"nın değil, "Rönesans'ta kullanılan bütün (yazınsal) türlerin otoritesini dyıkan" bu önce yazarın belki postmodern anlatıyı bile nerdeyse dört yüzyıl önceden haber veren bu öncü romanı ilk kez tam anlamıyla Türkçeye kazandırılmış oluyor.
carettacaretta__

carettacaretta__

@htcdagl

Tam adıyla Miguel de Cervantes Saavedra İspanyol romancı, şair, oyun yazarı olarak tanımlanır. Bir çok kaynakta çağdaş romanın babası, modern romanın kurucusu diye belirtilir. Sebebi de tam da bu romandır. Yani La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote.

Romanı özetlersek, Don Quijote-gerçek adı Alanso Quijano- kendi halinde bir insan iken çok okuduğu şövalyelik kitapları yüzünden kendisinin son şövalye olduğuna inanıp, komşusu olan Sancho Panza nın da aklını çelerek yollara düşer. Bir de zihninde belirlediği ve hiç yüzünü görmediği Dulcinea del Tobosa adını taktığı bir kıza aşık olur. Çünkü aşksız şövalye olmaz. Bu serüvende bazen komik bazen de gerçekçi ve üzücü olaylar peş peşe yaşanır; yel değirmenlerine meydan okumalar, koyun sürüleriyle savaşmalar, aslanlara kafa tutmalar… Bütün bunların sonunda ise evine dönüp mutlu mesut bir ölüm. Bir çocuk romanı izlenimi verdiği muhakkak, ama sıkı inceleme yapılıp dersler çıkartılacak ya da Cervantes her şeyi açıklamış zaten irdelemeye ne hacet dedirten yetişkinlere uygun bir roman.

Don Quijote hikayeden romana geçişin öncülerinden biri olarak kabul görmüştür. Kurgusu ve anlatım tarzıyla günümüz romanlarından kolaylıkla ayrılabilir. Özellikle romanı okumaya başlamadan önce bir geçiş romanı olduğunun öğrenilmesi romana bakışınızı olumlu etkileyebilir.

Roman müthiş akıcı diyemem bu kesinlikle kişiler arası farklılık gösterecektir. Bazı zamanlarda Don Quijote ile bir ruh olurken bazı zamanlarda başka düşüncelere dalıp onu kitapta bırakabilme ihtimaliniz var. Don Quijote yi bıraktığınız zamanlara dikkat etmelisiniz çünkü Cervantes olaylar arasında öyle hızlı bir geçiş yapıyor ki kendinizi hızla bir kargaşanın içinde bulabilir, yaralanabilir, bir kafese tıkılmış bedeniniz büyülenmiş sanabilir yahut ‘’Biz buralara hangi ara geldik?’’ diyerek sayfayı ,konuyu, kitabı başa sarıp tekrar okuma ihtiyacı hissedebilirsiniz.

Kitabın başında bulunan sunuş kısmında da güzel bir inceleme yapılmış, yani kitabı okumadan bazı detaylarla bilgilendiriliyorsunuz (benim okuduğum baskı böyleydi) . Bir de Cervantes hakkında ufak bir araştırmayla kitap-yazar zincirini oluşturabilirsiniz. Misal Cervantes gerçek hayatta Türk korsanlar-böyle geçiyor kaynaklarda- tarafından esir alınıyor, ne hikmetse Don Quijote da da böyle bir olay anlatılmakta. Aklınıza takılan bazı noktalar olacaktır muhakkak çünkü bariz uyuşmayan mevzular var (Sancho nun eşeğinin kaybı gibi) Cervantes te bunun farkına varmış olacak ki-belki de kasten o uyuşmazlıkları yaptı- ikinci cildin başında bize aklımıza takılan o bazı soruları cevaplıyor. Başka ki bir konuda Seyyid Hamid Badincani. Cervantes, romanı Badincani yazmışçasına anlatıyor bu da bir kafa karışıklığı sebebi. Biraz göz gezdirince Seyyid Hamid Badincani ye, bazı yerlerde Cervantes in Don Quijote unu Badincani nin toparladığı ve o olmasa Don Quijote yi tanıyamama ihtimalimizin olduğu, yine başka bir yerde de Cervantes in Quijote karakterini Badincani den aldığı söyleniyor(rivayetler böyle).Don Quijote incelemesi niteliğinde bazı kitaplar yayınlanmış onlarda bu tarz soruların cevapları bulunabilir belki. Bazı kaynaklarda Cervantes in Don Quijotu hapiste iken yazmaya başladığı söyleniyor. Bu da kurgunun nasıl böyle üretken tasarlandığını biraz olsun açıklar nitelikte sanırım. (‘’Don Quijote sadece benim için, bende onun için yaratıldık; o yapabildi ben yazabildim.’’ Sayfa 885-La Mancha lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote) Bir de animasyon filmi yapılmış; ilk bölüm(1. Cilt anlatılıyor) kitapla örtüşürken, ikinci bölüm(2. Cildin anlatıldığı) çokta kitabı yansıtmıyor bence. İzlenilmesini tavsiye etmem.

Don Quijote zaten büyük bir kurgu iken peki içinde başka kurgular barındırması… Kitap bir nevi matruşka bebek seti. Kurgu içinde kurgu var derken ikinci kurgunun içinde de bir kurgu ve onun içinde de bir kurgu diyebileceğimiz olaylar silsilesi ile karşı karşıyayız Don Quijote ile. Kurgu nun çokça olması beyni yorarken bir de Don Quijote un sürpriz yumurtayı andıran karakteri okuyucuyu ayrı bir havaya sokuyor. Nasıl sürpriz yumurta diye soracak olursak şu şekilde; evet dışı çikolata kaplı yumurta ama içinden nasıl bir oyuncak çıkacak bilmiyoruz. Quijote de tıpkı bu şekilde bir düşünce sisteminde. Yani bir olay gerçekleşiyor ama Quijote olaya öyle farklı bir bakış açısı oluşturuyor ki yaşanan her farklı olayda artık onun nasıl düşündüğünü tahmin edemez bir duruma düşüyorsunuz. Bu konuda tek fikir birliğimiz ise Quijote nin büyülere inanmasından dolayı bir çok şeye bu büyüdür diyerek mantıklı hale getirebilmemiz.

Romandakilerin de zihninde takılı olan bir soru da; bu kadar akıllı, mantıklı bir insan nasıl olurda şövalye saçmalığıyla ilgili bir hayal dünyasını gerçek hayata taşır ve böyle yaşayabilir? Şövalyelik konusunda deli denilen bu adam diğer meselelerde nasıl böyle mantıklı olabilir? Şöyle bir sonuç çıkarabiliriz bundan; insan beyni ve kalbi kişi neye isterse ona inanır. Yaşadığımız hemen hemen her şey bizim ürünümüz; Belki farkında olarak belki de bilinç altımızın bize yaptırdıkları-bir tutam telepati de ekleyebiliriz bunlara-. Aslında şövalyelik olmasa çok akıllı adam denebilecek Quijote larız galiba.

Peki Cervantes okuyucuya kendine gel sopasını nerede vuruyor? Don Quijote akıl almaz bir hızla şövalyelik fikrinin saçma olduğunu ölüm döşeğinde anlıyor ve çok aklı başında bir Hristiyan olarak ölüyor. Bu biraz neydik ne olduk dedirtiyor insana. Güzel bir heyecan ve hızla başlayan macera (gerçekten birkaç sayfa sonra yollara düşüyor Quijote şövalyeyim diye) nasıl olurda o kadar badire atlattıktan sonra bir anda gerçekleri kabullenme ile bitebilir? Bitebiliyormuş öğrendik.

Ee romandan çıkarılabilecek asıl meseleler ne? Fikrimce her insanın içinde bir Don Quijote yatmakta. Hepimizin hayatında kafayı fena taktığı bir olay, belki birine ait bir kurgu, belki hayalimiz, belki bağlandığımız bir insan- hayvan-nesne vs. var. Ve Quijote gibi bizde bu bağlılığımızın yahut merakımızın üstüne gider, onu irdeler didikler isek içimizdeki Mahsun Yüzlü Şövalye ortaya çıkabilir. Bu demek olmuyor ki üstelemeyelim bu saydıklarımızı. Üsteleyelim lakin tüm hayatımızı etkileyecek şiddete vardırmayalım. Demem o ki kontrolü elden bırakmayalım.

Gel gelelim Cervantes neden yazdığını açıklamış Don Quijote u; ‘’…benim tek isteğim,şövalye kitaplarının uydurma, saçma öykülerini, insanların gözünden düşürmekti; benim gerçek Don Quijote min öyküleri sayesinde tökezlemeye başladılar bile; hiç şüphe yok, sonunda yere kapaklanacaklar.’’ sayfa 885-886
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
Eren Yaşar

Eren Yaşar

@erenyasar

Miguel de Cervantes'in kaleme aldığı Don Quijote (orjinal telaffuzu: Don Kihote), yada ükemizde bilinen adıyla Don Kişot, bir çok edebiyat okurunun sandığının aksine, 50-60 sayfalık bir çocuk masalı değildir. Kitap sağlam kurgusuyla yetişkinlere yönelik yazılmıştır. Ülkemizde ilk kez İspanyolca aslından tam metin olarak Roza Hakmen'in çevirmenliğinde ve Mine Urgan'ın düzeltmenliğinde Kâzım Taşkent Klasik Yapıtlar Dizisinde, Don Quijote La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade adıyla Yapı Kredi Yayınları tarafından 886 sayfalık bir çeviriyle yayınlanmıştır.

Söz konusu romanın baş karakteri olan Alanso, İtalya'da Mancha eyaletinde, küçük bir köyde yaşamaktadır. Sürekli olarak şövalye öyküleri okuyan Alanso, zamanla dünyayı şövalye öykülerinde olduğu gibi görmeye başlar. Eski çağlardaki şövalyeliğin canlandırılması gerektiğine inanır. Bir gün, aklını iyice yitirir, kendisini son gezgin şövalye zanneder. Kafasında bir tas, elinde kılıç sandığı bir sopa, üzerinde paslı bir zırh ve cılız atıyla yola çıkar Alonso. Amacı eski çağlardaki şövalyeliği yeniden ortaya çıkartmak ve ezilen halkı kurtarmaktır. Oysa bakıldığında o yalnızca bir şövalyenin karikatürü olabilecek kadar şövalyedir. Maceradan maceraya atılmak ister, bunun için de tıpkı şövalyelerin yaptığı gibi kendine bir isim seçer; Don Kişot. Zihninde canlandırmaya başladığı hayal parçaları tamamlanmaya başlar. Eksik olansa mekânlar ve düşmanlardır. Köhne bir han birden şövalyelik töreni yapılan bir şato olarak görünür ona, buradan çıktığında yol arkadaşı olacak saf karakterli Sancho ile karşılaşır ve onu türlü vaatlerle kandırır. Düşmanlarını da bulur yolculuk sırasında, yel değirmenleri, koyun sürüsü, makineler...

Akıl hastalığı boyutuna varan hayalleriyle ve kendi yarattığı dünyasındaki mutluluğuyla ün yapmaya bile başlar Don Kişot. Ama olaylar nedense insan dışındaki varlıklarla iyi giderken, araya insanlar girdiğinde birden değişir ve bu değişim onun iyileşmesiyle birlikte yaşamına mâl olur.

Kitap, mizahî yönünün yanında aynı zamanda eleştiri yüklüdür. Ancak bu eleştiriyi yazarın yalnızca “ölmekte olan şövalyeliğe” karşı getirdiğini düşünmek doğru olmaz. Aslında uçup giden değerler karşısında hüzün doludur Cervantes. Yapacak insanî bir uğraşları olmayıp günlerini eğlenmekle geçiren Dük ve Düşes karakterleri özelinde soyluluğa karşı öfkelidir. Şövalye saf ve temiz ruhludur. İnsanlığı kurtarmak, kötülüğü yenmek gibi bir amaçla çıkmıştır yola. Don Kişot'un fark edemediği, kötülüğün artık doğa üstü olmadığıdır. Kötü olan güçlü kişilerdir ve onlara karşı girişilen savaştan bir idealistin tek başına galip çıkması mümkün görünmemektedir. Yazarın kitapta Don Kişot özelinde asıl vurgulamak istediği bu. Zaten bu nedenledir ki Don Kişot bir roman karakteri isminden çok, haksızlık karşısında umutsuz mücadelelere girişen kişilerin nitelemesi olmuştur.

Türkler ve Osmanlı Devleti hakkında da sözlerin yer aldığı bu eser, oldukça akıcı ve anlaşılır bir yazım şekline sahip. Gerçekten her kitapseverin okuması gereken bir klasik.
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
Eugene de Rastignac

Eugene de Rastignac

@eugenederastignac

Edebiyatın ve sinemanın en önemli anlatım (narrative) kuralları, Don Kişotta çok önemli bir rol oynar, Cervantes öykü boyunca anlatım perspektifleri ve mesafeleri ile ustaca oynayıp, kurgu içinde kurgu yaparak okuyucuyu kurgusal bir oyun içine sokar. Don Kişotu dünyaca ünlü yapan ve modern romanın kurucusu yapan şey de budur.

Anlatım mesafesi ve anlatım perspektifi bir eserde anlatıcının yaşanan olaya ve okuyucuya karşı konumlanışı, diğer bir deyişle hikayeyi kimin anlattığı ve kimin gözünden olaya tanık olduğudur.

Don Kişotun kendisi kurmaca bir karakterdir. Ama bu kurmaca karakter, okuduğu kahramanlık romanlarının etkisi ile kendisine kurmaca bir karakter yaratır ( kurmacanın içinde kurmaca)

Romanın girişinde öyküyü anlatan kişi, kendi köyünde Don Kişot adlı birisinin yaşadığını ve okuduğu kahramanlık öyküleri sonucunda, okuduğu öyküye dönüştüğünü belirterek, olaya sanki ilk elden tanık olmuş gibi anlatır ama öykünün devamında birden bire "ünlü tarihçinin anlattığına göre Don Kişot okuduğu romanları..." ifadesini kullanarak birden bire sanki kendisi de olanlara yakından tanık olmamış, başkasının tanıklığından dolayı anlatmış gibi , yaşanan olaya mesafe koyar ve hikayenin anlatıcı kipini değiştirir.

Roman boyunca bu anlatım kipi sürekli değişir. Örneğin Don Kişot okuduğu kahramanlık hikayelerin etkisiyle, gerçek hayatı bir masal gibi yaşarken, zamanla onun hikayelerinin ağızdan ağıza anlatılmasına tanık olur ve ününün yayıldığını zannederek çok hoşuna gider. Ama duydukları, yaşadıklarından çok farklıdır. Don Kişot ise hikayenin öyle yaşanmadığını belirterek, anlatıcı olarak hikayeyi baştan kurgular, arada da okuyucuyla sohbet ederek, hikayenin doğrusu açıklar. Roman boyuncada yazar hikaye arasına girerek yaşananların gerçek olmadığını , başka bir şekilde olduğunu söyleyerek okuyucuyla birebir diyalog kurar.

Cervantes Don Kişot'da anlatım kipleriyle oynamanın dışında, siyasi, dini kahramanlık hikayeleriyle, mitolojik öykülerle de ironi yoluyla dalga geçer. Aslında Don Kişot'un okuduğu öykülerin bizdeki Kara Murat serileriyle sinemaya aktarılan abartılı, kurgusal tarihi kahramanlık öykülerinden hiçbir farkı yoktur.

Don Kişot kendisini dünyaca ünlü bir şövalye olarak kurgularken başına gelen birbirinden trajikomik olaylar, Cervantes'in üstün kurgusunun, incelikli ironisinin ve mizahının bir göstergesidir.

Tek kişilik krallığında, krallıkta önemli bir rol oynayacağı vaadiyle kandırdığı gariban Sanço Panza'yı yanına aldıran bu kurgu kahramanın öyküsü, yüzyılın en başarılı öykülerinden birisidir ve başucu eseri olarak okunmalıdır.
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
2 yorum
Mert (@mertaksu)
Anlatım kipinin değiştiğini okurken farkedememiştim, incelemeniz bu bakımdan faydalı oldu, teşekkürler.
15.03.17 beğen cevap
Eugene de Rastignac (@eugenederastignac)
merhaba, yapı kredi yayınlarının ön sözü çok güzel. bu konudan da detaylı olarak bahsediyor.
15.03.17 beğen cevap
Serdar Glmz

Serdar Glmz

@serdarglmz

La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade DON QUİJOTE
Tüm edebiyat tarihinin Roman türündeki ilk örneği bu kitaptır. Tüm zamanların n çok ile çevrilen en çok okunan en çok yorumlanan ve akkında en çok eleştiri yazılan kitabıdır Don Quijote.Don Quijote'u Nobel Edebiyat kurulu tüm zamanların en iyi kurgu eseri seçmiştir.Benim kişisel görüşüme göre ise bu güne kadar insan elinden çıkmış en muhteşem kitap Don Quijote'tur.
Hayatını şövalye kitapları okumaya adamış ihtiyar Quijote'un günün birinde bu kitaplardan fazlasıyla etkilenerek delirmesi, kendini gezgin bir şovalye sanması ile maceradan maceraya atılması anlatılır.Silahtarı Sanço da bu yolculuklar boyunca kendisine eşlik eder.
Kimilerine göre kafayı bozmuş bunak bir delidir Don Quijote.Ama aynı zamanda da Silahtarı Sanço ile beraber dünyanın en çok tanınan roman kahramanıdır.Dünyadaki tüm kitaplar yakılsa ve Don Quijote kalsa bile bu büyük hazine tüm insanlığa yeter.
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
Mert

Mert

@mertaksu

Cervantes, döneminin şövalye romanlarının popülaritesini anlamsız bulan ve karşıt görüşüne rağmen yazdığı şövalye romanıyla bu durumu eleştirebilen bir dahidir. Deliliği ve beraberinde getirdiklerini bir delinin kendisi bile bu kadar iyi anlatamaz. Don Quijote ve Sancho'nun diyalogları ise başka hiçbir kitapta rastlanmayacak derecede trajikomiktir. Asırları devirmiş bu eserin birçok alanda ilk kabul edilmesi boşuna değildir. Takıldığım nokta eserin iki cildinin arasında 10 yıl olmasına rağmen yazarın neden ikinci ciltte kendisini ve ilk cildi romanın olay örgüsüne dahil etmiş olduğudur. Cervantes'in, ilk cildin büyük sükse yapmasının ardından başka yazarların eserin devamını yayınlamalarına tepki göstermesi yalnızca üzerinde ismi bulunan ikinci bir cildi yayınlamasıyla mümkünken bu yola başvurmasına gerek olmadığını düşünüyorum.
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum

Don Quijote - S41

Zalimlerden bahsederken, Ovidius size Medeia'yı sunacaktır. Büyücü kadınlardan bahsederseniz, Homeros'un Kalypso'su, Vergilius'un Kirke'si var. Cesur denizcilerden bahsedecekseniz, Julius Caesar'ın kendisi, Yorumlar'ında, kendisini size sunacak, Plutarkhos size bin İskender verecektir. Aşktan bahsedecek olursanız, bildiğiniz iki kelime İtalyanca'yla, Leon Hebreo size geniş bir kaynak olur.
Tuna BAŞAR tarafından eklenmiştir.
carettacaretta__

carettacaretta__

@htcdagl

Ben senin vasalınım, ama kölen değilim; senin asaletin, benim mütevazi soyumun şerefini lekeleme, aşağılama yetkisini sana vermiyor, vermemeli.
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
carettacaretta__

carettacaretta__

@htcdagl

Aşk tanrısını izleyen perilerin sırtında, üzerlerinde iri harflerle adları yazılı beyaz parşömenler vardı. İlk perinin adı Şiir, ikincisinin Akıl, üçüncüsünün Soy, dördüncüsünün ki Cesaret idi. Çıkar'ı izleyen perilerde aynı şekilde adlandırılmıştı; birincinin adı Eli Açıklık, ikincinin Armağan, üçüncünün Servet, dördüncünün de Huzurlu Sahiplik idi.
(Sayfa 569)
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
flaneur

flaneur

@drsmetin

... dünyada silaha ve kaleme yer açamayacak bir darlık, bir rahatsızlık olamaz; hele hele silaha ve kaleme, yol gösteren ve emreden, güzellikse
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
carettacaretta__

carettacaretta__

@htcdagl

... okumaya kendini o kadar verdi ki, gecelerini baştan sona, gündüzlerini de sondan başa okuyarak geçirmeye başladı. Ve böylece, az uyuyup çok okumaktan beyni kurudu, aklını yitirdi.
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
Meltem

Meltem

@meltemaslan18

Başkalarını saf olduğuna inandırmak isteyen kişi, kesinlikle saf olmamalıdır.
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
0 yorum
18
KİTAP
Okurken Kahkahalara Boğulacağınız Komik Kitaplar
Kitap okunurken gülünür mü demeyin. Okurken gülme krizlerine gireceğiniz kitaplar bu listede. Kütüphane gibi sessiz mekanlard...
104
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...
141
KİTAP
Türk ve Dünya Edebiyatından Okunması Gereken Seçkin Kitaplar
Türk ve Dünya edebiyatında kimisi yazıldığı döneme ışık tutan kimisi hafızalara kazınmış kimisi ise başlı başına klasikleşen ...
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Caanım Don Kişot, baalım Don Kişot! paylaşım fotoğrafı
Don Kişot bugünün Türkiye'sinde yaşasaydı ve kitapta ki eylemleri gerçekleştirseydi ne olurdu acaba?
ataç ikon Don Quijote
9.1 (48 oy)
2 yorum
Enes (@cortazar)
Özer Aydoğan'ın hemen her karikatürü çok güzel. Gürdürdün @tambagimsizproton :)
13.10.18 beğen 2 cevap