up
ara

Son Ada

Son Ada Konusu ve Özeti

Son Ada
Arafat'ta Bir Çocuk kitabının da yazarı Zülfü Livaneli tarafından kaleme alınan Son Ada kitabı Roman, Siyasi türünde okuyucusu ile buluşuyor. Doğan Kitap yayınevinden 2008 yılında 9786050916362 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Son Ada isimli kitap 196 sayfadan oluşuyor. Kitap Orhan Kemal Roman Ödülü Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Son Ada kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Doğan Kitap
ISBN: 9786050916362
Sayfa: 196 sayfa Basım Tarihi: 2008
Livaneli'den alegorik ve sarsıcı bir roman...

Darbeci bir başkan, emeklilik yıllarını geçirmek üzere, herkesin her şeyiyle hoşnut olduğu cennet bir adaya yerleşir. Başkan, ruhuna dek işlemiş olan yıkıcılık potansiyelini, geçmiş politik gücünden de yararlanarak kullanmaya kararlıdır. Bu doğrultuda tüm adayı etkileyecek müdahalelere girişir.

Önceleri sıradan görünen bu müdahaleler, sonunda düşmanı düşmana kırdırmaya dek varacaktır. Başta martılar olmak üzere, ada halkı dahil tüm canlılar Başkan'ın acımasızlığından payını alacaktır. Bu arada durdurulamaz görünen bu gidişe direnen bazı sesler de vardır.

Livaneli Son Ada'da, düşsel bir ülkede yaşanan aslında hepimizin aşina olduğu olayları alegorik bir anlatımla verirken, politik ve kişisel ihtiraslarla topluma ve doğaya müdahalelerin sonuçlarını da gözler önüne seriyor.

"Zülfü büyük kapıdan bu romanıyla girmiştir."
-Yaşar Kemal-

Son Ada'nın adsız anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri "son sığınak, son insani köşe" olarak niteliyor. Anlattığı, nerdeyse bir ütopya: "Herkes elinden geldiği kadarını, içinden geldiği kadarını yapıyordu." Ancak bu durum uzun sürmez: Ülkenin darbeci başkanının emekliliğini huzur içinde geçirmek için adaya yerleşmesi, bu cennet adada yaşayanların huzurunu kaçıracaktır.

Başkan, Son Ada'yı her tür "anarşi"den kurtarmaya kararlıdır. Adanın halinden hoşnut toplumunu "çoğunluğun oyları neyi işaret ediyorsa onu yaparak" oluşturduğu "kurul"lar eliyle yönetmeye, adanın ağaçlıklı yolunu "park ve bahçe geleneklerine göre düzenlenmiş" bir hale getirerek başlar. Görünüşte her şey demokratik geleneklere uygundur.

Ütopya tam bir distopyaya dönüşürken, başta martılar, bu gidişe başkaldıranlar da vardır...

"Livaneli'nin bu benzersiz yaratıcı romanında, insan yapısı otoriteyle karşı karşıya... Yazar bizi dünyamız üzerinde yeniden düşünmeye çağırıyor. Mutlaka okunmalı."
-Prof. Lenore Martin, Harvard Üniversitesi-

"Romanı bitirdiğinizde, bir yurdu yok eden kişilerin, küçük bir adayı da kolaylıkla yok etmesinin doğal olduğunu anlıyorsunuz."
-Hasan Akarsu, Cumhuriyet-
şenay deniz

şenay deniz

@senaydeniz

bu şarkının sözleri geldi aklıma kitabı okuyunca :)))
uyusunda büyüsün ninni
tıpış tıpış yürüsün
dertlerini sürüsün nini
oğlum kızım uyusun ninni

evvel zaman içinde kalbur saman içinde
çok da uzun olmayan belli bir zaman önce
çok da uzun olmayan çok güzel diyarın birinde
bereketi dillerder düşmeyen bir köy varmış

denizi de bilirmiş dağı da bilirmiş bu köyün insanı
yağmurda yürür karda kayar ama güneşli günleri severmiş
meze yaparmış köylüler iki kadehe tüm acılarını
böylece birden unutuverirmiş geçmiş dargınlıklarını

aslına bakacak olursan çok zenginmiş tarlaları
ama nedeni bilinmez bu köylüler her daim fakir
yokmuş galiba bu köydeki kargaların bunda bir etkisi
böyle gelmiş böyle gidermiş ne de olsa alın yazısı

dayanamamış sonunda biri kargalara baş kaldırmış
hakkımızı yiyorlar deyip bütün köyü ayaklandırmış
sonunda başa çıkmış köyü istila eden kargalarla
ama kendisi de göçüp gitmiş tabii en sonunda

uyusunda büyüsün ninni
tıpış tıpış yürüsün
dertlerini sürüsün nini
oğlum kızım uyusun ninni

ardından ağlamış köydeki herkes çok uzun yıllarca
ağlarken ağlarken köy unutmuş kargaları tamamıyla
üzülüp dövünüp dururken birden övünmye başlamış
ancak övünüp durduğu sadece hatıraymış

günün birinde köyün üstüne kapkara bulutlar yerleşmiş
kimse bulutları kargaların getirdiğini fark etmemiş
köydekiler yaz yağmurudur gelir geçer zannetmişler
ama bu kara bulutlar kopacak fırtınanın habercisiymiş

kargaların çalacağı emekten medet uman bazı kurnazlar
köylüye niniler söyleyip apaçık hedef şaşırtmışlar
soytarısıyla yalancısı bu köyün bir gün gelmiş elele vermiş
o bildik beyaz camın içine girip siyah yalanlar söylemiş

onların baktığı yerden bütün köy çok aptalmış
çünkü aptal masallar, böyle aldanmazlarmış
değil mi ki bütün köy olana bitene ses çıkarmadan bakmış
o zaman başlarına gelenlere müstahaklarmış

ah ne güzel ninniymiş bu cehalet
herkez dalıp uyumuş nihayet
top atsan uyanmazmış bu ne rehavet
e benim köyüme e e

aslında köyün akıllısı çokmuş, alimi dedesi filozofu çokmuş
var diye basbas bağırıyorlar ama hiçbirinin söz hakkı yokmuş
çünkü bilene düşünene yazana kargaların itirazı çokmuş
ve onlardan öğrendikleriyle kurnazlar herkezi uyutmuş

güzel köyüm ne zaman uyanırsın
bu duruma ne kadar dayanırsın
sanma ki uyurken kazanırsın
hadi köyüm ne zaman uyanırsın?
ataç ikon Son Ada
kitaba 10 verdi
1 beğen · 0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Son Ada
Huzurlu bir yaşamın ardından gelen bitmeyen huzursuzlukları, bertaraf etmenin imkansızlığı karşısında ümitsizce bekleyen insanların öyküsüydü Son Ada. “Yapmak zor, yıkmaksa kolaydır” her zaman. Roman, bu sözün doğruluğunu kanıtlıyor.

Ağaçlar önceden olduğu gibi yolun karşısındaki ağaçlarla sarmaş dolaş olsa ve gölgelese aralarındaki yolu...Manzara, uzaktan görenleri hayran bıraksa kendine...Martılar kanatlarını çırparak, kendilerini gösterseler göklerin uçsuz bucaksız maviliğinde...Uçuşları özgürlük koksa ve ara sıra da olsa kanatlarına takılan gözleri bir süre gezdirse mavilikte...İnsanlar doğadaki tüm varlığı kendi haline bıraksalar ve her bakışın kendince algıladığı bu güzelliğin içerisinde karşılıklı sohbetler etseler, zamanı unutarak kahkahalar atsalar yani kısaca doğanın keyfini yaşasalar hep birlikte...Beraber olmanın ve birlikte yaşamanın zevkine varsalar ayaküstü muhabbetlerle, birbirlerine gösterdikleri saygı ve sevgiyle...Bazen dudaklarından bir kelime çıkmasa da gözleriyle konuşsalar birbirleriyle, huzuru paylaşsalar, mutluluğu yaşasalar doyasıya, “kötü” kelimesinin anlamını bile unutsalar...

Doğayı özgür bırakabilmek, kolay olduğu kadar zordur da insanlar için. Bir çiçeği sevmek...Bir arının, bir kelebeğin kanat çırpışında huzuru yakalamak...Ağaç gölgesinde, rüzgarın salladığı dalların hışırtısını dinleyerek uykuya dalmak...Martıların uçuşunu seyrederken, özgürce hayaller kurmak...Yeşille mavinin iç içe girdiği bu yerde, yeşilin de mavinin de tadını çıkarmak...Bir yanda; bunların tümünün özgür kalmasıyla yaşanan huzur...Diğer yanda; doğadaki canlı-cansız varlıklara gereksiz müdahaleyle uykusundan uyandırılan huzursuzluk...Seçim insanın kendinde...

“Ada” eskisi gibi kalsaydı keşke. Bir kişinin zihnindeki “kötü” düşüncelerin karşısında kaç kişi olursa olsun, fayda vermiyor. Güç kimdeyse ne yazık ki o, yapacağını yapıyor. Sonunda olan masuma oluyor. Zülfü Livaneli’nin ilk okuduğum kitabı olan Son Ada’yı herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
ataç ikon Son Ada
kitaba 10 verdi
6 beğen · 0 yorum
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek

Son ada, son sığınak, son insanı köşe... Kitabı elime alınca bir sinema filmini takip ettiğimi düşündüm. Betimlemeler o kadar güzel ifade edilmiş ki. Ve kitabı bitirince hayvan çiftliğinin gelişmiş halini buldum. Kitabın içeriğine gelince ada da yaşayan 40 hane ve 40 hanenin ütopik hayatını distopik hale getiren bir başkan. Kitabı okuyunca tek bir ülke ya da kişiyi temsil etmediğini göreceksiniz. Kitabın tek bir kazananı var, o da haklı mücadelesinden vazgeçmeyen martılar...
Herkes elinden geldiği kadarını, içinden geldiği kadarını yaparak adada mutlu ve mesut bir şekilde hayatlarını devam ettiriyorlardı. Ta ki başkan gelip ada düzenini değiştirene kadar kimsenin kimseye husumeti olmadan sürüp gitti yıllarca yaşayışları. Başkan masumane halka öyle demokratik yaklaşmıştı ki kimse isteklerini reddetmemişti. Küçücük adayı kendi ihtirası uğruna küçük bir ülke rejimine çevirmişti. İnsanların - ki bu insanlar yıllardır adada yönetime gereksinim duymadan yaşamış - sonradan gelen yönetimin boyunduruğuna kolayca alışması, kanıksaması, inanması ve sorgulamayı bırakması da kokay olmamıştı ama yine de kimse özgürce fikrini ifade edemiyordu.
"kelimeleri güzelleştirerek ya da şiddetlendirerek, güzel tasvirlerle insan hallerini anlatmaya kalkma. Sen eylemi anlat, gerisini okur kafasında tamamlasın." diyordu kitaptaki baş kahramanın yakın arkadaşı. Ve Livanelinin bu kitabında ben bu cümleyi ince imce yaşadım. Okumanız gereken ödülü hak etmiş bir kitap.
ataç ikon Son Ada
kitaba 9 verdi
11 beğen · 0 yorum
Evren Erarslan

Evren Erarslan

@evrenerarslan

Son Ada, Livaneli'nin bağımsızlık simgesi "martı"larıyla kaplı cenneti andıran masalsı yapısıyla herkesin yaşamaya can attığı ütopik bir adadır. Bir gün eski bir devlet başkanı adaya taşınır. Diktatör olarak bilinen bu başkan yüzünden, ütopya, distopyaya doğru dönecektir.

Konu bu şekilde. İlgi çekici olduğu aşikar. Anlatıma diyecek bir şey yok, Livaneli kalemi çok güçlü bir yazar. Sıkılmadan, merakla okuyorsunuz. Kurguda da tüm karakterlere adil bir dağılım gerçekleşmiş. Teknik anlamda güzel bir roman olduğunu düşünüyorum. Fakat anlamadığım tek nokta, yazarın neden göze parmak sokar gibi iyilik-kötülük kavramlarını aktardığını anlamadım. Kötü karakter ilk dakikadan kötülüğe başlıyor. Keskin çizgiler var. Dönüşler, psikolojik çözümlemeler acil yapılmış gibi. Düzelteyim, acil yapılmış değil, psikolojik çözümlemeleri anlayamayacak okurlar için basitleştirilmiş gibi. Bakın bu kötü, bunlar iyi. Şimdi kötü daha da kötü olacak. Istırap çektirecek. Bunu anlatacağı aşikar. Kötü olduğunu, kötü demeden anlayamıyor muyuz peki? Ya kişiliklerin dönüşlerindeki keskinlik yoksa biz anlayamaz mıyız farklı görüşlere yöneldiklerini fakat bunu istemediklerini...

Okuyucunun zekasıyla dalga geçmek değil, okuyucunun istediğini vermektir bu. Yoksa Livaneli de bilir Vonnegut gibi mesajı verirken, karakterlere yüklenmeden kıyıdan köşeden psikolojik çözümlemeyi yapmayı.
ataç ikon Son Ada
kitaba 7 verdi
3 beğen · 0 yorum
SAFİYE GÖKER

SAFİYE GÖKER

@safiyegoker

SON ADA - ZÜLFÜ LİVANELİ / ORHAN KEMAL ROMAN ÖDÜLÜ 2009
ZÜLFÜ LİVANELİ - SON ADA

Hikaye: Zülfü Livaneli: Doğan Kitap: 41.Baskı / Kasım 2016; 183 sayfa (1) (22.07.2018)


Livaneli’nin 40 haneli adası… Emekli bir “başkan” gelene kadar kendi halinde yaşayan saf ve güzel kalabilmiş özgür ve mutlu insanların adası. Livaneli “Son Ada” romanı ile “Orhan Kemal Roman Ödülü”nü de almış. Dili, anlatımı, tasvirleri çok iyi. İçinde hem insan hem hayvan sevgisini bulacaksınız. İktidarın dilinin nelere kadir olduğunu ve yıkımlarını da; bir kişi için toplumun nasıl gözden çıkarıldığını da bulacaksınız.


Romanın sonunda Livaneli ile söyleşi var. Küçük bir kısmı aktarmak isterim:


Kötülük baş gösterirken ona karşı koymayan herkes suçun bir parçası haline gelir. “Yavaşça” mevzi kazanan diktatörlüklere en başta “Hayır” demek gerekir. Başkaldıran insan bunun için soyludur. (…) Roman toplumun ve doğanın kendi dengelerini bulacağı, daha doğrusu bulması gerektiği üzerinde yoğunlaşıyor. Eğer bu dengelere müdahale etmeye kalkarsanız, sonuç felakete varıyor; hem doğa mahvoluyor hem insan…


Kendime not: Sevgili arkadaşım Serdar Uğur 11/07/2018 tarihinde bu güzel romanı kendi hazırladığı ekmekleriyle bana gönderdi. Hem karnımı hem beynimi besledi. Kendisine teşekkür ediyorum.

Ve sevgili @semihoktay artık beni takip edebilirsin :)
ataç ikon Son Ada
kitaba 10 verdi
4 beğen · 6 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
:)
23.07.18 beğen cevap

Son Ada - S41

Yolun çıplak haline bir türlü alışamamıştık, her gelip geçtiğimizde -ki bu, günde en az üç kez oluyordu- kendimizi kafası yeni usturaya vurulmuş ve bu dazlaklığa alışamamış bir insan gibi hissediyorduk. Güneş olanca hışmıyla tepemizdeydi. Bu iş martıların da kafasını en az bizimki kadar karıştırmış olmalı ki sürüler halinde yolun üzerinde toplanıyor, eskiden yolu görmelerini engelleyen birbirine girmiş ağaç dallarının gerçekten orada olup olmadığından emin olmak ister gibi pike yapıp duruyorlardı. Bir-iki kez benim de başımın üstünden yıldırım gibi geçtiler.
Şeyma tarafından eklenmiştir.
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Şiir silahtan güçlüdür ! ''
ataç ikon Son Ada
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
28 beğen · 0 yorum
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Hayaller sadece avunmak, çaresizlik duygumu kısa bir süreliğine dindirmek içindir.''
ataç ikon Son Ada
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
16 beğen · 0 yorum
Bahar Gürses

Bahar Gürses

@portuga

"Hanımefendi," dedi, "siz pelikanların yavrularını nasıl beslediğini biliyor musunuz ?"
Afallayan kadın, "Hayır" dedi.
"Anne pelikan, yavrularının açlık çektiğini görürse, kendi etinden parça kopararak onları besler.
ataç ikon Son Ada
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
14 beğen · 7 yorum
gezgin abdal (@gezginabdal)
Bu doğru mu
01.12.18 beğen cevap
gezgin abdal (@gezginabdal)
Yani pelikanların yavrularını böyle beslemeleri meselesine gitti aklım:)) ama bir metafor olarak kullanılması gayet yerine oturmuş.
01.12.18 beğen 1 cevap
gezgin abdal (@gezginabdal)
Bir yerde de yavruları açlıktan ölmesin diye göğüslerini kanatıp yavrularını besledikleri yazıyor.
01.12.18 beğen 1 cevap
gezgin abdal (@gezginabdal)
Zülfü Livaneli olamayan bir şeyi yazmaz elbet. Gerçeklik payı vardır muhakkak.
01.12.18 beğen 1 cevap
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf

"Unutma," derdi... "kendi sesin! İşte en önemli şey bu. Senin sesin! Dünyada hiçbir modaya oturmayacak kadar senin olan bir üslup. Elin gibi, gözün, başın, gülüşün gibi senden bir parça.
ataç ikon Son Ada
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğen · 0 yorum
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf

''Hayattan öğrendiğim bir şey var. Her yerde kötülük çok kuvvetli ve zor yeniliyor. İyilik daha zayıf kalıyor.''
ataç ikon Son Ada
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum
18
KİTAP
Orhan Kemal Roman Ödülü Kitaplar
Orhan Kemal Roman Ödülü 1972'den beri her yıl verilen bir edebiyat ödülüdür. Bu liste Orhan Kemal Ödülü almış kitapların list...
315
KİTAP
En Sürükleyici Kitaplar
Yemek yemek, uyumak gibi doğal ihtiyaçlarını unutmana sebep olacak en sürükleyici kitaplar bu listede! Sen de en sürükleyici ...
757
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
394
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
1176
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
OverTheRainbow

OverTheRainbow

@hasretsa

 paylaşım fotoğrafı
Martılarla insanlar arasında bir savaş; Son Ada. Kitaptan önce de martıları çok severdim, ama şimdi daha farklı bir sevgi ve hayranlık duyuyorum. Martıları seyretmek daha huzurlu, aynı zamanda hüzünlü bir an benim için.
ataç ikon Son Ada
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon
nilüfer saltıkalp

nilüfer saltıkalp

@nilufersaltikalp

 paylaşım fotoğrafı
Tek solukta okunan ama izi kalici bir livaneli efsanesi😍
ataç ikon Son Ada
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
20 beğeni · 1 yorum beğen ikon
dependent (@golgeadam)
Her Eseri Aynı Güzellikte
26.02.19 beğen 1 cevap
PinarSvlk

PinarSvlk

@jaigurudevaom

 paylaşım fotoğrafı
Son Ada’nın adsız anlatıcısı, adını kendisinin koyduğu bu yeri “son sığınak, son insani köşe” olarak niteliyor. Anlattığı, nerdeyse bir ütopya: “Herkes elinden geldiği kadarını, içinden geldiği kadarını yapıyordu.” Ancak bu durum uzun sürmez: Ülkenin darbeci başkanının emekliliğini huzur içinde geçirmek için adaya yerleşmesi, bu cennet adada yaşayanların huzurunu kaçıracaktır.

Başkan, Son Ada’yı her tür “anarşi”den kurtarmaya kararlıdır. Adanın halinden hoşnut toplumunu “çoğunluğun oyları neyi işaret ediyorsa onu yaparak” oluşturduğu “kurul”lar eliyle yönetmeye, adanın ağaçlıklı yolunu “park ve bahçe geleneklerine göre düzenlenmiş” bir hale getirerek başlar. Görünüşte her şey demokratik geleneklere uygundur.

Ütopya tam bir distopyaya dönüşürken, başta martılar olmak üzere, bu gidişe başkaldıranlar da vardır... “Livaneli’nin bu benzersiz yaratıcı romanında, insan yapısı otoriteyle karşı karşıya... Yazar bizi dünyamız üzerinde yeniden düşünmeye çağırıyor. Mutlaka okunmalı..."
ataç ikon Son Ada
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Batuuu

Batuuu

@batuuu

 paylaşım fotoğrafı
Bunu biraz önce alıntı bölmesinden eklemistim ama yoruma kapatılmış. o yüzden kapanana kadar tekrar yazacağım.Şiir ile son ada kitabı biraz birbirini andırmıyor mu arkadaşlar:)
ataç ikon Son Ada
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
1 beğeni · 0 yorum beğen ikon