up
ara

Genç Werther'in Acıları

Genç Werther'in Acıları Konusu ve Özeti

Genç Werther'in Acıları
Komşu Çocuklar kitabının da yazarı Johann Wolfgang von Goethe tarafından kaleme alınan Genç Werther'in Acıları kitabı Roman (Çeviri), Dünya Klasikleri türünde okuyucusu ile buluşuyor. Can Yayınları yayınevinden 2016 yılında 9789750708299 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Genç Werther'in Acıları isimli kitap 164 sayfadan oluşuyor. Kitap Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Genç Werther'in Acıları kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750708299
Sayfa: 164 sayfa Basım Tarihi: 2016
Evrensel boyutlara ulaşmış ünüyle bugün dünya edebiyatının en büyük yazarlarından biri sayılan Goethe, henüz yirmi beş yaşındayken yazdığı Genç Werther'in Acıları'nda, kısa bir süre önce Charlotte adlı genç bir kadınla yaşadığı mutsuz ilişkiden yola çıkmıştı. Edebiyat dünyasına, karşılıksız aşkıyla intihara sürüklenen "Romantik kahraman"ı armağan eden bu büyüleyici mektup-roman, şiirselliği ve yaşama tutkulu bakışıyla okuyucuları mıknatıs gibi kendine çekmişti. Almanya'da bütün gençliği etkisi altına alan romanın, birçok intihara neden olduğu, Werther'in giydiği mavi frak, sarı yelek ve çizmelerin döneminde moda yarattığı, Napoléon'un bile kitabı sürekli yanında taşıdığı söylenir.Son derece duyarlı ve tutkulu bir genç ressam olan Werther'in, düşsel dostu Wilhelm'e yazdığı mektuplardan oluşan Genç Werther'in Acıları, edebiyatta akılcılığın yerini alan duygusallığın bir başyapıtıdır.
Hicret

Hicret

@turkishbook - Aydın

Ah Werther ah!
"Pencere tarafında takatsiz sırtüstü yatıyordu, çizmeleri ayağında, sarı yelekli mavi frakıyla baştan ayağa giyinikti."

AH WERTHER AH! diye başlamak istiyorum.

"Genç Werther'in Acıları" dünya edebiyatının en etkili, en ünlü ve yazıldığı dönemde intiharlara sebep olan nadir yapıtlarıdan biridir.
Lahn ırmağı kıyısındaki Wetzlar kentine gelen genç Goethe, 9 Haziran 1772 günü gittiği Volpertshausen 'deki baloda Lotte Buff ile taıştı. Lotte Buff, on dokuz yaşında olup dört yıldır, kendisinden on bir yaş büyük elçilik yazmanı Johann Christian Kestner ile nişanlıydı. 1772 yılının yaz aylarında Lotte Buff'e duyduğu aşk, daha sonra "Werther" romanının kıvılcımı olacaktı. Bu aşk kıvılcımları, henüz 25 yaşında olan Goethe'yi büyük bir üne kavuşturacaktır. Yazdığı bu eserle sadece kendi ülkesinde değil birçok ülkede yankı uyandırdı.
Kurguyu oluşturan "Werther"deki mektuplar, Goethe'nin 1772 yılında gerçekten yazdığı mektuplarla karşılaştırıldığı zaman, yaşamla yazınsal kurgu arasındaki ayrım ve sanatlaşma süreci görülür.

Şimdi gelelim Werther'in kişiliğine ve iç dünyasına. Başlarda bu kadar duygulu, hissiyatlı bir erkek var mı dünyada diye düşünmedim değil. Bir karıncaya bile aşk ve şefkatle bakan biri, toplumun duygusuz ve duyarsızlığını eleştirmeden de geçemiyor:
"Göğsümü parçalamak, insanın birbiri için bu kadar az değeri olabildiği için, beyni mi dağıtmak istiyorum sık sık. "
" Öğretmenin gözleri yaşardı, diyorum sana, dün bu ağaçların baltayla devrildiklerini konuşurken. Baltayla devrildiklerini! Çıldırmak işten değil, ilk baltayı indiren iti ellerimle gebertebilirim. Ben, ki bahçemde böyle birkaç ağaç olsa ve bir tanesi yaşlılıktan dolayı ölse, yaslara düşebilirim, seyretmekten başka bir şey yapamıyorum. "
"Yeryüzünde bir değeri olan çok az şey karşısında duygusuz ve duyarsız insanların bulunması, Wilhelm, beni çileden çıkarıyor."
"Mutluluğunun eksikliğini dünyevi bir engele bağlayabilen, aziz mahluk! Hissetmiyorsun! sefaletinin harap olmuş kalbinde, sarsılmış beyninde yattığını hissetmiyorsun, buna yeryüzünün bütün kralları birleşse, çare bulamaz. "

Lotte, Werther'in kalp ağrısı Lotte... Bir insan bu kadar aşkla bağlanabilir mi? " O kadar çok şeye sahibim, ama ona karşı duygularım hepsini yutuyor; o kadar çok şeye sahibim, ama onsuz hepsi bir hiç." Mutluluğu,yaşama sevincini birilerinin kollarına bırakmak... "Ve bu yürek artık cansız, sevinçler akmıyor ondan artık, gözlerim kuru "ve cana can katan gözyaşlarıyla artık esenlenmeyen duyularım korkuyla alnımı kırıştırıyor."
İnsanın içinden çıkamadığı duygularıyla avunması: " Acılarıma takılıp dalga geçiyorum; kendimi koyversem, karşı savlardan upuzun bir ayin olur."

Sıkkınlık ve hevessizlik Werther'in ruhunda gittikçe daha derinden kök salmış, gittikçe daha sıkı sarmalamış ve biraz biraz onun bütün varlığını kavramıştı. Lotte'yi her şeyin üstünde çok seviyordu, onunla gurur duyuyor ve onun herkes tarafından en mükemmel varlık olarak kabul görmesini arzu ediyordu. Fakat sevdiği kadın ona ait değildi ve bu da Werther'i tüketiyordu yavaş yavaş. Öyle ki artık ölmekten bile korkmuyordu: " Kendimi ayıplamıyorum, zira ölmeye cesaretim var. "

Werther'in tutkulu aşkına karşın Lotte sadece onun dostluğunu istiyordu: "Koskoca dünyada gönlünüzün arzularına uygun hiç mi başka kız yok? Kendinizi aşıp, onu arayınız; sizi temin ederim, onu bulacaksınız; zira şunca zaman kendi kendinizi yargıladığınız bu kısıtlama beni çoktandır korkutuyor, sizin ve bizim adımıza. Kendinizi aşınız! Bir seyahat sizi avutacaktır. Avutmalıdır! Arayıp bulunuz aşkınıza layık birini, arayıp bulun ve geri gelin, hakiki bir dostluğun hazzını birlikte tadalım. "

Bu dünyada aşkına karşılık bulamayacağını anlayan Werther, Lotte ile öbür dünyada buluşacağından emin ve bu amaçla intihar ediyor. "Bu andan itibaren sen benimsin! Benim, ey Lotte! Ben önden gidiyorum! Pederime gidiyorum, pederine. Ona yakınacağım, o da, sen gelinceye kadar beni teselli edecek, ve seni karşılamaya uçacağım, seni tutup, sonsuzluk karşısında, ebedi sarılışlarla senin yanında kalacağım.Rüya görmüyorum, hayal görmüyorum! mezarın yakınında aydınlanıyorum. Biz var olacağız! Birbirimizi tekrar göreceğiz!"

......
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Yaralar vardır insanı cayır cayır yakan...
Mektup yazmak güzeldir.Ama en güzeli kendine yazılandır...
Aslında Werther değil burada kahramanımız. Goethe'nin kendisi. Kitap bir nevi yazarın duygu boşalması gibi. Hayata dair tahlillerini, insanların değişen ruh hallerini tuvale çok güzel boşaltmış. Her duyguyu kitapta pasaj pasaj işlemiş; nefret, aşk, mutluluk, iki yüzlülük....

Dilim döndüğünce yazayım ben de bunları:


İnsanların tuhaf hallerini:
"İnsan soyu tek kalıptan çıkmadır. Çoğu, yaşayabilmek için günlerinin büyük bir bölümünü çalışarak geçirir ve özgürlük olarak artakalan zaman onları o kadar kaygılandırır ki, ondan kurtulmak için denemedik şey bırakmazlar." Syf:24

Mutluluğun küçük ayrıntılarda olduğunu:
"Bizim en mutlu olduğumuz anlar, Tanrı'nın bizi sevimli bir deliliğin içine sürüklediği anlardır ve biz de çocuklara aynı biçimde davranmalıyız." Syf.52

Çıkarcı hallerini:
"Sonuçta dünyanın bütün işleri aşağılıktır; başkalarının sözüyle, hiçbir tutkusu ya da bir gereksinimi olmaksızın, para, şan şeref ya da bilmem ne uğruna didinen biri her zaman budaladır." Syf. 57

Bıkkınlık ve isyan bayrağını çekme:
"Evet Wilhelm, bazen bir an için kalkıp gitme, bağları koparma cesaretini buluyorum kendimde, keşke nereye gideceğimi bilsem! Herhalde giderdim." Syf.61

Bir sesleniş!
"Evet, yeryüzünde bir gezginim yalnızca, bir yolcu! Sizler bunun ötesinde misiniz sanki?" Syf. 100

Değer bilmemek:
"İçimden, göğsümü parçalamak ve beynimi dağıtmak geliyor; insanların, birbirleri için ne kadar az bir anlamları var." Syf.111

Başkaldırı:
"Tanrı'nın oğluna verdiklerinin, kendisinin yanında olacaklarını söylememiş miydi İsa? Ya Tanrı beni ona vermediyse? Ya yüreğimde hissettiğim gibi, Tanrı beni kendi tasarrufu için ayırdıysa?" Syf. 113

Deliliğe övgü:
"Tanrım, bu mudur insanların yazgısı? Ya henüz akıl sahibi değilken ya da akıllarını yitirdikten sonra mı mutlu olacaklar ancak?" Syf. 118

Çaresizlik ve kabulleniş:
"Lotte ona ait, bu böyle, Lotte ona ait." Syf. 124

Goethe'de kitabı yazmadan önce tehlikeli bir aşka tutulmuş bir nevi yasak aşk.. İşte bu aşkın yansımasıdır bu kitap! Okunmalı bu yüzden.
Yazarımız kahramanımızı öldürüyor, peki şu soru sorulabilir:"Goethe kahramanımız ise eğer neden hala hayatta?".Evet.Güzel soru.Fakat Goethe'nin burada kahramanı öldürürken demek istediği bir şey var aslında.Bu ölüm ruhun bedenden çıkması, hayatına bir son verme gibi bir ölüm değil.Goethe burada kahramanını öldürürken aslında YÜREĞİNİ öldürüyor. Çünkü anlıyor ki bu aşk acısı ölümden beter.. En iyisi yüreği öldürmek. Böylece çalmazlar kapısını!

Ve incelememi bitirmeden benim de size bir demem var. Mevlana'nın dizeleriyle:
"Allah der ki;
Kimi benden çok seversen onu senden alırım ve ekler;
Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım ve mevsim geçer,
Gölge veren ağaçların dalları kurur, sabır taşar,
Canından saydığın yar bile bir gün el olur...
Aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür, düşman kalkar dost olur,
Öyle garip bir dünya. Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur...
Düşmem dersin düşersin, Şaşmam dersin şaşarsın. En garibi de budur ya,
Öldüm der durur, yine de yaşarsın..."

Kitap zamanında gençliğin bir bölümünü intihara sürüklemiş. Sakın ha ki böyle bir yanlış yapmayın.Yaşarsın sayın okur.Yaşarsın.Hiç bir insan için aşk için sevgi için intihar etmeye değmez! Unutma ki bu dünyada senden daha değerli bir şey yok!
2 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
'Genç Wertherin Acıları' başlıklı bu eserin nasıl ortaya çıkmış olduğunu:yazılma amacını,'aşk' olgusunun insan yaşamını kökünden etkileyebileceğini hatta insanı intihara bile sürükleyebileceğini pek hoş anlatmışsın Emre."Hiçbir insan için aşk için sevgi için intihar etmeye değmez! " diye de ahkâm yürütmüşsün.Karşılıksız 'aşk'a düşenler intihara teşebbüs edebilirler.Demek hayatında böyle talihsiz bir 'aşk'a hiç kapılmamışsın ve sanki kapılmayacağına dair bir garantin var.En azından ben yazdıklarından bunu çıkarsadım.
03.05.15 beğen 1 cevap
(@)
Kapıldım Semih abi. Ama sonra bunun anlamsız olduğunun farkına vardım..
03.05.15 beğen 1 cevap
Melih

Melih

@melihh - İstanbul

Werther Gerçeği
Bu eser, yıllarca tavsiye edilip gelen bir eserdir. Romantizm'in doruklarında yaşanması bakımından(katıksız romantik) romantik edebiyatın şaheserlerindendir.

Benim beklentimi karşılamadı. Goethe'den hem biçim olarak hem de muhteva olarak daha ruhlara dokunan bir eser bekliyordum. Ne yazık ki olmadı. Çünkü eser, baştan sona kadar tek bir histen bahsediyor. Bir aşık var bir de maşukası. Sürekli ve aynı şartlarda geçen konuşmalarla filan insanı bunaltan bir eser. Belki psikolojiye ilgisi olanlar derinden bakarlarsa Werther'in pek değişmeyen ruhsal durumunun ince değişikliklerini yakalayabilirler. Bu doğrudan keşfedilen bir şey değil. Epey dolaylı bir şekilde farkında varılabilecek bir hakikat.

Eserde çok yoğun bir duygusal yoğunluk, his belirtimi var. Aşığın gözündeki kız heykelleştiriliyor hatta Tanrılaştırılıyor. Eser baştan sona kadar bu his belirtiminden ibaret dersek bence abartmış olmayız.

Ayrıca Goethe'nin: ''Hissin, böyle irtifa kazanması durumunda hiçbir fani hayatta kalamaz.'' diyerek kahramanın ifratını kabul etmiş oluyor.

Eser'in realist kısmının eksik olması çok büyük bir eksiklik. Bir psikolog olarak böyle bir insan tipi düşündüm. Henüz tanışmadım ama tanışma potansiyelim elbet var. Yüzde bilmem kaç.

Eser o dönemin Avrupa'sının kesretinde epey iltifat görmüştür. Yığınlar da daha çok. Ancak vahdetlerde dönemin Kant gibi filozoflarınca ağır eleştiriler almıştır ve bence hak etmiştir. Goethe de aslında bence durumun farkındadır Ama duygu yani bu nasıl kısıtlansın.

Şu alıntı manidardır:
''Aydınlanma çağının önde gelen düşünürleri, Lessing, Kant, Möser, Lichtenberg, Wertherin keskin ve parlak akl-ı seliminde sadece hastalıklı, mağrur, maceracı bir hayalperestten başkasını görmüyorlardı. Bu hayalperestin küçük dehası, mağrur varlığı ve küçümseyici mizacı, şayet poetik güzelliği etik güzellikle karıştıracak olursa çok daha tehlikeli olabilir.''

Bu kitabı kesinlikle Ötüken Neşriyat'tan okumanızı tavsiye ederim. Senail Özkan'ın kitabın sonundaki epilogu(son söz)ü pek kıymetşinas. Eserde anlatılan hikayenin gerçekliğinden, Goethe'nin Aşk hayatından her şeyi derinlemesine kaynaklarıyla incelemiş.

Bence bu kitabı bizim romantik eserlerimizle karşılaştırsak bizimkiler daha niteliklidir. Mesela bir Talat ve Fitnat, İntibah'da insan ruhu, fıtratı doğa gerçekliği ile daha uyumludur. Bunda Werther tabiri caizse uçmuştur hayal olarak.

Edebiyat zevki oluşmuş bir okuyucu, Werther'in sadece mutsuz bir aşk hikayesi olmadığını, bilakis trajik bir mukadderatın tasviri olduğunu görecektir.

Werther ifrata vardırdığı hislerini akılla kontrol altına alamayınca öylesine şüphe ve umutsuzluk girdabına kapılır ki, ölüm yegane kurtarıcısı olarak sunar kendini.
0 yorum
Selin E

Selin E

@seline

Üzerine birçok söz söylenmiş, türlü bakış açılarıyla eleştirilmiş bir eser üzerine düşünürken çok farklı bir konuda gözüme çarptı Goethe’nin bu başyapıtı. Kimilerine göre, dramatik bir aşk hikayesi, kimilerine göre ise aşk için intiharın esin kaynağı olarak görülen bu kitabın, bana göre oldukça önemli bir yanı sürekli göz ardı ediliyor. Hayatın binlerce acısından, sadece bir tanesidir aşk. En ufak menfaate karşılık, bin kat bedel ödenen bu hayatta, elbette aşkın da bir bedeli olacaktır. Mesela Batı felsefesinin çıkış noktası sayılan Hesiodos’un Theogonia’sında, kadınların eşsiz güzelliğinin bedeli, Pandora’nın kutuyu açmasıyla ödenmiştir. Demek ki bu mesele en azından 2700 yıldır insanların kafasını meşgul ediyor. Pekala, nereye bağlayacağım? Bu aşk hikayesinde sürekli göz ardı edilen şey Lotte’nin karaktersizliği; Werther’e umut verip, onu bir felakete sürüklemesidir. Çünkü kadınlar, geleceği olsun olmasın, erkeklerin çevrelerinde dolanmalarından, onlara ilgi göstermelerinden, güzelliklerinden etkilenmelerinden haz duyarlar. Lotte’de sadece bunlardan biri. Tabiatından ötürü Lotte’ye kızmıyoruz, sadece beklentiye giren Werther’e kızıyoruz. Werther Lotte’yle birlikte olamadığı için bir hayal kırıklığı yaşadı. Acaba aksi gerçekleşse Werther mutlu olacak mıydı? Hayır! Bir hayale ulaşamamak nasıl büyük bir hayal kırıklığı yaratıyorsa, ulaşmakta aslında hayal edildiği andaki gibi bir durumla karşılaşmamaktan ve de zaten anlamsız bir şey olmasının farkına varılmasından aynı etkiyi yaratacaktır. Çünkü insana haz veren sadece bir hayalin inşasıdır ve sonucu kaçınılmaz hayal kırıklığıdır. Bir hayale ulaştığımızda hissettiğimiz mutluluk ise saman alevi gibi sönen bir anlık bir yanılsamadır. O halde hayal kırıklığını engellemenin, umutsuzluğun içinde boğulup, yaşayan bir ölüye dönmekten başka çaresi yoktur. Werther’de bu gerçeğin farkında olsa, Lotte’ye karşı asla umut beslemeyecek, hayal kırıklığına uğramayacak ve de hayatını sırf bir yanılsamadan ötürü sonlandırmayacaktı. Bana göre o hayatın bin bir kötülüğü ve saçmalığı arasından aşkı seçip, ona lüzumundan fazla anlam yüklemiş adamdır. Ben kitabı okumakla, önem vermenin, mana yüklemenin ve de özellikle beklentiye girmenin gereksizliğini anladım. Aşk sancısı, vs. değil.
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Kimilerine göre, dramatik bir aşk hikayesi, kimilerine göre ise aşk için intiharın için esin kaynağı olarak görülen bu kitabın, bana göre oldukça önemli bir yanı sürekli göz ardı ediliyor. Hayatın binlerce ıstırabından, sadece bir tanesidir aşk. En ufak menfaate karşılık, bin kat bedel ödenen bu hayatta, elbette aşkında bir bedeli olacaktır. Varsın yorumlarım, misojinist yorumlar olarak değerlendirilsin. Batı Felsefesinin çıkış noktası sayılan Hesiodos’un Theogonia’sında, kadınların tanrısal güzelliğinin bedeli, Pandora’nın kutuyu açmasıyla ödenmiştir. Demek ki bu mesele en azından 2700 yıldır insanların kafasını meşgul ediyor. Pekala, nereye bağlayacağım? Bu aşk hikayesinde sürekli göz ardı edilen husus Lotte’nin karaktersizliği; Werther’e umut verip, onu bir felakete sürüklemesidir. Çünkü kadınlar, geleceği olsun olmasın, erkeklerin çevrelerinde dolanmalarından, onlara kompliman yapmalarından, hüsnü muamelede bulunmalarından, güzelliklerinden etkilenmelerinden haz duyarlar. Lotte’de sadece bunlardan biri. Tabiatından ötürü Lotte’ye kızmıyoruz, sadece beklentiye giren Werther’e kızıyoruz. Werther Lotte’yle birlikte olamadığı için bir hayal kırıklığı yaşadı. Acaba aksi gerçekleşse Werther mutlu olacak mıydı? Hayır! Bir hayale ulaşamamak nasıl büyük bir elem ve hayal kırıklığı yaratıyorsa, ulaşmakta aslında hayal edildiği andaki gibi bir neticeyle karşılaşmamaktan ve de zaten anlamsız bir şey olmasının farkına varılmasından aynı neticeyi yaratacaktır. Çünkü insana haz veren sadece bir hayalin inşasıdır ve neticesi kaçınılmaz hayal kırıklığıdır. Bir hayale ulaştığımızda hissettiğimiz mutluluk ise saman alevi gibi sönüveren bir anlık bir yanılsamadır. O halde hayal kırıklığını engellemenin, umutsuzluğun içinde boğulup, yaşayan bir ölüye dönmekten başka çaresi yoktur. Werther’de bu hakikatin farkında olsa, Lotte’ye karşı asla umut beslemeyecek, neticede hayal kırıklığına uğramayacak ve de hayatını sırf bir yanılsamadan ötürü sonlandırmayacaktı. Bana göre o hayatın bin bir bokluğu ve saçmalığı arasından aşkı seçip, ona lüzumundan fazla anlam yüklemiş adamdır. Ben kitabı okumakla, önem atfetmenin, mana yüklemenin ve de özellikle beklentiye girmenin gereksizliğini anladım. Aşk sancısı, vs. değil. Saygılar.
1 yorum
(@)
Kitabı henüz okumadım inceleme için tercih kullanmam doğru olmaz.Fekaaattt "Bana göre o hayatın bin bir bokluğu ve saçmalığı arasından aşkı seçip, ona lüzumundan fazla anlam yüklemiş adamdır. Ben kitabı okumakla, önem atfetmenin, mana yüklemenin ve de özellikle beklentiye girmenin gereksizliğini anladım. Aşk sancısı, vs. değil. Saygılar. " Cümlelerinde çok manalı ve çok haklısınız.
23.01.15 beğen cevap

Genç Werther'in Acıları - S41

"Eyvah onlara ki!" Egemen oldukları bir kalbe karşı egemenliği, o kalbin kendi içinden uç veren basit sevinçleri gasp etmek için kullanırlar. Dünyanın hiçbir armağanı, hiçbir lütfu, bir zalimin kıskanç huzursuzluğunun zehrettiği bir anlık zevkin yerini tutmaz dedim.
Sarah Stryder tarafından eklenmiştir.
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf - Batman

''Bir kimsenin derdi varsa nereye gitse gönlü hoş olmaz.''
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
nur uzuner

nur uzuner

@nuruzuner - Ankara

“birbirimizi anlamadan vedalaştık. bu dünyada birinin diğerini anlaması o kadar kolay bir şey değil.”
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 yorum
kahvedelisi (@kahvedelisi)
Aslında bu olay gerçekleşirse bir mucize!
31.12.18 beğen cevap
amour (@amour)
Benim için anlamak araç, yaşamak amaçtır. Yani sevinç, yaşam, umut, erdem ve iyilikleri çoğaltmaktır.
31.12.18 beğen cevap
oğuzhan (@oguzhan388)
[silindi]
31.12.18 beğen cevap
oğuzhan (@oguzhan388)
okumuştum bu kitabı aşk acısı çekenlere tavsiyem
31.12.18 beğen cevap
Yasin Erdem (@yasinerdem60)
Eskilerden bir söz var /insaf et ey dost, insaf din yarısıdır/. Ne zaman ki insafı kaybettik işte o vakit ne kendimizi ne de bir başkasını anlar olduk. Sözüm ona modern hayatın dayatmasıyla batıdan ithal empatiyi psikologlar tavsiyesince kullanmaya çalışıyoruz lakin bu da insaf kadar değerli değil. İnsanın bir başkasını anlaması için önce kendini dinleyip anlaması gerekir. Dinlemek demişken anlaşılmak için konuşmak gerek zira bakarak anlamak tarih oldu...
31.12.18 beğen cevap
ld

ld

@lalediyari - İstanbul

Neşeli ve mutluyum, yani gerçekçi olmam mümkün değil.
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Madam Despina

Madam Despina

@madamdespina

Ne gündüz ne gece kaldı benim için; bütün dünya çevremde yitip gidiyor.
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Quaf

Quaf

@quaf

Mutluluk da bir aldanış mıdır dersin, Wilhelm?
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
164
KİTAP
Kadınların Okuması Gereken Kitaplar
Kadınları, yaşam tarzlarını, duygularını ve erkeklerden farklarını anlatan, her kadının içinde kendisinden bir parça bulacağı...
104
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...
312
KİTAP
Tavsiye Ettiğim Kitaplar
Kitap tavsiyesi arayanlar buraya! Herhangi bir kitap türüne bağlı kalmaksızın beğenerek okuduğumuz ve herkesin okumasını tavs...
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

" Zaman unutturmaz, uyuşturur.”
Ah, bu boşluk !..

Göğsümdeki bu korkunç boşluk !..

Yalnızca bir kez, yalnızca bir kez yüreğime bastırabilsem onu...

*
19. Yüzyılın tartışmasız en büyük romanı, aşkın tüm boyutlarıyla irdelendiği ve M.E.B'nın100 Temel Eser'i arasına aldığı realist bir çizgide yazılan, sonu ölümle biten bir aşkın trajedisi "Vadideki Zambak" .

İpucunu oradan almak, yakışan ve söz hakkı daha çok olduğundan kalbimin sesini oraya veriyorum :

Seven adam, sevdiğinin gözünde her şey değilse hiçbir şey değildir.
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 yorum
Herkese selam sana hasret (@herkeseselamsanahasret569)
Başlığa hitaben https://youtu.be/k6-ciAK9C-s
16.06.19 beğen 1 cevap
Velhasıl Hayat (@velhasilhayat)
Geceyi nasıl da bölüyor, âhh Febihâ...
16.06.19 beğen 1 cevap
FEBİHÂ (@kadimcumleivecize)
Ne diyebilirim ki...
16.06.19 beğen cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

Kalbine bir sor, böyle yaşanır mı hiç ?.. paylaşım fotoğrafı
"Kalbine bir sor, böyle yaşanır mı hiç ?.."
Tanrı'ya, onu bana bağışlaması için dua edemiyorum; ama yine de o sanki bana aitmiş gibi geliyor.

Tanrı'ya, onu bana vermesi için dua edemiyorum; çünkü o bir başkasına ait.


*
Stefan Zweig'in "Yakıcı Sır" daki cümlesini pay ediyorum kalbime.

"Bütün büyük kalp olaylarında görülen sevgi öncesi heyecan, düş kırıklıklarının ve yapayalnız olanın karanlık, derin çukurudur."

Neyi öğrendim peki, bana katkısı neydi ?

Vahada serabın büyüsünün olmadığını, suyun kendisinin değil; rüyasının muhteşem olduğu gerçeğini.
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 yorum
Sinonino (@sinonino)
İnsan şaşırıyor bazen . Göstermek istediğimiz acılarımızı kimse görmüyor ama bir kitap ta anlatılan acı aynı hikayeyi yaşamasakta bizde o acı hissiyatı uyandırıyor . İnsan yine insana iyi gelmiyor ama insana iyi gelen kitap yine insandan geliyor .. Bu kitabı çok severek okumuştum .
16.06.19 beğen 2 cevap
Velhasıl Hayat (@velhasilhayat)
İyi gelmese de, çok şeyi hissettiriyor ve anlamak kavramının önemini hissettiriyor.
16.06.19 beğen 1 cevap
Çiğdem Gül

Çiğdem Gül

@cigdemgul - Bursa

Sıra sende🎈 paylaşım fotoğrafı
Sıra sende🎈
Siz hangi kitapları okuyorsunuz acaba?🌸🌸
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Yarali Serseri 61

Yarali Serseri 61

@kutayhaciosmanoglu

buram buram aci
sonrasinda kendime gelmem zaman aldi, caresizligin en guzel tariflerinden
ataç ikon Genç Werther'in Acıları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum