up
ara
‹ Aziyade

Aziyade Sözleri ve Alıntıları

Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Üstün acıları duyabilecek yaratılışta ve herşeye sahip olan insanlar kendi duygularının altında olan hiçbir şeye değer vermezler. Pek az ızdırap duyarlar.Şiirler okurken duygululuk gözyaşı döken, ruhu okşayan bir melodinin seslerine karşı yumuşaklık içinde kendini veren, düşünme olmayan dugulanmadan yüksek bir şey, hiçbir sözlük tarafından dile getirelemeyen bir hayale kendini kaptıran bir kişi için hoş bir yemek, bir av partisi, bir güzel kızın çekiciliği nedir ki?


Sayfa : 136
Hüseyin Hilmi Kitabevi
1. Baskı 1967
Çeviren : Nahit Sırrı
ataç ikon Aziyade
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Hakkımda karar vermeden önce, beni biraz olsun tanımak, ve iyi yaratılmış bir insanı bugünkü tuhaf kişi haline getiren nedenleri bilmek lazımdır. Kabul etmemiz gerekirki biz doğuştan sahip olduğumuz iki nitelik ve sebebin, veya yer yüzüne gelirken beraberimizde getirdiğimiz sermayenin, dokunan her şeyin tesir ve izini kabul edebilen plastik bir cisim gibi bizi biçimlendiren, hayat koşullarının ve rastlantılarının ürünüyüz. Bu koşullar ve rastlantılar benim için sadece birer an olmuştur. Alışılmış bir söz olarak diyelim ki ben çileler okulundan yetiştim. öğrenebildiğim şeyi bildiklerimi de kesin ve sert ortaya koyuşum bu yüzdendir. Eğer bazen sözlerime birer kanun havası vererek konuşursam bu hal çok çile çektiğim için fazla bilmeden ve bildiklerimi daha az çile çekmiş olanlara anlatabilmek aynı zamanda da bilgi sahibi olduğum konularda güzel konuşma arzumdan doğmaktadır.

Sayfa : 104 - 105
Hüseyin Hilmi Kitabevi
1. Baskı 1967
Çeviren : Nahit Sırrı
ataç ikon Aziyade
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Doğudaki yaşantımı, hür ve acıkhavada geçen yaşantımı manasız uzun gezintilerimi ve İstanbulun gürültüsünü bana kim verecek?
Akşam Eyübe varmak üzere at meydanından yola çıkmak, elde tesbih camilere uğramak, kahvehanelerde, hamamlarda, türbelerde, meydanlarda durmak, bakır ayaklı mavi küçük fincanlarda Türk kahvesi içmek güneşin altında durarak bir nargile dumanı ile farkında olmadan sarhoş olmak, geçenlerle yarenlik etmek, bu hayal ve ışık dolu tablonun şahsen bir parçası olmak ve sevgilinizin sizi düşmanca evde bekleyeceğini hayal etmek!

Sayfa : 82
Hüseyin Hilmi Kitabevi
1. Baskı 1967
Çeviren : Nahit Sırrı
ataç ikon Aziyade
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Fenerimi yakıp çıkmayı düşündüm. ( İstanbul'da fenersiz sokağa çıkanı cezalandırırlar.)
Akşam saat 7 yi geçince İstanbul'da herşey sessizleşir, hayat bitmiştir. Güneşin batışıyla yatan Türkler kapılarını sürmelerler.
Sokağın karanlığını bir kafes resmi çizerek aydınlatan bir cumba ışığı görürseniz bu kafesten içeri bakmayın, ışık bir ölümün mezarını aydınlatan bir lambadır. O yerdeki kafesli pencerenin önünde sizi öldürseler, kimse yardıma gelmez. Sabah kadar titrek ışıklar saçan bu şekilde ata hatırası konutlara rastlanır.
Ve biraz ötede sizi soyduktan sonra Türk polisinin hiçbir ilgisini görmeden toprağa gömen katillerin mezarlığı başlar.

Sayfa : 61-62
Hüseyin Hilmi Kitabevi
1. Baskı 1967
Çeviren : Nahit Sırrı
ataç ikon Aziyade
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Halicin sonunda bulunan Eyüp Camii İkinci Mehmet zamanında Peygamberin arkadaşı Eyüp'ün türbesinin bulunduğu yere yapılmıştır. Camiin içine girilmesi hırıstiyanlar için yasaktır. haat camiin civarı bile hırıstiyanlar için tekin değildir.
Padişah ve sultanlar bu camide kılıç kuşanırlar.


Sayfa : 48-49
Hüseyin Hilmi Kitabevi
1. Baskı 1967
Çeviren : Nahit Sırrı
ataç ikon Aziyade
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Kendisini görmeye artık hakkım olmayan bir kadını biraz daha derinden sevmiştim; fakat asabım hiçbir zaman böyle bir sarhoşluğu anlayamadı.

Sayfa : 27
Hüseyin Hilmi Kitabevi
1. Baskı 1967
Çeviren : Nahit Sırrı
ataç ikon Aziyade
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

O, akranı olan küçük bir kızla memleketinden İstanbul'a gelmiş bir çerkez kızıydı; kendisini bir tüccar satın alıp onu bir ihtiyar Türk'e satmıştı. Ve bu Türk kendisini oğluna vermek için büyütmüştü; oğlu ve yaşlı Türk ölmüşlerdi. O zaman onaltı yaşında ve çok güzeldi, sonra kendisini İstanbulda gören bu adam almış ve Selanik'te evine getirmiş ve onu malı yapmıştı.
Samuel tercüme etti Allahlarımızın aynı olmadığını ve Kuran'a nazaran kadınların erkekler gibi bir ruh taşıdıklarına tam inanmadığını, siz buradan gittikten ve hatta ölümünüzden sonra birbirinizi göremeyeceğinizi söylüyor. Ve bundan dolayı ağladığını bildiriyor demişti. Ve sonra gülerek demişti ki: şimdi kendisiyle beraber kendini derhal suya atmak isteyip istemediğini soruyor. Birbirinizi sarmış bir halde suyun dibine kadar gideceksiniz ve sonra kayığı götüreceğim ve sizden hiç haberim olmadığını söyleyeceğim.

Sayfa : 21
Hüseyin Hilmi Kitabevi
1. Baskı 1967
Çeviren : Nahit Sırrı
ataç ikon Aziyade
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum
Kamer Elcyr

Kamer Elcyr

@kamerelcyr

Siyaset yapmayı sevmediğim hâlde sevgilerim ortadan kaldırılmak istenen bu güzel memleket içindir ve bundan emin olarak yavaş yavaş Türkleşiyorum.
ataç ikon Aziyade
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 beğen · 0 yorum