up
ara

Noktürnler

Müziğe ve Günbatımına Dair Öyküler

Noktürnler Konusu ve Özeti

Noktürnler
Noktürnler kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750834547
Sayfa: 152 sayfa Basım Tarihi: 2015
James Tait Black Memorial Ödülü...Günden Kalanlar'ın Booker ödüllü yazarı, The New York Times'a göre "Eşsiz Dâhi" Kazuo İşiguro son kitabı Noktürnler'de müzik ve aşk ekseninde zamanın insanlar üzerindeki etkilerini keşfe çıkıyor.

Noktürnler'de bir araya gelen beş öykünün hepsi müzisyenleri ya da müziği yaşamının merkezine koymuş kişileri konu alıyor. Akşam saatlerinin alacalı ışığında kaygılar ile umutlar, düş kırıklıkları ile baştan başlama dürtüsü, pişmanlık ile inanç arasında döne döne ilerliyoruz.

Sona ermiş bir ilişkinin ilham veren finalini, unutulmuş bir yakınlığı dirilten geçmişten bir ezgiyi, kendi sesini bulmak için insanlardan kaçan genç bestecinin belki de gelecekteki haliyle yüzleşmesini, müziğini kitlelere ulaştırmak için akla gelmedik sıkıntıları göze alan saksofoncuyu ve ömrü boyunca müziğini içinde saklı tuttuğuna inanan gizemli kadını anlatan öyküler, Ishiguro'nun imzasını taşıyan bütün eserler gibi insanı sonsuz karmaşası içinde resmediyor.

Çağımızın en önemli romancılarından Kazuo Ishiguro'nun ilk öykü derlemesi olan Noktürnler, müziğe, müzisyenlere ve günbatımına dair incelikli bir beste.
Ebru G.

Ebru G.

@ebrug

Caz, Blues, Swing Esintisi
NOKTÜRNLER - MÜZİĞE VE GECEYE DAİR ÖYKÜLER

YAZAR: Kazuo İşiguro
YAYINEVİ: Turkuvaz Kitap
ÇEVİRİ: Zeynep Erkut
1. Baskı, Ekim 2011, İstanbul, 189 Sf.

Kitap beş öyküden oluşuyor. Adından da anlaşılacağı üzere müziğe dair bu öyküler. Öykü adları sırasıyla şöyle:
- Aşk Şarkıcısı
- Come Rain Or Come Shine
- Malvern Hills
- Noktürn
- Çellistler

Yazanı Japon bir yazar olduğu için Japonya'ya özgü bir müzikî öyküler yer alacak sandım ama öyle değil. Caz, blues, swing ruhları hâkim tamamen. Her öyküde müzik yapan ya da yapmak isteyen, ya da müzik yapıp da sesini duyurmaya çabalayan ya da yılların eskittiği müzisyenlerin, sanatçıların yaşadıkları sıkıntıları, çaresizlikleri, müziğin götürdüğü yabancı ülkelerde çektikleri yabancılıkları, ayak uydurma çabalarını ve toplumun aradığı görsel estetikten yoksun oluşlarının verdiği kaybedişten, sosyolojik baskıdan bahsediyor.

İlk öyküde (Aşk Şarkıcısı) yılların eskitemediği Tony Gardner adlı müzisyenin yine kendisi gibi sanatçı olan eşi Lindy Gardner'a serenat yapmak için o sırada Venedik'te bir sokakta konser veren genç yetenekten aldığı yardımı ele alıyor. Tony Gardner söyleyecek, genç yetenekse gitarla eşlik edecek. Bir kanoyla eşinin kaldığı otelin penceresinin altında ışığın yanmasını bekliyorlar. O kadar samimi bir romantizm havası hâkim oluyor ki burada insan zihninde. Aynı zamanda o atmosferi betimlediği yerde benim zihnimde Keloğlan'ın Keloğlan Aramızda filminde kayıkta serenat yaptığı sahne canlandı. Tam o kısımda gülümsemekle hüzünlenmek duyguları bütünleşiyor. Çünkü son serenattır o.

Öyküler birbirinden bağımsız. Sadece ilk ve son öyküler, öyküleri bir noktada birbirine bağlıyor. Tüm öykülerin birleştiği konu ise gençlik ideallerinin, âşkın, romantizmin zamana karşı aldığı değişimler, dönüşümler... Zamana yenik düşen tüm duyguların, tüm yaşantıların, biriken anıların zamandan etkilenmeden ilk tazeliği, güzelliği, hüznü ve kederiyle müzikte buluştuğunu vurguluyor. Müzikte gizleniyor âşklar, hayaller ve müzikte ebedileşiyor. Bu aktarıma ince mizahı da katıyor.

Müzikte yetenekli doğmakla sonradan yetenekli olmak üzerindeki zorlukları her iki taraf açısından ele alıyor. Bunu Noktürn adlı öyküde daha iyi açıklıyor. İki müzisyen var; biri doğuştan yetenekli ama çirkin bir simaya sahip olduğu için toplum arasına karışıp üne kavuşamıyor, diğeri ise çabalayarak yeteneğini geliştiren biri ve ödüle layık görülüyor. Ama ödülün bu kadar kötü çalan birine verilmesini haksız görüp referans aracılığıyla ödülü kaptığını söylüyor diğeri. Ama kime göre kötü? Ve soruyor kadın: ''Onun senden kötü çalıyor olması ve doğuştan yetenekli olmaması yeteneksiz ve ödülü hak etmediği anlamı mı taşır? Senin çaba göstermeden sergilediğin bu yeteneğin için onlar ne kadar çabalıyor, nasıl badireler atlatıyor biliyor musun ki haksız olduğunu iddia ediyorsun? ''

Sade anlaşılır anlatımı vardı öykülerin ama en heyecanlı yerinde bitiyor yine. Tadımlık olmuş tam. İtalya, Londra, Hollywood mekânlarında geçmesi ve caz, soul ruhunu işlemesi kitabın artısı bana göre, haricinde beni sarmazdı.

Çeviri noktasında da çevirmen Japonca aslından çevirmediği için just, fuck, really yazan her yere ''sadece, kahrolası, lanet olası, gerçekten'' ifadelerini kimi yerlerde çok sık tekrar ettiği için motamotluktan çıkamamış.

Kitapta bahsi geçen birkaç sanatçı, şarkılar ve kitap:

- Sanatçılar: Frank Sinatra, Bing Crosby, Ella Fitzgerald, Glenn Campbell, Dean Martin, Chet Baker, Joe Pass, Irving Berlin, Cole Porter, Sarah Vaughan, Peggy Lee, Julie London, Ray Charles, George Gershwin, Bill Evans, Billy Holiday, Fred Astaire ve Ginger Rogers, Clifford Brown, Vaughan Williams, Wayne Shorter, Leoš Janáček, Nelson Riddle, Ben Webster, Abba

- Şarkılar: Dancing Queen(Abba), Autumn Leaves, The Nearness Of You, Georgia On My Mind, Come Rain Or Come Shine(Ray Charles), April In Paris, Lover Man, Cheek To Cheek(Irving Berlin), Begin To Beguine(Cole Porter), Here's That Rainy Day, It Never Entered My Mind, I Fall In Love Too Easily, One For My Baby, By The Time I Get To Phoenix

- Kitap: Jane Austen/Mansfield Park, Philip Roth'un bir kitabı.
EK 1
Eser aynı zamanda James Tait Black Memorial Ödülü'ne layık görülmüş. 30.04.17
ataç ikon Noktürnler
kitaba 7 verdi
3 yorum
Nil (@nill)
6 puan vermişsin ama bana ilginç ve okumaya değer bir kitap gibi geldi. Açıklayıcı incelemen için teşekkür ederim :)
30.04.17 beğen cevap
Ebru G. (@ebrug)
Sonunu öyle heyecanlandığım yerde bırakıyorlar ya hani, azıcık hevesim kursağımda kalıyor işte ondan 6 verdim. Aslında 7 vermiştim. 6 ile 7 arasında kaldım bilemedim. Okumaya değer tabii öykülerin tadı hoş. İçim rahat etmeyecek sanırım 7 yapayım ben onu geri. (: @nill
30.04.17 beğen cevap
Nil (@nill)
7 hiç yoktan iyidir bence de @ebru-g- :)
30.04.17 beğen cevap
nilgün pamuk

nilgün pamuk

@nilgunpamuk

nefis
Yazarın daha önceden bir öyküsünü okumuştum ve klasik bir Japon yazarı olduğunu, geleneksel yazdığını düşünmüştüm. Ancak sonradan araştırınca aslında İngiltere'de büyüdüğünü ve orada eğitim aldığını gördüm ve bu kitap kesinlikle Avrupalı bir yazarın elinden çıkmış gibi. Bunu Japon edebiyatını kötülemek için değil, farkı vurgulamak adına belirtiyorum keza Japonların akıcı ve okuyucularını genelde çok zorlamayan yalın bir dili var. Bu kitaptaki öyküler bir müzisyenin başından geçen 5 tane uzun öyküden oluşuyor. Öyküler, oldukça sıradan bir günde sıradan bir şekilde, günlük hayatın akışında anlatılıyor ama yazarın zekası ve dilinin sadeliği okuyucuyu cezbediyor. Nasıl bu kadar temiz bir kurgu yapabilmiş diye düşündürüyor okuru. Diğer kitaplarını da merak ediyorum artık ve bu kitabı yalın ve enteresan öyküler okumak isteyen herkese tavsiye ediyorum.
ataç ikon Noktürnler
kitaba 10 verdi
0 yorum

Noktürnler - S41

İkinci yılımızda Charlie ile Emily birlikte eve çıkmışlardı ve onları çok sık ziyaret etsem de Emily'nin pikabının etrafında yaptığımız tartışmalar geçmişte kalmıştı. Başlarda ne zaman evlerine uğrasam başka öğrencilerle konuşuyor, gülüp söylüyor oluyorlardı. Artık evlerinde yüksek sesli şık bir stereo sistem vardı ve rock müziği çaldıklarında sesimizi ancak birbirimize bağırarak duyurabiliyorduk.
Ebru G. tarafından eklenmiştir.
Ebru G.

Ebru G.

@ebrug

''...ve hayat bir insan sevmekten çok daha büyük. Kim bilir, bu dönem benim için bir dönüm noktasıdır ve büyük lig beni bekliyordur.''
(Noktürn Sf:160 - Turkuvaz Kitap)
ataç ikon Noktürnler
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
2 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Ve bazen de bir insan sevmek, bir hayattan daha büyük olabilir..
29.04.17 beğen cevap
Ebru G. (@ebrug)
Daha da derinleşti anlam şimdi. @aysegulce
29.04.17 beğen cevap
Ebru G.

Ebru G.

@ebrug

'' - Sanırım geçen yıllar senin umutlarını kurutmuş. Küçük bir dokunuşla paramparça olacaksın.
+ Düşeceksin demek istiyorsun.
(Çaydanlıkla oynuyordu ama birden dönerek tekrar beni süzmeye başladı.)
- Hayır Raymond böyle konuşma. Şakalaşırken bile böyle kelimeler duymak istemiyorum.
+ Hayır, hayır yanlış anladın. Eğer uçurumun kenarındaysam itince paramparça olmam, düşerim.
- Ah, zavallı Raymond, sen o günlerin Raymond'ının sadece arta kalan bir posasısın. ''
(Come Rain Or Come Shine Sf: 52, Turkuvaz Kitap)
ataç ikon Noktürnler
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ebru G.

Ebru G.

@ebrug

''...ben bu şehirdeki müzisyenlerin hepsinden iki katı daha yetenekliydim. Görünen oydu ki bugünlerde bunun bir geçerliliği yoktu. Çünkü her şey imaja, pazarlamaya, dergilerde ve televizyon programlarında görünmeye, partilere ve yemeğini kiminle yediğine bakıyordu. Bütün bunlar da beni hasta ediyordu. Ben bir müzisyendim; neden illaki bu oyunun içinde olmalıydım ki? Neden hücremde sadece müziğimi çalıp daha iyiye giderken bir ihtimal gerçek müzikseverler tarafından fark edilmeyeydim?
(Noktürn Sf: 116 - Turkuvaz Kitap)
ataç ikon Noktürnler
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ebru G.

Ebru G.

@ebrug

'' Dünyanın her yerinde gitarist kendi istediğini seçer. Ama burada... Gitar denince kafe yöneticileri rahatsız olur. Çok modern görünür gitar, turistler de bundan hoşlanmazlar.'' (Turkuvaz Kitap - Sf: 11)

''Yöneticilerden her zaman duyduğumuz ''Ağzını kapa ve çal.'' cümlesidir. Takımını giy, gözlüğünü tak, saçlarını arkaya tara; konuşmadığın sürece turistler seni İtalyan zanneder.''
(Turkuvaz Kitap - Sf: 12)
ataç ikon Noktürnler
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ebru G.

Ebru G.

@ebrug

Kitap ve An'a Dair paylaşım fotoğrafı
Kitap ve An'a Dair
Bir kayboluş
İstinaden bir yürüyüş ardı
Adımlar
Ağlayan bir gökyüzü ve sert bir rüzgâr
Kısa bir nefeslenme
Tepeden denize bakan bir pencereye düşen seyirlik
Elini çenesine dayamış bir ''çocuk''un seyirliği...
Pencereden içeri kulak kabartan, insanları seyreden bir güvercin
Bunu bölense yan masalardan yükselen dert, yaşama telaşı ve hayıflanan mutsuzlukları oluyor insanların.
Onca karmaşıklığın arasında basit ve umursuz bir yaşama arzusu benimki.

*Şekersizliğine alışmak zorunda bırakıldığım çay ve kitap. -_-

'' Dünyanın her yerinde gitarist kendi istediğini seçer. Ama burada... Gitar denince kafe yöneticileri rahatsız olur. Çok modern görünür gitar, turistler de bundan hoşlanmazlar.'' (Sf: 11)

''Yöneticilerden her zaman duyduğumuz ''Ağzını kapa ve çal.'' cümlesidir. Takımını giy, gözlüğünü tak, saçlarını arkaya tara; konuşmadığın sürece turistler seni İtalyan zanneder.'' (Sf: 12)

https://www.youtube.com/w...h?v=d4EAPS6Jd7o
Kitapta Tony Gardner adlı karakterin sevdiği kadına serenat yaparken söylediği parçalardan biri.
EK 1: Portedeki kuşları notaya döksek ne olur dedim ama portenin telleri eksik. 23.04.17
ataç ikon Noktürnler
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
2 yorum
Nil (@nill)
Şekersiz çay iyidir ? kitap da ilgi çekici görünüyor.
23.04.17 beğen 2 cevap