up
ara

Bu Ülke

Bu Ülke Konusu ve Özeti

Bu Ülke
Bu Ülke kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789754702811
Sayfa: 339 sayfa Basım Tarihi: 2013
Meriç'in "aynı kaynaktan fışkırdılar" dediği eserler dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin vicdanı olmak isteği Meriç'in bütün çabasına her zaman yön vermiştir: "Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği." Bu Ülke, Meriç'in sürekli etrafında dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında, sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tesbit ve aforizmalarını da içeriyor.
Feyzanur

Feyzanur

@vareste

"Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki , hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği."
diyor kendi kitabı hakkında. Bir deneme kitabı denemeyecek kadar güzel bir kitap, yazarın düşünce dünyasından bir demet var önümüzde.
Kitap, oğlu Mahmut Ali Meriç tarafından düzenlenerek baskıya giriyor. En başta sağ sol çatışmasından mütevellit kimse basmak istemiyor kitabı.

Neokur'da da kimsenin tavsiye ediyorum nevinden ötesine gidemeyen incelemeleri, beni bir inceleme yazmaya sevk etti. Tavsiye güzel olay,fakat inceleme kategorisine girmiyor kanımca.

Bir inceleme yazmak istedim çünkü, inceleme yazarken kitabı tekrar gözden geçirme fırsatım oldu. Ve kitabın son sayfasını huzursuzlukla çevirirken, yeniden okumam gerektiğini içten içe bilerek bitirdim kitabı. Bilmediğim, tekrar bakmam gereken çok yer vardı. Bu da benim eksiğim.
Kitapla ilgili kafama takılan bir diğer husus: kitap hakikaten güzel..boş bir kitap değil. Ama fazla slogan, okudum demek için okunuyor gibi. Baktığım , gördüğüm kadarıyla böyle. İçinden sözler alınıyor, güzel, insanları etkilemiş. Fakat bir fikir olarak zihnimize kazınmış mı? Okurken bunu düşündüm.

Kanaviçe bölümü faydalı fakat fazla kafa karıştırıcı geldi. Birçok insandan, kavramdan bahsediyor, fakat kalıcı olduğunu sanmıyorum. En azından benim için böyle. Alt bilgi olarak sayfada ilgili kelimenin hemen ardından verilse, nokta atışı daha güzel olabilirdi.

Tavsiye edebileceğim güzel bir kitap. Ve tekrar okuyacağım bir kitap. Kitaba gelirsek:
***

İlk 70 sayfa, oğlu Mahmut Ali Meriç'in gözünden babası, babasının kitaplarından hayatını anlatan alıntılar ve bir kronolojik hayat.

Bu açıdan güzel, çünkü kitabı okumadan yazarını tanımak bir ayrıcalık. Yazarın fikir dünyasına girmeden, fikirlerinin nasıl şekillendiğine şahitlik ediyoruz.

Ve başlıyoruz okumaya.

Kendini tanımaya kendini adamış biri Cemil Meriç.
Yalnız, kendini okumaya vermiş, doğruyu bulmak için her türlü fikri okumuş, süzgecinden geçirmiş.
Aklına her geleni yazmanın yazmak olmayacağının ayırdımına varmış bir münzevi fikir adamı Meriç. Bu bölümde tanıyoruz onu.
Kitap okumaktan gözleri görmez olmuş bir adam. nitekim, gözleri görmediğinde dahi, okumayı yazmayı bırakmamış, düşüncelerini hür bir şekilde söylemekten kaçınmamış biri var karşımızda.
( yazarın benimle aynı gün doğmuş olması da ayrı bir güzel nüanstır bana göre.)

Pek manidardır; fırsat yoksulu mahlasını kullanarak gençliğinde yazılar yazmış.

" Dünyam, romanların dünyasıydı." diyor.
"Kitap limandı benim için. Kitaplarla yaşadım. Kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi." diyor.
Fildişi Kulesinde kendini okumaya adamış biri.
" Bütün hayatı vermekle geçti, bilgisini , zamanını, kalbini."

Zıt fikirlere kulaklarımızı tıkamak, kendi kendimizin esiri olmakmış, öyle diyor Meriç.

"Kalemle yapılan fetihler, tarihe mal olur, tarihe, yani edebiyete."


Bu Ülke
Tüm bunlardan sonra Bu Ülke, 73. sayfada karşılıyor bizi. Fakat yazarını bir nebze olsun tanıyarak, onun kitabı yazarkenki sancılarından , gayelerinden haberdar olarak.
Bu Ülke, sağ ile sol, ilerici ile gerici, aydınlık ile karanlık, doğu ile batı gibi ikilikleri araştırıyor, doğrusuyla yanlışıyla tarafsız bir biçimde söylüyor aklından geçenleri.
Meriç'in denemelerinden oluşuyor, fakat denemeden çok daha öte. Çünkü tespitleri, tecrübeleri, kısaca bir hayat karşılıyor okuru.

Toprağımızda doğmayan kelimeler en tehlikeli olanlarıdır diyor.
Doğru söylemiyor mu? Kültür ve tarih bozulduğunda ne sanat kalıyor, ne bilgi.
Kitabın ilerleyen bölümlerinde bundan da bahsediyor gerçi. Tarih olmadan sanat olamaz diyor. Boş olur, yavan olur, sanattan vareste olur.

Sağ ve sol hakkında, toplumdan tamamen uzak iki ifrit olarak bahsediyor. Sol fikirlere kapalı, sağ kendini bir köşeye kapatmış.

" Gerçek, kelimelerin arasında kayboluyor."

Gerici ve ilerici. Aslolan düşünce hürriyeti. İnsan kendini fikirlere kapatıp hapsetmemeli.
"Oysa kelam bütünüyle haysiyettir." Başka bir deyişle
"Kamus namustur."

Kelimeye fazlasıyla önem veriyor, kelime yazarın silahı çünkü.
Gerçek yazarın 'bunu daha önce düşünmemiştim, ne kadar doğru.' dedirtmesi gerekiyor okuyucuya.
"Yazarın gerçekten değeri varsa, düşüncesini bir hamlede kavrayamazsınız."

"Bir aydın yabancı dil bilmese ne olur, çok kitap okumasına da ihtiyaç yok. Yeter ki ana dilini gerçekten bilsin. Kelimeleri şecereleriyle tanısın. Asıl olanları âdilerinden ayırsın."
diyor Meriç. Kelimelere bu denli önem veriyor. Karanlık kelime kalmamalı ona göre. Kütüphanemizde her dilden lügat olmalı. çünkü "Kamus namustur!"

"Nezleye yakalanır gibi ideolojilere yakalanıyoruz, ideolojilere ve kelimelere..."
Ne olduğunu tam manasıyla bilmediğimiz fikirler zehirlidir. İçi boş birkaç sözcükten öteye geçemez. Buradan hareketle tarih ve din iyi bilinmeli. Çünkü insanı dolduran unsurlar bunlar. Kitap boyunca çokça yer verilen ana fikir belki bu: fikirlere ve kelimelere gereken dikkati ve özeni verebilmek.
Zekalar savaşmaz, diyor. Eğer savaşırlarsa zeki olmaktan uzak oluyorlar.
İlerleyen sayfalarında, insanların eşitliğine vurgu yapıyor. Gayet yerinde, iman ve İslam çerçevesinde açıklıyor yazar.
İnananlar kardeştir diye bir bölüm var kitapta. Her kelimesi yerinde, çok güzel bir bölüm. O bölümün altını tamamen çizdim okurken. Yine kitap diye bir bölüm var ki, yine güzel tespitlerle dolu. Bu iki bölüm aklımda güzel yer etti hatta.
"Düşünceye sınır çizilemez."

Bir yerde şöyle bir cümle var:
"Sefalet ve yalnızlık: dehanın ezeli yoldaşları."
Doğru söylüyor. Ki direkt akla kendi ismini getiriyor bu cümle. Kitabın başlarında yazarı tanırken, sefalet dolu hayatına ve özellikle yalnızlığına şahit oluyoruz. Deha dediği olay, tecrübe ve sıkıntılarla oluyor. Manevra kabiliyeti. Bir dehayı okuyoruz kitapta.
"Kendini tanımak. Marifetler marifeti."
Bu düşünceyle çıkmış yola. Daha ne beklenir?


Münzevi Yıldızlar
Adlı bölümü var sonrasında. Burada yazar kendi gözüne çarpan kişileri kendi gözüyle açıklıyor. Buradaki insanların sadece adını duymuş olmak, kimileri hakkında da çok az bir bilgi sahibi olmak beni üzen ve huzursuz eden noktalar arasındaydı.


Fildişi Kuleden
Kitabın ilk başlarındaki bölümlerden daha kısa, ve daha genel mefhumlar üzerine durmuş. Kısa kısa fakat etkileyici cümleler. Güzeldi.

Baki Kalan
En sevdiğim bölüm. İnce ince ve düşünülmüş, az kelime ile nicelerini anlatan bölüm. Baskı olarak da temiz yapılmış. Sıkıştırılmamış, hoşuma giden yerlerden.


Kanaviçe
Kitabı okurken sık sık uğradığımız mekan. Yazarın gözünden, açıklamalar, kaynak belirten yer. Faydalı.


İlk kitap: hafıza
argo: hafızasını kaybeden bir neslin uydurma dili, yaralı bir vicdanın sesi
izm'ler: idrakimize giydirilen deli gömlekleri
ideolojiler: uçurumları aydınlatan hırsız fenerleri
pusula: şuur
kültür:hafızaya çakıl taşı gibi saplanan bilgi kırıntıları
kitap: istikbale yollanan mektup. meçhule açılan bir kapı. yazarı aksettiren bir ayna aynı ses aynı perde.
tarihimiz: mührü sökülmemiş bir hazine
okumak: iki ruh arasında, âşıkane bir mülakattır.
okuma: içimizdeki meçhul alemin kapılarını açan bir anahtar
kahramanlık: hatada ısrar etmemek
irfan: kemâle açılan kapı, amelle taçlanan ilim
İman:mutlak hakikatlerin dünyası
Mantık: tek yanılmaz pusula
Düşünce: bir köprü, kıldan ince kılıçtan keskin.
Dahi: hocasını iyi seçen
Kronoloji: aptalların tarihi
Ebediyet:hazin bir teselli mükafatı

Yazarın gözüme çarpan birkaç tanımı.

Birçok güzel nokta ve tespitler var. Bu bahsettiklerim sadece ufak bir kısmı.
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
5 yorum
erhan (@munzevi)
Bilen bilir diyerekten bodoslama dalıyorum.

Bu yazı da ideal inceleme statüsünde olmamış. Konu başlıkları ve alıntılar kitabı az biraz merak eden biri için zaten ulaşılması zor şeyler değil. Diğer yandan, kelimeler yerinde demek veya tavsiye ederim diye belirtenleri eleştirirken kitabı basitçe bir "güzeldi" ile geçiştirmek pek doğru olmasa gerek. Hepsinden öte, Meriç sloganı sever, bu yönde yazar. Her ne kadar kendisi buna şiddetle karşı olduğunu söylese de, sözleri bir reklam etkisivari akılda kalıyor. Misal; ideolojiler deli gömlekleridir. İyi tamam ama bu tek başına bir fikir, bir ideal beyan etmiyor. Neden, nasıl, kime? Derinlik yer almıyor. En azından bu kitap için. Gerçi bu hacimle de buna müsait olmaz diğer türlüsü. Slogan demişken eğer doğru hatırlıyorsam bu konuda Nurettin Topçu'da çatmıştır Meriç'e. Diğer dala atlıyorum. Okuyalı çok olmasına rağmen bu kitabın bir "özet" olduğunu söyleyebilirim kısaca. Fikirden ziyade başlık gösteriyor, yol üzerine koymaktansa yolu gösteriyor; hatta yanlış yolların yanlışlığını. Fakat doğrusu ne, o yola nasıl giderim, orada nasıl kalıcı olurum pek yok. Tüm bunlardan ayrı olarak, kıytırık kitapları okumaktansa Cemil Meriç okumak katbekat münasiptir elbette. Zaten bu bir başlangıç, bunun için ideal olan Meriç kitabı da bu. Diğer kitaplarına baktıkça derinliğe inecek, özellikle cumhuriyet aydınlarının sahtelik ve yabancılıklarına, sosyolojik tahlillere şahit olacaksınız. Meriç'e devam edin. Bu kitap sonrası Mağaradakiler ve Saint Simon'u okumuştum yanlışım yoksa. Tavsiyedir. Şu sıra şahsen Jurnal I-II için fırsat kolluyor, Kültürden İrfana için sabırsızlanıyorum.
05.02.18 beğen 3 cevap
okunmuş kütüphane

okunmuş kütüphane

@okunmuskutuphane

Fikir işçisi Cemil Meriç ve onun Bu Ülke'si. Daha doğrusu onun ülkesi. Cemil Meriç'i yıllar yıllar önce duymuştum. Söylentiye göre binlerce kitap okumuş ve hatta okumaktan gözlerini kaybetmiş derlerdi. Gözlerini kaybedince etrafındakilere okuyun dermiş ve Cemil Meriç'de dinlermiş. Böyle kitaplara aşık bir adam ve bu hayat kitabına da yansımış.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
Bu kitabın belli bir içeriği yok. Belli bir konuyu ele almıyor. Denemelerden oluşan bir kitap. Belli bir konusu yok ama içinde Cemil Meriç'in kendisi ve fikirleri var. "Kimim ben? Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi" demiş bir kitabında kendisini tanımlarken. Kitabın ilk bölümlerinde Cemil Meriç'in başka kitaplarından alıntılar mevcut. Bu alıntılar o kitapları okuma isteği uyandırıyor. Bu Ülke başlıklı bölüm 73. sayfadan itibaren başlıyor. Yazılar yani denemeler konu başlıkları halinde sıralanmış. İçerik ise çok geniş. Kimi yazıda bir şahsı kimi yazı da ise bir fikri ele almış Cemil Meriç. İçerik geniş olunca tüm içeriğe değinmek elbette ki imkansız. Ancak kitap bitince genel bir düşünce hakim oluyor insanda. Biz Türkler batılılaşmayı abartmışız. Batı'nın bilimini alacağımıza topyekün kültürü de almışız ve işte bu bizde yozlaşmaya sebep olmuş. Yozlaşınca da almamız gereken bilimi alamamış ve geri kalmışız. İşte Cemil Meriç bu ana fikirden yola çıkmış bence. O, batıya karşı değil. Öz olarak diyor ki gidin bilimi de teknolojiyi de alın ama kültür onların olsun. Günümüzde acaba bu fikir ne kadar uygulanıyor. Biz batılılaşmayı galiba yanlış anlıyoruz. Cemil Meriç ile ilgili bir sıfat daha var. Gerçek bir entelektüel.. Bu kitap bunun doğruluğunun bir göstergesi. Entelektüel kelimesinin Türk Dil Kurumu'na göre tanımı şöyle; Bilim, teknik ve kültürün değişik dallarında özel öğrenim görmüş kimse, aydın, münevver. İşte bu tam olarak Cemil Meriç'i ifade ediyor. Kitapta fikir beyanları ve eleştirilerinin yanında kültür-sanat dünyasından bazı kimselere de yer verilmiş. Her çiçekten polen alınmış ve bal elde edilmiş özetle. Aydın olmak böyle bir şey olsa gerek. Dikkat edin. Her çiçekten alınan polenler ve ortaya çıkarılan bal. Bir sürü fikir okunmuş hazmedilmiş ancak size sunulan başka bir şey. Cemil Meriç'le ilgili ilginç bir şey daha var bence. Kendisi ne sağcı bilinir ne solcu. Ama sağcılar da solcular da ona saygı duyarlar. Hem de sağa da sola da getirdiği eleştirilere rağmen.Bu saygının sebebi nedir? Neden bir sağcı bir solcuya bir şey söylediği zaman doğru olsa bile kabullenilmek istenmez. Fikir Üstadı Meriç'ten eksiğimiz nedir? Diyalog?
Velhasıl kesinlikle okunması gereken bir kitaptır Bu Ülke. İyi okumalar.
http://www.okunmuskutuphane.blogspot.com
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
2 yorum
ALFA (@alfa)
Güzel inceleme. Emeğinize sağlık.
30.10.18 beğen 1 cevap
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek

Eser Cemil Meriçin otobiyagrafisi ve onun yaşamını ifade eden bir kronoloji ile başlıyor. Ki eserini okumadan önce Sayın Cemil Meriç hakkında bilgi sahibi olmak gerek. Onu bilmeden tanımadan düşünce dünyasını ve eserinde anlattıklarını anlamak daha doğrusu doğru anlamak zor. Önce O'nu tanımak, tanışmak sonra yavaş yavaş düşünce dünyasına adım atmak gerekiyor.

münzevi yıldızlar... çok hoşuma giden bir bölüm. Çok severek keyif alarak okudum.

denemeler kısa ve öz, anlatım yalın lakin anlam derin ve yoğun.

Hem dram hem komedi. Nasıl oluyor derseniz şöyle, Batı medeniyeti karşısında doğunun ilim adamlarının düştüğü durum o kadar vahim ki. Batıya sığınan aydınların hazin sonu. Bu durum ifade edilirken yeri geldiğinde mizahi yolla da ifade edilmiş.

Günümüz insanının geçmişten ders alması ve geçmişte düşülen hatalara, tuzaklara düşülmemesi için okunması gereken bir eser. Günümüze ve geleceğe ışık tutan bu eseri okumak yetmez, tahlil etmeli, ince ince işlemeli ruha ve aktarmalı sonra gelecek nesillere.

ki Talat Sait Halman "Batı medeniyetine savaş açanbaika bir Türk yazarı hatırlamıyoruz," diyerek Cemil Meriç'in eserlerinin ve düşünce dünyasının ne kadar değerli bir konumda olduğunu ifade etmiş oluyor. Batı ile mücadele, onlara açılan cephe... Taviz verilmeyen bir tutum...

beni yoran kısmı ise kelimelerin anlamlarına bakmak için sürekli bir eliniz en sondaki kanaviçe kısmında diğer elinizde sürekli internette olması... Anlamadan geçmek demek Meriç'in anlattığı hususun bir kısmına kulaklarınızı tıkamak demek olur ki, bu da ona hakettiği değeri vermemek demektir.

gelin hem kendimize, hem de kitapsever değerli dostlarımız ile Meriç'in dünyasından içeri adım atalım... Geşecek nesillere sonradan değer kazanan bu kitabı artarak devam eden bir değer ile iletelim...
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
PİP!

PİP!

@nusretk

“Kimim ben? Hayatını, Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.”
Cemil Meriç, Jurnal, 18.7.1974

Bu Ülke

Bizden bahsediyor...
Herkesin okuması ve okutması gereken bir kitap, Bu Ülke.

... Yeni nesil, geçmiş nesillerin hatalarına düşmemek, günâhlarına bulaşmamak için, ışık tutan Bu Ülke’yi okumalı.


İslâmî Hareket, 1.6.1978

Cemil Meriç’i bu kitapla tanıdım ve bu tanışmamız bu kitapla sınırlı olmayacak, çok iyi biliyorum, artık.

Avrupa’yı öven gömen söven seven herkes okumalı, herkeste bir Avrupa hayranlığı var akılda kalanlar akla uygun olanlar, Bu Ülke - Cemil Meriç’ten okuyun...


Özümüzü keşfetmeden onu inceleyip sahiplenmeden neyleriz elin memleketinde, özümüze sahip çıkalım, kirletildiği kadar kirletildi.

Avrupa’yı tanımak, Paris’e gitmek değildir,

Bu Ülke hakikate yüz çevirmemeli, bu kadar incinmiş olduğu halde,

İnsan, sahiplenmek değeri bozar.

Bir avuç toprak için değmez, bir insanı bir evladı kesmeye.

düşüncenin her korkudan âzâd olduğu bir ülke
bir ülke ki insanları dimdik,
dünya duvarlara bölünmemiş
kelimeler gönlün derinliklerinden fışkırır
emek kemâle uzatır kollarını,
aklın ırmağı alışkanlıkların karanlık çölünde kuruyup gitmemiş , ne olurdu Tanrım! benim yurdum da böyle bir ülke olsa!

—Cemil Meriç
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
Harun Bora Tunç

Harun Bora Tunç

@sadaktakipusat

Cemil Meriç gibi bir adamı anlamak istiyorsanız, güçlük çekeceğiniz aşikardır ve Bu Ülke adlı kitabı da yazarı anlayabilmeniz için büyük bir fırsat. Genel okuyucu kitlesi onu anlamakta güçlük çekiyor ancak Cemil Meriç'in memlekette yetişmiş en entelektüel insanlardan biri olduğunu da unutmamak gerekir, günümüzde onun gibi insanları bulmakta güçlük çektiğimizden olsa gerek Bu Ülke halen Türk insanı tarafından anlaşılamamıştır.

Kitabı alırken, uzun uzun yazılmış makaleler umanlar büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaktır. Bir sayfada üç aşağı beş yukarı bir paragraf bile sayılmayacak sözlerin beyhude olduğunu zannedenler de büyük bir yanılgıya düşerler. Cemil Meriç, yazılarından da anlaşılacağı üzere az söyleyen ancak kitlenin çok anlamasını bekleyen bir yazar. Dili akademik sayılmaz ancak üst seviyededir. O nedenle kitabın arka sayfasında yer alan açıklamalar okuma esnasında faydalı olacaktır. Son bölümde yer alan portrelerde yazarın yere göğe sığdıramadığı ancak bizlerin bihaber olduğu isimler de bir hayli dikkat çekici.

Bu Ülke, yazarın en anlaşılabilir kitabıdır. Bu kitabı sıkıcı bulanlar, diğerlerine hiç bakmasın bence.
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum

Bu Ülke - S41

"Bir kadın ilk defa olarak adımı taşımağa razı oluyordu. Bir kurtuluştu bu, paryalıktan... Ve bilmediğimiz ülkelere yelken açan bir gemiye atlar gibi el ele hayata atladık." (Jurnal, 15.1.1964)
Kamer Elcyr tarafından eklenmiştir.
Sorumsorumsak

Sorumsorumsak

@sorumsorumsak

"Neden işçi partisine girmiyorsun?Girmem,Çünkü benim yerim kütüphane.Ben ışık arayan,aydınlatmak isteyen bir insanım. Politikanın kurtarıcılığına inanmıyorum..."
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
Elif ÇİNKILIÇ

Elif ÇİNKILIÇ

@bonuskafa

"Kavga, insanla kader arasında değil artık, insanla kelime arasında".
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
aLoNe

aLoNe

@alone

Dilini unutan bir nesil, yabancı dili nasıl sevsin?
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
Reyhan Kurt

Reyhan Kurt

@reyhankurt

Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
Kahraman K.

Kahraman K.

@vforvendetta

Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Nereden gelirler bilinmez. Kâh çığlık çığlığadır, kâh sesleri işitilmez.

Çiçeğe benzer kelimeler: turuncu, erguvan, beyaz. Bir rüzgar sürükler hepsini. Bulutlara güven olmaz...
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
429
KİTAP
Hiç Unutamayacağım Dediğimiz Kitaplar
Bittiğine üzüldüğümüz, hayatımızda derin izler bırakan unutamayacağımız kitapları paylaşıyoruz....
149
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...
104
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...
312
KİTAP
Tavsiye Ettiğim Kitaplar
Kitap tavsiyesi arayanlar buraya! Herhangi bir kitap türüne bağlı kalmaksızın beğenerek okuduğumuz ve herkesin okumasını tavs...
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
Ahmet

Ahmet

@benimadimahmet

 paylaşım fotoğrafı
bu toprakların insanı; Cemil Meriç.
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

 Hangi kılığa girsem, yeryüzündeki dar hayatın acılarını duyacağım. paylaşım fotoğrafı
Hayatı anlamadan geçip gidiyoruz.

Olgunlaşmak kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demek.

İçlerinde böyle bir canlılık, böyle bir hayat coşkunluğu duyanlar dünyanın biricik hakimleridir.

*
Bir hayat nasıl yaşanılır sorusunun cevabı gibi.
Yüzümüze bir şeylerin yansıması, kalbimizin ve yüzünüzü ifadesiz kalmaması için bu coşkunluğu bir gün duyup dünyanın biricik hakimleri grubuna dahil olurmuyuz acaba ?

Yoksa kanımız hep soğuk mu kalacak ?
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
1 yorum
Pınar (@dreamerr)
Kanımız sıcak, canlı fakat yine de yeryüzünün dar acılarını duyacağız hep..
07.06.19 beğen 1 cevap
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Zengin bir kalp yoksa, servet çirkin bir dilencidir... paylaşım fotoğrafı
Upanişat "Tanrısın”, diyor insana.

Freud “İtsin”, diyor. Hangisi haklı ?
Şairi dinleyelim:

“ Gökten yücesin, topraktan bayağı.
Yokluk zulmetiyle bağlıysan, toprak,
İlahi nurun tecelligahı isen, arş. ” (Feyz-i Hindî)

*
UPANİŞAT : Mistik yapıdaki kutsal kitaplarıdır.

Feyz-i Hindî : Ekber Şah (İran) döneminin önde gelen şair, âlim ve düşünürlerinden, ayrıca tevsircidir.

Polonyalı şair ve yazar "Stanislaw Jerzy Lec"in aforizmasını olumlu cümleye çevirmek şiarimiz olsun.

"Vicdani tertemizdi, çünkü onu hep kullanmıştı" yaparak anlamca olumlu cümle yapmak en güzeli.

İnsanlığın tek kıstası Kalptir.
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Ben anlamsızım der bu varoluş, boşuna bir anlam bulmaya çalışma !.. paylaşım fotoğrafı
Üç hücreli bir mahpesteyiz: Ütopya, mit, ideoloji.

Dışarda bir deli haykırıyor: “Hakikati söyle !..” Hangi hakikati ?..

Her mâbut, bir devrin hakikatiydi. Deva'lar dev oldular. Ahuramazda öldü, Zeus nerede ?

İnsan, ormanda unutulan çocuk, yalan zırhı. Yalan hürriyete açılan kapı. Yalan, kaygıların bittiği liman.

Samson'un gücü saçlarındaydı, esirlerin gücü yalanlarında. Tarih yalan söyler, şiir yalan.

Geçen'i, değişen'i yazıya veya sese kalbetmek, yalanlaştırmak değil mi ?

Dudaklarımdan çıkarken öyle düşünüyordum. Gülümsediniz. Şuurun durgun gölü dalgalandı. Göl, artık o göl değil. Her yeni oluş'u nasıl kelimeleştirebilirim ? Duygular kuşlardan ürkek.

Bana hakikati değil, kendini ver. Kendini, yani rüyanı. Olmak istediğin gibi görün, olduğun gibi değil...

Zaten nasıl olduğunu, ne olduğunu biliyor musun ?

Her yalan bir yaratış. Hakikat, kaderin imzasız mektubu.

*Bu anlamsız gölgelerin peşinden gitmemek, yaşamla yakapaça olmamak, güreş tutmamak hakikati iyi görmek gerekiyor.
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Bilgi huzur limanına götüren kayık. Şüphe bilgisizliğin çocuğu. Kuşku bardağın dibinde kalan su; dök gitsin..! paylaşım fotoğrafı
Sessiz, uyuşuk, kendi kendine yeten bir hayat.

Ve ebediyete yönelen bir ihtiras, ebediyete ve kâinata.

Kelimeler dünyasının sultanı olmak, zindanımda, hayır fildişi kulemde, sanatın ve düşüncenin gökdelenlerini inşa etmek...

Kader buna imkân vermedi. Nemezis'in parmakları gözlerime uzandı...

*Bu kadar dokunan, yakan bir cümle, ifade olamaz.

Son iki cümle... Kader imkan vermedi, Nemezis'in parmakları gözlerime uzandı, kader öcünü aldı demek istiyor.

Ahh..Kaderin kimlerden öç aldığı...
ataç ikon Bu Ülke
9 (250 oy)
0 yorum