up
ara

Hayal Kırıklıkları Kitabı

Hayal Kırıklıkları Kitabı Konusu ve Özeti

Hayal Kırıklıkları Kitabı
Hayal Kırıklıkları Kitabı kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Metis Yayınları
ISBN: 9789753426664
Sayfa: 120 sayfa Basım Tarihi: 1970
Ölmüş bir kadının hayatla hesaplaşması: Margit Schreiner doğumdan ölüme dek yaşamımızın her anını oluşturan çabalarımızın beyhudeliğini acı ama mizahtan da yoksun olmayan bir dille anlatıyor. Doğumla birlikte keşfetmeye başladığımız dünyanın giderek büyüsünü yitirişi, umut ve beklentilerimizin boşa çıkışı, hayat tarzımızın kalıplaşması, verdiğimiz kararların sadece görünüşte bir değişiklik yaratması ve olanaklarımızın giderek daralışı Schreiner'in elinde traji-komik bir bilançoya dönüşüyor."Her şeyin eskisi gibi olabileceğini düşünürüz hep. Ama bu doğru değildir. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Hiçbir şey. Kırışıklıklar hiçbir zaman düzleşmeyecektir. Ne duruş bozukluklarımız ne görme, işitme duyularımızdaki zayıflıklar ne de eklemlerimizdeki hasarlar giderilebilir cinstendir. Bir bacak kırığı, her şeyi değiştirir; tıpkı her burkulma, her deneyim, her aşk ve her sitem gibi. Her şey ardında izini bırakır. Özellikle de hayat."
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Baş parmak.
Hayat ne zaman başlar? Ana rahmine düştüğümüz ilk anda mı yoksa hayatı algılamaya başladığımız anda mı? İkisi arasında geçen uzun yıllar vardır. Hayatı algılamaya bilinçli bir şekilde yorumlayimaya başlamamız çok zaman gerektirir. Oysa başlangıcında o muhteşem kovuğun içinde huzurluyuzdur. Yüzüyor ve hiçbir çabaya ihtiyaç duymadan besleniyoruz ve büyüyoruzdur. Daracıktır dünyamız ve fakat kaygısızdır. Bilinçsizdir çünkü. Prangalar vuran emreden sakınan korkutan kaygılandıran bilinç henüz yoktur bizde. Kovuğumuz sıcak nemli ve huzurludur. Duyduğumuz sesler ritimsel bir huzur içerir. Bu huzuru her zaman ve daima arayacağımızı bilmeden doğarız dünyaya. Daracık bir kanaldan geçeriz feryat figan bir varoluşun tanığı sanığı ve sebebi olarak.

“Doğar doğmaz tepeden tırnağa ölçülürsün; yüzüstü çevrilirsin, sırtın dinlenir. Beyaz önlüklü biri, bacaklarını neredeyse kopacakmış gibi ayırır. Yine beyaz önlüklü başka biri, muayene sonuçlarını büyük bir sayfaya yazar. Su dolu bir küvete taşırlar seni. Önce sevinirsin. Kendini yapış yapış ve kirli hissediyorsundur. Ama su, dokuz ay boyunca olduğu gibi içinde rahat ettiğin bir şey değildir artık. Gözlerine sızınca yakar, kulaklarına girince canını acıtır, ağzına dolunca boğulacak gibi olursun. Artık yüzemiyorsundur bile. Kalın kırmızı kollar seni tutmasa boğulacaksındır. İsteyen herkes seni öldürebilir. Hoyrat hemşire ellerini suya daldırabilir, kendini beğenmiş doktorlar beyninde bir damar çatlayana kadar baş aşağı tutabilir, histerik anneler ellerinden düşürebilir seni; diğer yenidoğanlar üzerine yuvarlanabilir, şişko kediler ağzının üzerine kurulmaya karar verebilir. Ağır bir yorganın altında kalabilirsin. Belki de bez değiştirme masasından düşersin ya da bebek arabasından.”

Bir sürü bilinmezin ortasına çaresiz güçsüz bilinçsiz ve zayıf olarak fırlatılmışızdır. Bir sürü şey bekler hayat bizden önce tam ve eksiksiz olmamımızı. Sonra illaki şirin olmamızı. Sessiz bir çocuk yaramaz olmayan bir genç asi olmayan yetişkin. Düzene uyum sağlamak şarttır elbette. Daracık huzurlu dünyamız genişlemiş bir sürü bilinmezin gizemli büyüsü tarafından kutsanmıştır. Merak heyecan ve keyifle başlarız yolcuşuğumuza önce tadarak:

“Hayat sonsuz bir bilgi zincirinden meydana gelir. Sonradan bakıldığında her şey mantıklı görünür, bilgiyi edinme süreci sırasındaysa şaşırtıcı. Nesneleri önce tatlarıyla tanırız... Eğer tatlarına bakmayacaksak annemizi, babamızı nasıl tanıyacağız? Kekeleyerek ''baba'' ya da ''anne'' demeyi öğrenmek yeter mi?”

Kuralımız yoktur elbette; her şey emeklemeye başladığımızda bize mümkün gözükür. Çöp tenekesi birden her şeyi yutan dev’e, halı bir okyanus’a kanepe bir arabaya dönüşür. Gerçek dünya bu kurgusal dünya karşısında ne kadar da gri ve sıkıcıdır. Hangisini gerçekleştirmeye çalışırız? Tabii ki öğretilmiş sıkıcı gri olanı çünkü tüm şartlar onun gerçek olmasına elverişlidir. Oysa hayal dünyamız çok renkli ve kuralsızdır. Gerçek dünya ise kuralsızlığı hiç ama hiç sevmez. Bir sürü neden sonuç ilişkisi içinde kaybolur gideriz. Sıradan oluruz herkes gibi oluruz. Oysa kendi dünyamızda biriciğizdir ve elbette kahraman. Kanepeden geminin kaptanı uçan halı sahibi her dediği olan bir hükümdarızdır. Bildiklerimiz ne yazık ki maddenin katı dünyasında öğrendiklerimiz ve inandıklarımızdır.
Doğarız ve büyürüz bir sürü olay olur hayatımızda bir sürü iz kalır ve bizde bir sürü iz bırakırız birilerinin hayatında.
“...her şey ardında bir iz bırakır. Özellikle de hayat...”
İşte son tahlilde oturup hesaba çektiğimizde kendimizi ve hayatı. Bir sürü soru bir sürü pişmanlık yaşamış ve kendimizce anlamlar yükleyip çıkarmışızdır. Bunların bir kısmını gülümseyerek bir kısmını hüzünle anımsarız. Keşke deriz en çok. Ama bilinç bir prangadır hayal dünyamıza vurulan. Çocukluğun o deli dolu kuralsız ve umarsız dünyasına duyduğumuz hasret hiç bitmez. Ölürken bile o kovuğu o bilinçsiz güzel günleri hasret ve özlemle yad ederiz. Gelin vakit çok geç olmadan umarsız bir tavırla baş parmağınızı tekrar emin. Bir şey düşünmeden istemeden bir şeye inanmadan. Sadece siz ve çocukluğunuz olsun ağzınızın kenarından akan salyaya aldırmadan.
Keyifli okumalar!
2 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Çok güzelmiş. Harika anlatmışsınız gene Ömer Bey. Bu defa alıntıdan sonra okunacaklar listeme eklemiştim, bu yüzden inceleme eklediğinizden de haberdar oldum. :)Çok teşekkürler, en kısa zaman içerisinde kitabı alıp okuyacağım.
18.07.19 beğen 2 cevap
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Hayal Kırıklıkları Kitabı
Gereklilikler ve deneyimler arasında gidip geliriz. Gereklilikler kimi zaman duyduklarımız, kimi zamansa gördüklerimizdir. Yapılması gerekenleri yaparken görür, hisseder, düşünür ve deneyimleriz. İşte bu sürece YAŞAM der ve bazen bir diğerine benzeyen, bazense benzemeyen ama çoğunlukla kendi dünyamızda “eşsiz” olarak tanımladıklarımızı yaşarız. Hayal Kırıklıkları Kitabı yaşamı anlatıyor anlatmasına da. Anlatım tarzı kadar başlangıç noktası ilginç olan bir hikaye bu. Okudukça biraz daha okumak istiyor insan ve bu kısacık kitabın bitmesini istemiyor.

Bir kısmını seçemesek de, çoğunluğunu seçeriz hayatımızdakilerin. Bazı şeyler de yaşam tarzının doğal bir sonucudur. Hayaller çoğunlukla benzese de birbirine her insan için özeldir ve yaşamı boyunca da özel olacaktır. Hayallerin bir tek ortak özelliği vardır, o da insanı mutlu etmesidir. Mutsuz edecek, acı yaşatacak hiçbir şey hayal olmaz, olamaz. Hayalle gerçekler arasındaki fark ne kadar büyürse insanın şaşkınlığı o kadar artar. Kısaca tanımlamak gerekirse çoğunlukla HAYAL KIRIKLIĞI denilebilecek bir durumdur hayallerin gerçekten uzaklığı. Kitapta hayal kırıklıkları da anlatılmış olsa da, Yazar öyle güzel bir şekilde dile getirmiş ki bir ömrü çoğu zaman gülümsüyor insan. Kitabın ismi keyifle okunmayı çağrıştırmıyor olsa da, keyifle okunuyor.

Yaşananlar, yaşarken hissedilenler açısından kişiye göre değişir. Benzer durumlar da olsa, onlara verilen tepkilerin farkı, olayları her insan için özel kılar. Bir de yılların insan üzerindeki etkisi vardır ki, hissedilenlerin detaylarına rağmen ana hatlarıyla benzer durumlar yaşatır insana “yaş”lanırken. Bu yüzden bambaşka bir yaşamı izlerken ya da okurken, keyif almamızın bir nedeni de bu olsa gerek.

Bir ömrün sığdırıldığı 115 sayfalık bu yolculuğu keyifle okudum. Kimi zaman gülümseyerek, kimi zaman hüzünlenerek, ama çoğunlukla Yazar’a hak vererek bu yolculuğun sonuna geldim. Bu kısa ama güzel kitabı herkese tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
2 yorum
Ömer Aydemir. (@seyyah73)
Eline sağlık hakkını vermişsin kitabın.
06.08.19 beğen 1 cevap
Kitap gerçekten yaşamın doğasında barınan hayal kırıklığını dillendiriyor. Ebeveyn-çocuk ilişkisinin ağırlıkla ele alındığı kitapta, doğumdan ölüme çek(tir)ilen acılara değinilmiş. Olumsuzluğa mahkum edişi ve bunu işin doğasıyla açıklıyor oluşu çok doğru olmasına karşın, "olumsuz"un "olumlu"yu bünyesine hapsedip "olumsuz" gibi gösterilmesi bence kitabın es geçilmemesi gereken "olumsuz" yanı.
0 yorum
Selçuk Çelebi

Selçuk Çelebi

@kitapci

çok güzel bir kitap tavsiyemdir.
0 yorum

Hayal Kırıklıkları Kitabı - S41

Ama kadın ardında bıraktığın yolları izler acımasızca: Çöp kovası, cila macunu, klozet kapağı ve halılar. Bebek bezi, pantolon, lazımlık ve kenarları sararmış pösteki. Kadın gözyaşlarına boğulmuş bir sesle onun başının belası olduğunu, onu öldürdüğünü, sırf senin yüzünden uyku bile uyuyamadığını söyler, beş dakika bile uyuyamıyorum, der, bir saniye gözümü üzerinden ayıramıyorum, hep gözüm üzerinde olacak, sürekli, yoksa yaramazlık yapıyorsun...
Özerk Sarıoğlu tarafından eklenmiştir.
Ekrem Ali Pek

Ekrem Ali Pek

@dragonborn

Günün birinde büyük aşk ölür ve yapayalnız kalırız.
ataç ikon Hayal Kırıklıkları Kitabı
kitaba 4 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ekrem Ali Pek

Ekrem Ali Pek

@dragonborn

Belki de acı, yaşadığımızı bize hissettiren bir dosttur.
ataç ikon Hayal Kırıklıkları Kitabı
kitaba 4 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Buse

Buse

@busears

Doğduğumuzda ölmeye koyuluruz
ataç ikon Hayal Kırıklıkları Kitabı
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Seda Ylmz

Seda Ylmz

@sedaylmz

Yaşarken böyle görmüyordum durumu. Çünkü yaşayan herkesin bir geleceği vardır. Sadece ölüler gerçek anlamda hayatlarının bilançosunu çıkarabilir, çünkü artık yaşamaları gerekmiyordur. Yaşamak zorunda olan kişiyse, ne kadar saçma ve gerçeklikten uzak olsa da, günün birinde tecrübelerinden ders alacağına ve hayatındaki kimi şeyleri değiştireceğine inandırır kendini. Daha iyi yapacağına.
ataç ikon Hayal Kırıklıkları Kitabı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Seda Ylmz

Seda Ylmz

@sedaylmz

Asla kolay bırakabilen biri olmadım. Ne insanları, ne fikirleri ne de kendi korkularımı.
ataç ikon Hayal Kırıklıkları Kitabı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

 Başladım... paylaşım fotoğrafı
Başladım...
Hayal Kırıklıkları Kitabı’na başladım. Tavsiye için teşekkür ediyorum @seyyah73.
ataç ikon Hayal Kırıklıkları Kitabı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
2 yorum
Ömer Aydemir. (@seyyah73)
keyifle okuyun efendim
05.08.19 beğen 1 cevap