up
ara

Sineklerin Tanrısı

Sineklerin Tanrısı Konusu ve Özeti

Sineklerin Tanrısı
İyi ya da kötü öğrenilir mi ya da hepimizin doğasında mı vardır? Çocuklar da bilinçli olarak kötülük yapabilirler mi? Bir adada mahsur kalan çocuklar lider olabilmek ve lider kalabilmek için en fazla ne yapabilirler? Bir cinayetin de yaşandığı bu liderlik yolunda sonunda adadan kurtulan çocuklar gerçekte çocuk mudur artık?
Çevirmen: Mina Urgan
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754582901
Sayfa: 261 sayfa Basım Tarihi: 2006
Sineklerin Tanrısı Hakkında Genel Bilgi
Nobel Edebiyat Ödülünü aldıktan 5 yıl sonra Sir ünvanı da verilen yazar, insan doğasının, ruhsal ve fiziksel boyutlarını derinlemesine ve gerçekçi bir şekilde işlemesinden dolayı dikkat çekmiştir. Bu kitabını 2.Dünya Savaşına katıldığı zamanlarda gördüğü vahşiliğin etkisinde kalarak yazmıştır. Basım aşamasına gelince, moral bozucu, iç karartıcı, çocukları kötü yansıtıyor… gibi sebepler basmakta zorlansa da yine bu kitabı sayesinde ödüle layık görülmüştür.

Sineklerin Tanrısı Kitabının Konusu
Bir kurgu romanı olan Sineklerin Tanrısı 2.Dünya Savaşı sonrasında bir zamanda geçer. Bu kitap, insan doğasında bulunan hem iyi hem kötüyü konu alır. İnsan doğuştan kötü müdür? Yoksa sonra mı tercih edilir iyi ya da kötü olmak? Bu sorunun cevabını çocuklar üzerinden sorarak okuyucuyu düşünmeye iter.

Sineklerin Tanrısı Kitabının Özeti
Nükleer savaşı sırasında bir adaya düşen yaşları 6-12 arasında değişen çocukların hayatta kalma mücadelesi ve lider olma yolunda neler yapabilecekleri anlatılıyor bu romanda. Gruba sonradan katılan çocuklar yüzünden kargaşayı önlemek için lider seçme ihtiyacı duyan çocuklar, görevleri paylaşarak 2 ayrı lider seçerler. Liderler birisi ateşten ve avcılıktan sorumludur. Dağın tepesinde ateş yakması ve onu kontrol etmesi gerekir. Bu arada ateşin sönmesi ve o esnada da adanın yakınlarından bir geminin geçmesi ve çocukları fark edememesi grupta ayrılık ve düşmanlık başlatır.
Ölümlere ve öldürmeye kadar giden bu çatışmalar ve çocukların içlerinde var olan kötülüğü bilinçli şekilde açığa çıkarmaları ile devam eden kitap sonunda çocukların adadan kurtulmaları ile son bulur fakat arka tarafta işlenen cinayetler ve çocukların ruhsal yapıları okuyucuyu şaşırtır, düşünmeye iter. Demek ki her insan, çocuk da olsa, istediği zaman uzlaşmaktan uzak kötülüğe yakın olabilir ve lider olma isteğiyle ya da liderliğini korumak isteğiyle ölümlere sebep olabilir.
Gül Ayan

Gül Ayan

@gulayan

" Aranızda yetişkinler...Yani büyükler var mı ?"
Ralph konuşmadı; başıyla ,hayır dedi. Kısa bir adım atıp kumda döndü. Gövdeleri renkli balçıkla çizgi çizgi, ellerinde ucu sivri değnekler tutan erkek çocukları, bir yarım daire biçimde kumsalda duruyor, hiç ses seda çıkarmıyorlardı
" Demek eğleniyorsunuz, oyunlar onuyorsunuz" dedi subay.
" Dumanınızı gördük. Neler yapıyordunuz öyle? Savaş gibi bir şeyler mi oldu yoksa ?"
Ralph, başıyla evet dedi.”


SİNEKLERİN TANRISI - William Golding

Savaş zamanında İngiliz kuvvetleri bir grup erkek çocuğunu uçakla güvenli bir yere götürmek üzereyken, uçak ıssız bir adaya düşüyor. Çocuklara eşlik eden yetişkinler ölüyor.
Ada bir cennet bahçesi. Pek çok plaj ve doğal lagünler mevcuttur. Adanın içindeki ağaçlar meyvelerle dolu, dolayısıyla çocukların hayatta kalmaları pek de sorun değildir eğer o adada uzun süre yaşamak zorunda kalırlarsa.

İlk başta, çocuklar geldikleri dünyadan birikimleriyle bir hayat sürdürmeye çalışıyorlar. Anne babalarından, öğretmenlerinden öğrendikleri kuralları kullanarak toplantılar düzenliyorlar, kararlar alıyorlar, kendine barınaklar yapıyorlar. Adayı ve gizlediği tehlikeleri öğrenmeye çalışıyorlar... Adanın tepesinde ateş yakıyorlar ve bu ateş, geri dönme isteğinin en önemli işaretidir.
Tepedeki ateşi, medeniyetin simgesi olarak algıladım okurken. Tepe uygar, oysa adanın karanlıkları, yani aşağısı vahşi...
Zamanla çocuklar aşağı seçiyorlar ve bazıları vahşileşmeden öte uygarsızlaşıyorlar...
Vahşileşmek ve uygarsızlaşmak arasında fark var bence, ikincisinde, insan gelişimi geriden öne doğru, ters bir istikamette ilerlemektedir.
İlk insan önce taşı, mızrağı vs. buldu, sonra denizkabuğuna uzandı.
Denizkabuğu , yönetim gücünün simgesidir. Sadece onu elinde tutan konuşmaya hakkı vardır, dolayısıyla yönetmeye de...
Uygarsızlaşan, iktidarın gücünü keşfedince, deniz kabuğuna , sonra mızrağa, sonra taşa tutunur...
İktidar olma isteği, iyi veya kötü algıyı yok eder...Ayırımlar sadece güçlü - zayıf, yaşam- ölüm arasındadır artık.
Güçlüler arasında acımasız bir savaş başlar, zayıflar ise ölmeye mahkum edilir.

Roman 8. bölümüne kadar güzel ilerlemişti ve ben ilgiyle okuyordum. İşte bu bölümde bir şeyler oldu ve son dört bölümü zorlanarak okudum...

Yazar hakkında edindiğim bilgilerden, öğretmen ve okul müdürlüğünü yaptığını öğrendim. Wiliam Golding bir yetişkin olarak çocukları yakından gözlemleme imkanı bulmuş. Sonra hayal gücünü kullanmış ve çocukların tek başına kalırlarsa neler yapabileceklerini kendince kurgulamış.

Pembe bir tablo çizemediği bir gerçek, çok mu karamsardı...Bence çocukları bir öğretmen olarak iyi tanıyabilmiş. Kitap beni çok çok geri götürdü...Benim orta okul yıllarıma. Çocuklar birbirlerine karşı ve çevrelerindekilere zalim olabileceklerini kendi tecrübelerimden biliyorum.

Sanırım ki kitapta Yazar, asıl yetişkinlerin çok büyük rolü olduğunun altını çizmiş. Eğer bizler yetişkinler çocuklarımıza iyi ve kötüyü ayırt etmeyi öğretmeye geç kalmışsak, bu insan olmaya geç kalmışız demektir. İnsanoğlunu, sineklerden farklı kılan şey, ahlaki pusulasın var olması. Eğer bu pusula kaybolursa durum kötü, ancak daha kötü olan şey bu pusuladan gereksinim duyulmamasıdır.

Adadaki çocuklar tam da bu pusulayı kaybediyorlar. Avcıların takımı oluşuyor, onlar en güçlü ve en cesurlar... Bu grup sanıyor ki ilk yaban domuzunu öldürmek, denizkabuğuna ulaşmakla, eşdeğerdir. Daha sonra onlardan farklı olan her şey yollarından kaldırılacaktır... Simon...Domuzcuk...Ve aslında garip ama gerçek, tam da bu onların kurtuluşu olacaktır; duman fark edilecektir.

İngiliz subay dost canlı gülümsüyor ve soruyor: "Demek eğleniyorsunuz, oyunlar onuyorsunuz?"

Tahmin bile edemiyor ki o adada, insanoğlunun, toplum olabilmek için, yüz binlerce yıl süren çabaları küllenmiştir.

Hamiş : Kitap beni orta okula götürdüğünü yazmıştım biraz önce, sanırım ki kitap ile ilgili yorumum da orta okulda yazmış olduğum kompozisyonlarıma benzedi. Tebessüm ettim...Pek çok kez okurdum kompozisyonlarımı sınıfın önünde...Bu benim için ödüldü, çünkü düşüncelerimi sınıfla paylaşabilme imkanı veriliyordu. Şimdi bir yetişkin olarak hâlâ kitaplar hakkında düşüncelerimi paylaşma ihtiyacı duyuyorum ve sanal dünyanın okurlarıyla bu sayfamda paylaşabilme imkanı bulduğum için kendimi mutlu hissedebiliyorum.

Sanırım bu kitabı yaşadığım sürece unutamayacağım.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 8 verdi
14 beğen · 4 yorum
Ercan (@yasasinkotuluk)
İnceleme yazısının geneline sözüm yok ama özellikle girişteki alıntı, kitabı okuma ihtiyacınızı gideriyor. "Katil uşak" demek gibi birşey olmuş bu, "filmin sonunda esas oğlan ölecek" demek gibi olmuş.
Kitabı okumamış olsaydım ve bu yazıyı görseydim kesinlikle okumazdım.
31.01.16 beğen cevap
Gül Ayan (@gulayan)
,
31.01.16 beğen cevap
RT.D. (@312)
Kitaba az önce başladım ama inceleme yazınız çok güzel olmuş biraz ayrıntı ve spoiler var sanki ama yine de çok içtensiniz. Yazdıklarınız fazlasıyla doğal ve okurken işte tüm incelemeler böyle olsa keşke dedim.
16.02.16 beğen cevap
Gül Ayan (@gulayan)
Çok teşekkür ediyorum...İncelemem daha çok kitaba okuyanlara yönelik olmuş, haklısınız, sayenizde tekrar okudum yazdıklarımı ve sanki bu incelemeyi ben değil başka birisi yazmış olduğuna dair bir his uyandı içimde. Zamanın böyle bir etkisi var sanırım, kitabı Şubat 2012'de devretmişim ve o zaman içimden geldiği gibi düşüncelerimi yazmışım. Aradan yıllar geçince eski yazdığım notlarla bu hissi pek çok kez yaşıyorum. Umarım kitabı beğenirsiniz ve siz de inceleme yazarsınız, ben okur görüşleri okumayı seviyorum. Bol okumalı günler diliyorum...
17.02.16 beğen 1 cevap
Mustafa Kerem

Mustafa Kerem

@mustafakerem

İnsan ırkı yaşamak için diğer canlılar ile çatışmak zorunda mıdır?
Lord of the Flies, Nobel Edebiyat Ödüllü İngiliz Yazar William Golding'in 1954 yılında yazdığı alegorik romanıdır. Romanın ismini Türkiye'de yayın evlerinin geneli ''Sineklerin Tanrısı'' olarak özgün şekline sadık kalarak çevirmiş olmasına rağmen aynı kitap bazı yayın evlerinden ''İşte Bizim Dünya'' adıyla yayımlanmıştır.
Roman, atom savaşından daha güvenli bir bölgeye kaçırılan çocukların okyanus üzerinde uçaklarının vurulmasından sonra uçağın bir adaya düşmesiyle başlıyor.
Romanın ilk sayfalarında tasvir edilen ada özellikleri ile adeta bir cennet bahçesi gibi geliyor okuyucuya...
Tropikal bir ada olan bu bölgenin yakınında veya üzerinde hiçbir yaşam izi bulunmamaktadır.
Adaya düşen bir avuç masum çocuk bolca meyvenin, temiz suyun, sahilin, güneşin, kumun ve hiçbir doğal olumsuzluğun bulunmadığı bu yaşam alanını kişisel hırs ve istekleri doğrultusunda romanın sonunda sanki cehennemden bir parçaya çeviriyorlar.
En büyükleri 14-15 yaşlarında olan bir grup çocuğun adada kendi aralarında düzen kurma girişimlerini, başarısızlıklarını, adadan kurtarılma umuduyla giriştikleri işlerde sorumluluklarını yerine getirmeyenlerin yaratmış olduğu düzensizlik ve benzeri bir çok insani problemi konu edinen bu roman kendi alanında insanın özündeki duygulara eğilen ve onları alegorik bir biçimde inceleyen nadir eserlerden biri olma özelliğine sahiptir.
Ralph ve Domuzcuk'un deniz kenarında bulmuş oldukları parlak bir deniz kabuğu romanda geniş ve önemli bir yer tutmaktadır. Aslında yazar deniz kabuğu ile gerçek hayattaki bazı kesimlerin sahip olduğu yönetme ve fikir belirtme hakkını bağdaştırmış. Deniz kabuğunu elinde tutan konuşma hakkına sahip oluyor...
Romanda en büyük değişimi Jack adındaki çocuk yaşamaktadır. Yönetme arzusu zamanla, şiddet ve vahşiliğe dönüşen Jack, kısa bir süre içinde adayı cehenneme çevirip ölümlere sebep oluyor.
Açıkçası roman çok akıcı değil ama bunda olay örgüsünün geçmiş olduğu adanın kısıtlı alana sahip olması ve karakterlerin çocuk olması itibari ile yapabileceklerinin kısıtlı olmasının sebep olduğunu düşünüyorum.
Romanı okuyan kişiler birbirinden farklı anlamlar ve çıkarımlarda bulunabilir. Eser içerdiği olay ve ortaya koymuş olduğu sonuç itibari ile çok yönlü ve yoruma açık bir roman.
Ben şahsen, Jack Merridew'in içinde bulunan vahşet duygusu ile yönetme arzusunun birleşiminden çıkan kaotik durumun adayı yaşanamayacak bir kara parçası haline getirdiğine inanıyorum.
Ralph ve Domuzcuk'un sağduyu çağrısı ve adadaki durumu düzene sokma çabası, Jack'in totaliter yönetim anlayışı karşısında ağır bir yenilgi ile son buluyor.
Yazarın kitap içerisinde vermek istediği durum yaşanan birçok çatışmanın insanın iç dünyasında geldiğidir. Uygar toplum, anne baba, aldığımız eğitim bizi belli davranış kalıplarının içine sokar ve biz sorgulamadan bunları uygularız. Ancak vahşi ortama bırakıldığında bir süre sonra sadece yaşama içgüdüsü ve idin getirdiği özellikler daha baskın gelmeye başlar.
Zaten tarihte 1. ve 2. Dünya savaşları bu ve buna benzer kişisel hırslarını kontrol edemeyen bireylerin yönetimleri ele geçirerek büyük devletleri savaşın eşiğine sürüklemesi ile başlamadı mı?

Velhasılı Sineklerin Tanrısı Romanının, Modern Klasikler arasında okunması gereken önemli kitaplardan biri olduğunu düşünüyorum.

Saygılarımla,
Mustafa KEREM.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 7 verdi
14 beğen · 3 yorum
Ay Nur (@lavinnia)
Başarılı bir inceleme olmuş. Kaleminize sağlık...
08.02.16 beğen cevap
Mustafa Kerem (@mustafakerem)
Teşekkür ederim. @ay-nur
08.02.16 beğen cevap
Ergün Çil (@erguncil)
En güzel ve yaratıcı inceleme bu. Kalemine sağlık. Ben daha yeni okuyorum ama daha okumadan aynı fikirleri taşıyordum duyduklarımdan. Teşekkürler....
29.04.16 beğen cevap
Misafir

Misafir

@misafir000

William GOLDİNG'in bu en meşhur eseri bir çok tartışmalara sebep olmuş. Bu roman bir çocuk romanı mı yoksa savaşı, insanı, monarşi, istibdat yönetimini eleştiren bir erişkin romanı mı? İkisini de söylemek mümkün zira İş Bankası Kültür Yayınları'nın Mina URGAN çevirisi ile yayımladığı bu 261 sayfalık (248. sayfada roman bitiyor, ger kalanı son söz)kitabın ancak 180'li sayfalarına geldiğimde "Evet bu bir erişkin romanı olabilir" dedim ama bu romanı çocukların okumasına asla mani değil. Ben büyük kızıma okumasını tavsiye ettim bile.Psikolog ve psikiyatristlerin hastalarına gösterdiği bazı resimler vardır. Bİr çocuk baktığında bir çok yunus balığı görür, bir erişkin kadın kalçası. Bunun gibi bir şey.Bakış açınıza kalmış. Bu incelemeyi yazarken 12 sayfalık bir son söz okudum mesela ben. Bana bilgi verildi. Ölmeden önce okunması gereken 1001 kitaptan biri olduğu için almıştım, okudum. Öyle aman aman harika bir kitap değil. 1001 kitabın arasına girmesine sebep İngiliz bir yazarın kitabı olmasıdır.Biraz kitabı yeriyorum evet çünkü bu kitap da çok abartıldığı için okuyunca hayal kırıklıkları oluşturan kitaplardan. Yazarımız sadece bu eserle sesini duyurabilmiş, diğer eserleri aynı şekilde rağbet görmemiş. Anlatım ilk iki sayfada çok kötü.Sonra açılıyor ve güzel tespitler de yer alıyor. Savaşı görmüş biri olarak tek cümlelik vurucu tespitleri var. Sevgili Mina URGAN, Osmanlı İmparatorluğu'nu görmüş biri olarak çok yalın bir Türkçe kullanmış. Ne İngilizce(özel isimler ve yeri Türkçemizde karşılık bulamayanlar hariç) ne Osmanlıca kökenli kelimeleri kullanmamış. Yalıyar(falez), koşut(paralel, muvazi) gibi. Kendisine çok teşekkür ederek bitiriyorum.
Not: Bir çok eleştiriye koşut olarak şunu da söylemeliyim; bu romanda çocukların bir kısmı çok vahşi.Burada her insan kötü olabilir toplum bunları yontar mesajı verilmek istenmiş. Evet çocuklar sanıldığının aksine dünyanın en vahşi yaratığı olabilir ama bu henüz çok küçükken, bu vahşiliğin herhangi bir icrasına güçleri yetmezken. Bilinçsizdirler çünkü. Çığlıkarı bile çok güçlüdür tıpkı ruhları gibi. Bu romanda 6-12 yaş arası çocuklar var ve eğitim almışlar. Onların bu kadar vahşi olması imkansız. Vahşetten çok korku hakim olabilir böyle bir adada. Onun için Her insan iyidir ve kötüdür. İyilik ve kötülük beraber bulunur. Sadece iyi ve sadece kötü olan çok az insan bulunur mesajının çocuklar üzerinden verilmesi beni memnun etmedi.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 8 verdi
4 beğen · 0 yorum
Reşat

Reşat

@resatdemirbilekli

Eski medeniyetlerde, alt tabaka için sinek yakıştırması kullanılırmış. Alt tabakaya, yani köylü sınıfına sinek denirmiş. İskambil kağıtlarında da sinek, köylü sınıfını temsil eder bu yüzden. Sinek denilen bu tabakayı isyana yönlendiren kişilere de sineklerin tanrısı(lord of flies) denirmiş. Şeytan da insanları, Tanrı'ya karşı isyana yönlendirdiğinden, şeytan'a da lord of flies, yani sineklerin tanrısı denir. Sineklerin tanrısı, bir nevi kötülüğün kaynağıdır. Nükleer savaştan kaçırılan ingiliz çocukları taşıyan uçak, ıssız bir adaya düşer. Adanın dört bir yanına dağılmıştır çocuklar. Ralph isimli bir çocuk, domuzcuk denilen bir çocuğun bulduğu deniz kabuğuna üfleyince, çıkan ses, tüm çocukları bir araya toplar. Eskiden beri, tüm medeniyetler, ortak mitler veya değerler etrafında örgütlenmiştir. Adaya dağılan çocuklar, deniz kabuğundan çıkan ses sayesinde birleşince, deniz kabuğuna bir kudsiyet atfedilir. Kutsal olarak görülen bu deniz kabuğunu elinde tuttuğu için de ralph, şef seçilir. Ralph, doğuştan lider yaradılışlı, sert ve otoriter bir çocuktur. Ama adada, en az ralph kadar otoriter, lider yaradılışlı ve insanlara hükmetme arzusuyla dolu biri daha vardı. Jack. Kilise korosu lideri olan jack, aynı zamanda sert ve acımasız biriydi. Adadakileri ileri zamanda, lider olan ralph'e karşı isyana sürükleyecek olan jack, kitapta, sineklerin tanrısı'dır. Kitapta saf iyi olan tek karakter simon'dur. Ve simon, gerçek sineklerin tanrısı ile konuşur. Yani şeytanla. Şeytan, kötülüğü bana bağlamayın, asıl kötülük içinizde diyerek, insanların, doğaları gereği kötülüğe meyilli olduğunu söyler. Issız bir adaya düşen 3 ingiliz gencin, tekrardan ingiliz medeniyetini kurdukları mercan adası kitabına, bir eleştiridir, bu kitap. İnsanlar, medeniyetten uzaklaştıklarında, içlerindeki kötülük meydan çıkar, tüm gerçekliğiyle. Nitekim jack ve tayfası, yüzlerini boyayarak, tanrılara kurban vermeye başlayıp, sevmedikleri kişileri öldürmeye başlarlar. Kitapta, onlarca güzel mesaj olsa da, asıl verilmek istenen mesaj, insanların aslında kötü olduğu ve medeniyetten uzaklaştıkları an, içlerindeki tüm vahşiliği kusmaya başladıklarıdır.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba puan vermedi
6 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Mutlaka Okunmalı...
Okumayı ertelediğim için pişmanım gerçekten. Yazar kurguladığı bu öyküyle alınmak istenen dersleri okuyucuya bırakarak, dayatma amacı gütmemiş. Okuyucu bir nevi anlamak istediği kadarını alarak hikayeyi bütünüyle takip edebiliyor. Bu açıdan her yaş grubuna hitap ettiğini söyleyebilirim.

Atom savaşları sırasında -ikinci dünya savaşı diyebiliriz- , çocukları güvenli yere götürülmek üzere bindikleri uçağın düşürülmesiyle hikaye başlar. Issız adaya düşen bir grup çocuğun sonradan lider seçilecek Ralph'in deniz kabuğunu üflemesiyle adada birbirlerini bulması, çevreyi keşfetme, açlıklarına çözüm bulmaları, grup içinde demokratik şekilde kural belirlemeleri, ardından gelen statü savaşları aşama aşama yaşlarına özgü davranışları çerçevesinde anlatılmakta. Tabi her ayrıntıda kilit noktalar hikayenin genelini fazlaca yüceltiyor.

Aslında kitapta her karakter belli sembolleri temsil etmekte. Tabi bu sembolleri ayrıntılarıyla içini doldurmak belli bir deneyim gerektiriyor. Her olayı ve kişiyi sadece döneme itafen irdelemek kesinlikle yanlış olur. Kısacası okuyucu ne kadar donanımlı olursa kitabın değerini anlaması daha yüksek olur.

Her insanın içinde iyi ve kötü sürekli etkileşim halindedir. Baskın taraf önemli, veya durumlara göre mekik dokuyan iyilik ve kötülüğün davranışlara dökülmesi. Kötülük korkunun boyutuyla da alakalıdır. Korkunun skaladaki yeri ne kadar yüksek olursa saldırganlık şiddeti vahşet boyutunu alıyor. Bu vahşetten kaçış belli ritüelleri yapmakla, somut olan güçsüzlüğü, soyutlaştırıp - birtakım boyalar kullanıp yüzün tanınmaz hale gelmesi- haklılığın sergilenmesi aslında. Ayrıca kişinin içinde oluşan o yetersizliği kapatma anlamında gücün simgesi olan cani lidere koşulsuz biat etmesi birçok yere gönderme yapıyor.

Kısacası mutlaka okumalısınız. Ve kesinlikle elinizde varsa bu kitap benim gibi ertelemeyin.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 8 verdi
7 beğen · 0 yorum

Sineklerin Tanrısı - S41

Çocuk kalabalığı, bir dakika adanın iç kısmına doğru yöneldi; ortadan yok oldu. Jack'in peşinden gitmişlerdi hepsi. Küçücük oğlanlar bile, yapraklar ve kırık dallarla başa çıkmak için ellerinden geleni yaparak, Jack'in peşinden gittiler. Ralph, elinde denizkabuğu, baş başa kaldı Domuzcuk ile.
Burcu S. tarafından eklenmiştir.
Melda Doğan

Melda Doğan

@meldadogan

En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
15 beğen · 0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Belki de bizden başka bir canavar yok!
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum
Rumeysa Yenel

Rumeysa Yenel

@thereaders

Günün kararlarını satranç oynarcasına alıyordu. Tek derdi, hiçbir zaman çok iyi bir satranç oyuncusu olmayacağıydı.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Hande Aksay Doğan

Hande Aksay Doğan

@handeaksay0

Yetişkinler her şeyi bilirler. Karanlıktan korkmazlar. Bir araya gelirler, çay içerler ve tartışırlar. Sonra her şey yoluna girer.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
fatih ozan

fatih ozan

@fatihozan

Dahası da var. Kimi zaman benim de umurumda değil. Ya ben de ötekiler gibi olursam.. Ya ben de umursamazsam. O zaman ne oluruz biz ?
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
5 beğen · 0 yorum
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
328
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
15
KİTAP
Herkesin Kitaplığında Bulunması Gereken Kitaplar
Ben kitap okuyorum diyen herkesin kitaplığında mutlaka bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Arkadaşınıza ödünç versen...
162
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
149
KİTAP
Tüm Zamanların En İyi Kitapları
Hem okurların hem de yazarların büyük bir kısmı tarafından başarılı bulunmuş, kitap tavsiyesi istendiğinde akla ilk gelen, tü...
Rabia Bilen

Rabia Bilen

@rabiaa

... paylaşım fotoğrafı
...
çiçekleri kendime, kitabı ruhuma aldım 🌼
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 0 yorum beğen ikon
DAVUT SEÇER

DAVUT SEÇER

@davut38ks

 paylaşım fotoğrafı
'En büyük düşünceler en basit olanıdır.'

İnsanın en baştan beri yaradilisindan beri kötü olduğunu kendisine düşman olduğunu anlatan bir kitap.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Selcuk Celik

Selcuk Celik

@endoplazmikbirkulum

 paylaşım fotoğrafı
Bir kitabı daha 00:00’da bitirebilmek.. Bu arada arka fonda enstrümantal müzik çalarken kitap okumak da iç açıyor.. Evet, bunu tavsiye ediyorum.
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
29 beğeni · 4 yorum beğen ikon
Mustafa (@mustafac)
Hafif bir müzik ile kitap okumak hoş oluyor katılıyorum ;)
22.10.18 beğen 1 cevap
Delik çoraptan fırlayan parmak (@delikcoraptanfirlayanparmak)
Mecruriyetler yüzünden kitabını okumadan filmini seyretmek zorunda kaldım. Üzücü
22.10.18 beğen cevap
Mr.BARON

Mr.BARON

@mrbaron

 paylaşım fotoğrafı
Sonunda bitirdim ve dedim ki “simon” a ne kadar da benziyorsun
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğeni · 0 yorum beğen ikon
caner köken

caner köken

@canerkoken

 paylaşım fotoğrafı
Modern Klasikler Dizisine başladım :)
ataç ikon Sineklerin Tanrısı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
8 beğeni · 2 yorum beğen ikon
Merve (@hempa)
Dizinin ilk kitabı olduğu için mi bunu seçtiniz bilemiyorum ama güzel bir başlangıç olduğu kanaatindeyim. Keyifli okumalar 🙃
11.08.18 beğen 1 cevap