up
ara

Toprak Ana Kitap İncelemeleri

Fethi Uzun

Fethi Uzun

@fethiuzun

Toprak Ana... Nice mutluluklar, hüzünler, savaşlar, umutlar, aşklar, ihanetler gören Toprak Ana. Ve savaş... Sonunda barışı getireceğini vadeden ancak bireylerden, ailelerden, toplumlardan nice canlar götüren savaş. Gülümsemeleri solduran, umutları yok eden, tüm acımasızlığını insan kalbinin en derinlerinde hissettiren savaş.

Babasını 1937 yılında kaybeden, İkinci Dünya Savaşı yıllarını babasız geçiren ve çocukluğundan itibaren çalışmaya başlamak zorunda kalan Cengiz Aytmatov Toprak Ana kitabında İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçen hüzün dolu bir hikayeyi işliyor.

Toprak Ana, patlak veren İkinci Dünya Savaşı sırasında bir Kırgız köyünde köyün erkeklerinin birer birer cepheye çağrılmasının ardından geride kalan kadınların hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Köyde savaş yıllarında yaşanan zorlukları, savaş nedeniyle ocağına ateş düşen kadınlardan sadece biri olan Tolgonay Ana'nın ağzından öğreniyoruz. Tolgonay Ana tüm hüznünü Toprak Ana'ya aktarırken, biz de duygu dolu anılara şahit oluyoruz. Toprak Ana'da açlığın, sefaletin, bekleyişlerin, sona kalan umut kırıntılarının hüznü okuru dört bir yandan kuşatıyor.

135 sayfalık ince bir kitapta savaşın insanlardan götürdükleri ancak bu kadar duru ve bu kadar etkileyici şekilde anlatılabilirdi. Cengiz Aytmatov en acı verici, en sarsıcı gerçekleri bile o kadar yalın bir şekilde anlatıyor ki bir taraftan kendinizi yaşananlara üzülmekten alamazken bir taraftan da akıp giden sayfalar arasında yolunuzu kaybedebiliyorsunuz. İkinci Dünya Savaşı yıllarının sefaletini yaşamış biri olarak yazarın Toprak Ana kitabında bu konuya yer vermesi yaşanmışlıklar açısından okuru bir tık daha fazla etkiliyor olabilir. Az sayfayla çok şey nasıl anlatılır, bir cümle bile insanı ne denli derinden sarsabilir, kitapta yazarın karakterleri aracılığıyla söylediği şeyler nasıl bu kadar doğru olabilir?
ataç ikon Toprak Ana
kitaba 8 verdi
0 yorum