up
ara

Kötülük Çiçekleri

- Les Fleurs Du Mal

Kötülük Çiçekleri Konusu ve Özeti

Kötülük Çiçekleri
Kötülük Çiçekleri kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Çevirmen: Erdoğan Alkan
Yayınevi: Varlık Yayınları
ISBN: 9789754342130
Sayfa: 354 sayfa Basım Tarihi: 2016
Kaynaşan bir milyon bağırsak kurdu misali
Cümbüş eder beynimizde İblis tayfası,
Soluduğumuzda, görünmez Ölüm ırmağı
Sağır yakarışlarla kaplar ciğerimizi.

Saldırı, zehir, hançer ve yangın şimdiye dek
Acıklı yazgımızın patiskasına yer yer
İşlememişse henüz nakışlarını eğer,
Heyhat! ruhumuz daha tam bilenmemiş demek!
Merve Arslanalp

Merve Arslanalp

@mervearslanalp5

En etkilendiğim şiir kitaplarından olmadı ama çokça etkisine aldığı satırları oldu. Özellikle ismi oldukça çarpıcı. Baudelaire birçok ismin yapıtına ilham vermiş önemli bir isim. Şiir sevenlerin bir şans tanıması gerek :) Ve evet huzuru arayan satırlarını okusam da kötülükle dolu insanın olduğu yerde huzur da iyilik de öyle kayıp ki burnumuzun dibinde olsa göremeyecek durumdayız. Biraz insanlığa dahil umudumuzu yitirdiğim şu dönemde bu karamsarlığı da arttırıyor. Ancak gerçekler her zaman acıdır. Şiirde ise daha ağır bir hal alıyor.
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Öncümüz Baudelaire, sen de haksız yere kadınlara darılanlardansın :)
Okumak büyük keyifti. Şimdi yeniden okuyup anlamları keşfetmeli ve derini görmeli.
0 yorum
edip pide

edip pide

@edippide

Hayatımda hiçbir çeviri şiirden bu kadar lezzet almamıştım. Bu Baudlaire'den mi yoksa Erdoğan Alkan'dan mı bilmiyorum. Şiddetle tavsiye edilir.
0 yorum

Kötülük Çiçekleri - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Merve Arslanalp

Merve Arslanalp

@mervearslanalp5

Tokat bende, yanak bendedir!
Ölü de ben, öldüren de ben!
Çark ve çarka gerilmiş beden,
Yara bende,bıçak bendedir!

Kendi yüreğimin vampiri,
-O büyük sürgünlerdenim ben
Artık bir daha gülemeyen,
Hep gülmeye yargılı biri! (s.69-70)
0 yorum
Merve Arslanalp

Merve Arslanalp

@mervearslanalp5

Sana doğru süzülür büyülenmiş pervane,
Mum çıtırdar,yanar, der: Kutlu olsun bu şamdan!
Eğilmiş bitkin aşık sevdiğinin yüzüne
Mezarını okşarsa nasıl ölecek insan.

Gök, cehennem, nereden gelirsen gel, ne çıkar
Ey Güzellik! Ürküten koca dev, saf, çocuksu!
Yeter ki, gözün, gülüşün, ayağın açsınlar
Bana, tanımadığım, sevdiğim bir sonsuzu. (s.21)
0 yorum
Merve Arslanalp

Merve Arslanalp

@mervearslanalp5

Zamandır her dakika beni yutup yiyen
Sonsuz kar donmuş bir gövdeyi sararcana;
Yukardan baktığım yeryuvarlağı bana
Bir sığınak göstersin istemem yeniden.

Çığ götürür müsün düştüğünde beni sen? (s.67)
0 yorum
Merve Arslanalp

Merve Arslanalp

@mervearslanalp5

Katlan,yürek; ağır uykuna dal şimdiden. (s.67)
0 yorum
Merve Arslanalp

Merve Arslanalp

@mervearslanalp5

Gözlerinden boşanan zehir gibi ne var ki,
Şu yeşil gözlerinden,
Ruh titrer, ters görünür o göllerde, derinden..
O sarp uçurumlar ki
Hayallerimin hıncahınç su içer içlerinden. (s.44)
0 yorum
31
KİTAP
Kaynak sayılacak kitaplar
Bazı kitaplar vardır ki diğer kitaplara ve araştırmalara kaynak niteliğinde bilgiler barındırırlar. Kendilerinden sonra yapıl...
Nyx

Nyx

@erebus

Ne vakit yüce güçler bir buyruk verirler de,
Şair bu pis dünyaya atarsa adımını,
Annesi yumruğunu sıkar dehşet içinde
Hâlini çok acıklı bulan Tanrı’ya karşı:

- “Ah! keşke bir engerek yılanı doğursaydım,
Bu garip yaratığa meme vermek yerine!
Günahımın cezası ile bak doldu karnım,
Lanet olsun bir anlık zevklerin gecesine!

Mademki beni seçtin onca kadın içinden
Tiksinti vermek için gönlü kırık kocama,
Elbette alevlere fırlatıp atamam ben,
Bu cılız musibeti, aşk mektubu da olsa.

Geri püskürteceğim beni ezen kinini
Pis huylarının berbat aleti üzerine,
Ve bu sefil ağacı öyle bükeceğim, ki
Özsu yürümeyecek vebalı filizine!”

Böylece tekrar yutar kininin köpüğünü,
Sonrasız yazgılara asla kafa yormadan,
Cehennem’in dibinde hazırlar kütüğünü
Anneye değgin suçlar için kutsal sayılan.

Ne var ki, görünmez bir Melek esirgeyince,
Reddedilen o Çocuk güneşle sarhoş olur,
Ve yediği içtiği hemen hemen her şeyde
Cennet taamı ile kevser şarabı bulur.

O rüzgârlarla oynar, bulutla konuşur, ve
Kendinden geçer haç’ın yolunu şakıyarak;
Ağlar ardındaki Ruh bu hac ziyaretinde
Onu bir orman kuşu gibi görüp şen şakrak.

Sevmek istedikleri onu korkuyla gözler,
Veya, cesaret alıp o çok durgun halinden.
Araştırıp dururlar can acıtacak bir yer
Denerler üzerinde vahşetlerini hemen.

Onun ağzına layık şarabı ve ekmeği
Karıştırırlar küle ve pis tükürüklere;
Riyakârca atarlar dokunduğu her şeyi,
Basmayı suç sayarlar adım atılan yere.

Karısı meydanlara çığlık atarak koşar:
“-Madem tapacak kadar güzel buluyor beni,
Eskil put sanatına benim de hevesim var,
Ve yaldızla bezenmek isterim onlar gibi;

Kafayı bulacağım günnük, misk ve ıtırdan,
Dalkavukluğa, ete, şaraba gömülerek,
Hiç gasp eder miyim bana hayranlık duyan
Bir yürekte tanrısal saygıları gülerek.

Bu kâfir şakalardan çok sıkılınca canım,
Narin güçlü elimi koyacağım üstüne;
Ve kartal tırnağına benzeyen tırnaklarım,
Bir yol açacak elbet onun yüreciğine.

Titreyen ve çırpınan gencecik bir kuş gibi,
Bu kıpkızıl yüreği sökeceğim göğsünden,
Ve, doyurayım diye gözde hayvanımı, ki
Fırlatacağım yere onu hor görerek ben!”

Göğe doğru, çok parlak bir taht görüp ardından,
Mutlu şair kaldırır dindarca kollarını,
Ve aydınlık ruhunun geniş şimşeği ondan
Saklı tutar öfkeli halkın manzarasını:

- “Şükürler olsun, Tanrı’m, sanki acı sunarak
Tanrısal ilaç gibi pisliklerimize ve
Sanki en iyi ve en temiz içki olarak
Hazırlar güçlüleri o kutsal lezzetlere!

Bilirim ki Şaire saklamaktasın bir yer
En mutlu saflarında o kutsal Birliklerin,
Bitimsiz şölenine çağırırsın her sefer
Egemenlik, Erdem ve Taht adlı meleklerin.

Bilirim ki her acı soyluluktur ve tektir,
Ne dünya diş geçirir ona, ne de cehennem,
Ve gizemli tacını örmek için gerektir
Bütün zamanlara ve mekânlara hükmetmem.

Ne var ki, Palmyra’nın yitik mücevheri ve
Denizdeki inciler, bilinmedik madenler,
Elinle takılsa da, ne biri ne diğeri
Bu göz alıcı, parlak, güzelim taca değer;

Çünkü o pırıl pırıl ışıktan oluşacak,
Bulunup tan yerinin kutsanmış ocağında,
Karanlık ve zavallı birer aynadır ancak
Ölümlü gözler, onun görkemli kucağında!”

19. yüzyılın güzel insanlarından biridir kendisi. Toplumsal değerleri aşağılama gerekçesiyle vakti zamanında kendisine dava açılmış ve 6 şiiri yasaklanmakla birlikte para cezasına çarptırılmış romantik bir ağabey.
2 yorum
Sojen (@sojen)
Harikaaaa...
07.03.19 beğen 1 cevap
Bengü Çakar

Bengü Çakar

@bengucakar

 paylaşım fotoğrafı
Önceki Yaşam, Baudelaire
EK 1: Kötülük Çiçekleri 06.05.18
0 yorum
Şiirin Ana vatanına yolculuk gibi  paylaşım fotoğrafı
Charles baudelaire'in "ustası ve dostu" theophile gautier'ye adadığı ünlü ve önemli eseri. "sıkıntı ve ideal", "elem çiçekleri", "isyan", "şarap", "ölüm" adlı bölümlere daha sonra 1861, 1866 ve 1868'de ilaveler yapmıştır. "isyan" bölümünden önemli ve uzun bir şiirinin baş kısmı:
şeytanın vaazları
ey sen, meleklerin en güzeli ve en bilgesi
kaderin ihanetine uğramış, övgülerden yoksun tanrı,
ey şeytan, acı büyük sefaletime !
ey haksızlığa uğramış, sürgünün prensi
ve mağlup, en çok yardım edileney ölüm
yüce kaptan
haydi vakit gelsin
demir alalım
bu ülke sıkıyor beni
yola çıkalım

öyle korkunç yanıyor ki
o ateş beynimizde
atlamak istiyoruz
uçurumun dibine
cennet cehennem ne farkeder
yeniyi bulmak için
bilinmeyenin derinliklerinde...

karanlık bir soğuk
komşu mezarlığın
solgun sakinlerine
herkese ölümlülük
üşüyen bir hortlağın hazin sesinden...
0 yorum
osman duman

osman duman

@osmanduman

Kitap - Baudelaire (Kötülük Çiçekleri) paylaşım fotoğrafı
Ortadan kaldırmak için, kötülüğü abartarak ortaya koyuyor. Çirkefi keskin ve sert hatlarla tasvir ediyorsa, bunu okur, ahlaksızlığa, çirkefe karşı daha derin bir kin duysun diye yapıyor. Şairin fırçası, iğrenç olan her şeyden faydalanıp, iğrenç bir tablo koyuyor önümüze... Niçin yapıyor bunu? Siz de dehşete kapılıp iğrenesiniz diye!..

Le Lethe

Göğsüme gel, sen acıma bilmez, sağır can,
Tapılası kaplan, aldırışsız ifrit, gel;
Gönül ister ki titrek ellerim şu tel tel,
Derin yelenin içine dalsın bir zaman;

Senin rayihanla dolu eteklerine
Acılı başım gömülüp kalsın isterim,
Yok olup giden sevgimin koklasam derim
Tatlı küf kokusunu derinden derine.

Ölümden daha tatlı bir uykuya varsam!
Uyuyuversem! benim neyime yaşamak
Yüreğim titremeden, bakır gibi parlak,
Pürüzsüz tenini öpüşlerimle sarsam.

Dingin hıçkırıklarımı boğup yutacak
Tek yer senin kucağının uçurumudur ;
Ağzında hep o yaman unutuş durur
Ve öpüşlerinden Lethe boşanır ancak.

Yazgıma, ki bütün zevkim oldu şimdiden,
Boyun eğeceğim sonuna dek saygılı;
Uysal kurban, işlenmemiş suçtan yargılı,
İşkencesi coşkusuyla daha artan ben,

Kurtulurum elbet çektiğim bu azaptan,
Nepentes*ler, baldıranlar emerek bütün
O güzelim uçlarından dimdik göğsünün,
Ki altında yürek olmadı hiçbir zaman.

3 yorum
yeşilflr (@birkul)
Bodler'i kısaca anlatmanız icab ederse ??
19.02.18 beğen 1 cevap