up
ara

Ankara

Ankara Konusu ve Özeti

Ankara
Kiralık Konak kitabının da yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından kaleme alınan Ankara kitabı Roman, türünde okuyucusu ile buluşuyor. İletişim Yayınevi yayınevinden 1970 yılında 9789754701340 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Ankara isimli kitap 252 sayfadan oluşuyor. Kitap Kurtuluş Savaşı'nı En İyi Anlatan Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Ankara kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: İletişim Yayınevi
ISBN: 9789754701340
Sayfa: 252 sayfa Basım Tarihi: 1970
Millî Mücadele yıllarında hiçbir çıkar gözetmeksizin yurtları için çalışan bazı subayların ve politikacıların zaferden sonra "sermaye çevreleriyle ilişkileri" ya da "arsa spekülasyonu", "taahhüt işi" gibi girişimlerle zenginleşmeleri, "inkılap"a boşvermeleri. Romanın kadın kahramanı Selma'nın yaşamı izlenerek Millî Mücadele inancının ateşli dönemleri ve sonrası anlatılıyor.
1234

1234

@ercandurak

Tarihi bir romanda denilebilir. Üç kısımdan oluşan roman başkarakter Selma Hanım üzerinde Ankara’da yaşananlar anlatılmıştır. Kitabın başında yazarın bir notu var, bu not başka bir söz söylemeyi gerektirmiyor bence. Ben sadece Yazarın 1923 yılında Mardin ve 1960 yılında Manisa milletvekili olarak mecliste bulunduğunu söylemek istiyorum. Üstelik 5 farklı ülkede elçilik görevlerinde bulunduğunu da belirteyim ki aşağıdaki not daha anlam kazansın.
“Otuz yıl öne yazdığım bu romanı, üçüncü baskıya vermek üzere, gözden geçirirken bir düş görüyor gibi oldum ve bana öyle geldi ki, burada hikâye ettiğim devri bir uyurgezer hali içinde geçip gitmişim.
Fakat, bu halim çok sürmüyor; uyanıyorum ve kendimi toparlayarak etrafıma bakıyorum, o devirden bu yana ne kalmış diye. Kitabın birinci bölümünde belirtmeye çalıştığım Milli Mücadele ruhundan hemen hiçbir iz bulamıyorum.
Ya son bölümde hayalini kurduğum Türkiye’nin gerçekleşmesine doğru bir gelişme olmuş mudur? Ben, o zamanlar, bir gün gelip öleceğini aklımdan bile geçirmediğim Atatürk’ün öncülüğü ve rehberliğiyle bu ideal Türkiye’ye yirmi yıl içinde varacağımızı umuyordum. Şimdi, o yirmi yıl üstünden bir yirmi yıl daha geçmiş bulunuyor. Fakat, biz sosyal, kültürel ve ekonomik devrin şartları bakımından, hala romanımın ikinci bölümünde verdiğim ve karikatürünü yaptığım Ankara içinde tepinip durmaktayız.”
ataç ikon Ankara
kitaba puan vermedi
4 beğen · 0 yorum
Gamze Züleyha Üredi

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

Güzellik/beğeni konusunda, hızlı başlayıp hızlı biten bir roman oldu benim için Ankara; yani, demek istiyorum ki, başlarda ne kadar beğendiysem, sonlara doğru o kadar beğenmedim. Tabii bu "Korkunç bir yazın, hiç olmamış!" manasına gelmiyor, aksine, sonlara doğru giderek fenalaşan kısımlarına karşılık, hala güzel bir kitap Ankara.

Simgesel olarak Selma Hanım'ın hayatındaki üç erkekle Ankara arasında bağ kurulmuş, bu esnada Selma Hanım, yer yer düşünceleriyle birlikte insanı fikren tatmin etmiş ve hatta Yakup Kadri'nin bir kadını böyle incelikle düşünebilmesi insanı şaşırtmış, fakat sonunda, kısaca söyleyebilirim ki olmamış. Çünkü eksik kalmış; Yakup Kadri, olaylara bir inceleme yoluyla mı yaklaşsın yahut bir romanın bütün inceliklerini mi kullansın bilememiş sanki. Belki daha uzun olsaymış?.. Bilemiyorum, açıkçası bir şey eksikti bu romanda.

Bir başka husus, yazarın beklentisi, beklentileri... Onlar doğrultusunda birtakım şeyler vermek istemiş, ancak verememiş, bir türlü olduramamış gibi. Mamafih, doyurucu tahlilleri, dikkat icap ettiren gözlemleriyle önem verilmesi gereken bir kitap. Dikkatli okumalar.
ataç ikon Ankara
kitaba 8 verdi
0 beğen · 0 yorum
Fatih S.

Fatih S.

@fsalim54

Hikayesi basit ancak söylemek istedikleri çok önemli olan bir kitap.
Cumhuriyetle birlikte gelen batılılaşmadan ne anladığımızı derinlemesine sorguluyor Yakup Kadri.
Cumhuriyet dönemiyle birlikte batılılaşma sorununa ait bir şeyler okumak isteyenler için güzel bir kaynak.

Örneğin romanda geçen şu alıntı için bile okunabilir;
Türk kadınları, çarşaf ve peçelerini işe gitmek, çalışmak için daha kolaylık olur diye çıkarıp atacaklardı. Onlar için cemiyet hayatına atılmanın manası yalnız bu çeşit salon cemiyetlerine karışmak olmayacaktı. evet, Türk kadını, hürriyetini dans etmek, tırnaklarını boyamak ve Rue de la Paix'nin kanunlarına esir bir süslü kukla olmak için değil, yeni Türkiye'nin kuruluşunda ve kalkınışında kendisine düşen ciddi ve ağır vazifeyi görmek için isteyecekti, kullanacaktı. Ve Türk erkekleri, garplılaşma hareketini, Tanzimat beyinin Garpperestliğiyle, alafrangalığıyla bir ayarda tutmayacaktı. Milliyetçi Türk Garpçısı için Garpçılığın en karakteristik vasfı Garplılığa Türk üslubunu, Türk damgasını vurmaktır. Şapka bize hakim değil, biz şapkaya hakim olmalıydık
ataç ikon Ankara
kitaba 8 verdi
4 beğen · 0 yorum
İlhan yücel

İlhan yücel

@ilhanyucel

Hayaller hayalde kalırsa..
Yeniliklerin beraberinde getirdiği sorunlarla başa edemeyen , mevcut idealleri hala 19330 lu yıllarda kalmış, toplumun kendi içinde gelişmesini bekleyen kültrü ve ahlak motorunun hala pasif olduğu kötü yılların içindeyiz. Göstergeler ekonomiksel ve liyakatsiz hakedişlerden anlaşılmıyor mu? Hele ki milli mücadele ruhumuz o dönemden bu döneme çocukların ağzında sakız bile olamıyorken , Ankara romanında arzulanan gelişme de gerçek olamıyor malesef. Ya maya tutmadı ya tümden hala az okuyor yorumluyor ve boş işlerle uğraşıyoruz. Güzel bir kitap özellikle zamana göre kendi kabuğunu kırıp sağlamlaşma çabasının özeti şeklide bir kitap olmuş. Tüm kuşağın şapkasını önüne koyup düşünmesi zamanı.
ataç ikon Ankara
kitaba 7 verdi
0 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Yakup Kadri; Osmanlı'nın son dönemi, Cumhuriyetin ilk dönemi ve milli mücadele dönemi için eşsiz bir kaynaktır. Romanları -bir romanının da ismi olduğu üzere- o dönemlere bir panorama olma niteliğindedir. Ankara'da milli mücadele ve cumhuriyetin ilk yılları arasındaki dönem, sosyal ve siyasi yönleriyle anlatılır. Değişimler, gelişimler, yozlaşmalar net bir şekilde gösterilir. Yakup Kadri'nin üslubu, romanı konusuyla birlikte eşsiz kılar ve eserlerini mutlak okunması gereken bir yapıtlar haline getirir.
ataç ikon Ankara
kitaba 4 verdi
0 beğen · 0 yorum

Ankara - S41

Avrupa medeniyeti. Bu, Avrupalının uydurduğu yüz bin yalandan biridir. Yuf bize ki kendimizi bildiğimiz günden beri bu yalana bir nas (kesin kanıt) gibi inanmışız. Yalan, yalan, yalan... Avrupa bir yırtıcı-kuşlar yuvasıdır ve onun karşısında ancak tepeden tırnağa kadar silâhlanmış olarak çıkılır. Geçen bir gazetede okumuştum. İtalyan şairi D'Annuncio'nun bir sözünü... Diyor ki ''İtalya, Sulh konferansına, hakkını istemek için, dişlerinin arasında hançer ve elinde mızrakla gitmelidir.'' Bir İtalyan için iş böyle ise, bir Türk oraya silâhlanmış olarak bile gidemez. Hakkını, ancak, bu tepelerin arkasından, bu çölün ortasından müdafaa edebilir.
İbrahim AKBAL tarafından eklenmiştir.
Gamze Züleyha Üredi

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

"...uyanıyorum ve kendimi toparlayarak etrafıma bakıyorum, o devirden bu yana ne kalmış diye. Kitabın birinci bölümünde belirtmeye çalıştığım Milli Mücadele ruhundan hemen hiçbir iz bulamıyorum.

Ya son bölümde hayalini kurduğum Türkiye'nin gerçekleşmesine doğru bir gelişme olmuş mudur? Ben, o zamanlar, bir gün gelip öleceğini aklımdan bile geçirmediğim Atatürk'ün öncülüğü ve rehberliğiyle bu ideal Türkiye'ye yirmi yıl içinde varacağımızı umuyordum. Şimdi, o yirmi yıl üstünden bir yirmi yıl daha geçmiş bulunuyor. Fakat, biz, sosyal, kültürel ve ekonomik devrim şartları bakımından, hala romanın ikinci bölümünde verdiğim ve karikatürünü yaptığım Ankara'nın içinde tepinip durmaktayız."
ataç ikon Ankara
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
Gamze Züleyha Üredi

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

"Hep muvazene meselesi... Mutlaka muhite uymak ve saadeti muhite uymakta bulmak!.. Öyle ise, siz, hiç inkılapçı değilsiniz."
ataç ikon Ankara
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
1234

1234

@ercandurak

Türk kadınları, çarşaf ve peçelerini işe gitmek, çalışmak için daha kolaylık olur diye çıkarıp atacaklardı. Onlar için cemiyet hayatına atılmanın manası yalnız bu çeşit salon cemiyetlerine karışmak olmayacaktı. evet, Türk kadını, hürriyetini dans etmek, tırnaklarını boyamak ve Rue de la Paix'nin kanunlarına esir bir süslü kukla olmak için değil, yeni Türkiye'nin kuruluşunda ve kalkınışında kendisine düşen ciddi ve ağır vazifeyi görmek için isteyecekti, kullanacaktı. Ve Türk erkekleri, garplılaşma hareketini, Tanzimat beyinin Garpperestliğiyle, alafrangalığıyla bir ayarda tutmayacaktı. Milliyetçi Türk Garpçısı için Garpçılığın en karakteristik vasfı Garplılığa Türk üslubunu, Türk damgasını vurmaktır. Şapka bize hakim değil, biz şapkaya hakim olmalıydık
ataç ikon Ankara
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
Gamze Züleyha Üredi

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

Hiçbir ilaç, hiçbir kür, yaratıcı bir inkılap heyecanı içinde yaşayan bir memleketin havası kadar insana sıhhat ve şifa veremez.
ataç ikon Ankara
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
3 beğen · 0 yorum
Gamze Züleyha Üredi

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

-...Kim bilir bizim için ne düşünürler? Neler söylerler? Onlar için, kapısından gördükleri bu alem ne kadar esrarengiz şeylerle doludur?

-Yavaş yavaş onlar da öğrenecek, onlar da alışacak. Bu yeni hayatın icapları onlarca da anlaşılır, açık ve basit şeyler haline girer.

-Demin, otelin merdivenlerinden çıkarken tuhaf bir baş dönmesi hissettim. Bana öyle geldi ki, ayağımı bastığım her basamak, halkla benim aramdaki uçurumu bir parça daha derinleştiriyor. Ters yüzü geri dönüp arkamda bıraktığım bu uçuruma atılmak istedim; ta ki onlara karışayım ve içinde bulunduğumuz bu suni alemi, onların arasından, onların gözüyle uzaktan seyredeyim diye... Fakat, düşündüm ki...

-Fakat, düşününüz ki, bu kabil değildir. İçtimai merdivenin bu basamağına çıktıktan sonra geriye dönenlere, hiçbir yerde, hiçbir devirde rast gelinmiş mi? Azizim, demokrasilerin kanuniyetine göre hep aşağıdan yukarıya doğru çıkış vardır. Bunun tersi ancak bir katastrofu ifade eder. "Halka doğru" lafının hakiki manası halkı kendine doğru çekmek demektir.

-Ben, meseleyi böyle vazetmiyorum, böyle vazetmek de istemem. Çünkü, bir nevi demagojiye sapmış olurum. Benim için burada bir rejim üslubu davası mevcut değildir. Bilirim ki, sınıf tezatlarının en çok tebarüz ettiği, en çok keskinleştiği yerler şu çağdaş demokrasilerdir. Size maksadımı nasıl anlatayım? Bilmem ki... Bu, bir maksat bile değil. Bu, hatta bir ruh haleti bile değil, buna, belki bir sezinti diyebilirim. Demin, merdivenlerden çıkarken, kendimi, birdenbire, muallakta gibi hissettim. Ayağım yerden kesilmişti. İşte o vakit, sokaktaki o insan kümesi, bana kendimden daha reel bir varlığın ifadesi gibi göründü. Onlara dönmek isteyişimin sebebi işte bundan hasıl olmuştu. Realite ile kaybettiğim teması bulmak amacı...
ataç ikon Ankara
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
2 beğen · 0 yorum
6
KİTAP
Kurtuluş Savaşı'nı En İyi Anlatan Kitaplar
Tarihimizin en önemli savaşlarından biri olan Kurtuluş Savaşı hakkında detaylı bilgi edinmek isteyenlerin mutlaka okuması ger...