up
ara

Muz Sesleri

Muz Sesleri Konusu ve Özeti

Muz Sesleri
İyilik Güzellik kitabının da yazarı Ece Temelkuran tarafından kaleme alınan Muz Sesleri kitabı Roman, Roman türünde okuyucusu ile buluşuyor. Everest Yayınları yayınevinden 1970 yılında 9789752896703 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Muz Sesleri isimli kitap 280 sayfadan oluşuyor. Kitap Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları listesinde de yeralmaktadır. Muz Sesleri kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Everest Yayınları
ISBN: 9789752896703
Sayfa: 280 sayfa Basım Tarihi: 1970
"Onu ağustosta muz tarlalarına götürecektim. Muz seslerinidinleyecekti. Nasıl sevineceğini, hayret edeceğini düşündükçe..."Ece Temelkuran, kalplerin yağmalandığı yerden anlatıyor hikâyesini; Ortadoğu'dan. Bizden alıp döküntülerini iade ettikleri hikâyelerimizi geri almak için... Aşklarımızı, acılarımızı, haysiyetimizi... Yağmalandıkça kapattığın kalbini aç şimdi. Çünkü bu senin hikâyen. Sen de Ortadoğulusun!(Arka Kapaktan)
Semih Oktay

Semih Oktay

@semihoktay

MUZ SESLERİ

Roman,Ece Temelkuran; Everest Yayınları; Ocak 2010, 2. baskı, 280 sayfa (2) (27 Ocak 2012)

Muz Sesleri adlı bu romanı devredemedim.26 Ekim 2010 günü kalmıştım on dokuzuncu sayfasında.Bu kadar az okumuş olmama rağmen bu 19 sayfayı okuyorken beni hafakanlar bastı.Romanı okumaya başladığımda Yazarımızın ilk iki cümlesini okudum fakat devam edemedim,çünkü anlamadım.Ve bir kez daha okudum.Anlamadığım için cümlelerin altını çizdim.Bakın tıpkısını buraya yazıyorum romandan kelimesi kelimesine...(3.sayfadan) : 'Pencereyi açtım.Evin içine yığılan rüzgâr,2006 sonbaharının sonsuz sayıda elleriydi.' İşte bakın; birlikte bakalım hatta...'Pencereyi açtım.' bu cümle anlaşılıyor,değil mi? Ya ikinci cümleyi anlayanınız var mı arkadaşlar? 'Evin içine yığılan rüzgâr,2006 sonbaharının sonsuz sayıda elleriydi.' Rüzgâr eser.Yani rüzgârı özne olarak ele alırsak yapabileceği bir iki eylem vardır,onu da 'esmek' ve/ya 'uğuldamak' fiili ile yapabilir.Rüzgâr eser,rüzgâr başka bir halt yapamaz kendi başına özne olarak.Rüzgâr evin içine yığılamaz! Rüzgâr başka durumlara sebebiyet verebilir ama sadece eser,özne olamaz başka fiillerle.Rüzgâr evin içine dışarda birikmiş karları yığabilir ama kendi yığılamaz.

Ya: '2006 sonbaharının sonsuz sayıda elleriydi.' ne anlama geliyor olabilir ki? 1 Şubat 1979 gecesi İstanbul Maçka'daki evinin yakınlarında arabasında iken öldürülen Gazeteci-Yazar Abdi İpekçi geliyor aklıma,böyle tuhaf ve uyduruk fiilleri gördüğü zaman, Bak, dermiş muhatabına:"Çivi kakılmaz,çivi çakılır." Anlatabildim mi? Allah rahmet eylesin,nur içinde yatsın,ne latif insanmış değil mi Abdi İpekçi?

Bu cümleden devamla yine romandan birebir alıntılıyorum: 'Sırtımın ardında mütereddit bir kuş sürüsü:' Ya bu cümleye ne dersiniz? Arapçadan aldığımız 'mütereddit' şahıslar için kullanılır,hayvanlar için değil.Türkçe anlamı tereddüt eden,çekingen,kararsız KİŞİ demektir.

Aynı sayfada: 'Büsbütün başkasının hikâyesini giyinmişim üzerime.' yazmış Yazar.Evin içine rüzgâr yığabiliyorsanız,başkasının hikâyesini de üzerinize giyinebilirsiniz demek ki.Ne demek 'hikâye giymek'? Okuyup geçenlerimiz için kabul.Aman canım uymuş işte diyemeyiz ki.

1.KİTAP SİZ diye başlıyor roman 7.sayfasında.Ve ınını nıııın.İşte romanın 7.sayfasından birebir alıntılıyorum: 'Beyrutlular,balkonların dış cephesindeki perdeleri çekiyor,tıkır tıkır kepenkleri kapatıyordu.' Ben mi anlamadım yoksa? Yani şimdi tıkır tıkır kepenkleri mi kapatıyorlar,yoksa kepenkleri tıkır tıkır mı kapatıyorlar? Yoksa bir isim mi burada 'tıkır tıkır'? O da olmuyor ki.

Romanın 9.sayfasından: 'Gülümsemeye benzer bir şey yaparken yüzü,ağzı taştanmış gibi kırıldı.' Diyeceksiniz ki,ee,arkadaşım yazmışsın ama bu cümlelerin önünde ve sonunda başka cümleler yok mu? Onları da yazsana! Yazayım yazmasına da anlam daha da kötü oluyor yahu...Nasıl bir cümledir,,,şunu bir daha okuyalım mı? 'Gülümsemeye benzer bir şey yaparken yüzü,ağzı taştanmış gibi kırıldı.' Allah,Allah...Ağız nasıl kırılır 'taştanmış gibi'? Yüz çarpılır hani,'yüzü çarpılmış...' diyebiliriz.Hadi insanın dişi de kırılabilir.Ama ağız nasıl kırılabilir bu cümlede.Türkçemizde 'ağzını burnunu kırdım' var ama hiç bu tarz cümleler kurulabildiğini bilmiyordum ve tabii okumamıştım bu güne kadar.

Buy'run bir cümle daha,9.sayfadan birebir alıyorum: 'Nâsır'ın şefkatli gevezeliği Filipina'nın betonunu çatlattı.' (Nâsır er kişi,Filipina hatun burada...)

Buy'run bir cümle daha,10.sayfadan birebir alıyorum: 'Nâsır,kendi paldır küldüründen utandı.' Bu tarz çok yeni.Post modern mi? (...) 'Aynı el arabanın kapısını açtı.' Burada sanki bir elden bahsetmiş Yazarımız ama 'el' kelimesi geçmiyor.Aslı tam olarak şöyle: 'Filipina'nın omuzuna küçük bir dokunuş,onu ön koltuğa doğru yöneltti.Aynı el arabanın kapısını açtı.' ,

Buy'run bir cümle daha,11.sayfadan birebir alıyorum: 'Öldürmek üzere olan bir adam,ölmek üzere gibi.'

Buy'run bir cümle daha,13.sayfadan birebir alıyorum: 'Kâhya,büyük asayı zemine üç kere vurduğunda siyah cüppeli adamlar ve kadınlar birbirlerine öncelik tanıdıkça daha çok oyalanarak dev ahşap masaya yaklaştılar.' Yukardaki cümlede bir tutarsızlık var mı sizce? Ben buldum:'birbirlerine öncelik tanıdıkça daha çok oyalanarak' olmasaydı eh,kabul edebilirdim... 13.sayfada farklı cümleler içersinde 'kafasında' sözcüğü var iki defa.Aynı sayfadaki 'download' kelimesinin içinde bulunduğu cümleden hiç bahsetmeyelim; cümleye tüy diktirmiş!

Buy'run bir cümle daha,16.sayfadan birebir alıyorum: 'Stevenson,camlaşan gözlerinin ardında Türkiye başlığı altındaki veritabanını tarıyordu.' Offf!..Ne cümle ama!

(Bu romanı bana sirke satan arkadaşım -gerçekten sirke satıyor; turşu ve sirke satıyor- Havva Hanım armağan etmişti; kendisine teşekkür ediyorum.İzninizle bir çift sözüm olacak Havva Hanım'a: Havva Hanım...Bana armağan ettiğin bu romanı sonuna kadar okuyamadım; şimdilik okuyamayacağım.Lütfen alınma,seninle ilgisi yok bu eylemimin. Haa,şayet okuyabileceğim bir roman,bir hikâye,bir şiir,bir deneme,bir masal,bir destan,bir makale bulamazsam,,,hatta dergi,gazete,gazetelerin kitap ekleri,ders kitabı,takvim yaprakları bulamazsam,,,bana armağan ettiğin bu,bu,bu acayip romanı okuyacağım.Çok üzgünüm!

Cuma,27 Ocak 2012
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 2 verdi
9 beğen · 0 yorum
Dilara Artar

Dilara Artar

@dilaraartar

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, daha önce okuduğum türlerden oldukça farklı bir romandı. Kendine has konusu ve yansıttıklarıyla bana çeşitşi duygular yaşattı. Kitabın genel anlamda sürükleyici bir hikayesi var; buna rağmen 277 sayfalık kitabı neredeyse 2 haftada anca bitirebildim. Bunun nedenlerinde biri, eğer okursanız göreceğiniz haddinden fazla betimlemeler, tasvirler, anlamca hatalı kalıplar, devrik cümleler, çevrilmeden bırakılmış gibi duran yabancı kelimeler ve paragraf uzunluğunda cümleler... Eğer yalın bir dille anlatılsaydı, okuyucuda çok daha başarılı bir etki bırakabilirdi diye düşünmekteyim. Dilerseniz bu saydıklarıma örnek veriyim birer birer... Ben okurken cümle yapısınımı çözeyim, hikayeyi takip mi edeyim, yoksa yazar acaba neye istinaden bunu yazmıştır diye mi düşüneyim şaşırdım.
-İstisnasız olarak tamamı İngiliz 'humoru'yla' süslenmiş ilanlara...(?) (Bence bu tarz metinler okuyucuyu kayle almamaktır ki, nihayetinde herkes humor'un anlamını bilmek zorunda da değildir. En azından alta bir dip not koyabilirdiniz.
-Boğuldu gördüm. Döver gibi plastik şeyi, kıçındaki düğmeyi off'a getirdi. (Bravo!)
-O andan sonra kendini yaptıklarını yaparken izledi sadece. (Gerek var mıydı buna?)
-Yerde sümüklenen Setanik büsbütün yalnız olmadığını, tam olarak delirmediğini böylece anladı. (Sümüklenmek? Dilimin ucunda ama...)
-Saçlarının siniri yumuşadı.
Sadece bu kadarla sınırlı değil aslında, okurken artık yeter dediğim yerlerde ufak notlar almıştım. Kısacası üzücü olmuş. Ama bu tür konularda suçu yazarın üzerine yıkmak hata olur çünkü bu iş için editörler mevcut!
Bunun dışında kitaplarımı düzgün okuyan biriyim, okurken katlamam vs. fakat bu kitap biraz daha elimde kalsaydı sayfaları tek tek kopacaktı. Dış kapağa oldukça özenilmiş ve güzel bir çalışma olmuş fakat aynı şeyi kitabın içi için söyleyemeyeceğim.

Tüm bunları bir kenara bırakırsak, hikayesi oldukça samimi ve tanıdık.
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 6 verdi
4 beğen · 0 yorum
Gül Ayan

Gül Ayan

@gulayan

Kitaptan hatırladığım sadece, muz seslerini...Çuk,çuk,çuk...

Bugün bana sorsalar; en sevdiğin meyve hangisi? Hiç düşünmeden, muz, cevabını veririm. Yirmi beş yaşıma kadar muz yemediğimi sayıyorum kendimi. O yaşıma kadar, bir iki kez tatmıştım sadece, meyvenin bıraktığı tat ve aroması muhteşemdi.

Muz ağcı neye benzer, merak edip dururdum. Kendimi bildiğim bileli, ağaçlara karşı hep hayranlık duydum ve duyuyorum. Bunu babaanneme borçluyum galiba. O, nur içinde yatsın, ağaçları çok seviyordu…en çok ceviz ağaçlarını. Fidanları dikerken ve sonrasında büyüdüklerini gördükçe, onları çocukları gibi severdi…Elleriyle diktiği iki ceviz ağacı hâlâ yaşıyor...

Türkiye’de yaşamaya başladıktan sonra, muz ağacını, canlı görme fırsatım oldu. İlk gördüğümde çok şaşırdım.Kocaman yeşil yapraklar… ağaçtan çok süs bitkisi gibiydi. Denize yakın bir yerde gördüğüm için belki, yelkenliye benzetmiştim.

Ece Temelkuran, kitabın ismini anlatıyordu televizyonda; Ağustos ayında, bir gece, bir muz tarlasına giderseniz, başka gürültü yoksa eğer, muzların büyüdüklerinde çıkarttıkları sesleri duyabilirsiniz.Çuk,çuk,çuk...
Çok etkilendim, çünkü ilk defa duydum böyle bir şeyi ve o sesi merak ettim, hâlâ merak ediyorum...

Kitabın içinde o muz seslerini aradım, durdum...Nerede ve nasıl duyacağım...

Yazarımızın kullandığı bazı tasvirleri abartılı bulmuştum, özellikle ilk elli sayfada...

Ben hiç tasvir üretemiyorum, yazılarımda kullanmak istiyorum, fakatyapamıyorum, çok düz, savruk ve çocukça yazdığımın farkındayım, Ece Temelkuran üslubunu sıra dışı bulmuştum ve romanda bazı bölümleri beğenmiştim.

Beyrut, bir gün görür müyüm ? Hiç sanmıyorum... Kitap beni o kasvetli şehre götürmüştü...Kasvetli mi Beyrut? Bilmiyorum, okuduklarım bana bunu düşündürtmüştü...
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 4 verdi
1 beğen · 0 yorum
Ozan ÖREN

Ozan ÖREN

@ozanoren32

Muzlar Ses Çıkarıyor da, Kitap neden çıkarmıyor?
Bu sefer Kuzey'deki savaşı değil de bize daha yakın olan bir Orta Doğu savaş aşk kitabı okudum. Aslına bakarsanız, kitap ne aşk kitabı ne de savaş. O zaman ne kitabı diye soracaksınız, sanki bir röportaj sanki ucundan, bir tanıtım yazısı gibi. Ne anlattığını yazar da çözemediğinden midir nedir, belli bir yerden sonra kendi de bu röportaja dahil olmak zorunda kalıyor. Yalanı yok, altı çizilmesi gereken çok güzel sözler,anlamlar ve betimlemeler var. Bu bir röportaj olsaydı, içini doldurabileceği için başarılı sayılabilirdi. Kitapta,çok duyduğumuz ama hakkında az bilgimiz olduğunu düşündüğümüz Beyrut ve orada olanlarda anlatılmaya çalışılmış ama bir şeyler yarım kalmış gibi. Nasarallah anlatılıyor,Hizbullah,Michel Aoun İsrail ve Suriye işgallerinden bahsediliyor ama netlik yok.
Yine de, Beyrutu ve orada yaşananları merak ettirdiği için "eh"diyebileceğim bir kitap.
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 6 verdi
1 beğen · 0 yorum
Seval Deveciler

Seval Deveciler

@nymphes

Allah'ımmmm!! Akmıyor bayıliciiiimmm :SSS



Kitap sürüklendi kaldı elimde sonunda bitirebildim. Kitaplarda uzun tasvirler sıkarken , hiç tasvirin olmamasının da sıktığını farketttim. Karaterlerin kim oldukları ya da haklarında herhangi bir bilgi vermeksizin olay örgülerinin verilmesi anlatılanları havada bırakıyor. Birde paragraflarda yada sayfalarda kişiler ile ilgili bir olay verirken aynı kişiden daha sonra bahsettiğinde önceki bağımsız başka bir şey anlatılıyor. Dolayısıyla kitapta , olay örgüsünde belli bir bütünlük yok. Buda sizi kitabın ,içine almıyor. Sanki yazar o an aklına ne gelirse yazmış. Ece Temelkuran'ı ilk defa okuyorum bilmiyorum bir daha okurmuyum. Diğer kitaplarında da dili böyle değildir inşallah ? ...
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 2 verdi
1 beğen · 0 yorum

Muz Sesleri - S41

"Savaş istemiyoruz... Seks ve dans... İstediğimiz bu işte... Seksi Araplarız biz!"
Göker Malik Altuntaş tarafından eklenmiştir.
Emre Ertan

Emre Ertan

@temeyhan

Çünkü yarım kalmış bir hikayeden daha çok kanayan hiçbir şey yoktur.
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum
Selenay

Selenay

@selenay

İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki.
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum
Emre Ertan

Emre Ertan

@temeyhan

İnsan, yarası yarasına denk geleni seviyor demek ki.
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
7 beğen · 0 yorum
Selenay

Selenay

@selenay

Elini sıktım. O an o kadar güzeldi ki kaybetmemek için herhangi bir anmış gibi yapıp yola baktım.
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Esmi hanım

Esmi hanım

@esmihanim

"Her ilişkinin gizli bir mezarlığı vardır.Eğer iki kişiden biri bu mezarlığı yalnız ziyaret etmeye başlamışsa pek yakında o mezarlık, ilişkinin de edebi istirahatgahı olacak demektir."
ataç ikon Muz Sesleri
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
212
KİTAP
Tüm Zamanların En Çok Satan Kitapları
Aşk, fantastik, polisiye, bilim kurgu ve diğer kitap türlerini kapsayan ve zirveyi kolay kolay kaptırmayan tüm zamanların en ...
757
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
14
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Ece Temelkuran Kitapları
Ünlü yazar ve gazeteci Ece Temelkuran'ın mutlaka okunması gereken en iyi kitapları listelenmektedir. ...