up
ara

İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar

On Dört Tarihsel Minyatür - Sternstunden Der Menschheit

İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar Konusu ve Özeti

İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar
Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy kitabının da yazarı Stefan Zweig tarafından kaleme alınan İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar kitabı Roman, Alman - Avusturya türünde okuyucusu ile buluşuyor. Can Yayınları yayınevinden 2000 yılında 9755105883 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar isimli kitap 256 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Kasım Eğit çevirmiştir. Kitap Mutlaka Okunması Gereken En İyi Deneme Kitapları listesinde de yeralmaktadır. İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Kasım Eğit
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9755105883
Sayfa: 256 sayfa Basım Tarihi: 2000
İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, insanlık tarihine yön vermiş belirleyici anlar üstüne kısa denemelerden oluşuyor. Stefan Zweig, çevrele-rindeki geçici koşulların dayattığı sınırları aşabilmiş Fatih Sultan Mehmed, Händel, Dostoyevski, Tolstoy, Lenin gibi "yaratıcı birey-ler"in o benzersiz "anlarını" anlatıyor. En iyisi, kendisinden dinleyelim:

Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate, çoğu kez de yalnızca bir tek dakikaya sıkıştırıldığı trajik ve yazgıyı belirleyici anlara, bireylerin yaşamında ve tarihin akışı içinde çok ender rastlanır. Ben böyle anları İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar diye adlandırdım; çünkü onlar, tıpkı yıldızlar gibi, hiç değişmeden geçmişin karanlığına ışık tutmaktadırlar... Olayları anlatırken, gerçekleri değiştirmedim, kendi katkılarımla renklendirip zenginleştirmedim. Çünkü tarih, kusursuzluğa ulaştığı böylesine eşsiz anlarda, kendisine yardım için uzatılan ellere gereksinim duymaz.
Ayda V. Gani

Ayda V. Gani

@aydavgani

Bir yapıtı oluşturan dehalar kadar bir tutkunun ya da serüvenin hem peşinden koşan hem de peşinden koşturtan "o” insanlar… O insanların insanlık tarihindeki yerlerini ve öykülerini okurken zaman zaman karşılaşılan bazı tuhaf gizemli anların mevcut "gerçekliği", mevcudiyeti henüz baş göstermiş ya da göstermekte olan başka bir gerçekliğe doğru an be an nasıl kaydırdığını, yazgıları nasıl değiştirdiğini okurken insanın algısı başka bir noktaya da kayıyor. O da, insanlığa bu yazgıyı yazdırtan o devasa gücün kendi kudretini nereden aldığı sorusuna. Okuyup da bunu anlamamak mümkün değil. Dünyanın geri kalanına delice gibi görünse de kudretlerini içlerinde besledikleri inançlarından, en ilkel tutkularından alan ve adları tarihe kazınan bu insanların her birinin zorluklara karşı kendi amaçlarına göre değişkenlik gösteren meydan okuyuşları, kimi zaman insanlığa tarihin en çaresiz, zifiri, acı yazgısını yaşatırken kimi zamanda insanlığın göremediği o ufku çizerek tarihe eşik atlatacak her biri ayrı ayrı keşfedilmeyi bekleyen gizlerin gölgede kalmış devinimlerini gün ışığına çıkartıyor. Değişik hayat hikâyelerinin anlatıldığı çok etkili bir kitap bence… Belki kendilerinin bile farkında olmadan insanlık tarihindeki değişimi başlatmaya muktedir olan ele avuca sığmaz tarihe mâl olmuş bu on iki ayrı insanın bu on iki ayrı öyküsü, insanın kendinde olanı ya keşfedip " var etmeye" ya da inanmayıp "yok etmeye" hazır kılan bir meşale niteliğinde sanki.
Stefan Zweig, bir saniyelik bir sürede yazgıların nasıl değiştiğini anlatırken şöyle diyor;
“Bir mucizenin gerçekleşebilmesi ya da olağanüstü bir şeyin tamamlanabilmesi için bireyin her şeyden önce bu mucizeye inanması gerekir.”
3 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Tarihe mal olmuş bu anlar iyisiyle, kötüsüyle, herhangi bir taraf tutmadan ve tarihin acımasız gerçekçiliğiyle vücut buluyor bu satırlarda.
Kitapta hikaye mi desem, biyografi mi desem bilemediğim 12 farklı bölüm var. Herbiri tarihin önemli bir dönemecini anlatan bölümler... Bazıları hepimizin bildiği dönemeçler: İstanbul'un Fethi, Dostoyevski'nin idamdan son saniyede kurtulması, Waterloo Savaşı gibi... ama bazıları önemine ve sonrasında yarattığı etkiye rağmen hiç duymadığımız dönemeçler: Fransa milli marşının ortaya çıkışı, bir Avrupalı'nın ilk kez Büyük Okyanus'u görmesi, keşfetmesi gibi... Bölümlerin formatı da odak noktasındaki kişiliklere göre farklılık içeriyor: Dostoyevski'nin hikayesi şiir olarak, Tolstoy'unki ise tiyatro oyunu olarak yazılmış örneğin... Dönemeçlerdeki olaylarda öne çıkan karakterlerden belki de daha çok gölgede kalmış karakterler okuru daha çok etkiliyor, daha çok düşündürüyor... Tarihe mal olmuş bu anlar iyisiyle, kötüsüyle, herhangi bir taraf tutmadan ve tarihin acımasız gerçekçiliğiyle vücut buluyor bu satırlarda....

Hem edebi bir şölen, hem de vurucu bir tarihsel gezinti için, büyük usta Stefan Zweig'in bu eserini çok tavsiye ediyorum...
4 beğen · 0 yorum
monday

monday

@patika

KERKAPORTA KAPISI( İSTANBUL' UN FETHİ)
Kitabın henüz 123. sayfasındayım ancak bir heyecan okumanızı istemen nedeni ile size kitaptan bir alıntı yapacağım.
'' HİÇ akla gelmeyen, çok tuhaf bir şey olmuştur.Dış surlarda açıla ve asıl saldırı yerinin hemen yanında bulunan bir gedikten içeriye bir kaç Türk askeri sokulur.Bunlar iç surlardan içeriye girmeyi göze alamazlar.Fakat iki sur arasında şaşkın şaşkın dolaşarak çevreyi seyrederlerken Kerkaporta denilen küçük bir kapının anlaşılmaz bir tedbirsizlik yüzünden açık kalmış olduğunu görürler. Aslında bu, büyük kapıların henüz açılmadığı saatlerde ve barışta yayalara ayrılmış bir sürü küçük kapıdan biridir. Askeri bakımdan hiçbir önemi bulunmadığı için de varlığı son gecenin büyük telaşı içinde unutulmuş olmalıdır. Yeniçeriler tepeden tırnağa tahkim edilmiş bu surların tam ortasında bulunan bu kapının açık olduğunu hayretle görürler. '' :)))
3 beğen · 0 yorum
Ayşenur Kurt

Ayşenur Kurt

@aysenurkurt

Öncelikle benim okuduğum baskı 14 tarihsel minyatür ismiyle geçiyor, yine Can Yayınları..
her bölümü münferit olarak incelemek gerekir.
Tanrıya sığınış Tolstoyun son günlerini anlatıyor ve harika..
Bir yiğitlik anı Dostoyevski üzerine bir şiir, muhteşem olmuş
Ve Güney kutbu için savaşım beni çok derinden etkiledi..

çeviri muhteşem. (Kasım Eğit)

Zweig ile ilgili bir şaşkınlığım ve hayal kırıklığım var.. özellikle Waterloo kısmında olmak üzere, Bizansın fethi ve diğer kısımlarda da göze çarpan, askerliğe ve militarizme düzdüğü övgüler.. yani 2. dünya savaşı nın yarattığı etkiyle intihara sürüklenmiş bir yazar için anlaşılmaz buluyorum.
0 beğen · 0 yorum
Fesih Mirza

Fesih Mirza

@fesihmirza

Bizansın Fethi !
Şuan kitabın henüz ortalarındayı fakat okuyanlar bilir okumayanlara şöyle tabir ediyim 14 tane birbirinden bağımsız olayı araştırıp kaleme almış Zweig. 2. olay da Bizansın Fethi. Okuyanlar katılır mı bilmem ama biraz yanlı gibi geldi bana. Türkler barbar ve vahşi Bizanslılar masum gibi bakılmış olaya. Tarihe sadece meraklı biri olarak Sultan Mehmede bi hayranlığımvardır benim ve daha önce dinlediğim fetih hikayelerinde Mehmedin askerlerine "yağma" vaadi verdiğini duymamıştım bana biraz garip geldi açıkçası.
0 beğen · 0 yorum

İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Suçsuz yere acı çekenler, haksızlık karşısında daha duyarlı ve insancıl olur.

188
ataç ikon İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Melankolia

Melankolia

@melankolia

İspanyol sömürgecilerinin kişilik ve davranış biçimindeki bu anlaşılmaz çelişki bir kere daha kendisini gösteriyor. Koyu bir hıristiyan olan bu insanlar, içten gelen kutsal bir duyguyla Tanrı'ya sesleniyorlar, öte yandan da insanlık tarihinin gördüğü en rezil davranışları yine bu Tanrı adına sergiliyorlar.
ataç ikon İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Melankolia

Melankolia

@melankolia

Yazgı hep güçlülerden ve zorbalardan yanadır.
ataç ikon İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
1234

1234

@ercandurak

Goethe bir konuşmasında şiirleri için "duygularımın anı defteri" demişti ve anı defterinin hiçbir sayfası, onun bu içten duygularını, bu hüzünlü belgeler kadar açık bir biçimde önümüze sermemiştir.
2 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

İnsanlar sadece bir şeyden yorgun düşerler; kararsızlıktan.

197
ataç ikon İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
26
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken En İyi Deneme Kitapları
Denemeler, yazarın herhangi bir konuda kişisel düşüncelerinden yola çıkarak yazdığı düz yazılardan oluşur. Bu listede, mutlak...
18
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Stefan Zweig Kitapları
Avusturyalı gazeteci ve roman, oyun, biyografi yazarı Stefan Zweig'ın mutlaka okunması gereken en iyi kitapları bu listede....