up
ara

Grapon Kağıtları

Grapon Kağıtları Konusu ve Özeti

Grapon Kağıtları
Ah'lar Ağacı kitabının da yazarı Didem Madak tarafından kaleme alınan Grapon Kağıtları kitabı Şiir (Yerli) , türünde okuyucusu ile buluşuyor. Metis Yayınları yayınevinden 2011 yılında 9789753428767 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Grapon Kağıtları isimli kitap 72 sayfadan oluşuyor. Kitap En iyi şiirler ve şairler listesinde de yeralmaktadır. Grapon Kağıtları kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: Metis Yayınları
ISBN: 9789753428767
Sayfa: 72 sayfa Basım Tarihi: 2011
Geçen yıl aramızdan ayrılan şair Didem Madak'ın yayımlanmış üç kitabı vardır: Grapon Kâğıtları, Ah'lar Ağacı ve Pulbiber Mahallesi. Bir süredir baskısı olmayan ve okurlar tarafından ısrarla aranan kitapların yeni basımını yaptık.
Okuyan Baykuş

Okuyan Baykuş

@okuyanbaykus - İstanbul

Grapon Kağıtları, İyi Ki Doğdun Didem Madak
Bu yazımı sevgili Işıl Madak’a ithaf ediyorum. Didem Madak’ın dizelerinde hissettiğimiz her şeyi birlikte yaşamış olduğu kızkardeşi, can yoldaşına. Uzun siyah saçlı kıza .

Didem Madak şiirlerini okumak, şiirlere bir daha aynı gözle bakamamak oldu benim için. Acılarımız denk mi geldi de bu kadar etkilendim yoksa bir tek bende değil herkeste aynı duyguları mı yarattı hep merak ettim durdum.

Bir önceki yazmış olduğum Didem Madak’a Mektubumdur yazımı okuyanlardan aldığım geri bildirimler üzerine bir gözlem yapma şansım oldu. Bir tek bende değil herkeste aynı duyguları yaratıyor. Daha önce hiç Didem Madak şiiri okumamış olan kişilerin yazımdaki şiiri okuyarak Didem Madak hayranı olmaları buna delalettir.

Grapon Kağıtları Didem Madak’ın ilk kitabı. 3 yıllık bir inziva mı diyelim yoksa bir kendini buluş mu bilemiyorum, böyle bir süreçte yazılmış kitaptaki şiirler. Bu zaman içerisinde yazdığı şiirleri kendisi değil canından çok sevdiği, annesinin emaneti olan kardeşi Işıl toplayıp bir dosya haline getirmiş ve Inkılap 2000 Şiir yarışmasına göndermiş.

Bu arada ben bu yazıyı yazarken kitap eleştirisi ya da yorumu modunda yazmıyorum. Didem Madak ile aramda bir bağ kurdum. Kardeşlerim doğduğunda bana dediler ki artık ablasın, abla oldum daha kendim küçücükken. Sonra annem öldü dediler ki artık anneleri sensin, neyse ki gerçekte de anneydim ve anne olmaya çalışıyorum kardeşlerime. Didem’i anlıyorum hatta o kadar anlıyorum ki, Işıl’ı da kardeşim gibi görmeye başladım ve nasıldır iyi midir hep merak ettim. Füsun’u düşündüm kaç yaşında olmuştur nasıl bir genç kız olmuştur diye. Şimdi biliyorum ki hepsi iyiler, içlerinde yaşadıkları dünya çok özel o kadar dahil olamam ama dışarıdan gördüğüm güzel, mutlu bir aile tablosu. Hep güzel günler yaşasınlar.

Nerede kalmıştım ? Evet Işıl’ın gönderdiği şiir dosyası birinci oluyor. Didem ödül törenine giderken bu geçirdiği inziva dönemini de üzerinden çıkarıp atarak gidiyor törene. Didem’in yazdığı toplam üç adet kitap var dostlarım. Okuyup da etkilenmeyecek bir kişi çıkacağını zannetmiyorum. Didem’in sözleri insanın beynine, ruhuna işliyor. Hatta sizinle paylaşmam gerekirse ben şiirlerini okuduktan sonra bu kadar güzel yazılmış sözlerin üzerine daha iyisi yazılabilir mi diye çok düşündüm. Sözlerin güzelliği, yaşanmışlıkların acılığını hafifletmiyor, hangisi diğerinden daha ağır basıyor bilemiyorum. İkisi de aynı galiba, bir yandan cümlelerin büyüsüne kapılırken diğer yandan yaşanmışlıkların acısı da yüreğinizi vuruyor.

Kitap İçiMdekiler kısmı ile başlıyor. On sekiz adet hayat hikayesinden oluşan şiir var içerisinde. On sekiz adet birbirinden okunası şiir. Kitabı Kardeşime, Işıl’a … diyerek kardeşine İthaf ediyor. Lütfen okuyun asla pişman olmayacaksınız okuduğunuza. Günümüzün en iyi şairlerinden birini okuyacaksınız. Kitabın arka kapak yazısını paylaşmak istiyorum size ki ne kadar özel bir kitap okuyacağınızı görmeniz için:

Bu kitapta yer alan şahıs ve mekanların gerçekle alakaları tamdır. Kahramanları hep yanlış ata oynayanlardır. Kediler, kadınlar, muhabbet kuşları, gözyaşları… hepsi sahiden vardır ve bir dönem yaşamışlardır. Şiirden hazzetmeyenler, ‘Grapon Kağıtları’nı yılbaşı ve diğer ehemmiyetli günlerde evi süslemek için kullanabilirler ya da bir ruh çağırma seansında, inatçı ruhlara seslenen uyduruk şarkılar olarak mırıldanabilirler.

8 Nisan 1970, bu yazıyı 8 Nisan’a yetişsin diye yazdım. Didem Madak’ın doğum günü. İyi ki doğmuşsun ve iyi ki geç de olsa hayatım çakışmış senin şiirlerinle. Erken olsaydı anlayamazdım ama, bu da bir gerçek, yani annem ölmeden evvel okusaydım seni bu kadar iyi anlayamayabilirdim.

Yaşarken seni tanıyamamış olmanın üzüntüsünü kalbimde hissetsem de, senin gibi güzel bir insanın bu dünyadan geçtiğini bilmek bir o kadar üzüntümü hafifletiyor. İçimden keşke daha çok yazmış olsaydın diye geçiriyorum hep, ama mantığım devreye girdiğinde de düşüncemden utanıyorum. Yazdığın her şey yaşanmışlık taşıyor ve acılarını dile getiriyor. Daha çok yazmış olsaydın derken bu yüzden vicdanım da sızlıyor.

Bir sözün beni darmadağın etti biliyor musun? Demişsin ya ”Canım kızım, cehaletimden şair oldum… Annesizlikten. Sen sakın şair olma! ” ben bu cümlelerinden ilerisine geçemedim öylece kaldım. Boğazımda düğüm oldu bu cümlelerin hep. Yazdıkların okunması gereken kitapların içerisinde yer alacak bana göre. Adın yaşayacak, şiirlerin yaşayacak ama hep eksik olacaklar. Tüm bu duyguları sen hissettirdin bana, bize, herkese.

”Bir zamanlar Didem Madak geçmiş bu dünyadan. Değmiş sözleri yüreğimizin en gizli köşesine.”

Bilir misin maviş anne?

Ben çekildiğim her fotoğrafta

Defolu bir kelebek gibi çıkarım.

(Yazımın görselini seçerken aklımda bu cümleler vardı hep. Bence görseldeki kadar güzel bir kelebektin sen, mavi güzel bir kelebek)

Kardeşi Işıl’a yazdığı bir şiir var Ay Işıl’a Sığışmıştı yazımı bu şiirin bir kısmı ile bitirmek istiyorum.


Büyük gemiler yüzmüştü ruhumuzda
Ben Işıl’ın yelkenini üflememiştim
Bensiz uzaklara gitmesin diye (şu cümle var ya bir ablanın bütün duygularının tek cümleye toplanmış halidir. İçinizden hep uzaklara gitmesin istersiniz.)
Pirinç taneleri savurmuştuk havaya,
Grapon kağıtları, konfetiler…
Fener alayı geçmişti gözlerimden
Işıl sevinçle alkışlamıştı.
Bir daha hiç ay Işıl’a sığışmamıştı.
O akşamki gibi, o akşamki kadar büyük
Siyah saçlı bir mucizeydi sanki ay
Ateşe atmıştık biz onu İnce ve beyaz bir kemik gibi…
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba puan vermedi
0 yorum
Burcu Ünlü

Burcu Ünlü

@burcuunlu

Didem Madak’ın şiirlerine sosyal medyada denk geldim hep. Ne zamandır okumak istiyordum ve sonunda sıra geldi. ? Kitabın arka kapağında yer alan yazı bile, kitabın okunmaya değer olduğunu kanıtlıyor aslında.

“Bu kitapta yer alan şahıs ve mekanların gerçekle alakaları tamdır. Kahramanları hep yanlış ata oynayanlardır. Kediler, kadınlar, muhabbeti kuşları, gözyaşları... Hepsi sahiden vardır ve bir dönem yaşamıştır. Şiirden hazzetmeyenler , Grapon Kağıtlarını yılbaşı ve diğer ehemmiyetli günlerde evi süslemek için kullanabilirler yada bir ruh çağırma seansında, inatçı ruhlara seslenen uyduruk şarkılar olarak mırıldanabilirler.”

Şiirlerin çoğu insanın canını acıtan türden. Ruhunuzun en derinine, keskin bir bıçakla dokunuyor yazılanlar. Didem Madak, sen ne güzel bir kadınmışsın... Altını çizdiğim satırları sizlerle paylaşırken, kesinlikle tavsiye ettiğimi belirtirim. Son olarak Metis Yayınları’na bu güzel kadının kalbiyle bizleri buluşturduğu icin teşekkür etmek isterim. ? Şiirle, güzelliklerle kalın... ?

“Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum.”

“İnanın kendimin
‘Yokluğunda çok kitap okudum’”

"Güneşi özledim, sonra seni
Keşke gölgesine razı bir fesleğen olaydım."

“Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
Bilmiyorsunuz darmadağın gövdemi
Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
Karanlıkta oturuyorum, ışıkları yakmıyorum...”

“Sanki mürekkebi rutubet olan bir kalem
Duvarlara hep senin resmini çiziyor.”
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 8 verdi
1 yorum
Poetry.wmn (@menelt)
Ah'lar Ağacı, Pulbiber Mahallesi kitaplarını da öneriyorum . Kelimelere farkli anlamlar yükleyen ve yanyana getirdiği kelimerle ortaya düşündüren cümleler birakan şair
17.01.18 beğen cevap
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

Bulutlar Mavi Gökyüzü Beyaz Olabilirdi İnansaydık
Hiçbir şey tesadüf değildir. Bunca pembenin, morun içinde bir mavi bulmak da öyle...

Belki bu satırları anlamadınız ama şöyle anlatayım; Garapon Kâğıtları ve Palyaço'yu (Heinrich Böll) birlikte koymuştum çantama, okumak üzere. Şiir kitabı kısadır, çabuk biter ve Palyaço'ya geçerim diye düşünmüştüm ve Grapon Kağıtları'nın içindeki şu mısralardan habersizdim;

"Aşık olduğu için kahve döküyordu terliklerine
Heinrich Böll'ün Palyaço'su
Mary onu bırakıp gitmişti, yalnızdı."

İşte bu yüzden böyle anlamsız bir cümle ile başlıyorum satırlarıma... Pembelerin içinde bir mavi ile... Tesadüf diye bir şey yoktur ve bu bana bir işaretti. Hatta bayım! Size de bir işaret ama gerek yok artık işaretsiz size!

Ve Didem Madak'ın mısraları ile devam ediyorum kalbinize olan mırıldanmalarıma;

"Elmasın çatlarken çıkardığı sesi duyuyor musun,
Bedenime çarpan incilerin sesini?
Bir kadeh içindeki tozu üflüyor
Her şeyi bir veba salgını gibi hatırlayarak
Bekliyorum beklediğim neyse onu.
...
Aslında hiç istemiyorum ama
Ne yapsam rutubetim sözlere bulaşıyor Kalbiye."

İncecik bir kitap; bir kadın kadar ufacık, narin şiirler... Ama su gibi şiirler, göl gibi şiirler; bir ırmak, bir şelale gibi... Her birinin sonunda bir damla gözyaşı arası konmuş; huşu ile karışık hüzün eşliğinde şiirler. Ve beni Didem Madak ile tanıştırdığı için @okunmuskutuphane ye bu şiirler gibi teşekkürler...

Keyifli okumalar...
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 10 verdi
2 yorum
şiir adamı (@siiradami)
Tesadüfen yarattı tanrı insanı / ve bir tutam şiirdi armağanı
07.10.18 beğen 1 cevap
Gamze Züleyha Üredi

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi - Mersin

Birkaç ay önce okuduğum bir makalede tanışmıştım Didem Madak'ın şiirleriyle, şiirlerinden kesitlerle. Yanlış hatırlamıyorsam, makalenin başlığı bile bu kitaptaki şiirlerinden bir dizeydi: "Bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum". O makalenin ve beni hala etkileyen bu dizenin ardından Didem Madak'ı okuma kararına doğru yönelmiştim. Geçen birkaç aydan sonra bile rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım. Fakat önce "Ah'lar Ağacı"yla başladığım için onu okumaya, bundan öyle çok çok etkilenemedim zira "Ah'lar Ağacı"nın tadı hala damağımda; o halde de kalacak gibi.

Yeniden, içli okumalar.
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 8 verdi
0 yorum
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek - İzmir

Hüzüm, acı,özlem, hasret... Hepsi bir kadında toplanmış. Herbir satırı Hüzün yağmuru gibi işliyor kalbinizin en derinine. Az ama öz anlatım. Yaşadığı tüm hüzünlerini paylaşıyor Didem'cim bizimle. İçinde dalıp gidiyorsunuz, onun hayatına bir pencere acıp aralayıp dahil oluyor ama müdahale edemiyorsunuz. İzliyorsunuz acının yakıştığı bu kadını. .

Ah'lar ağacından sonraki okuduğum ikinci şiir kitabı lakin bilmem kaçıncıya okuyorum. Hep yanı başımda ara ara dertleşiyoruz çiçekli şiirlerin narin kadınıyla. Sizde dertleşin belki sizde çiçekli şiirler yazarsınız sevdiklerinize ?
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 10 verdi
0 yorum

Grapon Kağıtları - S41

Gece lambası kırmızı bir kadın yapıyor beni
Oysa limon ağaçları bahçede küçük sarı güneşler taşıyor.
Sevim Banu tarafından eklenmiştir.
Acetlycoa

Acetlycoa

@acetlycoa

"vişne bahçeleriyle dolu,
neşeli bir şehre benzerdi senin sesin.
bazen ölmek istiyorum, beni yeniden doğurman için."
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
11 yorum
Orhan Şahin 🇹🇷 (@orhansahin)
- Şu kafaları bizde bir yaşayabilsek keşke ya hu. Çok merak ediyorum 🙄🙄
04.01.19 beğen 1 cevap
Baran Yusuf

Baran Yusuf

@baranyusuf - Batman

“Şiirlerin içinden çıkıp gelen kadınlar vardır.
Öpse şiir, saçını dağıtsa mısra, gülse kıta olur.”
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 yorum
Ajuez (@orlic)
Kaçıncı sayfada geçiyor bu sözler söyler misiniz rica etsem
23.04.17 beğen cevap
Can İğci

Can İğci

@canigci - Antalya

"ben çekildiğim her fotoğrafta
defolu bir kelebek gibi çıkarım."
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Nutellabrain

Nutellabrain

@nutellabrain - Gaziantep

Bana da kendi serüvenimden bir yer ayırt,
şefkate şöyle o da gelsin .
Özledim onu , o da gelsin saçlarıma dokunsun
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ruhubulut

Ruhubulut

@ruhubulut

Hayatımın üstünde imkansız kuşlar uçuyor.
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
45
KİTAP
En iyi şiirler ve şairler
En iyi şairlerin en iyi şiir kitapları, derleme en iyi şiirler bu kitaplarda. Şiir severlerin mutlaka edinmesi ve okuması ger...
44
KİTAP
Az Kişinin Bildiği Muhteşem Kitaplar
Yeni keşfettiğimiz ve az kişinin bildiği en iyi kitapları bu listede paylaşalım. Lütfen popüler kitapları eklemeyiniz....
6
KİTAP
Metis Yayınlarından Çıkan En İyi Kitaplar
Metis Yayınları tarafından basılan, en beğendiğimiz ve herkes okumalı dediğimiz yerli ve çeviri Metis kitaplarını paylaşalım....
Irem USTA

Irem USTA

@iremusta - Rize

 paylaşım fotoğrafı
En güzel pazar..
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 yorum
batu galatasaray (@batugalatasaray)
Konusu ne bunun her kitapta okuyorum demek icin okunmaz🤓
07.10.18 beğen cevap
Eseflal

Eseflal

@eseflal - Kastamonu

🐢 Babum ile Sıradaki Kitabımız 🐢 paylaşım fotoğrafı
🐢 Babum ile Sıradaki Kitabımız 🐢
Araya @okunmuskutuphane den bir şiir atalım. 😇 Şiirleriyle farklı farklı yerlerde karşılaştığım Didem Madak'ı parça parça değil de tam olarak okumanın zamanı gelmiş. 🤷📚
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
17 yorum
zeynep krmm (@lonelygrl)
oyyy sanki ailemden biri bu yumurcak ..öpüyorum onu sakın bana manyak deme..)
06.10.18 beğen 1 cevap
Film adam (@serserimsi)
O bilekleri nasıl taşıyorsun acaba ben saati zor taşıyorum 🤔
06.10.18 beğen 1 cevap
Ka!?. (@nfk1)
ama hâlâ bakıyor ponçik ponçik🐢🐢
06.10.18 beğen 2 cevap
Fatma Zehra Yıldırım

Fatma Zehra Yıldırım

@fzehrayildirim - Hatay / Antakya

Bu kitabı 2 yıl önce okuduğumda anlamamıştım. Bugün bu şiirleri sesli okumaya niyet ettim. Ve tüm düğümler çözüldü.

Toprak olan kalbinin seslerimizle rüzgara eşlik ettiğini biliyorum artık. ?
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Mehmet Emin Görgülü

Mehmet Emin Görgülü

@mehmetemingorgulu - Şanlıurfa

 paylaşım fotoğrafı
Her bir saç telin kadar şiir yazmadan gitmemeliydin...

Seni tanımış olsaydım sardunyalar ekerdim saksılara. Her saksının adını da Didem Madak koyardım. Ama ekmeyeceğim, muhtemelen hiçbir zaman. Çünkü onlar da öylece solup gidebilirler senin gibi ve ben buna şahit olmak istemiyorum.

Didem Madak... Bazı şairler var ki okurken düşünürüm, bir insanın kalbi nasıl böyle olabilir? Grapon Kağıtları gibi, renkli. Bu kadar güzel söyleyiş güzelliği mi olur Allah aşkına? Yazdığı şiirlerin çoğu tatlı bir yaz akşamı, salıncağa binmek gibi, yıldızların gökyüzünde delice dağıldığı ve her sallanışta onları alıp bileğimize dizecekmiş gibi heyecan verdiği bir akşam. Ha bir de ilk aşk gibi. Henüz acıtmamış bir ilk aşk gibi.

Ölümün soğukluğunu, bir yakınınızın toprağına dokunduğunuzda anlarsınız en çok. O toprağı alıp elinize dökerken dahi inci inci gelir taneler onun şiirinde. Ölümdür elinize dolan fakat inci gibidir de şaşırırsınız. Nasıl başarmış bunu bilmem. Şimdi ben babamın ellerine şiir yazsam şuraya, yapamam. Ağlarım. Hasretinden çok geceler eskitmişim. Ama yapamam. Aklıma kızını kemerle döven baba denilen kişiyi duyunca babama koşup sarılışım gelir. Yazamam o şiiri. Bayramda elini öpüşüm gelir. Bana süslü kutuda mum getirip sen seversin böyle şeyleri deyişi gelir. Elim ayağım buz keser. Şiir miir yalan olur. Ama sen yaparsın. Yapmışsın her şeyi şiirleştirmişsin Ey Kadın. İçtiğin çayı, çekildiğin fotoğrafı dahi şiirleştirmişsin. Annene yazdığın şiiri yazarken ağladın mı?

Gözlerim ormanda kaybolmuş çocuk gözü renginde demişsin. Benim gözlerim de ateşi avuçlasam yanmayacakmış gibi bakıyor. Bunun bir rengi var mı bilmiyorum.

Ben defolu bir kelebeğim demişsin ya hani bir de, yanılıyorsun. Sen kanatlarında kainatın en güzel desenlerini barındıran mükemmel bir kelebeksin.

Henüz bitirmedim. Her bir şiiri defalarca okuduktan sonra bitiririm belki. Bir de kalbimi yerinde tutabilirsem tabi. Şiir okurken benim kadar heyecananlanan biriyle henüz karşılaşmadım. Ama şunu biliyorum ben bu kitabı okumasaydım ve bunu bana biri hediye etseydi, o kişiyi kalbimde sağlam bir yere koyardım. Şiirden daha güzel bir iz olmaz.
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
virane

virane

@kabaktadi

 paylaşım fotoğrafı
I.
Ölü bir kelebeğim
Kuruttum kanatlarımı
Mavi bir bilyenin göbeğini öptüm
Her dehlize girdim, her sırra erdim.
Çocuklar gibi ölmeyi bilmeden öldüm.

II.
Ölümlüler ülkesinde bir terzi
İpek keser, sim diker geçmişe
Saçlarını örer yılların,
Ay bile fırlar sahneye o zaman
Canı acır, ama tango yapar yine de
Kayıp fotoğraflar bulunur ansızın
Hayatın ve yılların gizli deliklerinde.

III.
Mezuniyet gecelerinden,
Bilenmiş bir bıçak gibi çekilirdi insan
O zaman kızlar oğlanlara bakar
Oğlanlar dere otu kokardı.
Yağmur yetmezdi kimseye
Başka tılsımlarla ıslanırdı herkes
Ayak bilekleri incecikti yüreklerin.
Dudaklar rumdu, gözler palikarya
Hayat inatla gamzelerini saklar
Çerçiler yine de ayna satardı.
Sabah after-shave sürünmezdi o zaman
Şaşırtıcı ve kamaştırıcı yanakları
Seksen derece limon kolonyası kokardı
Dün epridi,
Hayat ucuz ağlayan çocuk resmi!
Zaman mavi yün bir kazaktı sanki.

Not:
Mavi kelebek dün öldü
İzmir’de her şey bitti.
İspanya’ya gidiyorum.
Bir aşk mektubu yazmaya
ve iskambil kağıtlarını ateşe atmaya

Didem Madak
-Grapon Kağıtları-
ataç ikon Grapon Kağıtları
kitaba 8 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
8.6/10
125 oy
Sence kaç puan almalı?
0