up
ara

Veba

Veba Konusu ve Özeti

Veba
Veba kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Çevirmen: Nedret Tanyolaç Öztokat
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789755107677
Sayfa: 303 sayfa
Varoluşçu edebiyatın en önemlitemsilcilerinden biri olan AlbertCamus, politik söylemlerle sesiniyükseltmedi ama fısıldamasıylabile depremler yarattı,çağdaşlarını derinden etkiledi.Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca XX. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Çağının önde gelen düşünürlerinden Nobel ödüllü yazar Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır.Veba, insanın ve aydınlığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğinekoyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur.Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını, tüm Oran kenti sakinlerini önce umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand'ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere, herkes için güç ve umut kaynağı olur. İşte Albert Camus'nün insana bakışı ve inancı, bu noktada karşımıza çıkar. Camus, okurlarını, ortadan kaldıramayacağını bile bile vebayla savaşan Doktor Rieux'ün kişiliğinde, dünyanın saçmalığını, yenilginin sonu gelmeyeceğini bile bile kötülüklere karşı çıkmaya, yaşama anlam katmaya çağırır.
Deniz Topaloğlu

Deniz Topaloğlu

@deniztopaloglu

Asil insanlar ve en az onlar kadar asil duyguların olduğu bir zaman dilimi vardı bir zamanlar. O asil insanlarla birlikte,asil duyguların,değerlerinde toprağa karışıp bir daha çıkmamacasına yok olduklarına şahit oldu bu yaşlı ve yorgun arz yuvarlağı. Ne kadar da çoktular,ne kadar da çocuktular,karanlıkları bir çırpıda yırtarak atar,iyiliğin sesi olurlardı.Sonra tükendiler, tüketildiler;önce gazetelerden,radyolardan ve televizyonlardan silindiler sonra da kalplerimizden gönüllerimizden ve hafızalarımızdan. Dünyamızın vicdanıydı onlar,her acının,her yoksulluğun,her yolsuzluğun,her mutsuzluğun,her kötülüğün,her namertliğin,her cinayetin,her caninin izini sürerdi onlar; kendi mutsuzlukları pahasına. Onlar tek başına yaşayacakları mutlulukların peşinde koşmamışlardı hiçbir zaman., “Herkesin ortak iyiliğinin tek tek her kişinin mutluluğuyla olacağına” (sf:92), “tek başına mutlu olmakta her zaman utanılacak bir yan olduğuna” (sf:208) inanmışlardı. Ve en önemlisi de “Tanrısız bir aziz” de (sf:252) olunabileceğini göstermişlerdi. Çok aşağılarda, bir el uzatımlığı ile ulaşamayacağımız bir yerde ,her zaman önünden geçtiğimiz halde bir türlü görmediğimiz, görmek istemediğimiz insanlığımızın hayal dünyasının gerçek kahramanlarıydı onlar. Biz büyüdük ve kirlendi dünya. Önce hayallerimiz kirlendi, iğfal edildi, sonra öldü, öldürüldü rahatça sürülebilsin diye vicdansızlığın tarlaları. O tarlalardan umutsuzluk boy verdi,vicdansızlık boy verdi,bencillik boy verdi, çıkarcılık boy verdi, “benden sonrası tufanlar” boy verdi, “gemisini kurtaran kaptanlar” boy verdi, “işini bilen memurlar” boy verdi, “ bana dokunmayan yılanlar bin yaşasınlar” boy verdi,bana neler,sana neler boy verdi, çoğaldıkça çoğaldılar,bir virüs gibi hızla hastalık ve çürümüşlük yayarak çoğaldılar,kalpleri kurutup,vicdanları kör ettiler; tek tek , yavaş yavaş insanlığın bütün uzuvlarını kangren edip kesip yok ettikleri halde bunu insanlığın doğası, insanlığın gereği, insanlığın geleceği olarak lanse edip, insanlığı insana katlettirdiler.
İnsan doğadır,dayanışmadır insan,umuttur,direniştir insan. Korkularına direnmektir insan,sadece günün ışığını değil gecenin karanlığını da paylaşmaktır insan, inat etmektir insan onca yalnızlığına ve tek bırakılmışlığına rağmen.Pes etmemektir insan yenilse de,umut etmektir insan her şeyin bittiğinin zannedildiği en onulmaz çaresiz anlarda bile ,feda etmektir insan; sıcacık demli çay kokusundaki sabah kahvaltısını,gecenin ayazında sıcacık yar kokulu uykularını, yarin yanağını. Ölebilmektir insan; adını sanını hiç duymadığınız bir ülkenin yine adını sanını bilmediğiniz karanlık bir sokağında, adını sanını bilmediğiniz bir insan kardeşiniz için. Vazgeçmemektir insan; insandan ve insanlığından…

…………………………………
“Her şey bir yana..” diye yineledi doktor ve yine duraksadı. Tarrou’ya dikkatle bakarak, ”Bunu sizin gibi biri anlayabilir ancak, değil mi, dünyanın düzeni ölümle sağlandığına göre belki de Tanrı için en iyisi ona inanmamak ve suskun suskun durduğu göğe gözlerimizi çevirmeksizin ölüme karşı tüm gücümüzle savaşmaktır.”

— “Evet”, diye onayladı Tarrou, “anlayabiliyorum. Ama zaferleriniz hep geçici olacak, işte hepsi bu.”

Rıeux'nün suratı asılır gibi oldu.

— “Her zaman öyle olacak, bunu biliyorum. Mücadeleden vazgeçmek için bir neden değil bu.”

Hayır bu bir neden değil. Ama o zaman, şu vebanın sizin için ne anlama geldiğini merak ediyorum.

— “Evet,” dedi Rieux. “Sonu olmayan bir yıkım.”

Tarrou bir an gözlerini doktora dikti, sonra ayağa kalktı ve ağır ağır kapıya doğru yürüdü. Rieux de onu izledi. Ayaklarına bakmakta olan Tarrou'nun tam yanına varmıştı ki:

— “Kim öğretti size bunları doktor?”
Yanıt hemen geldi:

— “Sefalet.”


Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını, tüm oran kenti sakinlerini önce umutsuzluğa boğar,ardından Doktor Rieux,Tarron ve Grand’ın gösterdikleri dayanılma örneği, başta yetkililer olmak üzere, herkes için güç ve umut kaynağı olur. Camus, okurlarını,ortadan kaldıramayacağını bile bile vebayla savaşan Doktor Rİeux’un kişiliğinde, dünyanın saçmalığını, yenilginin sonunun gelmeyeceğini bile bile kötülüklere karşı çıkmaya, yaşama anlam katmaya çağırır.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Albert Camus'yle ilk tanışmam, lise yıllarında... seçmeli Fransızca dersinde, Yabancı adlı romanını ilk cümlesinden itibaren didik didik ederek başlayan bir tanışma.... Bu tanışmadan bana kalan en güçlü iz, annesi yeni ölmüş kahramanın işyerindeki tuvalette ıslak banyo havlusuyla olan didişmesi... kopuk, isyankar bir yazar.... Camus'yle bir sonraki bir araya gelişim, 20'li yaşlarımın sonlarında, ölümüne sebebiyet veren araba kazası sonrasında, arabasında bulunan el yazmalarından yola çıkarak ölümünden sonra basılan İlk Adam... Yarıda bıraktığım, yine bir buhran hissi dışında tek bir iz bile bırakmamış bir eser... Ve şimdi, 30'lu yaşlarımın ortasında, ünlü Veba....

Kabul etmeliyim ki, ciddi bir önyargıyla başladım bu romana... İçimin kapanacağını, insana zaten az olan inancımın daha da örseleneceğini düşünerek başladım... Ama Veba, çok güzel harmanlanmış bir eser.... Çok karamsar bir tabloda, iyimserliğin filizlendiği; kitlelerin mutluluğunda bireysel kayboluşların muhteşem bir şekilde betimlendiği çok etkileyici bir eser.... Öyle katman katman ki, deneme ile roman arasında gidip geliyorsunuz adeta....

Roman, Cezayir'in Oran kentinde geçiyor... Kent, denizinden gelen yosun ve iyot karışık kokusuyla, yağmurlarının çamuruyla, sıcağının kavurucu rengiyle öyle güzel beliriyor ki gözünüzün önünde, gerçekten adeta o sokaklarda siz de geziyorsunuz.... İşte içine girdiğiniz, havasını solduğunuz bu şehirde veba salgını başlıyor, kent karantina altına alınıyor... Roman, karantina döneminde, birkaç kahramanın açısından yaşananları anlatıyor....

Bir din adamının inancı yeşertmek için vebadan medet ummayla başlayıp, inançsızlığa sürüklenen hikayesini; sevdiği kadına ulaşmak için karantinayı delmeye çalışan ve bu yolda tüm imkanlarını seferber eden bir genç adamın, bu fırsata ulaşınca vazgeçme hikayesini; karantina öncesi hapse girmek üzereyken intihara kalkışan ama vebayla birlikte özgürlüğe kavuşan adamın vebaya bel bağlaması hikayesini; veba hastalığıyla boğuşan doktorun o herşeyden kopuk ama bir o kadar da herşeyin içinde varoluşunun hikayesini öyle bir anlatıyor ki bu roman... Bak bu ne kadar doğru derken, bir anda kendinizi onun tam tersi bir başka olguyu olumlarken buluyorsunuz.... Beyaz ve siyahlara ayrılmış bir dünyada grinin sahipsizliğinde ve nihilizminde kalakalıyorsunuz....

Albert Camus'nün Veba'da, Nazi dönemindeki Fransız direnişini anlattığı da söyleniyor, geçmişte Oran'da yaşanmış öldürücü veba salgınlarını da.... Ama bence bu romanın en güzel yanı, siz neyi görmek, anlamak istiyorsanız, onu görebileceğiniz, anlayabileceğiniz bir eser olması.... İyimserlikle kötümserliğin iç içe girdiği ve birbirini yenemediği bir dünyada mutlu sonun bile bir başkası için (u)mutsuzluk olduğunu bir kez daha farkettiğiniz ve insanın özündeki iyiliği/kötülüğü bir kez daha teyid ettiğiniz bir eser...

Okuması kolay demiyorum bu roman için... ama okunması farz diyebiliyorum.....
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
Murat Gencer

Murat Gencer

@muratgencer

-SPOİLER İÇERİR-

Veba, dünyada savaşlar kadar vebalar da meydana gelmiştir. Vebalar da, savaşlar da insanı hazırlıksız yakalar. İşte bu cümleyle anlıyorsunuz kitapta neler olacağını.

Böyle diyor bize yazar, gerçekten de hazırlıksız yakalıyor romanın geçtiği Oran şehrini. Hani romanlar olur ya, kendinizi bir kaptırırsınız gözleriniz şişene kadar okutur kendini, işte öyle bir kitap Veba’da. Önce bir fare ölüsüyle başlayan daha sonra kenti pençeleri içine alan veba bize insanın çaresizliğini anlatır kitapta. Her geçen gün artan ölü sayısı, çaresiz doktorlardan devlet çalışanlarına, gazetecilerden halka kadar maalesef seyredilmek zorunda kalınır. Ölü sayısı haftalık açıklanırken sayının fazlalığından dolayı günlük açıklanmaya başlar. Oysa ki ölü sayısı her geçen gün artarken günlük açıklayarak sayının azaldığını söylemek ister doktorlar ama bu sadece kendileri kandırmaktır. Veba ile aslında birçok insanın iç dünyasına inilir. Şehirden çıkış yasaklanmıştır, girmek isteyenler ise şehirden ayrılmayacaklarını söyledikleri taktirde şehre girebilir. Kimisi hastalık getirdiği ölüm nedeniyle sevdiğinden ayrıdır, kimisi farklı şehirlerde olduğu için. Mektup dahi yasaklanıyor sayın okur biliyor musunuz, enfeksiyon taşınır diye mektubu bile yasaklıyorlar, yalnızca on-on beş kelimelik telgrafa izin verilir. Neyi anlatabilirsin on-on beş kelime ile peki?

Bütün insanların psikolojisi bize anlatılır neredeyse romanda. Din adamlarının olaya bakış açısından ufacık bir kız çocuğunun yaşadığı acılara kadar her şey gözler önüne serilir. Kimisi bu şehirden gitmek ister, kimisi kaçmak ister, kimisi yasal yolları dener ama başaramazlar, roman bize burada bir ders verir, savaştan kaçmak zafere götürmezdir bizi. Dolayısıyla vebaya karşı resmen savaş açılır kentte. Yardımcı olmak isteyenler bir araya gelir, çözümler ararlar. Veba çığırından çıkmıştır, artık mezarlar bile tek tek değil toplu olarak kazılır, hatta sayın okur bir zaman sonra mezarlar yetmez, ölüleri fırınlarda yakarlar. Hastalık ile herkes iyice ümitsizliğe kapılmıştır. Gün gelir bu hastalıkta biter ama geride binlerce ölü vardır. Herkesin canı yanmıştır sevgili okur. Kimi eşini, kimi çocuğunu, kimi ise bir yakınını kaybetmiştir bu nedenle ki herkes yarımdır artık.

http://www.muratgencer.com.tr/kitap-albert-camus-veba/
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
Semih Oktay

Semih Oktay

@semihoktay

VEBA

Albert Camus(Cezayir doğumlu Fransız Yazar 1913-1960 ); Can Yayınları;Nisan 2015 / 25'inci basım;303 Sayfa;Fransızca aslından Türkçemize çeviren:Nedret Tanyolaç Öztokat (9) (09.02.2016)

Dün akşam devrettim Camus'nün Veba başlıklı romanını.Eser 1957 yılı Nobel Edebiyat Ödülü'nü almış.Roman;başlığından da anlaşılacağı üzere bir veba salgını esnasında,iki yüz bin nüfuslu bir Cezayir kentinde yaşanan olaylardan bahsediyor.Kitabı okumaya niyetli olanlar buradan sonrasını okumayabilirler.

Oran ismindeki bu kentte yaşayan romanın kahramanı olan Doktor,bir gün apartmanında ölmüş fare görüyor.Farenin burnunda kırmızı bir kan lekesi vardır. Bir-iki,üç-beş derken ölen farelerin sayısı katlanarak artmaktadır.Nihayet evlerden ve sokaklardan binlerce fare ölüsü toplanır.İnsanlar ateşli bir hastalığa yakalanmaktadırlar.Hastalık belirtileri salgın hâlinde çok sayıda kişide görülmeye başlanmışır.Hasta bedenlerde yumru yumru olmuş bezeler ve 'hıyarcık' adı verilen irinli kızarıklıklar mevcuttur...Doktor hastalığın "veba" olduğundan şüphelenmektedir fakat her yönetimin kötü haberi saklamaya çalıştığı geleneği vardır ve bu gelenek bozulmaz Oran Kenti'nde de.Vali,Doktor'un veba olabileceğini söylediği bu hastalığa "veba" demez ve şüphe içerisindeki halk endişeli günler yaşamaya başlar...

2016 yılı başında okumuş olduğum NİŞANLILAR başlıklı 800 sayfalık romanda uzunca bir bölüm Milano'da yaşanan aynı hastalığı anlatmaktaydı.Benzer epeyce bölüm vardı her ikisinde de...

Bu kitabı okumama vesile olan arkadaşımız @kgk 'ya teşekkür ediyorum.

Salı,9 Şubat 2016
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
6 yorum
İbrahim Koç (@ibrahimkoc0)
Açıklamanız için teşekkürler. Camus; yaşamaya yeni başladığım bir dünyA. Yabancı ile gönlümde yeterince yer etti. Bu kitabını da merak ediyorum fakat, kişisel görüşünğz nedir ? Yani bu romanı hakkında ?
09.02.16 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Rica ediyorum İbrahim Bey...Roman aslında bir anılar ve hatıralar romanı;Yazarımızın da dediği gibi "Veba hastalığıyla ilgili yaşananları bir 'vakanüvis' gözüyle kaydetmek amacı güdüyorum." manası çıkarıyorum ben romandan.Vebanın,insanları öldürmeye başlamasından inine dönünceye kadar yaşanan olayları yazmış Camus.Hastalık artık tarih olmuş gibi görünse de gelecekte ortaya çıkar mı,çıkmaz mı,,,bilemeyiz.Klasikler arasında yerini almış bu romanı,diğer klasikler için yaptığımız gibi vaktimiz olursa okumalıyız.Elbette ağır bir eserdi.Rahatça okunabilir,diyemiyorum.
09.02.16 beğen cevap
Korkmaz. (@kgk)
Hayvan Mezarlığı'ndan sonra varan iki diyebilirim o halde!
09.02.16 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
@kgk Varan iki,diyebilirsin.Sayende okudum VEBA başlıklı bu kitabı;teşekkür ediyorum sana.
09.02.16 beğen cevap
Promiyer (@pronuyer)
,
09.02.16 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Yorumun pek kısa olmuş @bku !
09.02.16 beğen cevap
Aygül Dursun

Aygül Dursun

@okuyanhemsiree

Camus kalemini çok seviyorum. Özellikle trajik olayları basit bir dille anlatışı hoşuma gidiyor. Zaten genel olarak trajik konular ele alıyor yazar. Basit bir dille yazmasa okunması çok zor olabilirdi.
Kitaba gelirsek Cezayir ‘in Oran kentinde veba karşısında insanların çaresizliğini, verdiğini mücadeleyi anlatıyor usta yazar. Çeviri biraz zorluyor okurken ama inanın o zorlanmaya değer .
Kitabı sevmemim bir başka sebebi ise hem veba salgının insan yaşantısına etkisini ustalıkla anlatıyor hem de vebayı metafor olarak kullanarak asla pes etmemeyi, teslim olmamayı, umutla mücadele etmeyi anlatıyor. Tıpkı Saramago ‘nun Körlük kitabı gibi .
Kitaba çevirisi dışında diyecek hiçbir şey yok . Bol bol düşündüren, sorgulatan güzel bir kitap. Tavsiyemdir ???

?"Bir öğretmen iki kere ikinin dört ettiğini öğretiyor diye tebrik edilmez
?Tamam! Hepimiz delireceğiz, orası kesin.
?"Sana bütün bunları kim öğretti, Doktor?" Yanıt anında geldi. "Acı çekmek."
?Bir şehri tanımanın en kolay yolu, oradaki insanların nasıl çalıştıklarını, nasıl seviştiklerini, nasıl öldüklerini öğrenmektir.
?İnsanlar kötü olmak yerine daha çok iyidir ve gerçekte sorun bu değildir. Ancak insanlar bir şeyin farkında değillerdir, şu erdem ya da kusur denilen şeyin; en umut kırıcı kusur, her şeyi bildiğini sanan ve böylece kendine öldürme hakkı tanıyan cehalettir. Katilin ruhu kördür ve insan her tür sağduyudan yoksunsa güzel aşk ve gerçek iyilik diye bir şey olamaz.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum

Veba - S41

Dostunun karşısında, şuraya buraya dağılmış bir avuç hastanın habersizce gelen vebadan öldüğünü kabul etmiş olmasına karşın, Doktor Rieux için bu, gerçek dışı bir şey gibiydi. Şu var ki insan doktor olunca, ıstırap nedir bilir ve hâyâl gücü de biraz geniştir. Pencereden hiçbir yanı değişmemiş şehrine bakarken, gelecek karşısında endişe dediğimiz bir iç bulantısını duymaya başlıyordu. Bu hastalık hakkında bütün bilgileri kafasının içinde toplamaya çalışıyordu. Belleğinde sayılar oynaşmaya başlıyor, tarihin kaydettiği otuz büyük veba salgınının yüz milyon ölüye mal olduğunu hatırlıyordu. Fakat yüz milyon ölü ne demektir? Insan ancak savaşlarda ölümün ne demek olduğunu öğrenebilir. Madem ki bir insanın ölümü ancak gözle görüldüğü zaman anlam kazanıyor. Öyleyse tarih boyunca serpilip dağılmış bu yüz milyon ölü, muhayyelenin içinde uçuşan dumandan farksızdır. Doktor, Istanbul vebasını hatırlıyordu. Procope'a göre bu salgında bir tek günde on bin insan ölmüştü. On bin ölü bir sinemanın beş seanslık seyircisi demektir.
Kıymet Ceviz tarafından eklenmiştir.
Lamiya

Lamiya

@lamiya213

Zamanla başkalarından çok daha iyi olanların bile bugün öldürmekten ya da ölüme göz yummaktan kendilerini alamadıkarını görüyordum, çünkü içinde yaşadıkları mantık böyle gerektiriyordu ve ölüme neden olmaksızın şu dünyada tek bir hareket bile yapamıyorduk.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
Atiye

Atiye

@atiye

Soru: Zamanı yitirmemek için ne yapmalı?
Cevap: Onu alabildiğine duyumsamak.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
--

--

@whats

İnsanlar, erdem veya kusur denilen şeylerin ne demek olduğunu hiçbir suretle bilmiyorlardı, oysa en ıslah edilmez kusur, her şeyi bildiğini sanmaktan doğan ve insanları öldürmek için kendinde hak gören bir bilgisizlikten gelenidir. Katilin ruhu kördür, yeteri kadar basirete sahip olmadan ne gerçek bir iyilik, ne de güzel bir aşk mümkündür.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
--

--

@whats

Onu avutmak için: "Herkes aynı durumda" dedim.
"Asıl sorun da bu ya," dedi. "Biz de artık herkes gibiyiz."
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
hk

hk

@haticeee

Ah! İnsanın insandan vazgeçemediği nasıl da doğruydu.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
48
KİTAP
Kitaplığınızda Mutlaka Bulunması Gereken Kitaplar
Herkesin kitaplığında bulunması ve çevresindeki herkese okutması gerektiğini düşündüğümüz kitapları bu listede paylaşıyoruz. ...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
104
KİTAP
Başyapıt Niteliği Taşıyan Önemli Kitaplar
Tüm dünyada yüzbinlerce okur tarafından beğenilerek okunmuş, çığır açan başyapıt niteliğinde kitaplar. Okurken asla pişman ol...
24
KİTAP
Vazgeçilmezlerim Dediğim Kitaplar
En sevdiğimiz kitaplar sorulduğunda aklımıza ilk gelen, asla unutamayacağımız ve vazgeçemeyeceğimiz favori kitaplarımızı bu l...
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Bazen olağanüstü anların yaşandığının farkında olursun. paylaşım fotoğrafı
Önceleri kalbimizi yırtarak çıkmış kelimeler, bütün anlamlarını kaybediyorlardı.

Bir çeşit mahpusluğu başka çeşit bir mahpuslukla düşünmek, gerçekte var olan herhangi bir şeyi gerçekte var olmayan herhangi bir şeyle düşünmek kadar akla yakındır.

💬
Hiç duydunuz mu veyahut okudunuzmu bilmiyorum, "yorgunluk veren sözcükler insanın sessizliğine çarparmış."

Böyle bir âhval.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Her hayat, doğduğu andan itibaren heba olmuştur... paylaşım fotoğrafı
En önemli duygu ayrılık ve sürgündü, bir de bu duyguların içerdiği korku ve başkaldırı.

İnsanlar yalnız felaketi yaşarken gerçeğe kendilerini kaptırırlar; yani susarlar.

💬
Yazarak susmak, galiba bunu ben yapıyorum hep.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
Sümeyye Karaimam

Sümeyye Karaimam

@sumeyyekaraimam

 paylaşım fotoğrafı
İnsanın veba ve hayat oyunundan kazanabileceği tek şey, bir şeyler öğrenmek ve anıları olmaktı.
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Öylece akıp gidecek avuçlarımdan günler,  Öylece yatacağım suların ağırlığı altında... paylaşım fotoğrafı
Ben kahramanlığa inanmam, bunun kolay olduğunu ve ölümle sonuçlandığını bilirim. Beni ilgilendiren insanların yaşaması ve aşktan ölmesi…


*İsveçli oyun yazarı ve film yönetmeni olan Ingmar Bergman'ın yalvarışı çok haklı ve insan kalbinin kifayetsiz olması satırlarına böyle tekabül ediyor.


Bana yazacak bir şeyler verin. İnsan sevmekte hürdür. Bu zavallı halimi kabullenmek istemiyorum ama şimdi yalnızlık güzel ve iyi. İnsan hayatında çeşitli davranışlar dener ve hepsini anlamsız bulur. Üzerimde öylesine büyük kuvvetler var ki yani bizi ürperten, titreten kuvvetler var demek istiyorum…

Ruhların ve anıların arasında ihtiyatlı davranmak gerekiyor..

Tüm bu konuşmalar, yalnızlığı düşünmek hiç akıllıca değil…

Gerçekten faydasız bu…Bana yazacak bir şeyler verin…
ataç ikon Veba
8.5 (202 oy)
0 yorum