up
ara

İbn Hazm

İbn Hazm Konusu ve Özeti

İbn Hazm
İbn Hazm kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Ensar Neşriyat
ISBN: 9786055623456
Sayfa: 880 sayfa
Bu kitap, Bursa'da Ekim 2007 yılında yapılan Uluslararası Katılımlı İbn Hazm Sempozyumu'nun bildiri ve müzakerelerinden oluşmaktadır. Felsefe, kelam, fıkıh, dinler tarihi ve diğer görüşleri olmak üzere beş bölümden oluşan kitap, yirmi sekiz tebliğ metnini ve on sekiz müzakereyi içermekte; Prof. Dr. Süleyman Uludağ'ın değerlendirmesiyle sona ermektedir... İslâm hakkında size her şeyi söyleyecek bir kaynak olarak tek bir kişiyle sınırlandırılma durumunda kalsaydınız, tercihiniz İbn Hazm olurdu. O, her alanda bilgi sunar, bizatihi kendisi bir ansiklopedidir; fakat ansiklopediden farklı olarak, İbn Hazm sıkıcı özetler değil, ilginç detaylar verir. O edip ve şair, fakîh ve tarihçi, rasyonalist ve ilâhiyatçı, gelenekçi, filozof ve ahlâk ilmi uzmanı, mantıkçı ve muallim, eğitimci, teorisyen, fizikçi ve soy bilimci, biyografi ve otobiyografi yazarıdır. (Prof. Dr. Muhammed Ebû Leyle) İslâm tarihinin ilk beş asırlık dönemi boyunca İslâm tarihçileri arasında yazdıklarında tarihî eleştiriyi onun kadar kullanan birini görmediğimi burada belirtmeliyim (Prof. Dr. Abdülhalim Uveys) İbn Hazm'a Orta Çağ'ın en büyük düşünür ve şairlerinden herhangi birinin emsali olarak bakılabilir. Şayet eserlerini Latince ya da Yunanca yazmış olsaydı, adı Dante ya da St. Thomas Aquinas kadar iyi bilinirdi (Claudio Sánchez-Albornoz) İbn Hazm'ın Milel ve'n Nihal'i, kendisine özgü bir bakış açısıyla, İslâm kelâmının mükemmel bir anlatımıdır ve sırf üslûbu bakımından, Arap literatürünün olağanüstü bir eseri olarak görülebilir.-Israel Friedlaender-

İbn Hazm - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Doğrusu aşkta sevgiliye kavuşmaya can atan nefs, esasında kendine koşmaktadır. Bu seyir, tıpkı mıknatısın, parçalara bölünmüş demiri çekmesi gibi, tâbiri caizse birbirinden kopan parçaların birbirini aramasıyla başlamaktadır. Mıknatısa doğru giderken de parçalara ayrılmış demirler (toplu iğneler) birbirine tutunarak güçlenirler ve neredeyse tek vücut olmaya çalışırlar. Aynı durum taşın içinde saklı ateş için de geçerlidir. Ateşin yayılma gücüne ve nerede olursa olsun değişik parçalarının sürekli çekimine karşın ateş ancak çakmağın çakışı ve iki kitlenin sıkışması ve ovuşturulmasıyla birbirine dokunma sonucu ortaya çıkar. Yoksa ateş taşın içinde saklı kalır, ortaya çıkmaz ve yanmaz. Ruh da ışımadan karanlıkta kalmaya tahammül edemediğinden, aşkın acısı olsa da ruh için bulunmaz kaftandır, umuttur aşk[24]:

Bana verdiğin acıdan zevk alıyorum ey ümit kapım,

Hayır, hayır senden asla yüz çeviremem.
ataç ikon İbn Hazm
0 (0 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Göz ruha açılan büyük bir pencere olduğu için aşkın ilk belirtisi sevgiliyi gözlemektir. Gönül tercümanıdır göz. Sevgili nereye giderse âşık onunla beraberdir. Âdeta gözbebeğidir sevgili, onunla görecektir, âşık. İbn Arabî’nin Hak nazarında insanı yüzüğün kaşı olarak konumlaması gibi, İbn Hazm da, mâşuku yüzüğün kaşı olarak görür: “Durmadan dönen gök kubbesi bir yüzük halkası olmuş! İçinde ne varsa kapsıyor. Sense o yüzüğün kaşı.”[25] Bir kez ruhunun eşini gören ondan ayrı kalmak istemez. Çünkü onu göklere yükseltecek merdivendir sevgili:

Göğe ulaşmak mümkün müdür öyleyse? desen bana, evet, diye cevap verirdim.

Çünkü göğe çıkmak için merdivenin nerede olduğunu biliyorum
ataç ikon İbn Hazm
0 (0 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Aşk ateşi yürekte uyandıktan sonra, farklı arazlarla büyümeye başlayan aşkın en tatlı görünüşü sevgiliye kavuşmadır. Şafaktan doğan bir mutluluktur. Zira sevgili bir dayanaktır. Onunla dünyayı sırtlanacak gücü kendinde hisseder âşık. Kavuşmanın tarifi imkânsız hazzı, özellikle de sevgili uzun bir süre âşığın aşk ateşinin yanmasını, umut ateşinin alevlenmesini engellediği zaman daha çok geçerlidir. Âşık için hiçbir güzellik sevgiliye kavuşmaktan daha fevkalâde olamaz. Gönülleri şaşkına çeviren, zekâları durduran bir andır buluşma. “Tehlikeye rağmen, onu öyle bir öptüm ki, ne kadar yaşasam, o anı hiç unutamam ve ömrümün tümüne bedel sayarım”[31] diyen İbn Hazm için, ruhundaki bütünleşmeyi sevgiliyle sağladığı için, ‘o an’, eksik olan bir ömürden daha önemlidir. Hatta sevgilinin kendindeki eksiği tamamlayışını daha çarpıcı olarak şöyle tasvir eder:

İstedim ki yüreğimi bir bıçakla yarıp açsınlar ve seni oraya yerleştirsinler, sonra da göğsümü kapatıp diksinler.

Böylece sen kesinlikle orada olasın; diriliş gününe kadar, başka yerde değil, orada kalasın
ataç ikon İbn Hazm
0 (0 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Her birliktelik, her buluşma, er geç ayrılığı tadacaktır. Ayrılığın acısının ne olduğunu anlamak için, uzunca bir süre ayrılıktan sonra kavuşmanın nasıllığından bahsetmek isabetli olacaktır: “Ayrılıktan sonra yeniden kavuşma, insanın ölümle burun buruna gelip yeniden hayata dönüşünde duyduğu sevince eşdeğer bir sevinç meydana getirir.” Sevgilisi Nu’m’un ölüm haberini duyunca mezarlığa koşar ve mezarların ortasında şunları söyler İbn Hazm: “Bu felaket haberini duymadan önce keşke ölseydim, yüreğimdeki korları yeniden tutuşturdu. İsterdim ki cenazesi yıkanırken, kanım su yerine kullanılsın! Göğsüm onun mezarı olsun!”
ataç ikon İbn Hazm
0 (0 oy)
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

Seni aramayanın peşine düşme bu sana ancak zarar ve mahçubiyet getirir. Seni arayanı sen terketme, bu bir nevi zulüm ve iyiliği karşılıksız bırakmaktır. Böyle bir davranış, hoş olmadığı gibi kabahat sayılır.
ataç ikon İbn Hazm
0 (0 oy)
0 yorum