up
ara

Sokrates'in Savunması

Sokrates'in Savunması Konusu ve Özeti

Sokrates'in Savunması
Menon kitabının da yazarı Platon tarafından kaleme alınan Sokrates'in Savunması kitabı Antik Yunan, Doğa türünde okuyucusu ile buluşuyor. Arya Yayıncılık yayınevinden 1970 yılında 9789758491414 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Sokrates'in Savunması isimli kitap 200 sayfadan oluşuyor. Kitap Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap listesinde de yeralmaktadır. Sokrates'in Savunması kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: Arya Yayıncılık
ISBN: 9789758491414
Sayfa: 200 sayfa Basım Tarihi: 1970
Sokrates'in diyalektik uslamlama yöntemi kehanet anlatısı, genellikle Sokrates'in bilgelikleriyle ünlenenlere yöneltip onları bunalttığı soruları akla getirir. Bu tür yaklaşımlar "çürütme" (elenchos) denen belli bir kalıp içerisinde sergilenirler. Bu yöntem felsefe tarihinin ilk yöntemi olması bakımından son derece önemlidir. Eski Yunanca'da "sınamadan geçirmek" ya da "çürütme" anlamına gelen elenchos yöntemi doğruluğundan kuşku duyulmayan bir sava karşı yöneltilen çeşitli sorularla, yapılan açıklamalarla, savın kapsamının olabildiğince genişletilmesiyle, en sonunda savın kendi içine taşıdığı çelişki ve tutarsızlıkların kanıtlanmasıyla doğruluk savlarının çürütülmesinin amaçlandığı düşünsel diyalektik bir süreçten oluşmaktadır.
Meursault Samsa

Meursault Samsa

@meursaultsamsa

En baştan söyleyeyim; bir kere iyi bir savunma olsa zaten öldürmezlerdi, demek ki kötü savunma.

Şimdi Sokrates bir kafir. Toplumun çoğunluğunun inandığı değerlere inanmıyor dahası bunları yüksek sesle sık sık dile getiriyor. Aslında yaptığı da hakaret filan değil hani; demokrasinin olmazsa olmazı olan eleştiri ve sorgulama. O sırada bir de geçiş dönemi yaşıyor Atina, yönetim değişiyor, demokrasiye geçiliyor filan. Düşün şimdi; böyle bir süreçte bir adam her haltı sorguluyor, tehlikenin farkında mısın? İnsanları bilinçlendiriyor lan! E bir de bunu tam geçiş süreci içerisinde yapıyor. Yani yerleşik düzende yapmış olsa sistem bir şekilde onu afaroz eder de daha hiçbir şey tam oturmamışken kurulmakta olan sistemi kökten değiştirebilecek haltlar karıştırıyor kafir. Atina' da ileri demokrasi olmasa da yine de demokrasi var o sırada.
Düğün dernek kuruluyor gel diyorlar baba sen suçlusun. Socrates geliyor haliyle, başlıyor savunmaya. Savunma dediğimde klasik soru cevap işte, basit sorular, basit cevaplar. Sıkıcı diyaloglardı cidden. Diyorlar ki insanlara kötülük yapıyorsun, bizimki de diyor ki e bundan sana ne? gelsin kötülük yaptıklarım şikayetçi olsun. Ama tabii fayda etmiyor. Niye? Çünkü devletin toplumu korumak gibi bir görevi var! Vatanını milletini çok seven bu yönetici tayfası devleti oluşturan bireylerin aptal oldukları için kendilerine zarar verenleri fark edemeyeceklerine, dolayısıyla onlar adına bu işi kendilerinin yapmaları gerektiğine inanıyorlar; ama asıl mesele bu değil aslında. Bu zurnalar gerçek bir bilgenin varlığını kabul edemiyorlar özünde ve dahası asıl amaç da Socrates' i öldürmek değil. Onun yalvarmasınıi af dilemesini sağlamak. Zaten mahkemenin bir yerinde hakim bozuntusu diyor neden ailen gelip yalvarmıyor diye. Adalat anlayışına bak! Lan lavuk, ailesinin tavrına göre mi cezada indirime gideceksin yoksa işlenen ya da işlenmeyen suça göre mi? Kravat takıp gelse iyi hal indirimi verecek demek ki? Ulan ben onu bir tek geri kalmış dünya ülkelerinde olur sanıyordum. Hani kıza tecavüz edersin de mahkemede sessiz durursun diye iyi hal indirimi alırsın ya da 14 yaşındaki kızın rızası vardır diye cezada indirim veririsn filan. Bunlar taş devrinde belki olmuştur, bir daha da olmaz zaten diyorum ki Sokrates' e de aynı muamele yapılmış. Zaten bence tecavüzde kaızın göğüslerine de bakılmalı. ben göğüsleri güzel kıza tecavüz ederim çünkü, hakkımdır. Dekoltesi de varsa üzerine kıza ceza isterim, ben böyleyim.
Ne diyorduk ha Sokrat! Şimdi bakıyorlar ki bu adamın af dileyeceği filan yok dahası mahkemede tek tek üstelik de herkesin anlayabileceği kadar basit cümlelerle yedi cihana suçsuz olduğunu kabul ettiriyor bu adam. Şimdi günümüz yasalarına göre düşünme, ''kanunlara doğru oldukları için uyulmaz kanun oldukları için uyulur'' diye güzel bir söz vardır hukukta. Atina kanunlarına göre Sokrates' in eylemleri, ölüm cezasını gerektiren şeylerse Sokrat öldürülür, çok net. Ama adam 30 oy farkıyla ölüme gönderiliyor. Gönderilirken de lan sadece %20 oranda lehine karar alabilmiş adamın bile cezasını para cezasına çevirdiniz minvalinde bir şeyler diyor . Sokrates' i ise %40 lehine oya rağmen ölüme gönderiyor lavuklar. Sadece bu bile zaten adil bir yargılama olmadığının kanıtıdır. İşin ilginç yanı, bu adamların dertlerinden biri de Sokraters' in geleneklere, teamüllere karşı çıkması. Ulan siz adamı öldürmek için kendi teamüllerinizi kendiniz yıktınız be!
Tanrılara karşı geliyor denen Sokrates ise tek tanrı inancına inanıyordu. Benim anladığım kadarıyla Cumalara gitse en önde saf tutacak kadar da inançlı bir adam kendisi. Tabii işin enteresanı şu; cemaat yayınevlerinden okursanız Sokrates' i n ALLAH ALLAH nidaları attığını görebilirsiniz. Utanmasalar infazdan önce iki rekat namaz kıldı yazacak adamlar. Neyse bir incelememizin daha sonuna gelirken Sokrates' in kısa boylu, şişman bir adam olduğunu ve karıyla kızla işi olamayacağından mecburen kendini felsefeye vurduğunu da belirtmek isterim.
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 6 verdi
9 beğen · 0 yorum
Beyhude

Beyhude

@mamafih

Savunma değil...
Kitapla ilgili bir paylaşım yapmıştım. Sonra kardeşim altına bir şey yazmış.. "Adam da kendini iyi savunmuş ha yalnız fena savunmuş, peh.""" aslında yazmayacaktım bir inceleme gerçi bu yazdıklarımda inceleme sayılır mı bilmiyorum. Öylesine şeyler... Sonra bu yazıyı okuyunca gerçekten Sokrates kendini savunmuş mu diye düşünmeye başladım. Çünkü kitabı okuyoruz. İsminden bağımsız anlama çalışırken bir filozofun gerçek bilgi arayışlarını, suçlanışlarını ve ahlak etik ve insan adalet ve onur üzerine yaptığı çıkarımları eleştirileri okurken... Hiç dikkat etmiyoruz isme; daha doğrusu ben etmedim. Gerçi İlkçağ antik Yunan medeniyetinde bir filozofun o dönemde bulunduğu topluluğa bir şeyler anlatması ne kadar savunma olabilir bizim 21. Yy bakış açımızla bu durumda tartışılabilinir. Zaten Sokrates anlatımlarını yaparken savunma olmadığını sürekli dile gertirir. Platon'un öğretilerine değer verdiği Sokrates'in düşünce dünyasını bize anlattığını düşünüyorum. Zaten sokrates Hakkı'nda yazılı kaynakları Platon'un kaleme aldığı belirtilmekte. Onun savunması bir bakıma kendi savunmadı da olabilir diye düşünüyorum .... Sokrates yada Plato kaleme aldığı şeylerde Savunma yapmamış çünkü Sokrates karşısında gerçek anlamda onu anlayabilecek insanların olmadığını düşünüyordu ki Meclis kararı 200-230 evet oyu çıkınca ölümünün onaylanması konusunda bu kadar şaşırmazdı. O anlatmış belki de anlaşılmaya yaklaşmış. Yasalar demiş yasaların önemini vurgularken yasa koyucuların insan üstü gibi nitelendirmiş ve yasaları yüceltmiş.. Ama o yasaları yapanın insanlar olduğunu atlamış... Kendisinin yargılanmasını ve hakkında yapılan suçlamaları yasa dışı olarak nitelendirmiş. Onların tanrılarını yerdeki gökteki kabul etmemiş. Tanrı'nın varlığının bunların dışında daha anlamlı bir yerde olduğu vurgusunda bulunmuş. Tanrılarını ve yaptırımlarını reddetmiş.. Amacı adaletine inanmadığı bir konseyin karşısında savunma yapmak yerine öleceğini biliyor olmasına rağmen, ölüme giderken bile öğretilerini yada bilgisizliğin farkındalığını anlatmak olmuş. Savunma değil söylev niteliğinde bir veda olmuş... Neyse uzun zamandır beyin hücrelerimi hor kullandığım için kapasitesi düşük olan hücreler işlevini yitirmeye başladı. Şimdilik bu kadar ...
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
Nur

Nur

@bibliophilenur

İyice bilin ki, bir değil bin kez ölmem gerekse de, doğru bildiğimi yapmaktan vazgeçmeyeceğim.
.
.
Kitap Sokrates'in öğrencisi olan Platon tarafından kaleme alınmıştır . İslam dünyasında Eflatun olarak bilinen Platon Atina Akademisi'nin kurucusudur . Atinalı filozof batı felsefesi ve bilimin temellerini oluşturmuştur . Asıl adı Aristokles'tir ama atletik bir yapıya sahip olduğu için halk arasında Platon (büyük ,geniş ) olarak adlandırılmıştır . Yaşamı boyunca birçok önemli eser yazmıştır ve yazmış olduğu eserlerinde de toplumun eksikliğine ve iyi ahlaka değinmiştir . Platon idealar alemini incelemiş ve Sokrates'ten oldukça etkilenmiştir . Bu yüzden davranışlarını ahlak çerçevesi içerisinde düzenlemiştir . Platon'un felsefesine göre gerçeğe ancak düşünce yolu ile ulaşılır , aslında algıladığımız dünyanın esas gerçek olan idealar dünyasının kopyası olduğunu savunmuştur ( mağara alegorisi) .
.
.
Yazmış olduğu Sokrates'in Savunmasına gelecek olursak , kitap atinalı gençleri yoldan çıkarıp , başka tanrılar edindigi iddiaları ile mahkemeye çıkartılan ve ölüme mahkum edilen Sokrates'in savunmasını ele alır. Sokrates üç kişi tarafından suçlanmıştır . Bunlar Meletos (şair) Lykon (hatip) ve Eupolis'dir (komedi yazarı). Hayatı boyunca erdemi ve bilgiyi savunan Sokrates bu suçlamardan kendini kurtaramaz ve zehir içerek yaşamına son vermek zorunda kalır , ölürken bile ahlakını ve erdemini çevresindekilere göstermiştir . Ona göre kimse isteyerek kötülük yapmaz ve erdem bir bilgidir . Kendisini asla bir öğretmen olarak nitelendirmemiş ama birçok filozofun da yetişmesini sağlamıştır düşünceleri ile . Sokrates'in davasına 500 civarında yargıç bakmıştır ve davasında da af dilemeyi değil fikirlerini savunmayı tercih etmiştir . Ölüm gününü beklemek için zindana atılmış ve burada öğrencileri ile sohbetler yapmıştır . Bu sohbetlerden birisi "Kriton" ya da "Yapılması Gerekenler Hakkında " diye geçer . Bir diğer sohbet ise Phaidon ya da " Ruh Hakkında " olarak adlandırılmıştır . Sadece Platon değil diğer öğrencileri Ksenophon , Aeschines , Antisthenes ve birçok başka ogrencisi de onu savunan diyaloglar yazmıştır .
Okumanız dileğiyle
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 10 verdi
4 beğen · 0 yorum
Gamze Züleyha Üredi

Gamze Züleyha Üredi

@gzuleyhauredi

Kitapta sık sık karşılaştığımız üzere "erdem" söz konusu, tüm işlerliğiyle, dört bölümün her birinde bunu görmek mümkün. Savunmasından önceki bölümde, yani ilk bölümde, yargılandığı şey üzerine, din üzerine düşünceleriyle karşılaşıyoruz Sokrates'in; orada Euthyphron aracılığıyla inançlar/din üzerinde duruyoruz. Benim en sevdiğim diyalog da buydu, "çelişkiler" üzerine konuşmalar diyebileceğimiz kısım. Tabii sadece bu söz konusu değil.

Savunma kısmı saygı duyulmayacak gibi değil fakat üslup bazen ikileme düşürüyor, bazı noktalarda anlam veremeyebilirsiniz. En sevdiğim ikinci bölümse, bunların hemen ardından geliyor: Kriton. Sokrates'in, o zamana kadar savunduğu ilkelerinden vazgeçemeyerek gitmeyeceğini (Aslında kaçmayacağını, Kriton kölelere özgü olduğunu düşündüğü için "gitmek" olarak değiştiriyor bu ifadeyi. Sonra Sokrates bunun ancak kölelere yakışacağını düşündüğünden yeniden "kaçmak" olarak ele alıyor.) Kriton'a anlattığı kısmı ziyadesiyle etkiledi beni ve dahası, ölümünün doğru olacağını düşündüğünü aktardığı sayfalar... Bu noktada "adalet" ve "ders vermek" kavramları birbiriyle harmanlanıyor; Sokrates suçsuz olduğu halde idama mahkum edilir ve bunu kabullenirken bir ders veriyor aslında o dönemin Atina'sına, şimdi bize. Ölecek ama belki yaşarken verdiğinden daha büyük bir yararla. İş işten geçtikten sonra sahip çıktığımız kutsallaşan ölülerimizi düşünün, demek istediğimi anlayacaksınız.

İsa ve Sokrates'in aynı kişiler olduğunu iddia eden bir şeyler okumuşsunuz ya da duymuşsunuzdur belki daha önce, Sokrates'in Savunması'nı okuyunca bu düşünce doğrultusunda birtakım şeyler fark edebiliyorsunuz ama bunu burada kısaca yazamayacağım için detaya giremeyeceğim. Yalnızca, bir de bu açıdan bakın derim.

Dikkatli okumalar.
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 9 verdi
1 beğen · 0 yorum
Melih

Melih

@melihh

Savunduğu Hakikat Uğruna Hayatı Bu Kadar Hakir Gören Kaç Kişi Biliyorsunuz ?
Eserin hayattaki hakikati olan (bu çoğu kişi için değişir. Örneğin kimisi için arkadaşı kimisi için serveti vs.) herkesi kapsayıcı bir özelliği var. Toplumun en temel dinamikleri; din, dil, hukuk ve en umumi manada yaşayışına hitap eden akisleri var.

Eflatun, bu eserinde hocasının 'İdeal Toplum Düzeni'ne Atina şartları içinde bakmaya çabalayışının aynı zamanda mücadelesel bir hikayesidir.

Bilmem, bu incelememi Psikoloji'ye ilgilenler okur mu ? Okursa psikoloji perspektifinden baktıkları vakit ne görürler ? Ben Sosyal Psikoloji açısından çok şey gördüm. Sherif'in, Millgram'ın ve Asch'in deneylerini hiçe sayacak veriler mevcut bu eserde. Sosyal Psikoloji'nin en temel konularından biri olan 'Uyma Davranışı'yla ilgili ciddi sualler tezahür zihinlerde özellikle Muzaffer Sherif'e, Millgram'a ve Asch'e. Mesela denebilir ki: '' E tatlım sen yaptığın deneylerde böyle böyle sonuçlar elde etmişsin, ama adam aynı şartlarda hiç de öyle uyma davranışı göstermiyor. O kadar kişinin içinde farklı düşünen sadece o var. Alışılmış kurallar var. Buna rağmen bu kişi halen böyle yapmış. Bu kişinin durumunu nasıl açıklarsın ?''

Bu sualin cevabını ne Sherif ne Millgram ne de Asch verebilir. Bu sual ancak ve ancak insanın yüce bir ruh bünyesinde kendi ruhunda yüceleştiği Hakikat Aşk'ıyla bir nebze cevaplandırılabilir kanaatindeyim.

Kitabı Karakteristik Yayınlarından okudum. Savunma'dan önce Sokratesle, Eflatunla o dönemin Atina toplumuyla ilgili bilinmesi gereken bu davanın en iyi şekilde bilinmesi için bilinmesi lazım gelen bilgiler veriliyor. Bu cihetten güzel bir çalışma. Ayrıca ciltliydi ama cildine çok güvenmeyin pek kaliteli değil. Dediğim gibi. Sırf önceki verilen bilgilerin kıymeti adına o kusur hoş görülebilir ya da görmezden gelinebilir.
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 8 verdi
1 beğen · 0 yorum

Sokrates'in Savunması - S41

kurban kesmek tanrılara vermek dua etmek ise onlardan istemektir öyle değil mi

- SOKRATES
esra tarafından eklenmiştir.
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

Bir insan ya hiç çocuk sahibi olmamalı ya da olursa çocukları için zahmete katlanarak onları eğitip yetiştirmelidir.
(70-71)
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
18 beğen · 3 yorum
Ka!?. (@nfk1)
Neredeymiş Nino'nun gemisi 🚀 hah buradaymış :D
24.12.18 beğen 1 cevap
Vectramixpassatti (@vectramixpassatti)
Akıllara Aykut Elmas’ın bakamayacaksan niye doğurdun diye isyan eden çocuğun videosunu getirmiştir. 😄
25.12.18 beğen 1 cevap
Merve

Merve

@mervedeyeter

Artık ayrılık zamanı geldi, yolumuza gidelim; ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangisi daha iyi? Bunu Tanrıdan başka kimse bilemez.
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
14 beğen · 0 yorum
Ceren Başaran

Ceren Başaran

@cerenbasaran

"İyice bilin ki, bir değil bin kez ölmem gerekse de, doğru bildiğimi yapmaktan vazgeçmeyeceğim."
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
14 beğen · 0 yorum
EL_NINO

EL_NINO

@elnino

Bazılarının "insan düşmanı" olması gibi biz de "düşünce düşmanı" olmayalım, çünkü düşüncelerden nefret etmek kadar kötü bir şey olamaz, dedi Sokrates.
135
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğen · 0 yorum
Ceren Başaran

Ceren Başaran

@cerenbasaran

"Şunu bilin ki, iyi bir insana, ne yaşamda ne de öldükten sonra, hiçbir kötülük gelmez. Onu ve onun gibileri tanrılar her zaman korur."
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
9 beğen · 0 yorum
538
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
17
KİTAP
Akıl Zorlayan Felsefe kitapları
Felsefe meraklılarına özel, akıl zorlayan, derinlemesine düşündüren ve sorgulatan en iyi felsefe kitapları listelenmektedir. ...
104
KİTAP
Felsefe Severlere Kitap Tavsiyeleri
Felsefe okumayı seven, hatta kendi çapında felsefi düşünceler üretmeye hevesli felsefe düşkünlerinin okuması gerektiğini düşü...
249
KİTAP
Kısacık, Okunası Kitaplar
Kısa ama etkili kitaplar bu listede. Sayfa sayısına bakmayın. Kısa ama yoğun kitaplar. Az zamanınız mı var? Kısacık bir kitap...
6
KİTAP
En İyi Yunan Yazarlar ve Kitapları
Homeros, Platon (Eflatun), Aristoteles ve daha fazlası... Yunan edebiyatının en ünlü yazarlarının mutkala okunması gereken ki...
PİP!

PİP!

@nusretk

Demokrasi Nedir? paylaşım fotoğrafı
Demokrasi Nedir?
Demokrasi Sokrates’i idama götürmüştür...

Demokrasi

Demokrasi, modern ülkeler için fazlasıyla el üzerinde tutulan bir konudur. Demokrasinin anavatanı olan Antik Yunan da demokrasiyle adeta eş anlamlıdır. Antik Yunan'ın meşhur tapınağı olan Parthenon Tapınağı, demokratik değerler için bir sembol haline gelmiştir. Tam da bu nedenle demokratik ülkelerin liderleri bu tapınak önünde fotoğraflar çektirip paylaşmaktan hoşlanırlar. Ancak Antik Yunan'ın en büyük başarılarından biri olan felsefenin, diğer en büyük başarısı olan demokrasi hakkında son derece büyük bir şüphe duyduğunu öğrenmek birçoklarına şaşırtıcı gelebilecektir.

Antik Yunan felsefesinin babası olarak kabul edilen Sokrates, öğrencisi Platon tarafından yazılan diyaloglarda, demokrasi hakkında derin endişelere ve pesimizme sahip biri olarak tasvir edilir. Platon'un 10 kitaptan oluşan meşhur Cumhuriyet (Republic) isimli eserinin 6. kitabında Sokrates, Ademantus isimli bir diğer karakter ile demokrasi hakkında sohbet eder. Sokrates bu kısımda Ademantus'a demokrasinin eksiklerini ve hatalarını göstermeye ve anlatmaya çalışır. Bunu yapmak için Sokrates, toplumu bir gemiye benzetir. Sokrates şöyle sorar:

"Eğer ki deniz yoluyla bir yolculuk yapmak isteseydin, geminin kontrolünün kimde olacağına nasıl karar verilmesini isterdin? Rastgele ve herhangi bir grup insan tarafından mı, yoksa deniz seyahatleri konusunda deneyimli, bilgili ve eğitimli insanlar tarafından mı?"

Ademantus'un cevabı çok açıktır: Elbette ki ikincisi! Sokrates'in buna cevabı ise şu şekildedir:

"Peki bu durumda nasıl olur da, bir ülkedeki yetişkin insanların rastgele ve herhangi bir grubunun bir ülkeyi kimin yöneteceğine karar verebilecek donanımda olduğunu düşünebilmekteyiz?"

Sokrates'in bahsetmeye çalıştığı şey, seçimlerde oy kullanmanın bir "yetenek" olduğudur. Sokrates'e göre oy kullanmak, "rastgele bir sezgi" olarak görülemez. Dolayısıyla oy kullanmanın da, diğer her yetenek gibi insanlara sonradan, dikkatle ve sistematik bir şekilde öğretilmesi gerekmektedir. Yeterli donanıma ve eğitime sahip olmaksızın insanlara oy kullanma hakkının tanınması, yeterli donanım ve eğitime sahip olmayanlara fırtınalı bir havada yolculuk yapacak bir geminin kontrolünün kime teslim edileceği kararını alma yetkisi vermekle aynıdır.

Üstelik Sokrates, demokrasinin ölümcül tehlikelerini ve oy kullananların engin aptallığının sonuçlarını birinci elden deneyimlemiş birisidir. Milattan Önce 399 yılında Sokrates, "Atina gençliğini yozlaştırmak" suçlamasıyla mahkemeye verilmiştir. 500 Atinalı'dan oluşan bir jüri, vakayla ilgili karara varmak için mahkemeye davet edilmiştir. Jüri heyeti, %52'ye karşı %48'lik bir oy farkı ile Sokrates'in suçlu olduğu kararına varmıştır. Sokrates, baldıranotu zehriyle ölüme mahkum edilmiş ve infaz edilmiştir.

Sokrates'in demokrasi ile ilgili düşüncelerinde doğru anlaşılması gereken en önemli nokta, Sokrates'in günümüzdeki anlamıyla bir "elitist" olmadığı gerçeğidir. Sokrates, az sayıda insanın, yegane oy verme yetkisine sahip grup olması gerektiğine inanmıyordu. Sokrates, oy verme yetkisinin sadece ve sadece verecekleri oy ile ilgili mantıklı bir biçimde ve oldukça derin bir şekilde düşünmüş olanlara verilmesi gerektiğini düşünüyordu. Yani oy verme yeteneğini icra edebilmek için, bu konuda eğitim alınmasının ve eğitimin de ötesinde bireylerin verecekleri oy konusunda derin düşüncelere sahip olduğunun garanti edilmesinin şart olduğunu ileri sürüyordu. Elbette ki işin pratiğinde, bunun tam olarak nasıl yapılabileceğine dair birçok soru işareti ve sıkıntı mevcuttur. Ancak konu oy vermek ve ülkelerin idaresini belirlemek kadar hayati kararlar olduğunda, bu tür sorunların da insanlık olarak üstesinden başarıyla gelmemiz şarttır. Öyle ya da böyle...

Biz modern insanlar, zekaya dayalı (entelektüel) demokrasi ile, doğuştan gelen bir hak olarak demokrasi arasındaki farkı tamamen unutmuş vaziyetteyiz. Günümüzde oy verme yetkisi neredeyse istisnasız olarak herkese verilmektedir ve "oy verme" davranışı ile "bilgelik" arasındaki bağlantı tamamen kopmuştur. Sokrates, bu durumun ne gibi sonuçlara neden olacağını çok ama çok iyi bir şekilde bilmekteydi: Demagogluk.

Demagogluk, ya da daha Türkçe tabiriyle halk avcılığı, demokrasiler içerisindeki bazı liderlerin halk arasındaki önyargıları ve cehaleti kötüye kullanarak (manipüle ederek) popülerlik ve liderlik kazanmasına verilen isimdir. Demagoglar, kitlelerin tutkularını coşturarak ve duygusal taraflarına oynayarak onların mantıklama ve mantıklı bir biçimde kararlar alma yetisini körelten kişilerdir. Demagogların en temel vaadi, toplumsal sorunlara "ani bir şekilde" ve "vahşi bir biçimde" tepki gösterecekleridir. Sorunların çözümlerine kendi öfke ve tepkilerinin cevap olacağı fikrini halka pazarlarlar. Bu kişiler, genellikle ortayolcu, bilim ve veri odaklı, düşünüp taşınarak kararlar alma taraftarı olan rakiplerini "zayıflık" ve "hainlik" ile suçlarlar. Demagogların halk tepkisini yanına almak konusundaki en temel taktikleri arasında, halihazırda yerleşik bir biçimde süregelen politik işleyişi baş aşağı etme çabası, sözü veya tehdidi bulunmaktadır. "Ben yaparım.", "Ben tek çözümüm.", "Benim yolum tek doğru yoldur." gibi ben-merkezci ve keskin görüşler, halkın gözündeki değeri arttırmak için kullandıkları yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Tarih boyunca seçimle başa gelen demagogların hemen hepsi, demokrasileri öyle ya da böyle, er ya da geç bir çeşit diktatörlüğe dönüştürmüş veya dönüştürme yoluna sokmuştur.
EK 1
Sokrates’in suçlanmasının asıl nedeni “soru sormasıdır.”
Çünkü, “soru sormak” gerçekten de tehlikelidir.
Soru sormak; bilinenlerin, kabul edilmiş olanların sorgulanmasıdır. Sorgulanan şeyin de hiç de bilinen gibi olmadığı ortaya çıkabilir. Sorgulanan şey, kabul edilmiş olanın doğru olmadığını ortaya koyabilir.
Bu nedenlerle de “soru sormak”, dogmaların egemen olduğu bütün ortamlarda tehlikeli sayılmış, suçlanmıştır.
Soru sormak, daha sonra anlaşılacağı üzere, bilimin temeli olmuştur.
Bilmek, bilgiyi aramak, tarih boyunca “soru sormak” ile başlamıştır.
Milattan önce 400’lerle milattan sonra 2010’lar arasındaki 2 bin 500 yıla yakın zaman diliminde hiçbir şeyin değişmediğini görmek hem acıdır hem de öğretici.
Sokrates, soru sorarak döneminin tabularını yıkıyordu.
Bu nedenle tehlikeliydi, bu nedenle suçlandı, bu nedenle ölümle cezalandırıldı.
Ama bu 2 bin 500 yıl, soru soranların bilimsel buluşlar yaptığı, yeni icatlarla uygarlığı geliştirdiği yüzyıllar oldu.
Bu gelişme de kolay olmadı. Ortaçağın dogmaları, din adına, engizisyon mahkemeleriyle, aforozlarla “soru sorma”yı mahkûm eden kararlara imza attı. Bilimle uğraşanlar yakıldı, öldürüldü, sürüldü.
Sonuçta kazanan gene bilim oldu.
Bilimle çatışan din değildir, dogmadır. Dogma, yani bağnazlık din temelli olabilir, gelenek temelli olabilir, her türlü kaynaktan doğabilir. Dogma, kendinden başkasına yaşama hakkı tanımayan bir körinançtır.
Milattan önce de böyleydi, milattan sonra da böyledir.
İnsanlık bu bin yıllık çatışmayı çözebilecek mi?

***

İpotekli akıllar, ambargolu iradeler belki de her zaman olacaktır. Bunlar bir süre, egemenler tarafından kendi iktidarları için kullanılacaktır. Ama başarıları asla sürekli olmayacaktır.
Sonları gene aynı ipotekli akıllarla, aynı ambargolu iradelerin eliyle gelecektir. Çünkü, bu kendi içine kapalı çemberlerin gelişme olanakları yoktur.
Dünyaya da, geleceğe de özgür akıllı insanlar, özgür iradeli insanlar yön vereceklerdir.
Onlar, acılardan geçerek insanın evrensel doğrularına sahip çıkacaklardır.
Sokrates, ölümüyle de en büyük dersi vermiş, kendi iradesiyle ölümsüzlüğü seçmiştir.
Onun için bugün de yaşamaktadır. Yarın da yaşayacaktır.
Onun cesareti, onun yolu hepimizin ışığıdır.

Erdal Atabek 05.03.19
EK 2
“Kimseye hiçbir şey öğretemem, sadece onların düşünmelerini sağlayabilirim”

Sokrates 05.03.19
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Elsa Rose

Elsa Rose

@elsarose

 paylaşım fotoğrafı
Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar. Birinin bilmediği bir şeyi bildiğini sanması, cehaletin en utanç verici türü değil midir?
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
15 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Vüsat

Vüsat

@vayacondios

Her devrin OTUZLAR'ına paylaşım fotoğrafı
Her devrin OTUZLAR'ına
Artık ayrılma vakti geldi çattı. Ben ölmeye, sizler de yaşamlarınızı sürdürmeye gidiyorsunuz.
Hangisinin daha iyi olduğunu sadece Tanrı bilebilir!
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Tuğçe

Tuğçe

@tuuce

Sokrates paylaşım fotoğrafı
Sokrates
Zulme karşı çıkmak, zalime boyun eğmemek delilik değil, bilgeliktir. İlkel insanlar, büyük zalimlerin gölgesinde üreyen ve yürüyen küçük zalimler bunu anlayamaz!
ataç ikon Sokrates'in Savunması
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğeni · 0 yorum beğen ikon