up
ara

2012: Marduk'la Randevu

2012: Marduk'la Randevu Konusu ve Özeti

2012: Marduk'la Randevu
2012: Marduk'la Randevu kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: İnkılap Kitabevi
ISBN: 9789751019998
Sayfa: 604 sayfa
"Orta Amerika uygarlıklarının astronom rahiplerince titiz gözlem ve hesaplar sonucu, binyıllar içinde gerçekleştirilmiş gizemli Maya Takvimi, 2012 yılı için nasıl bir "çağ bitişi" öngörüyor? Sümer kozmolojisinde NI.BI.RU, Babil efsanelerinde Marduk, Mısır kutsal metinlerinde "Milyonlarca Yılın Gezegeni" adıyla anılan efsanevi gök cismi, modern çağ astronomlarının 1930'dan bu yana varlığını sorguladıkları ünlü "Gezegen X" mi? Yayımlandığı ilk günden itibaren yoğun bir ilgiyle karşılanan 2012: Marduk'la Randevu, Mezopotamya'dan Mısır'a, Minos'tan Harappa'ya, Antik Çin'den Maya ve İnka uygarlıklarına dek uzanan geniş bir coğrafyayı adımlayarak, okuru İlkçağ Tarihi'nin karanlıkta kalmış evreleri üzerinde ayrıntılı bir yolculuğa çıkarırken, gezegenimizin geçmişinde belli aralıklarla yaşanan doğal değişimlerin, yakın geleceğimiz üzerindeki olası etkilerini de sorguluyor. Eldem bu çok kapsamlı ve bir solukta, yutar gibi okunan çok sürükleyici kitabında iki büyük iş başarmış. Birincisi, konuyla ilgili ve bir kısmı dilimize henüz tercüme edilmemiş bütün 'literatürü' ustaca derleyip toparlamış. İkincisi de, meseleyi 'tarihi materyalizm' temeline oturtmuş. Saçmalıklardan arındırmış, işin içine karıştırılan 'üfürükçülük' kısmını temizlemiş." - Engin Ardıç, Star- "Burak Eldem çok büyük bir iş yaptı '2012: Marduk'la Randevu' kitabıyla. O kitabı okuyunca yabancı dillere gitmeden önce bugüne kadar yapılmış olan çalışmaları derin bir şekilde öğrenme imkanına kavuşuyorsunuz. Eğer size verilenle yetinmek istemezseniz, kontrol altında tutturmak istemiyorsanız beyninizi, lütfen işe bu kitabı okumakla başlayın." - Serdar Turgut , Akşam-"Eldem, eski uygarlıkların sahip olduğu kritik bilgilerin dini metinlerden, gizemciliğe kadar pek çok alanın kaynağı olduğunu ve bunların genellikle doğa olaylarını açıklamakta kullanıldığını anlatıyor. Bugüne kadar başka hiçbir araştırmacının yapamadığı bir şeyi yaparak, şeytanın rakamı olarak bilinen 666'nın izini de Babillilere ve Marduk'a kadar sürüyor." - Cengiz Erdinç , Sabah-Hassas ölçümlere dayanan derin astronomi bilgisiyle günümüz, bilim dünyasını şaşırtan antik Maya uygarlığının geliştirdiği mükemmel takvim; kısa dönemde günlük kullanımı içeren bileşenlerinin yanı sıra, uzun süreçleri ele alan "Dünya Çağları" kavramıyla dikkat çeker. Maya "Uzun Hesap" (Long Count) sistemine göre dünyamız, "Beşinci Güneş" olarak adlandırılan çağı yaşamaktadır ve İ.Ö 3113'te başlayan bu çağ, önümüzdeki 2012 yılında büyük doğal afetler ve kaos eşliğinde sona erecek, ardından yeni bir çağ başlayacaktır. Bir başka astronomi uzmanı eski toplumun, Babil'in kozmolojisine göreyse, güneş sistemimizde henüz bizim farkına varamadığımız bir "Onuncu Gezegen" vardır; son derece yoğun ve büyük kütleye sahip bu gezegene Sümerler "Nibiru" (Geçiş Gezegeni) demiş;Babil astronomlarıysa en büyük tanrıları Marduk'un adını vermişlerdir. Söz konusu gezegen, kuyrukluyıldızlara benzeyen eliptik yörüngesini 3600 yıl dolayında tamamlamaktadır ki bu rakam, Mezopotamya altmışlı matematiğinin de temelini oluşturmuştur. Babil Destanı Enuma Eliş'te "yaratılışın kahramanı" olarak karşımıza çıkan Marduk, dünyaya her yakın geçişinde, iri kütlesinin yarattığı çekim etkisi yüzünden büyük doğal afetlere ve bunları izleyen dönemde siyasal/sosyal karmaşaya neden olmaktadır. İ.Ö 5310 tarihindeki yakın geçişinde Venüs'ün yörüngesinden çıkmasına yol açarak güneş sistemimizde uzun süreli bir kaos yaratmış ve William Ryan ve Walter Pitman gibi araştırmacıların bugün izini bulduğu, "Karadeniz çukurunun suyla dolması" başta olmak üzere, Tufan efsanelerine esin oluşturan bir dizi doğal afeti tetiklemiştir. Bir sonraki yakın geçişi olan İ.Ö 1649'daysa, Thera yanardağının patlamasını da içeren büyük jeolojik etkinlikleri harekete geçirmiş; küresel düzeyde felaketlere neden olmuş; Minos, Mısır, Babil, Harappa ve Çin başta olmak üzere çoğu eski uygarlığı temelinden sarsarken, aralarında "Mısır'dan Çıkış"ın da (Exodus) bulunduğu mitlere esin kaynağı yaratmıştır. "2012: Marduk'la Randevu" adlı kitabında Burak Eldem, dünyada ilk kez, Maya "bitiş tarihi" olan 2012 ile, Babil efsanelerinde sözü edilen "Onuncu Gezegen"in, aynı astronomik olguya işaret ettiğini ortaya koyar ve gezegenin gerçek yörünge süresinin 3661 yıl olduğunu vurgular. Eldem'e göre, bu rakamın Babil altmışlı sistemi içinde basamaklı çivi yazısıyla ifadesi olan "üç dikey çizgi", İncil'in en eski metni olan "Yuhanna'nın Vahyi"nde yanlış deşifre edilmiş ve "Düşman Babil'in Kötü Tanrısı Marduk"u simgeleyen sayı, "Şeytanın Numarası 666" olarak yorumlanmıştır. Kitap, Eski Mısır, Maya, Aztek, İnka, Babil, Hint ve Çin metinlerinden ve Eski Ahit'ten deşifre ettiği bulgularla, uygarlık tarihindeki inanç kültlerinin tümüyle gökyüzünde gerçekleşen ve dünyayı da şiddetle etkileyen katastroflar üzerine kurulu olduğunun altını çizer. Eldem çalışmasında ayrıca, Zecharia Sitchin, Immanuel Velikovsky ve Alan Alford gibi son yılların ilgi çeken araştırmacılarının tezlerinin de analitik birer eleştirilerini sunar. "2012: Marduk'la Randevu", çok yakın gelecekte dünyamızın karşı karşıya kalacağı bir katastrofa dikkat çekerken, "Yeni Dünya Düzeni" egemenlerince uygulanan son askeri ve siyasi manevraların, bu döneme hazırlık olduğunu vurgular.
Semih Oktay

Semih Oktay

@semihoktay

2012: MARDUK'LA RANDEVU

Burak Eldem; İnkılap Kitabevi; İstanbul, 2003, 605 sayfa (8) (18 Ocak 2010)

Yorumumu okumaya başlamadan önce bilmenizde fayda var(!):Kıyamet kopmadı 23 Aralık 2012 tarihinde!.. Cuma,25 Ocak 2013

--- ---

Faraziyelerle dolu bir kehanetler kitabı 2012: MARDUK'LA RANDEVU. Bu kitabın yazarı Burak Eldem ise bu kehanetleri yazan Kâhin.Araştırmasını ben yapmadığım için bu sözlerimden hemen çark ediyorum ve kitap için harcanan emeğe şapka çıkarıyorum.Burak Eldem'i tebrik ediyorum.Bu eseri yazabilmek adına nice sayfalar okumuş olduğuna inanıyorum. Kitap müthiş varsayımlarla dolu. Dün akşam devrettim bu altıyüz sayfalık kitabı ve bir masal âlemlerine gittim geldim okuyorken...Ama okuduklarım masal değildi...Kehanet gibi görünüyordu ama kehanet olmadığına hükmettim.Yazarın yazdıklarını doğrulayabilecek ne bir tartım var ne bir endazem.İlgimi çokça çeken bir konu da değil ki -şu 2012 yılında dünyamızın yakınlarından geçeceği iddia edilen Marduk Gezegen'i hakkında okuduklarım- dahasını okuyayım.

Yazar,23 Aralık 2012 tarihinde bu Marduk Gezegeni'nin dünyamıza yakın -uzay birimleri ölçüsüyle: yakın- geçeceğini ve bu geçiş süresince depremlerin,tufanların,tsunamilerin olabileceğini geçmişte yaşanmış olan olaylardan örnekler vererek anlatıyor.Marduk Gezegeni henüz ispatlanabilmiş bir gezegen değil(miş) oysaki. Günümüzün imkânları ile dünyamızı iki yıldan daha az bir süre sonra muazzam çekim gücüyle etkisi altına alabilecek bir gezegenin varlığı hakkında tam bir bilgiye sahip olamamak ve bunu kitabı okuyorken biliyor olmak bana rahatsızlık verdi.

Marduk adının yakıştırıldığı bu gezegen 3559 yıl önce dünyamızın yakınlarından geçmişmiş.Yörüngesini 3661 yılda bir tamamladığı için 23 Aralık 2012 günü tekrar dünyamızın yakınlarından geçecekmiş.Saati belli değil; uykuda olsak o geçerken daha mı iyi olur bizler için? Marduk gerçek değil.Marduk,Yazarımızın da açıkça ifade ettiği gibi gerçek olabileceği savunulan bir gezegen sadece.Yazarımız bu konuda ileri teknolojiye sahip ülkelerin bu Marduk'u pek iyi biliyor olabileceklerinden şüphe duyduğunu belirtiyor.Fakat,diyor,nasıl ki geçmişte din adamları göksel bilgileri avama bildirmiyor idiyseler bugün de bu elit bilgilere sahip olanlar Marduk'un geleceğini bize bildirmiyor olabilirler.Varsayım içinde varsayım.Hipotez var,hüküm var,ispat yok.İspat kısmını Yazarımız kutsal kitaplardan alınma bilgilere dayandırıyor.Kitapta anlatılanlar tümüyle doğru olabilir.Ama bunu kim bilebilir? 3661 yılda bir yörüngesi dünyamızın yakınlarından geçiyor diyerek varlığı ispatlanmamış bir gezegen hakkında kıyamet senaryolarına benzeyen altıyüz sayfalık bir eser yazabilmek ilginç olduğu kadar düşündürücü aynı zamanda.Maya takvimi işaret ediyor bu tarihi,diyor Yazarımız 23 Aralık 2012 için.O kadar.Mayalar başka bir bilgi bırakmamışlar. Olsun.Her şeye rağmen bir avuntum var: 2012: MARDUK'LA RANDEVU faraziyesinin yeni baskıları basılana kadar 3661 yıl yörüngeli bu gezegenin varlığı anlaşılır ve hakkında ne varsa aleniyete dökülürse Burak Eldem en çok okunan yazar olacaktır şüphesiz.Fakat yeni baskılarda ne çok sayfanın değiştirilmesi gerektiğini bu kitabı okuyanlar anlayacaklardır. Yazdığım bu yorumdan,eseri küçümsediğim manası çıkartılabilir.Gerçekte küçümsemiyorum fakat yorum yazarken üslubumun beni haklı çıkaracak yöne gitmediğini fark ettiğim için tekrar çark ediyorum:Burak Eldem'i bu gayretli çalışması için tebrik ediyorum.

18 Ocak 2010 Kâğıthane / İstanbul

--- ---

2012: MARDUK'LA RANDEVU adlı 605 sayfalık faraziyelerle dolu bir kehanetler kitabının Yazarı'dır Burak Eldem.Kendisini tebrik ediyorum;salt bu eseri sayesinde tanıdım Burak Eldem'i ve izni olursa kendisine ait www.burakeldem.com/tr sitesinden alıntıladığım şu bilgilerle devam ediyorum:

2003 Temmuz'unda yayımlanan '2012: Marduk'la Randevu adlı kitabıyla Saklı Tarih adını verdiği üçlemenin ilk adımını attı. Dizinin ikinci kitabı Fraternis: Kayıp Kitaplar, Gizli Kardeşlik 2006, üçlemeyi tamamlayan Kozmik Okyanus da 2011 Nisan'ında yayımlandı. Seni Tılsımlar Korur (2004) ve Günbatımı Fandango (2007) adlı, birbirini tamamlayan ya da birbirine eklemlenen iki romanı bulunuyor.Başarılarının devamını diliyorum,,,umuyorum 23 Aralık 2012 tarihi yaklaşıyorken yazdıklarıyla haklı çıkmaz!..
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 8 verdi
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Zor bitti, sonunda bitti. ?
Acabalarla başladı, acabalarla bitti.

İnanılmayacak şeyler mi? Değil. Uzay/Evren büyük... Sistemimizde onuncu bir gezegen neden olmasın? Olabilir. Bu gezegenin yörüngesi, sistemdeki diğer yörüngelerin tersine neden olmasın? Olabilir. Bu ters yörünge, milyon/milyar (?) yıl önce gezegenlerin çarpışmasına sebep neden olmasın? Olabilir. Ve Dünyaya yakın bir mevkide gerçekleşecek bu çarpışma Dünyayı da neden etkilemesin? Pek tabii etkileyebilir. Bütün bu göksel olayların, inançlar üzerindeki etkisi de insan doğası gereği normal karşılanabilir. Ama acaba hesaplamalarda bir yanlışlık mı var? Acaba bu gizemli gezegen Marduk, 2012 de beklenirken biz 2018 e nasıl geldik? ??

2012'den önce okusaydım "2012 de kesin öleceğiz!" derdim. Yazarın onlarca araştırma ile desteklediği tezi bana inandırıcı geldi. ? İyi ki sonra okumuşum ki küçük bir nüans farkını yakalayarak hâlâ neden ölmediğimizi anladım. ? Ama geleceğimiz çok da parlak diyemem. Marduk bir gün gelecek. ?

Başlaması eğlenceli, 350. sayfaya kadar da bence bilgi dolu, keyifli bir kitap. 350 den sonra ise ilginize kalmış, bitirmesi zor. ? Ama büyük bir emek verildiği belli, bence bitirmeye değer. ?
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi
13 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Demek okudun kitabı Eseflal! Hiç bitmeyecek sanmıştım! Benim gibi,Kıyamet kopar mı ki? diye aklından dahi geçirmeden okudun ya kitabı,sen,2012: MARDUK'LA RANDEVU başlıklı bu kitabın şanslı okuyucularından oluyorsun Eseflal. Gülümsedim...
11.02.18 beğen 1 cevap
iii (@rizaa)
Ohhh bee yenice bitti. 3 ay oldu ya. Bir an hiç bitirmeyeceksin sandım. Biraz da farklı kitaplardan alıntı paylaşırsın artık :) :)
11.02.18 beğen 1 cevap
Mücahit Ahmet Ok

Mücahit Ahmet Ok

@mucahitahmetok

Maalesef beş para etmez. Üzgünüm.
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 1 verdi
0 yorum

2012: Marduk'la Randevu - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Venüs'e benzeyen bir yer insanoğlunun batıl inançlarında, kültüründe ve efsanelerinde yaratılmıştır. Buraya Cehennem diyoruz. (...) Sıradan bir kimsenin Cehennem hayali -yakıcı, boğucu, kötü kokulu ve kırmızı- Venüs'ün yüzeyini tanımlayabilir.
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Ne de olsa tarih, 'kazananlar' tarafından yazılır hep.
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Işığı yok etmeye kararlı olan kötülük tanrıları, Ay Tanrısı Sin'i tutsak almakla başlar işlerine:
"Yedi kötü tanrı gök kubbede fırtınalar yarattığında,
Işıltılı Sin'in önünde öfkeyle toplandılar
Güçlü Şamaş ve savaşçı Adad'ı da yanlarına çektiler
İştar, Kral Anu'yla birlikte, göklerde egemenlik kurmak için parlak bir yere taşındı"

Güneş Tanrısı Şamaş ve Fırtına Tanrısı Adad'ı yanlarına çekme ifadesi, Sin'in ışıksız kalmasında bu tanrıların da sorumluluğu olduğu fikrini işler. Ay'a ışığını veren Güneş, yani Şamaş, yedi kötü ruhla işbirliği yapmış olmalıdır ki, kendisi ortalarda görünmediği gibi, Sin de karanlıklara gömülmüştür. Aynı biçimde Adad da kalın fırtına bulutlarıyla gökyüzünü kaplayarak cinlerle işbirliği yapmış gibi düşünülür. Metin, Enlil'in bu kaosu ortadan kaldırmak için Ea'dan, yani Enki'den yardım istemesini anlatarak devam eder:
"Enlil, kahraman Sin'in göklerde karardığını gördü
Efendi, yardımcısı Nusku'yla konuştu
Ey yardımcım Nusku, mesajımı okyanusa götür
Göklerde karanlıkta bırakılan oğlum Sin'in gelgitlerini
Okyanustaki Ea'ya duyur."

Nusku görevini yerine getirir ve hemen engin bilgeliğin tanrısı Ea'ya, yani Enki'ye koşar, efendisi Enlil'in sözlerini aktarır. Büyük Ea, bu dehşet verici durumu ortadan kaldırması ve Sin'i karanlıklardan kurtarması için, kudretli oğlu Marduk'tan yardım ister. Böylece, Yaratılış Destanı'nın kahramanı Marduk, dünyanın ve evrenin karşı karşıya kaldığı bu büyük felakette de "kurtarıcı" rolünü üstlenir bir kez daha. Anu, Enlil, Ea ve İştar gibi büyük tanrıların umudu, Marduk'un Sin'i karanlıklardan kurtarmasıdır.
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

... dünya ekseninin sahip olduğu bu açı, sabit ve değişmez bir eğim değildir. İçinde bulunduğumuz yıllarda 23.5 derece dolaylarında seyretse de, zaman içinde bundan daha yüksek ya da daha düşük acılar oluşturduğunu biliyoruz; bu farklılığın alt ve üst limitleri olduğunu da. Çok kabaca belirtmek gerekirse, eksen ile yörünge düzlemi arasındaki bu açı, çok büyük zaman dilimleri içinde yaklaşık 21.5 dereceyle, 24.5 derece arasında değişir. Bu iki uç nokta arasındaki bir tam tur; yani eksenin yaklaşık 21.5 derece açı yaptığı konumdan 24.5 dereceye ulaşması ve yeniden 21.5 dereceye dönmesi arasında geçen süre, yaklaşık olarak 41,000 güneş yılına eşittir.
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Taş heykellerin yanı sıra, La Venta kültürünün diğer bir özelliği, yeşim taşına olan düşkünlükleriydi. Çinlilerle paylaştıkları bu tutku, yine onlar gibi yeşime kutsal bir anlam yüklemelerine neden oldu.
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

? paylaşım fotoğrafı
?
Bir kitap iki yabani orkide... ?
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
12 yorum
Desert Rain (@seaa)
Keyifli okuyup bitirmeler.
26.11.17 beğen 1 cevap
Hayâlet (@suveydaa)
Kitap rüya tabirleri kitabı gibi süslenmiş :)
26.11.17 beğen cevap
Kahve Kitap Kurabiye (@kahvekitapkurabiye)
Bir zamanların çok menşur kitabı :) neydi o tarih ? 12.12.2012 :) üzerinden 5 sene geçmiş bee. bu kitabı okuduktan sonra ya da okumadan önce ya da okuma sırasında ( ki kitabın içinde de sık sık sık karşına çıkacak ) Zecharia Sitchin ' ne de şöyle bir bak derim. konunun fikir babası o arkadaş :). böyle uzaydır, gizemdir dikkatimi çeker dersen de ..... Erich Von Danikien abiyi bir araştır derim ..... Bu arada tikkatimden kaçmadı Kayfe var, Kipat var .... Kubariye nerde ? İyi Okumalar :)
26.11.17 beğen 1 cevap
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Tek Tanrılı ve Çok Tanrılı Dinlerde Kadın
"Eski Mezopotamya ve Anadolu'daki ilk tarım yerleşimlerinde karşımıza çıkan Ana Tanrıça" figürünün ardında "Ay kültü"nün olduğunu düşünmek için yeterince nedenimiz var. O hem gökleri parlak ışığıyla kat eden bir zaman ve verimlilik simgesidir, hem de doğurgan kadınlığın göklerdeki yansısı. (Ay'ın bir tam döngüsü olan 29.5 gün, en eski toplumlarda menstrüasyon-âdet döngüsüyle özdeş görülmüştür.) Bu nedenle, güçlü ve saygın bir ilahi varlık olarak betimlenen (Anadolu ve Yakındoğu'nun çoğu yerinde yüzlerce örneği bulunmuş) heykelcik ve idollerindeki imajının, bölgedeki anaerkil yapıya ideolojik dayanak sağladığını belirtebiliriz.
...
Mezopotamya'da oluşan Sümer krallıklarında bu tanrıça, İnanna adıyla çıkar karşımıza. Büyük Gök Tanrısı Anu'nun oğulları Enlil ve Enki kadar güçlü ve forslu olmasa da, aklını, güzelliğini ve savaşçılığını kullanarak zaman zaman onlara üstün gelmeyi bilecektir.
...
Hermetik felsefenin tipik ilkelerini doğrularcasına, Ay bir hükümet darbesiyle el değiştirir, Venüs göklerdeki savaşı yitirirken, tanrıça kültürü ve kadınlar da yeryüzünde sahip oldukları konumdan uzaklaşırlar: "Yukarıda nasılsa, aşağıda da öyledir."
...
Tek tanrılı dinler, erkek-egemen dünyanın tanrı katında onaylanması için atılan büyük adımlardan biridir. Artık kadınlar bir daha tanrıça ya da kurtarıcı olamayacaklardır: onlara en fazla "Kutsal Ruh"tan hamile kalıp Mesih'e analık etme payesi verilecek ya da Maria Magdalena gibi "yanlıştan dönen fahişe" rolü uygun görülecektir."
EK 1: Merak ettiğim bir şey bu; neden tek tanrılı dinlerde tanrı, eril özellikler yüklenerek toplum ataerkil yapıya sahip olmuş? Ya da toplum ataerkillige yöneldiği için mi tanrıya eril özellikler yüklenmiş? Tanrının dişil özellikleri olamaz mı? Affedicilik dişil bir özellik değil mi?
Of yine bir sürü soru hücumu beynimde... 04.02.18
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
17 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Bu konuda hali/hazırda okuduğum kitabı önerebilirim Orhan Hançerlioğlu Düşünce Tarihi.
05.02.18 beğen 2 cevap
Furkan (@turgenyev)
Güç istenciyle alakalı bir durum olduğunu düşünüyorum. Erkek olarak düşünmek yanıltıcı olabilir; Tanrı hiçbir zaman abi ya da amca olmamıştır, baba figürünü temsil etmiştir. Babanın her zaman güçlü olması, otoriter olması, aileyi koruması ve kollaması beklenir. Bilinmezlikler ve korkularla dolu bu evrende tanrıya duyulan ihtiyaç da aynı nedenlerden dolayıdır. Bildiğim kadarıyla İslam dininde Allah'a cinsiyet atfedilmemiş ama Allah Baba olarak hafızalarımıza yerleşmiş. Tabii bu durum da ataerkil toplum yapısıyla alakalı olmalı, tarih boyunca kadının ikinci planda olduğunu veya toplum tarafından arka plana itildiğini düşünürsek bu çıkarım çok da yanlış olmamalı.
05.02.18 beğen 3 cevap
Mustafa Mete Öztürk (@mustafameteozturk)
Tanrı kavramı insanların yaşayış biçimlerine göre değişiyor.Bazen Baba bazen Anne veya her iki özellik yerine göre artık. İnsan görmediğini, duyu organlarının algılağı biçime kalıba sokuyor. Gerçekten Tanrı kavramını anlayabilen yoktur çünkü gören yoktur? Tanrı' nın hem sınırsız evreni yarattığını hemde şah damarından daha yakın olduğu gibi kavramlar insanların kafasını her zaman karıştıracaktır.
05.02.18 beğen 4 cevap
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Yine Bir Mit
"Osiris ve Seth, Ra'nın izniyle göksel krallığın yetkisini paylaşan iki kardeştirler. İki de kız kardeşleri vardır: İsis ve Nephtys. Osiris İsis'le, Seth de Nephtys'le evlenirler. Ancak Seth, iktidarın kendi payına düşen kısmıyla yetinmez ve daha güçlü konumdaki Osiris'i yok ederek krallığı trk başına sahiplenmeyi düşünür. Bu amaçla, Osiris'i kandırıp bir sandığın içine girmeye ikna eder, ardından da sandığı kilitleyip nehre atar. Kocasının yokluğunu fark eden İsis bütün Mısır'ı arayıp kuzeye doğru yola çıkar ve Doğu Akdeniz liman kentlerinden Byblos'un yakınlarında sandığı bulur. Planlarının işe yaramadığını gören Seth bu kez iyice öfkelenir ve Osiris'in bedenini 14 parçaya ayırıp Mısır'ın değişik yerlerine atar. İsis bu kez sabırla tek tek bu on dört parçayı bulacak ve mumya sanatı ustası tanrı Anubis'in yardımıyla parçaları bir araya getirerek Osiris'i yeniden yaşama döndürecek, bu kısa süre içinde de ondan hamile kalmayı başaracaktır. Osiris, ölümden yaşama dönmüş olsa bile artık varlığını bu dünyada değil gökyüzünde sürdürecektir ve bu nedenle göğe yükselip Orion takımyıldızına yerleşir. İsis'in bütün çabaları sonucu doğan oğlu Horus ise babasının intikamını almak için amcası Seth ile gökyüzünde büyük bir savaşa girişecektir. Savaşın net bir kazananı yoktur; iki tanrı da birbirlerine ağır hasar verirler. Ancak Ra'nın da onayıyla Horus tanrıların desteğini alır, Seth ise iktidarı paylaşma yetkisini bütünüyle yitirmemekle birlikte gözlerden uzaklaşır, Horus'u yalnız bırakır."
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Aztek/Beşinci Çağ
"Aztek mitolojisi, geride bırakılan son çağ olan "Dördüncü Güneş"in büyük seller ve tufanla bittiğinden söz eder. Bu öylesine büyük bir felakettir ki, güneş ortadan yok olmuş, ülke karanlıkta kalmıştır. Yalnızca, "yaratılışın kutsal ateşi", yani başlangıçta her şeyi yaratan ve yaşam veren tanrı olan Huehueteotl'un maddeleşmiş biçimi görülmektedir. Bunun üzerine tanrılar, Teotihuacan'da toplanırlar. Dördüncü Güneş yok olmuştur; şimdi içlerinden birinin kendini feda etmesi ve Beşinci Güneş olmayı üstlenmesi gerekmektedir. Bunun yolu da, yaratılış ateşine atlayıp yanmaktan geçmektedir:
"Bu drama, iki tanrının (Nanahuatzin ve Tecciztecatl) çoğunluğun yararı için kendilerini ateşe atmalarıyla devam etti. Biri, kutsal ateşin ortasına atladı ve hemen yandı; diğeriyse kenardaki korların üzerinde yavaşça kızarmaya başladı. Tanrılar, sonunda şafakta gökyüzü yeniden kızıl ışıklar saçana dek beklediler. Doğuda, güneşin yaşam veren büyük küresi akkor halinde belirmişti. Tam bu an, Quetzalcoatl'ın kendini ortaya koyduğu kozmik yeniden doğumuydu. Onun misyonu, Beşinci Çağ boyunca insanlarla birlikte olmaktı."
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
13 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Eseflal kitabı ben de okumuştum ya bilmem sen benim inceleme yazımı okudun mu? Kıyamet kopacaktı hani 23 Aralık 2012 tarihinde!.. Ne oldu? İddia sahipleri kimlerdi? Bak geldik 2018 yılına! Nedir bu işin aslı acaba? Sen biliyorsundur. :) Ertelendi mi yoksa "Kıyamet"?
26.01.18 beğen 1 cevap
Eseflal

Eseflal

@eseflal

Eksen Eğikliği
"... dünya ekseninin sahip olduğu bu açı, sabit ve değişmez bir eğim değildir. İçinde bulunduğumuz yıllarda 23.5 derece dolaylarında seyretse de, zaman içinde bundan daha yüksek ya da daha düşük acılar oluşturduğunu biliyoruz; bu farklılığın alt ve üst limitleri olduğunu da. Çok kabaca belirtmek gerekirse, eksen ile yörünge düzlemi arasındaki bu açı, çok büyük zaman dilimleri içinde yaklaşık 21.5 dereceyle, 24.5 derece arasında değişir. Bu iki uç nokta arasındaki bir tam tur; yani eksenin yaklaşık 21.5 derece açı yaptığı konumdan 24.5 dereceye ulaşması ve yeniden 21.5 dereceye dönmesi arasında geçen süre, yaklaşık olarak 41,000 güneş yılına eşittir."
ataç ikon 2012: Marduk'la Randevu
kitaba 5 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum