up
ara

Yaprak Fırtınası Sözleri ve Alıntıları

Merve

Merve

@mervegecgin

”Meme gülümsedi. Hüzün dolu sessiz bir tebessümdü bu, hani gerçek bir duygunun sonucu değilmiş, sanki onu bir çekmecenin içinde saklıyormuş da ancak zorunlu olduğu anlarda çıkarıyormuş ama sanki tebessümün az kullanılması yüzünden onu normal şekilde kullanmayı unutmuş da hiç benimsemeden kullanıyormuş gibiydi.”
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Zaman fikri bir gün öncesinden beri bozulmuş, tümden yok olmuştu. Böylece perşembe olmadı. Perşembe diyebileceğimiz şey, cumayı incelemek için iki elimizle araladığımız peltemsi, maddesel bir şeydi. Orada kadınlar ve erkekler yoktu. Babam, üvey annem, yerliler kış bataklığında kımıldayan yağlı, gerçekten uzak bedenlerdi. Babam bana, "Sana ne yapacağın söylenene dek buradan ayrılma," dedi. Sesi uzaktan dolaylı geliyordu ve sanki kulakla değil de, tek uyanık kalan dokunma duyusuyla seziliyordu.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Öğlen uykusu saatinde her şeyin durduğu bir an vardır. Böceklerin bilinmedik, saklı küçük hareketleri bile durur o an için; doğanın çarkı yavaşlar; dünya kaos’un ucunda sendeler, kadınlar ağızlarından tükürükleri sızmış, yanaklarında işlemeli yastık yüzünün çiçeği ile doğrulurlar, sıcaktan ve kinden boğulacak gibi olurlar; ‘’Macondo’da günlerden hala Çarşamba,’’ diye geçirirler içlerinden. Sonra bir köşeye tıkılmaya, uyku ile gerçeği bağlamaya giderler; kasaba kadınları ortaklaşa işledikleri enli, kalın bir iplikçesine, fısıltıları dokuyarak anlaşırlar.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
tabula rasa

tabula rasa

@tabularasa

Zamanın geçtiğini bir şey kımıldayınca anlıyorsun. Ondan önce anlaşılmıyor.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Kübra Ç?

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

Bilirsiniz ya insanlar din adamlarına gösterdikleri saygıyı gazilere göstermezler.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Kübra Ç?

Kübra Ç?

@kedilikitapsever

"Hatırlarsan gözlerine hiç bakmadım. Aşık olmaktan korkmaya başlayan bir erkeğin sırrıdır o."
Doğrusu ben de onun gözlerini hatırlamıyordum.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 7 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Yaprak Fırtınası
O yaprak fırtınasından artakalan süprüntülere sabırsız olmaları öğretilmiş, ne geçmişe ne de geleceğe inanmaları belletilmişti. İçinde bulundukları günü yaşamaları, doymak bilmez iştahlarını günü gününe gidermeleri öğretilmişti.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Yaprak Fırtınası
Kendi işini kendi yapmayı hiç kimse sizin kadar sevemez. Kapıya menteşe çakarken gördüm sizi, oysa sizin yerinize bu işi yapacak bir sürü adamınız var. Bu sizin hoşunuza gidiyor. Bence elinizde bir alet edavat kutusuyla nerede tamir edilecek bir parça var diye evin içinde dolaşmak size mutluluk veriyor. Menteşeleri bozacak birine teşekkür edebilecek birisiniz siz. Ona teşekkür edersiniz, çünkü mutlu olmak için elinize bir fırsat vermiştir.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

İnanın ben tanrıtanımaz değilim, albayım. Olan şu ki Tanrı’nın var olduğunu düşünmek, var olmadığını düşünmek kadar rahatsız ediyor beni. Bu yüzden bunu hiç düşünmemeyi yeğliyorum.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Yaprak Fırtınası
Erkeklerin çoğunun ağırbaşlı ve metodik olmaya başladıkları bir yaşta edinilmiş gizli ve utanılacak bir kötü alışkanlığın unsurlarıymış gibi herkesin gözünden uzak bir yerde, odasındaki hasırın altında sakladığı küçük cila kutusuyla fırçayı düşündükçe duygulanıyordum. Aslında geç kalmış kısır bir yeniyetmeliği yaşamaktaydı, hayallerini ya da düş kırıklıklarını anlatabileceği bir dostu olmasına yetecek kadar genç olmadan, giysilerini her gece elinin kenarıyla düzleştirerek bir delikanlı gibi giyinmeye hevesleniyordu.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
Ergün Çil

Ergün Çil

@erguncil

Odasında kahredici, çıldırtıcı bir ısrarla dolaştığı duyuluyordu, sanki bütün geceler boyunca bir zamanlar olduğu kişinin hayaletini alıyordu odasına, sonra her ikisi de, yani geçmişteki adamla şimdiki zamanda adam, sessiz bir mücadeleye girişiyorlar, geçmişteki kendisi, o öfkeli yalnızlığını, o kırılmaz güven duygusunu, o inatçı bencilliklerini savunurken, şimdiki kendisi, eski halinden kendini kurtarma yolundaki korkunç ve değiştirilmez iradesini savunmaya koyuluyordu. Gün ışıyana kadar odanın içinde oradan oraya dolaştığını duyuyordum, ta ki sonunda kendi yorgunluğu o görünmez hasmının gücünü tüketene kadar.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 4 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
eyvallah

eyvallah

@eyvallah

Odayı gözden geçirdiğimde yatağın içinde bir ayakkabının unutulmuş olduğunu görüyorum. Elimde o ayakkabıyla adamlarıma yeniden işaret yapıyorum, onlar da kasabanın son dönemecinde gözden kaybolmakta olan trenin düdüğünü çaldığı aynı anda tabutun kapağını yeniden kaldırıyorlar. "Saat iki buçuk," diye düşünüyorum. 12 Eylül 1928 günü saat iki buçuk; bu adamın ilk kez soframıza oturup yemek olarak ot istediği 1903 yılının o günündeki hemen hemen aynı saat. Adelaida o zaman ona şöyle sormuştu:"Ne tür ot, doktor?"O da genizden gelen sesiyle geviş getirir gibi ağır ağır konuşarak, "Bildiğimiz ot, hanımefendi. Hani şu eşeklerin yediğinden," demişti.
Can Yayınları, 11. Baskı, 30. Sayfa.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
eyvallah

eyvallah

@eyvallah

Odayı gözden geçirdiğimde yatağın içinde bir ayakkabının unutulmuş olduğunu görüyorum. Elimde o ayakkabıyla adamlarıma yeniden işaret yapıyorum, onlar da kasabanın son dönemecinde gözden kaybolmakta olan trenin düdüğünü çaldığı aynı anda tabutun kapağını yeniden kaldırıyorlar. "Saat iki buçuk," diye düşünüyorum. 12 Eylül 1928 günü saat iki buçuk; bu adamın ilk kez soframıza oturup yemek olarak ot istediği 1903 yılının o günündeki hemen hemen aynı saat. Adelaida o zaman ona şöyle sormuştu:"Ne tür ot, doktor?"O da genizden gelen sesiyle geviş getirir gibi ağır ağır konuşarak, "Bildiğimiz ot, hanımefendi. Hani şu eşeklerin yediğinden," demişti.
Can Yayınları, 11. Baskı, 30. Sayfa.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Tuğba

Tuğba

@tugbab

Hüzün dolu sessiz bir tebessümdü bu, hani gerçek bir duygunun sonucu değilmiş, sanki onu bir çekmecenin içinde saklıyormuş da ancak zorunlu olduğu anlarda çıkarıyormuş ama sanki tebessümün az kullanılması yüzünden onu normal şekilde kullanmayı unutmuş da hiç benimsemeden kullanıyormuş gibiydi.
ataç ikon Yaprak Fırtınası
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum