up
ara

Deli Kadın Hikayeleri

Deli Kadın Hikayeleri Konusu ve Özeti

Deli Kadın Hikayeleri
Deli Kadın Hikayeleri kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750821073
Sayfa: 176 sayfa
"Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış..."Mine Söğüt'ten Unutulmayacak Delilik HikâyeleriBeş Sevim Apartmanı -- Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz'ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle karşımızda."...kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri kendini de çok seviyor demektir... kendini ve deliliğini" diyen yazar, Deli Kadın Hikâyeleri kitabında, aklın kıyısında gezinen, kadınlıklarını bir lanet gibi sırtlarında taşıyan, hepsi "kaybetmeye" yazgılı, içe işleyen yalnızlıklarıyla kalp burkan hayatları, varoluş kâbuslarını anlatıyor. Kitapta ayrıca, Bahadır Baruter'in bu hikâyelerin izlenimleriyle yaptığı on resmi de yer alıyor. Kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik hikâyesi...
iremşanti

iremşanti

@iremsanti

Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım.
Sizi saçlarının ve ayaklarının ucu arasında olup biten şeylerden ibaret,
doğurmaya mahkum,
çocuklarını kaybetmekle mühürlü,
yalnız, yapayalnız bir kalabalıkta dolaştıracağım.
İçlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların delirerek bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım.
O pencerelerden tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım.

Bu satırlarla başlamış kitaba; kalemini zehire, kana, cinnete, ölüme ve hayata aynı lezzetle batıran Mine Söğüt.
Ve kitabı; "Delirerek ölenlere" ithaf ederek başlamış okuyanların önce kalbinde sonra da vicdanlarında uzun süre yer edinecek unutulmaz yirmibir delilik hikayesini anlatmaya.

Yazar; delirmeyi, delirerek ölmeyi, kadının o cinnet anına gelene kadar yaşadığı ruhsal değişimi,kadının doğduğu an sırtına yüklenip yaşadığı müddetçe sırtında taşımak zorunda olduğu; " kadınlığın utanç çuvalı"nın ne kadar ağır olup bu toplumda yaşayan her kadının bu yük altında nasıl ezildiğini çarpıcı olduğu kadar naifte olan kalemiyle toplum tablomuza nakış gibi işlemiş.

Kitaptaki her hikayeyi okuduktan sonra soluklanma ihtiyacı hissedip, okuduğunu önce içselleştirip sonra da sindirmeye çalışıyorsun.

Kitap boyunca hakim olacağını sandığım dramatizm hiçbir satırda yoktu yazar kitap boyunca şiirsel bir anlatım kullanmış.
Verdiği tüm mesajları şiirsel anlatımla vermiş okuyucuya ,ki en iyisini yapmış, uzun süre okuyucunun zihninden silinmeyecek hikayeler çıkmış ortaya.

Kitaptaki tüm öykülerde yalnızlığın oluşturduğu atmosfer hakim öyle ki bazı hikayelerin içinde yer alan çocuklar ve erkeklerde yapayalnız.
Tacizi, tecavüzü,ensesti, sevdiklerini kaybetmenin dayanılmaz acısını, toplumsal dışlanmayı, cinsiyet ayrımcılığını ve daha birçok acıyı yaşayan kadınlarımız...
Bu kitabı okuyan herkesin şapkasını önüne alıp düşünmesi gereken sorunlar bunlar.

Benim okuduğum ilk Mine Söğüt kitabıydı ama kesinlikle son olmayacak...

Okumayanlara mutlaka OKUMALISINIZ deyip, okuyacaklara da FARKINDALIK OLUŞTURABİLECEKLERİ OKUMALAR diliyorum.
0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Gözlemlediklerinden “olumsuz” olanları, sivri olduğu kadar akıcı diliyle anlatabilen Mine Söğüt’ten; ortak yönleri çektikleri “acı” olan kadınların yaşamlarını anlatan kısa öyküler kitabı Deli Kadın Hikayeleri. Adı ürkütücü gelse de bence okunması gereken bir kitap.

Kimi öyküde evi konuşturmuş, masasıyla, sandalyesiyle, penceresiyle, kapısıyla, evi. Her nesnenin bir dili olduğunu ve kendince konuştuğunu, duymak için sadece dikkatlice dinlemek gerektiğini öyle güzel anlatmış ki, insanın yanıbaşındaki eşyalar dile geliyor, sohbet etmeye başlıyor üzerlerine sinen tüm yaşanmışlıklarıyla.

Sessizliğin çığlığını; duyduğu, hissettiği kadar yazmış Mine Söğüt. Okurken Yazar’ın iç dünyasında keşif yolculuğuna çıkıyor insan. Satırların kendi iç dünyasıyla buluşması bu yolculuğu her okur için özel kılıyor.

Kimi zaman şuurlu olmaya çağırırken kimi zaman yaşamı sorgulamaya davet ediyor. Kimi zaman insanın farklı yaşlardaki hallerini renklerle tanımlayarak, bazıları için geçmişi, bazıları için geçmişi, şimdiyi ve geleceği sorgulatıyor. Kimi zaman bir çocuğun ağzından anlatıyor annesinin öyküsünü. Anlatırken de o çocuğun masumiyetini, çaresizliğini ve duygularını derinden hissediyor insan.

Dışlanan insanların iç dünyaları ancak bu kadar dokunaklı anlatılabilirdi. Görünmez bir el tarafından dışında bırakıldıkları toplumun içinde olmayı hayal bile edemeyen, yürekleri “acı”yan, diğeri ya da diğerleri tarafından defalarca incitilerek ruhları eskiyen ve bu yüzden iç dünyaları belki de hiç önceki haline hiç dönemeyecek olan KADINLAR, KADINLARIMIZ...Bu kitabı herkese tavsiye ediyorum. Okunmayı hak eden, bol bol düşündüren, sorgulatan dolu dolu bir kitap. Öyle ki hangi cümlelerle anlatsam, nasıl ifade etmeye çalışsam da anlatamayacağım özellikte bu eser.
EK 1
Teşekkürler @seyyah73. 08.04.19
2 yorum
Ömer Aydemir. (@seyyah73)
Kitap hakkındaki düşüncelerimi değerlendirip bu kitabın hakkını verdiğin için teşekkür bir yana; yazarın o naif dokunuşunu hissedip bunu bize de gösterdiğin için ayrıca teşekkür ederim. Evet kitap kadın öyküleri müziği içinden çıkmayan kadınların, yaslı ve fakat umutlu kadınların öyküleri.
09.04.19 beğen 1 cevap
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek

Mine Söğüt'ün Deli Kadın Hikayeleri kitabındaki öyküler öncesi ya da sonrasında sizi karşılayan resimleri eşi Bahadır Baruter'e(resimler çok ürkütücüydü) ait. 21 öykü yer alıyor eserde. Öyküler bitince resimlere takılıp kaldım her bie resme. Çünkü ürktüğüm bu resimler aslında toplumda olup dilden dökülmeyen acı ve utançlara ait bence. Hepsi birbirinden ilginç ve mesaj yüklü resimler sanırım beni en çok etkileyen onlar oldu.

Yazılan öykülerin her birinde bir yalnızlık sözkonusu.Baş karakterler kadın olsa da arada erkekler ve çocukların da hikayeleri var ve tüm bu kişilerde yanlızlık ana tema olmuş. Bunun yanısıra kadınlığı,cinsiyeti,tacizi, tecavüzü, ensesti,bunalımları,ruhsal çöküntüleri,kadını deliliğe götüren ya da intiharın eşiğine sürükleyen durumları anlatırken okuyucusunu da kitabın içine çekiyor ve uçurumun kenarlarında gezdiriyor.

Dikkatimi çwken bir diğer yön ise kitabın içerisinde anlatılan öykülerde hiç kadın iamine rastlamamam. Sanırım bununda bie amacı var. O öykülerde yaşanılanlar her kadının başına gelebilecek, belki de gelmiş olaylar. Sağınızdan solunuzdan geçen herhangi bir kadın bu durumların tam ortasında olmuş olabilir ve toplum yüzünden bunları içinde yaşayabilir. Bu durum değilmidir zaten kadını olduğundan farklı bir haleti ruhiye içine sokan şey.

Bazı noktaları beni rahatsız etti.kişisel bir durumdue bu, kalemi, tarzı değil inanç noktasındaki isyanı sanırım kalben beni yordu. Fakat bu sizi etkilemesin. Soradışı öyküleri seviyorsanız eğer muhakkak okuyun. Ama bir solukta değil. Yavaş yavaş vermek istediği mesajın idrakine vararak okuyun... Keyıflı okumalar
0 yorum
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Uzun süredir okuduğum en naif kitaplardan biriydi. 21 kadın öyküsünden oluşan bu kitap beni benden aldı. Bütün öyküler toplum sayesinde kadınlara yazdırılmış sanki. Yaşadığımız toplum içindeki kadın olmanın en zor en çetrefilli yollarını anlatmış yazar. Birinci öyküye bayıldım mesela:

“Ah doktocuğum o şarkıyı alırken içimden dikkat et çok güzel bir cümle vardır, o düşmesin…”

Kadın olmak zor bu toplumda doğru ama biraz da kendimize bakmak gerekiyor. Bu toplum erkek egemen bir topluluk olsa da tek erkeklerin yaşadığı bir oluşum değil. Kadınların kadınlara öğretisi de bu doğrultuda:

“Şehri avucumun içine alsam, elimde bir bez, her yanını ovalayıp parlatsam. Şehir tehditten arınır mı? Binbir çeşit kadınlık hali yepyeni bir kadere kavuşur mu?”

Kitapta tüm kadınlar deliriyor doğrusu. Ya da zaten delilerde yeniden depreşiyor tüm bulgular.

“-Deli olduğunun farkında mı? Bunu bilebilir misiniz?
-Evet, farkında.
-Deliliğinden kurtulmaya çalışmamış mı hiç? İyileşmeye…
-Hayır, o çok sevmiş deliliğini.
-Nereden anladınız bunu?
-Bir zamanlar yatağının durduğu yerin tavanına takılı kancalardan. Kendini öldürme fikrini bu kadar çok seven biri, kendini de çok seviyor demektir. Kendini ve deliliğini.”

Kitap çok karamsar olsa da gerçek bir kesit sunuyor bize; yaşanan her gün yaşanan ve fakat görmezden gelinen tüm gerçek. Keyifle, hüzünle, öfkeyle okudum. Bu duyguları yaşatttığı içinde yazara çok teşekkür ettim doğrusu.
5 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Güzel bie kitaba benziyor, inceleme de güzel olmuş, teşekkürler,
13.11.17 beğen 2 cevap
TC Ömür Durak

TC Ömür Durak

@tcomurdurak

#kitapyorum

DELİ KADIN HİKAYELERİ
Mine Söğüt
Yapı Kredi Yayınları
176 sayfa

Mine Söğüt'ün YKY'den çıkan, resimleri eşi Bahadır Baruter'e(resimler çok ürkütücüydü) ait 21 öyküden oluşan Deli Kadın Hikayeleri kitabını bitirdim.

Kitapta 21 tane öykü yer alıyor.Gerçek hikayelerden esinlenilerek yazılmış.Hikayeler kadınların ağzından anlatılıyor.Yazarın okuduğum ilk kitabıydı.Dilini gayet sade,anlaşılır fakat bir o kadar da derin buldum.

Yazılan öykülerin her birinde bir yalnızlık sözkonusu.Baş karakterler kadın olsa da arada erkekler ve çocukların da hikayeleri var ve tüm bu kişilerde yanlızlık ana tema olmuş.
Bunun yanısıra,kadınlığı,cinsiyeti,tacizi, tecavüzü, ensesti,bunalımları,ruhsal çöküntüleri,kadını deliliğe götüren ya da intiharın eşiğine getiren durumları anlatırken okuyucusunu da kitabın içine alıyor ve uçurumun kenarlarında gezdiriyor.

Sıradışı öyküler okumayı seviyorsanız bu kitabı sizlere tavsiye ederim.

"Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım.
Sizi saçlarının ve ayaklarının ucu arasında olup biten şeylerden ibaret,
Doğurmaya mahkum,
Çocuklarını kaybetmekle mühürlü,
Yalnız, yapayalnız bir kalabalıkta dolaştıracağım.
İçlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların
Delirerek bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım.
O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım. "
0 yorum

Deli Kadın Hikayeleri - S41

Kokuların dilini anlıyorsunuz demek... Peki, evin içindeki koku ne diyor şimdi?
Emrullah Ö. tarafından eklenmiştir.
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez

Gelecekle ilgili güzel hayaller kurmak insanı iyileştirir.
2 yorum
GöKhanN64 (@gkntgn64)
Hayallerde olmasa napardık.
08.04.19 beğen 1 cevap
Yunus Genç (@yunusgenc)
Artık hayal kurmuyorum. Ne zaman hayal kursam hayellerimin hep tersi yönünde gelişmeler oluyor.
08.04.19 beğen cevap
Mihrimah Özlem K

Mihrimah Özlem K

@mihrimahozlemk

“Yemek yapmayı, evi toplamayı, sizi anlamayı öğrenemedim. Benden ne istediğinizi öğrenemedim. Beni sevip sevmediğinizi hiç bilemedim. Sadece kendime çiçeklerden çaylar demledim ve sizi seyrettim.”
0 yorum
Lueur Fleur

Lueur Fleur

@soila

içlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların, delirerek bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım.
o pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım.
0 yorum
Didem Özkan

Didem Özkan

@didemozkans

Aşk için bir rüyaya yat, dedi falcı.
O gece hiç uyumadım.
0 yorum
okuyankoala

okuyankoala

@burcuskmn

' Hani derler ya insan ölürken hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş, yok çocuğum, yalan. Ben ölüyorum ve hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden falan geçmeyecek. Hissediyorum. Ben unutmak istiyorum doktorcuğum. Eskiden olan her şeyi unutmak. İnsan ölürken geçmişi hatırlarsa çok üzülür değil mi? İnsan ölürken kendi kendini niye üzsün ki! Je veux seulement oublier... Ah doktorcuğum o şarkıyı alırken içimden dikkat et çok güzel bir cümle vardır, o düşmesin: Vie qui veut me tuer, beni öldürmek isteyen hayat, c'est magnifique, muhteşemdir. Çocuğum hayat gerçekten muhteşemdir. Şarkılar da muhteşemdir ama hayat onlardan daha muhteşemdir. Hayat bu kadar muhteşem olmasaydı çocuğum, o şarkıları söyleyecek, o şarkıları melodi melodi ezberleyecek şevki nasıl bulabilirdik, değil mi ya! ' ( sayfa 20 )
0 yorum
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
ruken al

ruken al

@rukenal

 paylaşım fotoğrafı
İçindeki resimlerden fazlasıyla etkileneceğim:) geceleri kabus olarak gelirler kesin
2 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Mine Söğüt ile biraz sohbet etme imkanım olmuştu. Kitaplarindan yola çikarak biraz gizemli, biraz soğuk hatta biraz antipatik biri olacağını düşünmüştüm ama tam tersi marjinal görüntüsünün altında sıcacık, sevgi dolu bir insan gördüm ben..
29.06.19 beğen 1 cevap
Tuba YILDIZ

Tuba YILDIZ

@tubayildizz

 paylaşım fotoğrafı
Tam da böyle değil mi?
0 yorum
okuyankoala

okuyankoala

@burcuskmn

' Hani derler ya insan ölürken hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş, yok çocuğum, yalan. Ben ölüyorum ve hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden falan geçmeyecek. Hissediyorum. Ben unutmak istiyorum doktorcuğum. Eskiden olan her şeyi unutmak. İnsa ölürken geçmişi hatırlarsa çok üzülür değil mi? İnsan ölürken kendi kendini niye üzsün ki! '
1 yorum
SHADOWMAN (@melankolikruhum)
Gelinlik giymeden ışığı görmeden
Bebeğimden önce vazgeçtim dünyadan
Kaderi yenmeden utandım kendimden
Daha sevilmeden vazgeçtim dünyadan
08.03.19 beğen 1 cevap
Hatiç🍀

Hatiç🍀

@hatic

 paylaşım fotoğrafı
Benim için koca bir zaman kaybından başka hiçbir şey değil... Yazar hangi kafayla yazmış doğrusu çok merak ediyorum...
0 yorum
Canan

Canan

@cnnhni

 paylaşım fotoğrafı
Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım.
Sizi saçlarının ve ayaklarının ucu arasında olup biten şeylerden ibaret,
doğurmaya mahkum,
çocuklarını kaybetmekle mühürlü,
yalnız, yapayalnız bir kalabalıkta dolaştıracağım.
İçlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların
delirerek bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım.
O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağim.
1 yorum
lelalpkos (@lelalpkos)
Fazlasıyla rahatsız edici bir yazı
13.02.19 beğen 1 cevap