up
ara

Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı Sözleri ve Alıntıları

Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Mesela bölgedeki Müslümanların kendilerini neden Doğu’nun ortasında görmeleri gerektiğini düşündük mü hiç? Yani biz kalkıp İngiltere’ye Uzak Batı, Almanya’ya Orta Batı diyor muyuz hiç? İyi de neden onlar bizi Ortadoğu, Yakındoğu, Uzakdoğu gibi kavram hapishanelerine tıkıştırdıklarında gardiyanlık yapmaktan pek bir memnun oluyoruz, sesimiz soluğumuz çıkmıyor? Üstelik de bu görevimizden pek bir mutlu oluyoruz.” (S. 298)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Bazılarına göre sekülerizasyon teorisi, felsefi anlamda Şeytan’ın eseriydi. Şeytan, Tanrı’nın olmadığı bir dünyanın ilhamını vermişti; Tanrı olmayınca kendisi de olmayacaktı ortalıkta. Ancak Şeytan’ın, en büyük çalımı da burada ortaya çıktı. Zira insanların dünyasında Tanrı merkezi yerini kaybedince Şeytan da en büyük başarısını yakalayacak ve kendi izini kaybettirecekti. Olmadığına inandıracaktı insanları. Var olduğunun bilinmesinden daha etkili bir sahne sağlayacaktı bu durum. Gerçek olmadığına inananlar kendisine karşı daha savunmasız kalacaklar ve böylelikle krallığını kurabilmek için daha müsait bir ortam ağlayabilecekti.” (S. 271)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Dinlerin en parlağı olan Muhammed’in dini müstesna, hemen bütün dinler bu şekilde (halkı kandırmaya yönelik kurnaz insanların faaliyeti şeklinde) kurulmuştur; evet Muhammed’in dini en parlak dindir; çünkü dikkat ederseniz görürsünüz ki, mevcudiyetini zaferlere borçlu olan bu din doğduğu günden beri tanrı tarafından korunmaktadır.
Bundan başka Müslüman dini, aradan bin ikiyiz yıl geçtiği halde hala kurucusu zamanındakinin aynıdır. Bizzat Muhammed tarafından yazılan yasalar bugün değerlerinden hiçbir şey kaybetmemişlerdir. Kuran adındaki kitaba Türkiye’de olduğu kadar İran’da, Hindistan’da olduğu kadar da Afrika’da saygı gösterilmektedir; her yerde harfi harfine onun sözlerine uyarlar; Müslümanlar arasında yalnız Ali ile Ömer’in veraseti (hilafeti) üzerinde anlaşmazlık vardır. Hristiyanlık ise her bakımdan İsa’nın dininden farklıdır.” (S. 261) Voltaire'e ait.
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Mantık şöyle kuruluyor: Bilim adamları yanılır ama bilim yanılmaz. Bu da bir efsane işte. Bilim adamlarından bağımsız Bilim diye bir varlık yoktur ki! Futbolcusuz takım neyse, bilim adamı olmayan bilim de odur.” (S. 218)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Filanca bilim adamı şu konuda şu şu şartlar altında yaptıkları araştırmalar sonucunda şöyle bir sonuca ulaşmışlardır ifadesi daha bilimsel bir ifadeyken, Bilim şu konuda hükmünü vermiştir’e dönünce iş, artık bilimin ihtiyatlı olması gereken dilini bırakıp dini bir ifade biçimine bürünmüş olur. Yoksa Kuran’ın bu konudaki hükmü şudur ifadesiyle Bilimin hükmü şudur ifadesi arasındaki söylem benzerliği, bilimin dinin alanına tecavüz ettiğini mi gösteriyor?” (S. 214)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Bir odada siyah olan başka insanlarla, siyah olduğunu bilmek için, birlikte oturmaya ihtiyacım yok –bu birlik anlamına gelmez. Birliğin bir amacı olmalıdır, eğer yoksa politika konuşmuyoruz demektir… İnsanlar şunu anlamalıdır ki, bir insan yalnızca kadın olduğu ya da siyah olduğu için, o ve ben aynı politikalara inanmak zorunda değiliz. Birbirimizi, kim olduğumuz bağlamında değil, birbirimiz için ne yaptığımız bağlamında tartmaya çalışmalıyız.” (S. 196)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Feministlerin yüz yüze gelmelerinin mukadder olduğu en ciddi problem, erkeklerle eşit mi yoksa farklı mı olduklarına karar verememeleridir.” (S. 194)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Şerif Mardin’in bir yazsında vurguladığı gibi Batı insanının ruhunun derinliklerine işlemiş bulunan şeytan korkusu, bizim için efektler düzeyinde şaşırtıcı bir fantastik dünyadan ibaret kalmış, bir türlü iç dünyamızın derinliğine nüfuz edememiştir.” (S. 110)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Beyinlerimiz ilköğretim sıralarından itibaren keşifler, icatlar, Rönesans, Reform, Aydınlanma, Bilimsel Devrim, Sanayi Devrimi gibi bir sürü takoz bilgiyle tıka basa doldurulmuş durumdadır. Bir kere o yaşlarda bu bilgileri almaya başlayınca, kafanız ikiye bölünüyor. Bir siz varsınız ki hiç iç açıcı bir durumunuz yok. Bir de Batı var ki, dünya ona hayran, o da kendisine.” (S. 105)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Rönesans yıllarında Avrupalı aydınlar ele gelir neleri varsa bunları Müslümanlardan aldıklarını pekâlâ biliyor ve aslında Müslümanlar karşısında içine düştükleri ağır kompleksten kurtulabilmek için onların haricinde bir tutamak arıyorlardı da ondan.” (S. 63) Çünkü Müslüman mirasını itiraf etmek batının hazmedebileceği bir şey değildi ve yüzyılımızda bunu hala başarabilmiş değiller. Ayrıca devamında yazar şunu ekliyor; “Yunan mucizesi diye bilinen malum uygarlığı kuranlar, bildiğimiz Yunanlılar değil, siyah derili Afrikalılardı, yani Fenikeliler ve Mısırlılar!” (S. 64)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Türkiye’de zannedilir ki, Avrupa ülkelerinde demokrasi, halka altın bir tepside sunulmuştur. Yine zannedilir ki, genel oy hakkı, yani erişkin yaşa gelmiş bütün vatandaşların seçmen olarak oylarını serbestçe kullanabilmeleri hakkı, Avrupa ülkelerinde Rönesans ve Aydınlanma’yla başlamış ve ondan sonra da aynıyla, hatta gelişerek kesintisiz bir çizgide sürüp gitmiştir. Yine zannedilir ki, demokrasi, taraflar arasında başlangıçta varılan bir uzlaşma ve sözleşmeden sonra sarsılmaz bir şekilde yerleşmiştir Batı toplumlarına.


Oysa tarihin aynasına baktığımızda Avrupa’da demokrasi, aristokrasiyle burjuvazinin, burjuvaziyle işçi sınıfının, Katoliklerle Protestanların vs. birbirlerine karşı kanlı dayatmalarının, katliamların, kitlesel kıyımların, kanlı devrimlerin, diktatörlüklerin, isyanların sosyal hayatın çeperlerini çatlatacak raddeye kadar zorlamasıyla kazanılmış hakların toplamı olarak çıkar karşımıza.” (S. 56)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Evet, çünkü Avrupa’ya özgü gelişmelerin (Aydınlanma, Roma, Yunan, Yahudi-Hristiyan mirası, Rönesans hümanizmi ve bireyselcilik, sivil haklar ve demokrasi…) büyük ölçüde bu coğrafyada ortaya çıktıkları ve serpildikleri ortada. Peki, bu temellerin ne kadarı Avrupa’ya özgüdür? Diye düşününce, karşımıza çıkan manzara şu oluyor: Hristiyanlık da Yahudilik de, Yunanlılık da, aslında bugün Avrupa diye bildiğimiz coğrafyanın mahsulleri değil. Akdeniz’in doğusundan gelip Avrupa’da vatan tutmuş ve bugünkü filizlenmesini burada başarmıştır her üç temel aktör de.” (S. 32)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Yani bir yandan bir Doğu kurgusu imal ederken, öbür yandan bunun negatif simetriği olan bir Batı kurgusu imal etmektedir ki, bu anlamda Doğu, Batı-olmayan, Batı da Doğu-olmayan ne varsa bütün unsurları bünyelerinde toplayan saf ve özcü varlıklar halinde kristalize edilmektedir.” (S. 29)
“Biraz deşerseniz ortak muhayyilemizi, onun aslında bir toprak parçası, yani coğrafi bir anlamdan çok, bir türlü sahip olamadığımız herzeyi temsil eden ideal ve özlem, daha doğrusu arzu nesnesi olarak anlaşıldığını fark ederiz.” (S. 31)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Burada Bizans’ı Batı’nın Osmanlı’yı Doğu’nun temsilcisi olarak değerlendirmenin yanıltıcılığını bir kere daha görmüş oluyoruz. Şurası giderek açıklık kazanıyor ki, Bizans, bizim bugün bizim ona verdiğimiz anlamda Avrupalı değildi. Hatta uzun yüzyıllar boyunca Katolik âlemi tarafından Doğulu olarak görüldü, öyle muamelede bulunuldu kendisine.” (S. 28)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“300 milyonluk nüfusuyla Avrupa bir kıta sayılacaksa, o zaman 1,5 milyarlık nüfusu ve aşağı yukarı Avrupa’nın yüzölçümüne denk topraklarıyla Hindistan neden bir kıta olmasın? Bunun objektif, Avrupa zihin kıtası haricinde sahih bir geçerliliği olduğundan söz edilebilir mi?” (S. 27)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Avrupa şimdiye kadar hep yönetim ve ulus-devlet düzeyinde ele alındı. İnsan yoktu bu resmin içinde. Sosyal teori denilen alan bile, bir toplum teorisini üretmekten aciz kalmış, daha ziyade kurumsal süreçler ve siyaset tarzları incelenmiş ama insanların kendi dünyalarını kültürel olarak inşa etme biçimlerine eğilinmemiştir.” (S. 25)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Doğu-Batı, Avrupa-İslam, şimdilerde Batı-İslam çatışması şeklinde vaz ettiğimiz söylemsel düzen, tekrarlana tekrarlana öyle bir Frankestein’a dönüşüyor ki, sonuçta, bunlar bir realiteyi ifade eden kavramlar olmak yerine, nerdeyse realitenin yerini alıyor” (S. 23)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Doğu ne, Batı ne? Bir buçuk asırdır tartışıp durduğumuz bu iki dünya gerçekten böylesine simetrik karşıtlar şeklinde konumlandırılmak için hangi şahadetnamelerle çıkıp gelirler önümüze? Kimler onlara Sen Doğu’sun, Sen Batı’sın dedi? Avrupalılaşma diye başladığımız serüvenin adı gün geldi Garplılaşma oldu, sonra Batılılaşma, Modernleşme, şimdi de Küreselleşme. Yine de bütün bu terimleri tek bir çuvala koyup hepsinin etiketlerinin üzerine yeni etiketler yapıştırmak suretiyle meseleyi halledivereceğimizi zannetmek bir başka kolaycılık olmaz mı?” (S. 22)
0 yorum
Ahmet ÖZAYSIN

Ahmet ÖZAYSIN

@ahmetozaysin

“Alışmışız modern olanı Batı’yla, geleneksel olanı da Doğu ve İslam’la özdeşleştirmeye…” (S. 16).
0 yorum