up
ara

İnce Memed - 1

İnce Memed - 1 Konusu ve Özeti

İnce Memed - 1
İnce Memed - 1 kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yazar:
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları
ISBN: 9789750807145
Sayfa: 436 sayfa
Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle 'içinde başkaldırma kurduysa doğmuş' bir insanın, 'mecbur adam'ın romanı.

Abdi Ağa'nın zulmüyle köyünü terk etmek zorunda kalan Memed, Ağa'nın yeğeniyle evlendirilmek üzere olan Hatçe'yi kaçırır. Abdi Ağa'yı yaralayan, yeğenini de öldüren Memed eşkıya Deli Durdu'ya katılır, ancak kıyıcılığına katlanamadığı Deli Durdu'dan iki arkadaşıyla birlikte ayrılır. Memed, sıradan bir köy çocuğuyken, zulmedenler için eşkıyaya, köylüler içinse bir kurtarıcıya dönüşür.

"Bir yaşam biçimini bir halkın portresi olarak böylesine veren bu romandan daha iyisi yazılamazdı."
- The New York Times Book Review, (A.B.D.)

"Şaşırtıcı, orijinal bir kitap."
- Sunday Times, (İngiltere)

"Epik boyutlara ulaşan ve muhteşem bir sona ulaşmak için hız kazanan öyküye kendinizi kaptırıyorsunuz."
- Sunday Times, (İngiltere)

'Yaşar Kemal, şaşılacak ölçüde yaratıcı'
-The Booksell, (İngiltere)

'Yaşar Kemal, karakterlerini unutulmaz, seçkin ve gerçek hayattan daha da gerçekçi kılan detay zenginliği ile Rus Edebiyatının kalitesine ulaşıyor.'
-Sunday Telegraph, (İngiltere)
lila

lila

@nenuphar

“Duvarın dibinde resmim aldılar Ak kâğıt üstünde tanıyın beni”
En son okuduğum Vedat Türkali’ye ait kitaptaki “İnsan alçaklığına çarpmayan kitaplar, bilgiler, ne denli çekici görünürse görünsün yapma çiçek!” cümlesinin gerçekliği ve gerekliliği insan alçaklığının tarih boyunca sürdüğü, bu alçaklıkları durdurma zorunluluğunun insani bir sorumluluk olması noktasında ortaya çıkıyor. Bu sorumluluğu duyumsayan yazarlar da sevgisiz yapma çiçekler değil sevgiyle büyütülmüş gerçek çiçekler üretmişlerdir. Bu çiçeklerden biri de Yaşar Kemal’in umudun, direncin, insan sevgisinin çiçeği olan İnce Memed’idir. Yaşar Kemal İnce Memed’le hem insan alçaklığının acımasızlığını, yok ediciliğini, eziciliğini, sevgisizliğini, merhametsizliğini, bencilliğini öyle derinden duyumsatmış hem de bu alçaklığa başkaldırarak yok eden İnce Memed’in destansı anlatısıyla tüm ezilen insanlara bir umut ışığı yakmıştır.

Romanda olaylar Toroslar, Çukurova köylerinde geçiyor. 1900’lü yıllarda Osmanlı bu bölgede yaşayan göçebe aşiretlerin yerleşik düzene geçmeleri için onlara toprak verir. Bu toprakların zamanla değerlenir ve zenginler köylüleri gerek kandırarak gerek dağlardaki eşkıyaları kullanarak zorla toprakları ele geçirmeye çalışırlar. Bu kavgada eşkıyalar birbirlerini, köylüleri öldürürler ve ağaların toprakları büyür.

Bu ağalardan birinin oğlu olan Abdi Ağa’nın köylüye yapmadığı alçaklık kalmamıştır. Beş köyü vardır ve topraksız kalan köylüler onun tarlalarında çalışır emeklerinin karşılıklarını alamazlar ağa onlara mahsülün çok azını verir. Köylüler kışın ortasında aç kalırlar ağanın kapısına gidip erzak almak zorunda kalırlar. Ağa onları kapısında beslediği bir köpek gibi görür, bu yüzden köylülerin yaşamları üzerinde de söz sahibidir. Kendi isteği doğrultusunda onları evlendirir, açlığa mahkûm edebilir, dövebilir. Hatta öyle ki köylü ağanın kendilerini dövmesini en hafif ceza olarak görüp buna rıza gösterebilmektedir. “Herkes bilirdi ki, köylülerden biri bir kabahat işlediğinde Abdi Ağa onu dövmezse çok büyük bir kötülük yapacaktır ona. O adam ömrünün sonuna kadar, işlediği suçun cezasını çekecektir. Eğer döverse unutulur giderdi suç. Abdi Ağaya karşı suç işlediklerini sanan köylüler gelir onun önüne otururlar, dayak yiyinceye kadar önünden kalkmazlardı.” s. 1414 Köylüler öyle çaresiz, muhtaç bırakılıp sindirilmiştir ki böylesine zulmü, aşağılanmayı kanıksamışlardır.

Abdi Ağa en çok da çocukluğundan beri babası ölmüş hayatta sadece annesi olan İnce Memed’e eziyet etmektedir. Daha küçücük bir çocukken onu çakırdikenlikte yalınayak çift koşturur, acımasıza döverdi öyle ki günlerce yataktan kalkamazdı. Sonunda İnce Memed dayağın, çocukların dövülmediği yere gitmek için köyden kaçar. Bu dayağa, ağaya karşı ilk başkaldırıdır. Cezası o kış ana oğulun acımasızca açlığa mahkûm edilmesidir, bir nevi ölüme terk edilmeleridir bu kısmı beni oldukça üzmüştür.

Delikanlı olduğunda bir gün arkadaşıyla ağadan gizli gittiği kasaba yolunda Ahmet Çavuş ve kaldıkları handa Hasan Onbaşı’yla karşılaşması ve aralarında geçen konuşmalar İnce Memed’i daha sonra yaşayacağı olaylardaki tutumunun belirleyicisi olur. Kasabada ağaların olmadığını öğrenmesi onu çok şaşırtmıştır ağanın da kendisi gibi bir insan eşit konumda olduğunu düşünmüştür.

“Memed’e olan olmuştu. Gözlerine uyku girmiyordu. Düşüncelere kaptırmıştı kendini. Düşünceler kafasına akın ediyordu. Düşünüyordu artık. Dünya kafasında büyümüştü. Dünyanın genişliğini düşünüyordu. Değirmenoluk bir nokta gibi kalmıştı gözünde. O kocaman Abdi Ağa, karınca gibi kalmıştı gözünde. Belki de ilk olarak doğru dürüst düşünüyordu. Aşk ile şevk ile düşünüyordu. Kin duyuyordu artık. Kendi gözünde kendisi büyümüştü. Kendini de insan saymaya başladı. Yatakta bir taraftan bir tarafa dönerken söylendi. “Abdi Ağa da insan biz de…” s. 80

İnce Memed’in Hatçe’yle beraber düşledikleri yaşama ağanın gölgesinin düşmesi İnce Memed’e yazarın tanımıyla mecbur adam olmaktan başka bir yol bırakmaz. Dağlara çıkar eşkıya olur ama o köylünün yanındadır, kendi insanca yaşam mücadelesi köylülerin hakları için mücadeleye dönüşür.

İnce Memed yayınlandığında çok beğenilir, satılır. Birçok ünlü yazarın jüri üyeliğini yaptığı yarışmada ödül alır, 40’tan fazla dile çevrilir. Filmi yapılmak istenir komünizm propagandası yapıyor diye izin verilmez ancak yıllar sonra 1984’te yazarın filmi Çukurova’da çekilmesini istemesine karşın izin verilmediği için Yugoslavya’da çekilir. Türkiye’de korsan olarak izlenebilir. Böylesine korkulan bir romandır İnce Memed oysa Yaşar Kemal romanın basım aşamasında da eşkıya övgüsü diyerek eleştiren arkadaşına da bu romanın ne komünizm ne de eşkıya övgüsü bir başkaldırı şiiri olduğunu söylemiştir.

İçinden geldiği halkını, yurdunu iyi tanıyan, kültür birikimi ve gözlem yeteneğine sahip olan Yaşar Kemal romanında bunu dil, mekân, kurgu, doğa, mekan betimlemeleriyle, yarattığı karakterlerle okuyucuya yansıtmıştır. Bunu yüreğindeki insan sevgisini, aydınlığa, umuda, zulme direnci, yaşamdan yana oluşunu katarak yapması onu ve eserini ölümsüzleştirmiştir.

Doğa, Yaşar Kemal’in romanlarında önemli bir unsurdur, bir söyleşideki sözleri yazarın doğayla ilgili bakış açısını açıklamaktadır. “Her doğa parçasının bir kişiliği vardır. Hiçbir insanın birbirine benzemediği gibi, hiçbir doğa parçası da ötekine benzemiyor. Bu benim çocukluğumdan bu yana bildiğim bir gerçek. Birkaç yıl önce de UNESCO'nun dergisinde bir bilim adamının bir yazısını okudum. Bilim adamı yazısında, hiçbir doğa parçası birbirine benzemiyor, diyordu.

Yıllar önce ben de öyle yazmıştım. Bir daldaki hiçbir yaprağın, bir çimendeki hiç bir çimenin birinin birbirine benzemediğini epeyce yazmıştım. Ben de bu yaşa geldim, birbirine benzeyen hiçbir şeye rast gelmedim. Yalnız, insan birbirine benzer bir şeyler yapabiliyor. Bu da insanın yaratıcılığı mı acaba? Okuyucularım belki anımsarlar. Dergideki yazısında bilim adamı da diyordu ki, kar tanelerinin en küçük parçası olan parçalardan yüzlercesini aldım, mikroskobun altına koydum, hepsi de altı köşeliydi, hiçbiri de birbirine benzemiyordu. Bence bu çok şaşılacak bir şeydir. Öyleyse doğa niye bir roman karakteri olmasın.”

İnce Memed’in ilk bölümü doğa betimlemesi vardır hatta bir yayıncı basmak için ilk bölümü çıkarmasını söyler ama yazar bundan ödün vermez. Bu bölümün son satırlarını okuduğunuzda bir an üzerinizde bir bakış hissedersiniz bu kayalıkların ardında durup uzaklara bakan ala geyiktir.

Bu başkaldırı şiirini benim daha önce yaptığım gibi sayfa sayısı fazla diye okumaya cesaret edemiyorsanız şunu söyleyeyim ben bir solukta okudum. İnce Memed’i tanımayı ertelemeyin.
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi
4 yorum
Mehmet (@yoldas)
Bir eser okuyucuya ne verebilir sorusunun cevabını vermişsin dostum yorumunla. Bir burjuva devrimi olan Cumhuriyetle ezen ve ezilen maalesef ki sadece kılıf değiştirdi; ağa'nın adı oldu patron, marabanın adı oldu işçi. Gerici köleler oldu modern köleler. Ama ben o zamanların insanı anlayabiliyorum, bugün bu insanları anlamak oldukça güç. Kendi sınıfsal çıkarlarına sırt dönüp egemenlerin fikirleriyle şekillenen, kraldan çok kralcı olan yığınlar, bugünlerin ince Memedlerine ağalardan ( patronlardan ) daha çok saldırıyor olmasını anlayamıyorum. Burjuvazi, İnce Memedleri ve destekçilerini nasıl ki komünistler ve sevicileri diye toplumda itibarşızlaştırlaştırılmaya çalışıyorsa günümüzde bu dil bir zaman anarşistler, bir zaman teröristler demekten geri durmaz. Ve her zaman olduğu gibi dönemin kolluk güçlerinin neyse burayı devam ettirmeyeyim, " terör sevici " falan filan oluruz! Üretiklerinin kölesi olmayı kabuk etmeyen ince Memedlere ve yoldaşlarına ve bu uğurda bedel ödeyen onurlu insanlara bin selam olsun o vakit.
25.04.19 beğen 3 cevap
Vera (@payiz)
Yaşar Kemal'i çok sevdiğim halde kitabın sayfa sayısından dolayı çekinen ben sanırım artık gözümü korkutmuyor emeğinize sağlık çok iyi bir inceleme çıkmış ortaya :)
25.04.19 beğen 2 cevap
Yaşar Kemal, Anadolu halkının, yaşamını, kültürünü, geleneklerini, dilini, sefaletini, cehaletini, umutsuzluğunu, acılarını iyi tanıyan bir yazardır. Hemen hemen bütün eserlerinde Anadolu halkının yaşamından bir kesit bulursunuz. O yüzdendir ki Anadolu halkının yaşamı, bazen destansı, bazen şiirsel, yalın ve duru bir dille can bulur eserlerinde. Buram buram Anadolu kokar. Kültürel emperyalizmin teslim alamadığı bir kalemdir. Yaşar Kemal bir söyleşide şöyle der; halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. Ben etle kemik nasıl birbirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. Yaşar Kemal'i, Yaşar Kemal yapanda bu olsa gerek. Defalarca yargılanmasına, hapis yatmasına, susturulmaya çalışılmasına rağmen halkın acılarını anlatmaktan asla vazgeçmemiştir. Yaşar Kemal'in kökleri bağlıdır Anadoluya. Acılarla yoğrulmuştur, düzenin acımasızlığını ince ince işlemiştir yüreğine, mapushaneden beslenmiştir ve biriktirdiklerini eserlerinde yaşatmıştır.

SPOİLER İÇERİR

İnsanlık tarihi ezen - ezilen, sömüren - sömürülenlerin tarihidir.
İlkel Komünizmden köleliğe, kölelikten feodalizme, feodalizmden kapitalizme kadar bu hep böyle olmuştur. Marx diyor ya; '' Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımlarının tarihidir. '' Evet bu savaşta dönemin sömürü çarkında sömürenlerin safında yer alıp yalakalık yapanlar olsa da tarih İnce Memed' leri de yaratmıştır.
Toprağı zorla, hileyle, kaba kuvvetle elinden alınmış, kendi topraklarında ırgatlık yapan üretiği ekinin yarısından çoğunu ağalara vermek zorunda kalan bir halk vardır. Ve bu halkın içinde bir çocuk. Henüz on bir yaşında. Çalıştığı tarlarda, geçtiği yollarda çakırdikeni canına değdiği zaman oturup ağlayan, acımasız Abdi ağanın canı istedikçe öldüresiye dövdüğü, yüreği en küçük çıtırtıda irkilen, korkudan dizlerinin bağı çözülen, ceylan ürkekliğinde masum tertemiz bir çocuk. İlk isyanı Abdi ağanın köyünden kaçmak olmuştur. Hayal dünyasındaki tertemiz yerlere... '' İşte onun köyüne gidiyorum. Dursun bana dedi ki... Bizim köyde, dedi, çocukları dövmezler. Çocukları çifte salmazlar. Bizim köyün tarlalarında, dedi, çakırdikeni bitmez. Ben, oraya gidiyorum işte. '' diyen bir çocuğun musumiyetidir İnce Memed. İşte bu çocuk vurur kendi dağlara. '' Bir kedinin, köpeğin, uçan kuşun, neyin üstüne bu kadar varırsan birincisinde korkar, ikincisinde... Üçüncüsünde canını dişine takar kaplan kesilir... Parçalar seni. İnsanların üstüne bu kadar varmamalı. '' ince Memed kaplan kesilmiştir. On sekiz yaşında bir delikanlı olmuştur. Köylünün umudu, ağaların korkusu. İsyan etmiş başkaldırmıştır. Ağalığın, düzenin, kanunların acımasızlığına karşı direnişin destansı simgesi olmuştur. Köylü bağrına basmıştır. Dağlar saklamıştır, kuşlar küme küme ucuşup yoldaşı olmuştur. Bu yol sarptır, engebelidir, çiyani hayini çoktur. Bu yolda yoldaşların da vardır. Topal Ali vardır iz sürer, Sevdalın Hatçe vardır kahpe bir kurşunla ölen, Anan vardır Abdi ağanın zulmüyle hayata gözlerini kapayan, Süleyman emmi vardır koynunda saklayan, Recep Çavuş vardır kanayan yarasına yenik düşüp de ölü veren, Cabbar vardır yüreği ağzında...


İnce Memed'in yeri bende çok farklıdır. İlk okuyuşumda 19 - 20 yaşlarındaydım. Hayatınızdaki ilk kahraman kimdir diye sorulsa tereddütsüz İnce Memed derim. Abdi ağa, eşkiya Deli Durdu, Ali Safa Bey ise bir o kadar nefret ettiğim insanlar olmuştur. Onların acımasızlığı, gözü doymazlığı, ahlaksızlığı, ezici güçleri, kaypaklıkları, sınırları zorlayan vicdansızlıkları, yalanları, talanları...
Ama bu onların yanına kalmaz. '' İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.'' İnce Memed'in de yüreğine değmişlerdir. Diyor ya şair; '' el ayak buz kesmiş yürek cehennem,'' Memed'in yüreği cehennemdir. Bastırılması mümkün olmayan bir intikam ateşi kuşatmıştır Memedi. Sevdasını, acısını, öfkesini kurşun yapmış zulmün üstüne yağdırmıştır. Sonra toplamıştır köyün yaşlılarını meydana ve haykırmıştır; '' abdi Ağa yok artık. Elinizdeki öküzler sizindir. Ortakçılık, mortakçılık yok.Tarlalar da sizindir. Ekin ekebildiğiniz kadar. Ben dağda oldukça, bu böyle sürüp gidecek. '' Herkesin kazandığı herkesin olacak...

Okurken zaman zaman tebessüm ettim. Buruk bir tebessümdü. Sözün bittiği an dediğim yerler oldu, sustum, kalakaldım. Düğümlendi boğazımda kelimeler, öfke duydum evet evet en çok da öfke duydum, öyle bir öfke ki bu küfürler yağdırdım. Kitabı fırlattım bir kenara, yaktım bir sigara daldım gittim, dağlara. Anam diğer odadan fırladı geldi hayırdır oğlum niye küfür ediyorsun ne oldu diye. Abdi ağa dedim, Deli durdu dedim sustum. Ben susunca anamda sustu. Gözlerinde bir ışık yüzünde bir gerginlik ve bir tek kelime dökülüverdi; İnce Memed dedi...
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
7 yorum
lila (@nenuphar)
İnce Memed serisini hep merak etmeme rağmen okumaya cesaret edememişimdir. İçtenlikle yazdığın incelemeni okuyunca İnce Memed’in uğradığı zulüm karşısında verdiği onurlu mücadeleyi okumak gerekli ertelememeliyim diye düşündüm. Yaşar Kemal’in hem edebi yönünü hem de toplumsal duyarlılığı nedeniyle ödediği bedelleri anlattığın bölüm de oldukça bilgilendirici. Kalemine, yüreğine sağlık.
07.09.18 beğen 4 cevap
bilent doğan (@bilentdogan)
Eline sağlık güzel yazmışsın.ben sizlere yaşar kenalin üçlüsünü önermek istiyorum,bu üçlüde yaşar kemalin ortaya koyduğu eser gerçekten harikadır.Türkiye de cehaletinde asıl kaynağı olan,üst tabakada olan dini anlayışın,köylü sınıfında veya kasabada ki sıradan halkın dini anlayışıyla çok farklıdır. Bu alt tabakadaki insanlar islamiyet öncesi dini inançlarını tamamen terk etmeyip zaman içerisinde islam anlayışı ile harmanlamışlar.tek tanrılı bir dini temsilen islamı tamamen kendi gelenek,görenekleriyle,kendi doğadan kopuk olmayan üretim biçimine,araçlarına uygun bir farklı islam anlayışı ortaya çıkarmışlar.orta direkte meryemce bunu çok güzel anlatıyor köylünün kafasındaki tanrı’nın,allahın bir resmini bize veriyor.meryemce tanrı’dan bir dileği,isteği,yakarışı olduğu zaman,önce onu kendi kafasında yüceltip methiyeler dizdikten sonra duasına geçiyor burda tanrıyı tarif ederken sırma saçlı kara gözlü güzel allahım der.bazen kızdığıda oluyor,allaha sitem ediyor çokmu zor şunu şuraya kıymak gibi.oğluna beddua ederken bir süre sonra beddua dan vaz geçiyor sonra allaha eğer aklın yoklarsan ben te zamanında sana söylemiştim ben kızınca alime bunları söylüyorum sen dediklerini unut alime yardım et.meryemcenin oğlu uzun ali tanrı,alahı çağırdığında aslan allahım der,aslan derken onun heybetini anlatmak istiyor.işte bir akademik çalışma gerektiren bu meseleyi yaşar kemal üçlü eserinde çok net ortaya koyuyor.akademisyenlerin yapmaları gereken bir çalışmayı akademisyenler yapmayınca,bu yükü yaşar kemal üstleniyor.ve ince memedi çok çok aşan,bir eser ortaya çıkartıyor,bu eserde köylü ile üst tabaka arasındaki dini farklılığı,anlayışı,siyaseti,işçi sınıfını,sıradan günlük hayatı, aileyi,feodal anlayışı çok güzel işlemiş.ince memet karakter’le ortaya konmuş bir eser. Bu üçlüde beli bir karekter yok olaylar var,olay kendi karaktetini yaratıyor.yani bu eser türkiyede edebiyat alanında yeni bir dil,yeni anlayış,bakış açısı olarak.türkiyeninde asıl sorunuda ortaya koyuyor.her kesin bu üçlüyü okumasını isterim,(yaşar kemalden ortadirek,yer demir gök bakır ve ölmez otu üçlü eser)
07.09.18 beğen 5 cevap
Bahar Dağdaş

Bahar Dağdaş

@baharburak - İzmir

İnce Memed bir eşkıya. Ağalık düzenine baş kaldırmış. Abdi ağayı, Kel Hamzayı, Ali Sefa Beyi öldürmüş. Diğer ağaları sıra bana geldi korkusu uyutmuyor. Çukurova'nın tüm jandarmaları onun peşinde. Yetmiyor Maraş yöresinden yüzbaşılar takibine çıkıyor.
Kasaba, yüzbaşıdan savcıya, yargıçtan kaymakama, öğretmeninden tüm ağalarına kadar bil tekmil tüm güç sahibi olanlar toplantı üstüne toplantı yapıyor İnce Memed’in ölümü üstüne. Aman Ankara duymadan bu eşkıya ortadan kaldırılmalı. Yılanın başı küçükken ezilmeli... Olmuyor, genç cumhuriyetimize bir tehdittir diye Ankara’ya gizliden gizliye telgraflar çekiliyor. O da olmadı hileye başvuruluyor. Akça saza sahip olmuş, Anavarza ovasının büyük bir kısmını elinde tutan Talip Bey öldürülünce fırsat bu fırsat deyip İnce Memed’in üstüne atılıyor. Onu seven halk ondan desteğini çeksin diye sorguda döve döve öldürdükleri adamları da ince Memed kasabayı basıyor, zavallı insanları katlediyor diyerek yine onun üstüne atıyorlar.
Evet, ağalar ne kadar İnce Memede düşmansa onların zulmü altında inleyen halk da o kadar dost ona. Yaralarını tedavi ediyorlar, evlerinde yatırıyorlar. Azığını, cephaneliğini veriyorlar. Öldüğünde üstüne ağıt yakıyorlar. Yok, ölen o değilmiş dediklerinde ise düğün dernek yapıyorlar.
Efsunlu İnce Memed bir ermiş. Bir kahraman. Ağaların korkulu rüyası. Köylünün kurtuluş sevdası…
Tüm ağalara karşı onu bağrına basan köylünün içinden de Tazı Tahsinler, Felek siz Fazıllar eksik olmuyor tabi. Gün geliyor dağdaki taş bile ona ihanet ediyor. O öldü diye düğün dernek yapıyor. Gün geliyor geceye bir ışık yağıyor. Ak libaslar giymiş binlerce kadın onu Mahmut Ağanın esaretinden kurtarıyor.
Mahmut Ağa: insanı atına çiğneten adam. Bir sözüyle köyleri boşaltan adam. Mahmut ağa, İnce Memed’i büyütüyorlar diye diğer ağalara kızıyor. Gider onu kulağından tutar size getirim, diyor. Mahmut Ağa namına nam katsın diye İnce Memed’i yakalayıp kasabaya getirmeyi kafasına koymuş, düşüyor yola. Gece gündüz demeden onu arıyor.
Ve Kasabaya İnce Memed yakalanmış diye haber geliyor. Önce bir sevinç dalgası yayılıyor tüm kasabanın üstüne. O sevinç dalgasının içinde Faruk Yüzbaşının yüzü gergin. Ben dururken İnce Memed’i Mahmut Ağa nasıl yakalar, diyor. Onu bir kahraman gibi karşılamamak için askerini alıp bir bahaneyle kasabadan çıkıyor. Sonra diğer ağalar ayılıyor. Sevinçleri buruk. Onu Mahmut Ağa yakalayacağına keşke dağlarda kalsaydı, diyorlar. Bundan sonra Mahmut, Arif Saim Beyin( Adana mebusu) Ankara'nın gözünde milli kahraman olur diye telaşlanıyorlar. Mahmut Ağa Ankara'nın gözünde kahraman olmadan çözümü buluyor ağalar. İnce Memed’in Abdi Ağayı öldürdüğünü kim görmüş ki? Onun Kel Hamzayı, Ali Safa Bey’i öldürdüğünü gözüyle gören var mı? Talip Beyi de çocukları öldürmedi mi? Muhtar Kenan'ı da Kertiş Ali onbaşının döve döve öldürdüğünü herkes biliyor… Delil yoksa kimse İnce Memed’i mahkum edemez…
İnce Memed’den gelen haberlere göre ağaların tavrı anında değişiyor. Ama İnce Memed’in ağalara karşı olan isyanı dinmiyor. Bir gece vakti gelip dikeliyor Mahmut Ağanın başına. “ Beni tanıdın mı Mahmut Ağa, benim adım İnce Memed.” diyor. Ve filin tasından çıkan kurşunların yelinden duvardaki lamba sönüyor…
İnce Memed serisinin üçüncü kitabı özetle böyle.
Ağalar beyler istedikleri zaman İnce Memed’i bir eşkıya, istedikleri zamansa masum biri yapabiliyorlar. Onların iyi dediğine kimse kötü; kötü dediklerine de kimse iyi diyemiyor…
Yaşar kemal otuz iki yılını vererek yazdığı bu destanda Cumhuriyet Türkiye’sinin ilk yıllarını anlatıyor. O yıllardaki düzenin işleyişini adeta kayıt altına alıyor. Ve o dönemden günümüze neredeyse bir asır geçiyor. Geçen bunca süreden sonra Cumhuriyet Türkiye’sinde ne değişti soruyorum şimdi…
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
0 yorum
Nur

Nur

@bibliophilenur - Erzurum

Ölümü alnıma aldım! Şurada tam yüreğimin ortasında bir yangın var. Oyuyorlar gibi yüreğimi. Gitmeliyim. Dayanamam gayri..."

📎Yaşar Kemal kimdir ?🌼
Gerçek adı Kemal Sadık Gökçeli'dir.
Küçük yasindan itibaren edebiyata ilgisi olmuştur .
Doğaya , insana ve topluma karşı ilgi duymus ve bunlar eserlerinin temelini oluşturmuştur. Van-Ercişli'dir. 1. Dünya Savaşı yıllarında ailesiyle sırasıyla Diyarbakır, Urfa ve Antep’e gitmişler , son olarak Adana’ya yerleşmişler. Yaşar Kemal ilkokula gitmeden önce “Aşık Kemal” mahlasıyla halk şiirlerine imza atmıştır ama annesinin engellemesi sonucu saz çalmayı tam anlamıyla başaramamıştır .
İlk şiiri "Seyhan" 1939 da Adana Halkevi Dergisi'nde yayımlanmıştır.
Irgat katipliği, memurluk, ırgatlık, inşaat denetçiliği, öğretmen vekilliği ve arzuhalcilik gibi farklı işlerde çalışmıştır. Hayatın zorlukları ile olgunlaşan bir insan olmuş ve eserlerinde toplumun acılarını ve kendi zorlu hayatını yansıtmıştır.
İlk kitabı 'Ağıtlar'.
İlk uzun hikayesi "Pis Hikaye "
İnce Memed eseri dünya çapında ses getiren bir eser olmuştur .

📎Cumhuriyet gazetesinde dizi olarak yayımlanan yazılarında oluşan eser, 40’tan fazla dile çevrilmiştir. Yazarın 1955 yılında yazdığı ilk romanıdır . 4 seriden oluşmaktadır . Dünya çapında ilgi görmüş ve 1984 yılında İngiliz aktör ve yazar Peter Ustinov tarafından Memed My Hawk (Şahinim Memed) adıyla sinemaya uyarlanmıştır.  Kitabın konusuna gelecek olursak , Cumhuriyet'in ilk yıllarında köylünün ağalar tarafından nasıl sömürüldüğü ele alınmıştır . Çukurova bölgesinde ağalarin halka yaptığı baskı ve zulümden dolayı ve hukumetin de bunu gormemesinden dolayı halk bir kurtarıcı bekler . Bu kurtarıcı da ağaya baş kaldıran İnce Memed olur . Baskıya maruz kalanlar ve mecbur bırakılanlar ağaya karşı gelemez ,her şeye boyun eğerler . Cumhuriyetin ilk yillarinda köylü , ağa ve yöneticilerin çatışmasını içeren bir romandır .
Mutlaka okumanız dileğiyle 🌼
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi
0 yorum
Betül Zeyrek

Betül Zeyrek

@betulzeyrek - İzmir

Otuz iki yıllık bir zaman diliminde yazılan İnce Memed dörtlüsü düzene başkaldıran Memed'in ve insan ilişkileri, doğası ve renkleriyle Çukurova'nın öyküsüdür. Yaşar Kemal'in söyleyişiyle 'içinde başkaldırma kurduysa doğmuş' bir insanın, 'mecbur adam'ın romanı.

Sanırım bu paragraf bile anlatmaya yetiyor kitabı. tüm kitaplarında olduğu gibi İnce Memed 1 kitabında da var olan bir düzene ayak kaldırmasını anlatan güzel bir eser. var olan düzene ya mecburiyetten ya da etrafında bulunduğun kesimin durumundan dolayı karşı gelir insan. Her bir yerinde kahraman bir eşkiyaya dönüşen İnce Memed'in aslında sıradan bir halkın sesi olduğunu anlıyorsunuz. şahit oluyorsunuz. Taşra hayatının sesi....

Betimlemelerin mükemmelliği sizi etkiliyor aslında. bu kadar güzel ve samimi betimleme ile karşılaşınca İnce Memed oluyor Abdi Ağa'ya baş kaldırıyor, Süleyman Emmi oluyor evinizin kapısını açıyorsunuz, babacan bir tavır sergiliyor ve sahip çıkıyorsunuz bir çocuğun baş kaldırışına.
bazen çakırdikeni olan tarlada çift sürüyorsunuzx ve ayağınızda o dikenliğin acısını hissediyor, bazen oluyor torosların o gece ayazı sizi üşütüp, sarı sıcağı sizi yakıyor...
ilk Mustafa olr da İnce Memed ile kasabaya gider ve orada kimsenin kimseye mahsülünü vermek zorunda olmadığını ve herkesin malının kendine ait olduğunu, ağa diye bir kavramın olmadığını öğreniyor ve kendi içinizde bunun muhasebesini yapıyorsunuz....
ve bir gün sevdiğinizi alan Ağayı karşınıza alıyor ve ağasız yerlerde var Hatce diyorsunuz da elinden tutup kaçıyorsunuz...
aslında siz İnce Memed oluyorsunuz, o da siz oluyor.... dahasınız anlatmaya gerek yok bence....

Halkı sömüren,diktatör Abdi Ağalar hep vardı ve var olmaya devam edecekler. belki mahsülün dörtte üçünü almayacaklar ama sizi sömürmeye devam edecekler. Onlara karşı içimizdeki İnce Memedleri susturmamalıyız... Hiç tereddüt etmeden okuyabilirsiniz ve hatta okumalısınız diyorum ben. daha ilk kitapta böyle hissetmeye başlıyorsunuz....
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi
4 yorum
Gülşah Sönmez (@gulsahsonmez)
Güzel inceleme, emeğinize sağlık. Ben de okudum bu seriyi. Güzel ifade etmişsiniz. Bu incelemeyi herkes okumalı diye düşündüğümden, yorum yapmak istedim.
04.05.19 beğen 2 cevap
cino (@cino)
👍👍 harika inceleme için teşekkürler 🤗
04.05.19 beğen 1 cevap

İnce Memed - 1 - S41

Sabah oluyor, yataktan kalkıyor. Her bir yanı kırık. Ölgün ölgün... Keçilerini önüne katıyor. Keçiler dağılıyor. Her biri bir tarafa gidiyor. Umurunda değil. Baktığı yok.......
Misafir tarafından eklenmiştir.
Kuş

Kuş

@kus

"Bana bak kardaş," dedi, "İnsanların üstüne çok varmamalı. Öldürmeli, dövmeli, ama üstlerine çok varmamalı. Donsuz, çırılçıplak, köyüne, evine girmesi bir adama ölümden zor gelir. İşte bunu yapmamalı. İnsanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli. Ben Abdi Ağadan biliyorum. Yoksa... Korkmalı insanların bu tarafından. Aşağı görmemeli insanları..."
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 yorum
bodrum yelkeni (@bodrumyelkeni)
Okuduğunuz bütün kitapları unutun. İnce Memed kıtap değil...Kitap diye kendi yüreğinizi elinize alırsınız.
23.02.19 beğen 1 cevap
sevgi güçlü (@sevgiguclu)
Dün okuduğum cümleler benim de dikkatimi çekmişti. Gerçekten İnce Memed kitaptan çok öte.Keşke daha önce okusaymışım.
24.02.19 beğen 1 cevap
Nyx (@erebus)
Bam teline basmak nedir açıkla ve uyar bakalım insanları. Güzel alıntı bir daha okuma isteği uyandırdı içimde.
24.02.19 beğen 1 cevap
Merve 🗡

Merve 🗡

@mtrv - Baguio

" Kanun kağıtlarda kaldı. Böyle yaz... "
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

Görüş sahası ne kadar dar olursa olsun, insan muhayyilesi geniştir. Değirmenoluk köyünden başka hiçbir yere çıkmamış bir insanın bile geniş bir hayal dünyası mevcuttur. Yıldızların ötelerine
kadar uzanabilir. Hiçbir yer bulamazsa Kaf dağının arkasına kadar gider. O da olmazsa, düşlerinde yaşadığı yer başkalaşır. Cennetleşir.
Şimdi, şu anda düşler veryansın ediyordur, uykuların altında. Şu fıkara, şu kahırlı Değirmenoluk köyünde, değişmiş dünyalar
yaşanıyordur.
Memed de düş görüyordu. Hem korkuyor, hem düş görüyordu.
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Merve 🗡

Merve 🗡

@mtrv - Baguio

"Dünyanın bütün kötülüklerine baş kaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir.
Kendi iyiliğine de baş kaldır…"
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
lila

lila

@nenuphar

“Bana bak oğlum Memed ,” dedi. “Burada, senin öyle bildiğin ağalar yok. Bu kasabadaki tarlalar, az çok herkesindir. Tarlasızı da var tabii. Bu dükkanların her birinin sahibi var. Tabii ağaların tarlaları çok. Fıkaraların az. Çok fıkaranın da hiç yok.”

S 79 YKY
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
6 yorum
Bearded Angler (@beardedangler)
Lütfi akad diyor kı:İnce Memed adına değer bir film yapmak.İşte bu imkânsız.O filmi kimseye beğendiremeyeceğimi biliyorum.Adları yaygın olan romanlardan yapılan filmlerin başına gelen hep budur.Herkes romanı okurken kendi filmini yapıyor bir kere,ne yapsam onunki ile çakışmayacak...der. Düşünüyorumda, kaç tane insan vardır? ince memed'in yönetmenliğini yapan... Üstelik gişe kaygısı olmadan... Kaç tane insan vardır? İnce memed'e sadece memed olarak bakan(gören) 😒😒😒
21.01.19 beğen 1 cevap
35
KİTAP
11 Yıldızlı Kitaplar
Bu kitaplara 10 yıldız bile az dediğimiz, 11 yıldızı hak ettiğini düşündüğümüz kitapları bu listede paylaşıyoruz....
293
KİTAP
Filmi Çekilmesi Gereken Kitaplar
Bu kitapların acilen filmi çekilmeli! Kurgusuna bayıldığımız ve sinemada da görmek istediğimiz, senaryolaştırılması mümkün ol...
392
KİTAP
Bir Nefeste Okunan Kitaplar
Elinden düşüremeyeceğin, bir solukta okuyacağın en sürükleyici kitapları bu listede bulabilirsin. Sen de en sürükleyici buldu...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
162
KİTAP
Kütüphanenizde Yer Alması Gereken Hazine Değerindeki Edebiyat Kitapları
Herkesin okuması ve kitaplığında bulundurması gerektiğini düşündüğümüz hazine değerindeki en iyi edebiyat kitaplarını bu list...
Melisaholmes

Melisaholmes

@direncmelisa

 paylaşım fotoğrafı
Hayatımda okuduğum en kaliteli kitaplardan biri :)
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
7 yorum
Melih (@melihh)
Hangi kitap ki acaba o?
08.06.19 beğen cevap
metthamfetamin (@metthamfetamin)
Konuşmak için konuşanlar, okumak için düzen kuranlar ve okuyormuş gibi yapıp 1 dakika sonra kitabı kapatanlarada selam
10.06.19 beğen cevap
Canan

Canan

@cnnhni - Üsküp

#biryaşarkemaldaha#InceMemed# paylaşım fotoğrafı
#biryaşarkemaldaha#InceMemed#
İnce Memedden söz açtığınız için, size, İnce Memed düşüncesi bende nasıl gelişti onu anlatacağım. Biraz uzun olacak ama, siz de, okuyucularımız da kusuruma bakmayın. Ben, uzun yazmakla tanınan, ülkemde de suçlanan bir yazarım bu yüzden. Çünkü benim derdim üzüm yemek, bahçıvanı dövmek değil. Bir gün, eski bir Osmanlı tarihi okuyordum, Sakarya Şeyhi diye bir kişinin macerasına rast geldim. Bu kişi bir Mehdiydi. Mehdi İslamın on ikinci imamı olan Hasan Askerinin oğludur. Mehdinin özellikle Anadolu Alevileri, ölmediğine, hiç de ölmeyeceğine, bir gün dünya bozulduğunda Mehdinin ortaya çıkacağına, kötüleri yenerek dünyayı barışa mutluluğa kavuşturacağına inanırlar. Alevilerin bu inançlarına öteki Müslüman mezhepleri de katılırlar. Bu yüzden, Selçuklu, Osmanlı tarihinde birçok Mehdi zuhur etmiş, Selçuklularla, Osmanlılarla savaşmışlardır. Kimileri o kadar güçlüydüler ki, örneğin 13. yüzyılda baş kaldıran Baba İshak, Selçuklu ordusunu yene yene başkent Konyanın kapısına dayandı. Bizanslılardan kiralık asker alan Selçuklu Sultanı ancak böylelikle Baba İshakın güçlerini yenebildi. Sakarya Şeyhi de bunlardan birisidir. 17. yüzyılın başlarında, o zaman Osmanlı Sultanı olan Murad IV’e karşı savaş açtı. Adı Ahmet olan Sakarya Şeyhi kendisini Mehdi ilan etmiş, baş kaldırmış, Osmanlının iki kere üstüne gönderdiği elli, altmış bin kişilik ordusunu beş bin kişisiyle yenmişti. Bu sırada Bağdadı almak için sefere çıkan Sultan Murad Konyaya gelerek karargahını orada kurdu. Başında büyük bir ordu vardı. Burada, Başkumandan, Veziriazam, “Aman Padişahım, biz bütün orduyu aldık Bağdada gidiyoruz. İstanbulun burnunun dibinde, üstüne iki kere ordu gönderip yenildiğimiz Sakarya Şeyhi, Sakarya dağlarında olduğu gibi duruyor. Biz orada değilken bu Mehdi İstanbulu almaz mı?” Padişah Seraskere buyruk verdi: “Şu Arap atını, şu kılıcı, şu kürkü, şu tuğu al, ben ona üç tuğlu vezirlik ihsan ettim. Beş bin kişilik ordusunu da alsın, gelsin benim orduma katılsın. Mademki, o Mehdidir, Bağdadı aldıktan sonra dünyayı birlikte düzeltelim, barışa, özgürlüğe, eşitliğe kavuşturalım. Sevaptır,” dedi. Serasker, Konyadan Sakarya dağlarına gitti ve Mehdiyi buldu.Tarihçi Sakarya Şeyhini çok güzel çizer. Abanoz gibi kara sakallı, genç, yakışıklı, uzun boylu, güleç yüzlü bir delikanlıydı, der. Serasker, Padişahın isteklerini Şeyhe söyledi. Sakarya Şeyhi: “Kabul edemem,” diye karşılık verir. Serasker: “Şeyhim, biz şimdi yüz binlerce kişilik orduyu aldık Bağdada gidiyoruz. Biliyorsun Padişah da bizimle birlikte geliyor. Biz senin üstüne iki kere binlerce kişilik asker gönderdik. Sen bizi dağlarında yendin. Şimdi, biz seni burada, İstanbulun burnunun dibinde, İstanbul, Padişahsız, askersiz kalmışken böylece bırakamayız. Yüz binlerce kişilik orduyla Konyadan senin üstüne yürüyeceğiz. Bak sana Padişahımız Efendimiz üç tuğlu vezirlik veriyor. Sonunda Sadrazam da olursun, Şeyhülislam da…” “Kabul edemem.” “Biz dönüp seni yakalayacağız. Yasayı bilirsin. Seni yakaladıktan sonra Konyaya götürüp bir eşeğin üstüne seni ters bindirecek, üç gün Konya çarşısında dolaştırarak, aşağılayarak, gözlerini oyarak, mafsallarını kanırarak, derini yüzerek öldüreceğiz.” “Biliyorum, kabul edemem.” “Şeyhim sen deli misin?” “Deli değilim, ben huruç etmeye mecbur bir kişiyim.” Sonra Seraskerin dediği gibi olur, Konya çarşısında Sakarya Şeyhini aşağılayarak öldürürler. Demek ki bu dünyada mecbur olan kişiler var, diye düşündüm gençliğimde. Sonra düşündükçe,okudukça dünyanın Sakarya Şeyhi gibi, baş kaldırmaya mecbur kişilerle dolu olduğunu gördüm. Dünyamızı bu baş kaldırmaya mecbur kişiler yapmış, yapıyordu. Bu baş kaldıran kişiler insanlığın özüydü. Ve dünyayı onlar değiştirerek bu duruma getirmişlerdi. Bundan sonra da onlar dünyamızı değiştirerek, geliştirerek, kötülüklere karşı koya koya ileriye, daha insanca yaşanacak bir dünyaya götüreceklerdi. Üstelik de, her şeylerini, canlarını yitireceklerini, yenilgiyi bile bile savaşıma girecekler, bir de bakmışsınız ki, sonunda bunlar yengiye ulaşmışlar. Çağımızda, günümüzde çok mecbur insan biliyorum. İşi genelleştirirsek insanlık baş kaldırmaya mahkumdur. Mecburlar, insanın içindeki başkaldırının eylemcileridir. İnce Memedde, dört roman boyunca bu baş kaldırmaya mecbur insanın derinine kadar inmek istedim. Birinci kitapta İnce Memed eşkıyalığa rastgele başlamıştır. Ama ona gereksinmesi olan halk onu yakalamış, onu istediği yola çekmiştir. O, ne kadar bilinçsiz de olsa, artık baş kaldırmaya mecbur insan yoluna girmiştir. Eşkıyalığın ne kadar sonuç getirmeyen bir uğraş olduğu düşüncesine varmışsa da, o, artık mecburdur. “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz.” Bir Türk halk türküsünün bir dizesidir. Hiçbir zaman eşkıya dünyaya hükümdar olamamıştır. Yüzyıllarca Türk halkı bu deneyi binlerce kez yaşamıştır. Buna karşın her zaman baş kaldıran insanlar çıkmıştır. Ben İnce Memede başladığımda 24 yaşındaydım. İnce Memed de 21 yaşındaydı. Ben İnce Memedin dördüncü kitabını bitirdiğimde altmışımı geçmiştim. İnce Memed daha 25 yaşında… Yirmi beş yaşından sonra kim bilir ona ne olmuştur, diye ara sıra düşündüğüm de oluyor. Onun hikayesini kendi yaşıma kadar getirebilir miydim, hiç sanmıyorum. İnce Memed bittikten sonra, o, bende de bitmişti. Bir kitap daha yazmak değil, onun üstüne bir cümle bile yazamayacağım bilincine vardım. Bu nasıl oluyor, ben de anlamıyorum. Bu konuşmada da epeyce bilemiyorum, anlamıyorum, diyorum. Kusura bakmayın, şu dünyada anlayamadığım çok şey var...


(Yaşar Kemal kendini anlatiyor kitabindan ,Yasar Kemal'in agzindan Ince Memed in oluşma hikâyesi)
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 yorum
Çizmeli Kedi (@cizmelikedi)
bu ne muhteşem bir yazardır, ince memed ne harikulade bir kitaptır, öykünün geçtiği yer _kadirli_ memleketim_ ne muhteşem bir coğrafyadır. ara ara memleket ziyareti yaparken özellikle giderim yaşar kemalin köyüne, öykünün geçtiği yerlere, nehrin biraz üstünde şimdilerde yıkık dökük bir kalıntı haline bürünen eski kalenin burcunun altında oturup seyrederim ovanın görünen kısmını. ilk kahramanımdır ince memed, ne şanslıyız ki yazılmıştır.
04.03.19 beğen 5 cevap
lila

lila

@nenuphar

Yaşar Kemal Anısına.. (Grup Yorum - İnce Memed)
“Bir türkü duyulur...” S 63

Ağalara isyan edip dağa çıkmış yüreği sevgi dolu yiğidin, İnce Memedin türküsüdür bu.

çakmağı yandıran kavdır
demiri dövdüren tavdır
dayan ince memed
şimdi direnecek çağdır

ince memed toroslar'dan gürledi
buhurcular kulak verip dinledi
onyedi kurşunu yedi ölmedi

dayan ince memed dayan
n'idelim gardaş n'idelim oy
tut elimden ince memed
gidelim dağlar gidelim oy
…………..
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme ekledi.
2 yorum
Mehmet (@yoldas)
Selam olsun diz çökmeyen İnce Memed'lere, Grup Yorum üyelerine. ✌
22.01.19 beğen 1 cevap
 paylaşım fotoğrafı
#yaşar kemal/ ince memed
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
 paylaşım fotoğrafı
"Duvarın dibinde resmim aldılar
Ak kağıt üstünde tanıyın beni..."
ataç ikon İnce Memed - 1
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum