up
ara

Gülün Adı

Il Nome Della Rosa

Gülün Adı Konusu ve Özeti

Gülün Adı
Beş Ahlak Yazısı kitabının da yazarı Umberto Eco tarafından kaleme alınan Gülün Adı kitabı Roman, Dünya Edebiyatı türünde okuyucusu ile buluşuyor. Can Yayınları yayınevinden 1999 yılında 9789755102450 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Gülün Adı isimli kitap 605 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Şadan Karadeniz çevirmiştir. Kitap Okuduğum En Güzel Kitap listesinde de yeralmaktadır. Gülün Adı kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Şadan Karadeniz
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789755102450
Sayfa: 605 sayfa Basım Tarihi: 1999

Gülün Adı Kitabı Hakkında Genel Bilgiler

Gülün Adı, İtalya Bologna Üniversitesinde profesör ve orta çağ uzmanı olan Umberto Eco'nun 1980 yılında yayımlanmış olan ilk romanıdır. Eser, Türkçeye aynı yazarın Foucault Sarkacı adlı kitabını da çeviren Şadan Karadeniz tarafından çevrilmiştir. Romanın her bir bölümü yedişer günlük zaman diliminden oluşmaktadır. Umberto Eco’nun Ortaçağ hakkında sahip olduğu derin bilgileri sayesinde, roman, Ortaçağın tarihi gerçekliklerine ışık tutar niteliktedir.

Gülün Adı, çeşitli gazete ve derneklerin yaptığı anketler sonucunda, “Yüzyılın Yüz Kitabı”, “Tüm Zamanların En İyi 100 Polisiye Kitabı” gibi listelere girmeyi başarmıştır.

Bir çok dile çevrilen Gülün Adı, 1986 yılında Jean-Jacques Annaud tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Roman, konusundan dolayı Hristiyan din adamları ve farklı çevreler tarafından çeşitli tepkilere maruz kalmıştır. Film uyarlaması, eleştirilen konulara fazla değinilmediği için, romana göre daha olumlu tepkiler almıştır.

Gülün Adı Romanının Konusu

Romanın konusu, Ortaçağ’da Vatikan ve İtalya’da yaşanan olaylar, Papa ile İmparator arasında geçen yetki mücadelesi, Hristiyan tarikatlar arasında yaşanan fikir çatışmaları, cinayetler olarak tanımlanabilir.

Gülün Adı Roman Özeti

13. Yüzyıl’da Avrupa’da siyasi karışıklıklar yaşanmaktadır. İmparator ile Papa arasında bir yetki mücadelesi sürmektedir. İmparator, kilisenin halk üzerindeki etkisinden rahatsızlık duymakta ve halkı istediği gibi yönetememektedir. Bir yandan da Hristiyan tarikatlar arasında çatışmalar yaşanmaktadır. Tüm bu sürtüşmelerin ve karışıklığın arasında cinayetler işlenmektedir. Eser, bu cinayetler üzerinden 13. Yüzyıl İtaylası’nın dini ve siyasi yapısını tanımlamaktadır. Frensisken, William ve Adso karakterleri işlenen cinayetleri çözmek için uğraşmaktadır. Önemli rahiplerin tek tek ölmesinin ardından Başrahip, bu durumun başlarına gelen bir lanet olduğunu savunur, ancak William’a göre bu cinayetlerin arkasında büyük bir sır yatmaktadır.
Kenan

Kenan

@enron

Romandan Öte
İtalya'da bir manastırda meydana gelen esrarengiz cinayeti/leri çözmek üzere Baskerville'li William ve onun çömezi Melk'li Adso'nun(anlatıcı) Manastıra gelişiyle başlar roman.(1327)
William'ın Sherlockvari çıkarımlarıyla başlangıç yapılır ve o noktadan itibaren sizi içine çeker.

Her gün yeni bir tarikatın doğduğu, sapkın olarak görülen birinin ya da birilerinin yakıldığı, aforoz edildiği, İsa'ya Tanrı'ya Hristiyanlığa dair sık sık yeni fikirlerin ortaya atıldığı, imparatorlar ile papalar arasında sürtüşmelerin yaşandığı karanlık Orta Çağ Avrupa'sındayız.

Hristiyanlık tarihinin en önemli iki felsefi-dini tarikatı Fransiskenlar ve Dominikenlerdir.
Skolastik düşünceyi sistemleştiren tarikatlar işte bunlardır.
Temelde birbirine benzer olsalar da bazı farklarla ayrılırlar. İsa ve havarilerin nasıl yaşadıkları konusunda fikir ayrılıkları vardır.
Fransiskenlar; İsa ve havarilerinin yoksul olduğunu daha doğrusu mala sahip olmak gibi bir tutkusunun olmadığını ve eşyayı sadece kullandığını savunur, bu yüzden de hristiyanların böyle yaşaması gerektiğini savunurlar.
Dominikenler; İsa ve havarilerinin yoksul olduğunu, böyle yaşanması gerektiğini ancak sahip olmak duygusuna da sahip olduklarını belirtirler.
(Bkz: Erich Fromm - Sahip Olmak ya da Olmak)

Papa XXll. Johannes(İoannes) Dominiken öğretisine yatkındır ve kilise hazinesi o güne kadar ulaşılmamış bir zenginliğe ulaşır onun döneminde.
Papanın ya da kilisenin gücü, Orta Çağ'ın neredeyse tamamında imparatorları, kralları, prensleri etki altına almıştır.
Bu gücü kırmak ve kendi otoritesini güçlendirmek isteyen İmparator Ludwig(lV. Louis) Fransiskenlerin tarafında yer alır(kullanır)
Böylece Kiliseyi ekonomik anlamda güçsüzleştirmek ve etki alanını genişletmek adına mücadele eder.

Bazen basit fiillerin, örneğin "gülme" eyleminin nasıl da önemli bir konu haline getirildiğini ve din çerçevesinde günah olup olmadığı tartışmalarına şahit olacaksınız.
Dini anlayışları şekillendirdiğini göreceksiniz.
(Bugün dahi koca koca adamların, incir çekirdeğini doldurmayan basit tartışmaları nasıl sürdürdüğünü, basit kavramların her şeyin merkeziymiş gibi gördüklerini, zihinlere meşguliyet verdiklerini anımsayacaksınız.)
Bazen "düşünce" sinden dolayı insana nasıl kolayca kıyıldığını okuyacaksınız.
Yer yer Orta Çağ kadın bakışına tanık olacaksınız; kadın, şeytanın arabasıdır gibi ifadelerle.
Ve sıkça göreceksiniz islam bilginlerinin isimlerini, eserlerini, buluşlarını.
Bilim-din çatışması ekseninde fikir savaşları sürecek kitap boyunca.

Burda ve diğer bazı yerlerdeki inceleme ve yorumlarda, hristiyanlık dünyasına ve farklı bir kültüre ait bu kadar bilgi verilmesi gereksiz görülmüş.
Seçtiği sözcüklerle belli birikime sahip olduğunu gösteren kişilerin böyle söylemesi gerçekten garip. Zira hristiyanlık özelinde Avrupa'nın bugünkü gelişmişlik seviyesine hangi kaotik ortamlardan geldiğini az da olsa gösteren bu bilgiler nasıl gereksiz olabilir.
İslam Dünyasının zamanında nasıl bir gelişmişliğe sahip olduğunu, bugün nasıl benzer bir karmaşa içinde olduğunu ve bu yüzden gelişme kaydedemediğini çıkarımını sağlayan bu bilgiler nasıl gereksiz olabilir.
Bu son söylediklerim kitabın anlatısı ya da mesajı değil ancak kitaptan çıkarılabilecek birkaç şey.

Son olarak;

Eser iki parçadır: heyecanlandıran, geren, meraklandıran polisiye kısmı; bilgi dağarcığınızı zenginleştiren dini, bilimsel, felsefi kısmı.
İç içedir.

Kitaba 9,5 puan vermek istedim ama bu mümkün olmadığı için bir kitaba ilk kez 10 vermiş oldum.

736 sayfalık bir tuğla ve o 736 sayfa 7 günlük bir olayı anlatıyor. Ürkütücü gelebilir ama kitaba başladığınızda, zihniminiz 7 günlük bir olayı okuyacağı bilincine vardığında olduğundan daha kısa gelecektir.
Latince ifadeler, deyimler dışında -çokça var- genel olarak akıcı.
İlk 60-70 sayfada betimlemeler bir hayli fazla.
Burada amaç sizi Orta Çağ havasına sokmaktır. Bu kısmı atlatırsanız gerisi gelir.


Hemen al oku diye tavsiye edilecek ya da bodoslama dalınacak bir kitap değil.
Okuyacaklara naçizane birkaç tavsiye:
1) Orta Çağ'a ilginiz var ve iyi kötü bilgi sahibiyseniz hemen başlayın.
2) Orta Çağ'a ilginiz var ama bilgi sahibi değilseniz biraz araştırma yapıp hemen başlayın.
3) Orta Çağ denen zaman diliminden haberiniz yok ve haliyle bilginiz de yok ise bu iki eksikliği giderdikten sonra hemen başlayın.

Keyifli okumalar.
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 10 verdi
13 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Kaleminize sağlık @enron bu kadar güzel yorum yapılabilirdi. Okunacaklar listeme alındı 😊
09.09.18 beğen 1 cevap
tutimucizeguyem (@elas)
Çok detaylı aynı zamanda zengin bir inceleme olmuş.Ben de rafıma ekledim teşekkürler.
09.09.18 beğen 1 cevap
kader.cmln (@naturmort)
Hemen başlayın kısmı bütün tavsiyelerde olduğuna göre ortaya karışık bir şeyler ayarlayıp hemen başlamak şart gibi görünüyor..
09.09.18 beğen 1 cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
Okuduğum Romanların güzel bir incelemesini gördüğüm de mutlu oluyorum. Eco yazdığı eserlerin hakkını veriyor ki bilhassa müslüman alimlerin hakkını yemiyor.
09.09.18 beğen 2 cevap
Cahil Cühelâ (@cahilcuhela)
Kaleminize sağlık okuyacaklar arasına eklendi
09.09.18 beğen 1 cevap
ELİF.🍒 (@julioco)
Kaleminize sağlık düşüncelerinize bolluk. Çok güzel olmuş.
09.09.18 beğen 1 cevap
Yasemin Aslan

Yasemin Aslan

@yaseminaslan251 - İstanbul

İlk olarak "Gülün Adı" kitabı aynı zamanda yazarın kalemiyle ilk tanıştığım kitabıdır .Zor okunan fakat dolu dolu bir kitap .Kitabın ismi ile içeriği bir birinden çok farklı, yazar burada kesinlikle okuru şaşırtmak kitabının adı ile içeriğinde bağlantı kurulmamasını ön görmüş olmalı çünkü durum tamda böyle ,bu durumu sevdim okurken acaba kitabın ismi ile konu nerede ve nasıl bağlanıcak diye sık sık düşündüm ama yokmuş :) kitabın sonunda yazarın açıklaması var bununla ilgili .

“ Adıyla var bir zamanlar gül olan; salt adlar kalır elimizde” bu sözler mi etkili olmuş yazarın kitabın ismini vermesinde acaba ?

Kitabın adı " Suç Manastırı" veya "Melk'li Adso " olmaktan vazgeçilip " Gülün Adı" olma sebebi bence gayet mantıklı aynı zamanda okurun isim ile ilgili çıkarımlar yapmasını engelleyor dedik .Buda akıllıca bir seçim olmuş ;) Dili gayet akıcı olmakla birlikte betimlemeleri çok uzun tutmuş yazar. Latince alıntılar ,kelimeler ,Sözler , bunlar hayli yorucuydu .Açıklamalara dön oku tekrar konuya dön , okuma akışını sekteye uğratıyor biraz :)))

Orta çağda geçen dönem , 1327’de İtalya’daki bir manastırda geçen bir cinayet soruşturması anlatılıyor kitap .Manastır; Aedificium, Ağıl ve Ahırlar, Avlu, Demirhane, Hamam, Kilise, Revir, Toplantı Salonu ve Yatakhaneden oluşan büyük bir yapıdır. (görsele ekledim şemasını )
Manastırın o büyüleyici görüntüsü ve içinde barındırdığı gizemli Aedificium ( kitaplık) akıllıca tasarlanmış büyük bir labirent şeklinde , bir birine açılan odalarla kafalar hayli karışıyor ve buraya girmek yasak sadece Manastır'ın seçilmiş kütüphanecileri ordaki kitaplarla ilgileniyor onlar dışında kimse giremez...Burada çişitli dinlere mesheplere ait el yazmalarıda bulunuyor ama bir kitap varki gizemi son sayfalara kadar korunuyor arapca yazılmış el yazması ,ben o kitabı " kuran-ı Kerim " olduğunu düşünmüştüm .Değil demiyorum okumayanlar için bu sır şimdilik bende kalsın.. ;) yaşanan tüm olaylar sizi kitaba hapsediyor .Bu kitaba
,sadece polisiye roman diyemeyiz çünkü ; ağır felsefe ,din ,siyeset aynı zamanda derin tarih içeriyor kitap .Anlatılanları daha kavrayabilmek için incili, ortaçağ avrupasını, hristiyanlık ve bu dine baglı tarikatleri bilmek gerekiyor.Ben bu konuda yetersizdim lakin kitaptan müthiş keyif aldığım kaçınılmaz bir gerçek :)

Kitapta , baş kahramınız Adso'nun anlatımı eşlik ediyor bize .

Melk Manastırı’nda bir cinayet üzerine görevlendirilen Adso, ve William’ın işlenen gizemli cinayetleri aydınlatmayı hedefler .Adso William’ın hem yazmanı hem de öğrencisi olur. Onunla yaşadıkları hayatının en unutulmaz anlarıdır. Melk Manastırı'nda 7 gün devam eden; Tansökümü, Sabah, Öğle, İkindi, Akşamüzeri, Günbatımı, Akşam olmak üzere; günün 7 zaman dilimini içeren cinayetlerle ve gizlerle dolu öyküsünü bizlere anlatıyor .Okurken kendinizi orta çağa fırlatılmış gibi hissetmeniz gayet normal :)sanırım çenem yine düştü ben katili söylemeden yorumumu bitiriyorum

Okumak isteyenlete şiddetle tavsiyemdir nefis bir kitaptı
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 9 verdi
0 yorum
Semih Oktay

Semih Oktay

@semihoktay - İstanbul

GÜLÜN ADI

Umberto Eco; Çeviren: Şadan Karadeniz; Roman; Can Yayınları; 4.basım; Nisan 1987; 737 Sayfa; (9) (Pazar,9 Ağustos 2009)

Kendimi tebrik ediyorum bu ağır romanı okuduğum için.Türkçeye çeviren Şadan Karadeniz Hanımefendi'yi kutluyor,tebrik ediyor,ellerinden öpüyorum; bu nasıl bir sabırdır ki,,,737 sayfalık bu romanı neredeyse tekrardan yazmış.Yazarımız Umberto Eco'yu ise orta çağ adamları kılığına büründürüp manastır ritüellerine göre allayıp pullayarak İstanbul sokaklarında dolaştırmak lazım; bir yazar yazdıkları hakkında kitabının son sayfasında bu kadar açıklama yapıyorsa benim bu teklifimi de sevinerek kabul etmesi olağandır.Yazar bu romanını çok önemsemiş anladığım kadarıyla,elinden gelse herkese birer GÜLÜN ADI imzalayıp bedava dağıtacakmış gibime geldi.Bunları da alay edeyim diye yazmadığımı ifade edeyim ki bu romana ve Yazar'a hayran olan arkadaşlarım bana alınmasınlar.

Roman,orta çağda,bir manastırda gelişen ölüm olaylarını mercek altına alıyor. Başlangıçtan itibaren orta çağ havasını yaşadığımı söyleyebilirim.Romana dair yorumlarda Yazarımızın da bildirdiği gibi ilk bölümü orta çağdaki bir manastırın atmosferini yaşayabilmemiz için uzun tutulmuş...İlk yüz sayfayı pek ağır okuyabildim. Bu bölümde Eco bize orta çağın bir manastırında bir günün nasıl geçtiğini anlatıyor,yaşatıyor ve orada yaşayanları tanımamızı sağlıyor.Baş kahramanımız Baskerville’li William Birader manastırın başrahibi tarafından cinayetleri çözmekle görevlendiriliyor. Romanın anlatıcısı ise William'ın yardımcısı konumundaki Melk'li Dom Adso adlı bir gençtir.Romanda bildiğimiz bölümler yok.Orta çağın gereklerine uygun olarak saat yerine günlerin zaman dilimleriyle -sabah,öğle,ikindi,,,akşam- ayrılıyor roman bölümleri.Bu da romana daha tarihî bir hava veriyor.

Yerküre tarihin dört büyük bölümünden biri (İlk Çağ,Orta Çağ,Yakın Çağ,Yeni Çağ) olan Orta Çağ'a ait bir romanı okumak benim için bir zevk oldu.Kitabı devrettiğimde kendi kültürümüze ait olan benzer bir roman var mı diye sordum kendi kendime.Varsa da ben bilmiyorum,,,ama varsa Gülün Adı'ndan daha severek okuyacağımı tahmin ediyorum.

(Karşılıklı kitap takası yaptığım çok sevdiğim bir arkadaşım,bu romanı okuduğum sıralarda: Ne okuyorsun bu günlerde? diye sormuştu.Umberto Eco'nun GÜLÜN BÜYÜSÜ adlı romanını okuyorum,demiştim.Arkadaşım bana baktı,baktı,baktı,,, sonra:'GÜLÜN ADI olmasın sakın? ' diye sordu. Yavaşladım (YAVAŞLIK romanında bahsedildiği gibi) ve dondum kaldım bir müddet.Kafamı toparladığımda gülmeye başladım.Ben bir süpermarkette çalışıyorum,,,uğraştığım ürünlerden biri de çamaşır yumuşatıcıları. Dervişin fikri neyse zikri odur, demişler.Çamaşır yumuşatıcılarının kokuları arasında gül kokulu olanlar var ya hani? O ürüne Gülün Büyüsü diyorlar şu süpermarketçiler...Hoşça kalın.)
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 9 verdi
0 yorum
Batuuu

Batuuu

@batuuu - Ankara

Baştan belirtmek gerekir ki romanın tarihsel gerçekçiliği içine yedirilen kurgusal tuzaklara da düşmemek gerek.

Öncelikle romanın iki ana tartışma etrafında şekillendiğini söylemek gerek. Birincisi İsa peygamberin yoksul olup olmadığı, mülkiyete değer verip vermediği konusu. Böyle bir tartışma konusunun mezhep çatışmalarına, kan dökülmesine yol açtığına inanmak oldukça trajikomik görünse de Eco bunu gizeme mahal vermeden açıkça uzun uzun anlatıyor.

İkinci tartışma ise roman boyunca önemi anlaşılmasa da özetle gülmenin dini bir tutum, günah olup olmadığı. İsa peygamber güler miydi, güldürü içeren dinsel metinler faydalı mıdır yoksa kutsallara saygısızlık mıdır vs… Bu konu roman boyunca yer yer işlense de hem kurgu hem de inanç kavramı açısından önemi ancak son kısımda kavranabiliyor.

Romanda Aquinolu Thomas, Ockhamlı William gibi felsefe tarihi için de önemli olan kişilerin yer yer adı geçiyor özlerine çok değinmeksizin.

Ama en önemlisi Aristoteles. Kurgunun düğümlerinin Aristoteles’te çözülüyor olması oldukça ilgi çekici. Gerçekten de Ortaçağ Hristiyan dünyası için çok önemli bir yeri vardır Aristo’nun. Aristo deneye önem vermiş, hakikati göklerde aramaktansa doğada, dünyada aramış çok büyük bir bilim adamı ve tabii filozoftur. Bilime yaptığı katkıların önüne 1800 yıl kadar geçilememiş denmesi abartı olmayacaktır. Dünyanın evrenin merkezi olduğuna, cisimlerin düşüşüne ilişkin fikirlerinin çürütülmesi 16.YY’da ancak gerçekleştirilebilmiş.

Ortaçağ Hristiyan dünyasının bilimi, skolastik düşünce de denen yapı Aristo etrafında gelişir, onu benimser. Belki de sonraki atılım döneminin anahtarı burada gizlidir. Çünkü Aristo’yu da Platon’u da koca bir yunan felsefesini de koruyan ve geliştiren Müslümanlar daha çok Platon’cu öğretilere sarılmıştı. Bu da deneyden çok akla, akıl yoluyla inancı pekiştirmeye neden olmuştu.

Kitaba dönecek olursak, bir yandan büyücülük, cadılıkla suçlanarak komik bir yargısal faaliyetle yakılan insanlar, güce itaat etmediklerinden sapkınlıkla yaftalananlar, dinsel görünüşün altındaki çıkarcılıklar, diğer yandan her şeye rağmen erdemli kalabilen az da olsa temiz ve inançlı insanlar. Ayrıca deccal gibi konuların Hristiyanlıktan geleneksel sünni öğretiye doğrudan alındığı da görülebilmekte.
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 8 verdi
5 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
Bu temiz Türkçemiz ile yazmış olduğun inceleme yazısı için sana teşekkür ediyorum Batu.Puan verecek misin bu romana yoksa puan vermediğinin farkında mısın?
05.11.18 beğen 1 cevap
ruken al (@rukenal)
Güzel kitaptı. Okurken bazen bu hristiyanlar ortaçağda ne saçma şeyler için mücadele etmiş dediğim çok oldu:)
05.11.18 beğen 1 cevap
Ayşe erol

Ayşe erol

@ayseerol - Ankara

Gülün adı
Umberto Eco’nun kalemiyle tanıştığım roman oldu Gülün Adı 1327’de İtalya’daki bir manastırda geçen bir cinayet soruşturması anlatılıyor. Kendinizi dinsel entrikalarının ortasında bulacak, gizemli bir öykünün labirentlerinde din ve bilimin çatışmasını göreceksiniz.

Orta Çağ döneminde geçen roman bir manastırda rahibin ölmesiyle başlıyor. Ölüm nedeninin araştırılması için Baskervilleli William çağırılıyor. Başrahibin bu keşişi çağırmasının nedeni ise eskiden hep bu tür gizemleri aklı ve deneyimleri ile çözebilmesiydi. William manastıra yanında yardımcısı genç Adso ile geldi. Olayı beraber çözeceklerdi. Manastırın en önemli minyatürcülerinden Adelmo adındaki genç keşiş kulenin dibinde ölü olarak bulunmuştu. Ceset çok yukarıdan düşmüş gibi yuvarlanmış ve bir taş onu durdurmuştu. İlginç olan ise düştüğü noktadaki kulenin pencereleri kapalıydı. Bu durum keşişin dikkatini çekti ve olay yerini inceledi. Adelmo’nun intihar ettiği düşüncesi kafasına yerleşti. Diğer günler ise manastırı araştırarak geçirdiler. Burası çok büyük bir yerdi ve şüphelenecek çok insan vardı ve katil tüm o cinayetleri gülme olgusunun günah oluşuna inanması sebebiyle planlamış ve işletmişti.

Kitapta Latince kelime ve alıntı oldukça fazla ve okumayı güçleştirdiği bir gerçek isimlerimi aklımda tutayım latinceyi mi bilemedim:/ Kitabın kurgusu harika bazı tasvirlerin gereğinden fazla uzatılması aksiyonu zaman zaman düşürsede okurken keyif aldım:) tavsiye edermiyim evet ederim ama okumaya başlamadan önce ortaçağ hakkında biraz araştırma yapmakta fayda var diye düşünüyorum :)
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 8 verdi
1 yorum
Semih Oktay (@semihoktay)
En sonda "diye düşünüyorum" olmasaydı incelemen neredeyse tam puanlık olacaktı Ayşe erol.Bir puan oradan kırıyorum,bir puan da ilk paragraftan... :)
14.01.17 beğen cevap

Gülün Adı - S41

Manastırda geçirdiğimiz dönem sırasında ellerimi hep kitapların tozu, daha yeni yapılmış minyatürlerin yıldızı ya da Severinus'un hastanesinde dokunduğu sarımsı maddeler bulaşmış olduğunu gördüm.
-- tarafından eklenmiştir.
Esra Özdemir

Esra Özdemir

@creaturesra

"Her gerçek her kulağa göre değildir."
ataç ikon Gülün Adı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Şilan Devrim Becerman

Şilan Devrim Becerman

@silandevrimm - İzmir

Birçok bakımdan büyük bir adamdır ya da büyük bir adamdı. Ama bu yüzden de tuhaftır . Yalnızca küçük adamlar normal görünürler.
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
hk

hk

@haticeee - Ankara

Çok bilgelikte çok acı vardır; bilgisini arttıran acısını da arttırır.
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize - Balıkesir

İbni Sina, ilaç olarak iki sevgiliyi evlilik bağıyla birleştirmeyi öneriyordu; o zaman aşk hastalığı geçiyordu...
ataç ikon Gülün Adı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Serap

Serap

@serappamuk - İstanbul

İyiyi istemekle kötüyü istemek arasında küçük bir adım vardır; çünkü söz konusu olan hep aynı isteği yönlendirmektir...
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum
746
KİTAP
Okuduğum En Güzel Kitap
Okuduğumuz en güzel kitapları bu listede topluyoruz! Sen de en beğendiğin ve herkese tavsiye etmek istediğin kitapları listey...
538
KİTAP
Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap
Neokur üyelerinin katkılarıyla ortaya çıkmış olan, ölmeden önce okunması gereken kitapların toplandığı listedir. Ölüm de ner...
328
KİTAP
Filmi de Çekilen Kitaplar
Edebiyat dünyasından sinema dünyasına taşınan unutulmaz eserler bu listede! Film uyarlamaları mevcut olan tüm kitapları bu li...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
yasemin coşkun

yasemin coşkun

@yasemincoskun759 - Ankara

 paylaşım fotoğrafı
Günaydin...sabah okuması
ataç ikon Gülün Adı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruken al

ruken al

@rukenal - Mardin

 paylaşım fotoğrafı
"...Gençler artık hiçbir şey öğrenmek istemiyorlar, bilim geriliyor, tüm dünya tepetaklak olmuş, körler körleri yönetiyor ve onları uçuruma sürüklüyorlar, kuşlar daha uçmayı öğrenmeden yuvadan ayrılıyor, eşekler çalıyor, öküzler oynuyor."
ataç ikon Gülün Adı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Batuuu

Batuuu

@batuuu - Ankara

 paylaşım fotoğrafı
Yeni kitaba başladık. kitabı okuyanlar kitap ve yazarı hakkında ne düşünüyor;)
ataç ikon Gülün Adı
kitaba 8 verdi, inceleme ekledi.
18 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
Kitabın önsözü çok önemli.
29.10.18 beğen 1 cevap
Kendine Şair (@sadecesair)
Ceren 😊
29.10.18 beğen 1 cevap
Hilal (@hilal5)
İş arasında ya da yolda okuyabileceğiniz bir kitap değil bence. Bazı kitaplara onları anlamanız ve içselleştirmeniz için özel zaman ayırmanız gerekir. Eco'nun kitapları da böyle. Bu yüzden Gülün Adı bitiremediğim nadir kitaplardan .
29.10.18 beğen 2 cevap
Hayat işte 😂
Ne garip insanlarız,
Telefon elemizden düşerse kalbimiz duracak gibi oluyor değil mı?😓
Ama bir arkadaşımız düşerse gülmekten çatlayacak gibi oluyoruz😂😂
EK 1: AH! Bizler AH!😁 28.09.18
ataç ikon Gülün Adı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 yorum
Ahmet resuloglu (@ahmetresuloglu)
Aynen:)))
14.10.18 beğen cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
Eco.
14.10.18 beğen 1 cevap
Aramızdaki Fark
Tanışmıştık onunla.
Aşık oldum ben ona.
Hayatımı ona adadığımda,
Ayrılık zamanıdır dedi bana.💔
EK 1: Giden için ağlama,çünkü hakketmiyor.
Hakkeden zaten seni ağlatmaz.😉 28.09.18
ataç ikon Gülün Adı
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
1 yorum
balçıklımısra (@tahagur)
Çok güzel yazmışsınız...
19.11.18 beğen cevap