up
ara
‹ Tüm Fareler ve İnsanlar İncelemeleri

Fareler ve İnsanlar Kitap İncelemeleri

Mehmet

Mehmet

@yoldas

Yağmalanmış kıyıların, paylaşılmış toprakların var olduğu bir dünyaya açarız gözümüzü. Biraz şanslıysak dedelerimiz, babalarımız bu yağmadan bir parça pay almışlardır. Aksi halde ürettiklerimizin kölesi olmamak, kendi toprağımızı ekip biçip hasadını yapmak için bayağı bir bedel ödemek zorunda kalırız. Bu bedeli öderken yanımızda hayallerimizi paylaştığımız bir can dost olursa ne de güzel olur. Yolun başında tertemiz olan hayallerimiz, talancı soyunun acımasızlığına çok fazla direnemez. Yaşayarak görüyoruz bunları, bu düzenin çarkları arasında sıkışıp kalırız, hem dostumuza, hem kendimize, hemde hayallerimize yabancılaşır, onlara ihanet ederiz. Birde işsiz kalma korkusuyla açlıkla sınanıyorsak yabancılaşmaya bayağı müsait oluruz.

Lennie'nin masumluğu, tertemiz olan yüreği, çocuksuluğu, saflığı, zekasal anlamında yetersizliği karşısında Geroge' nin cinliği, uyanıklığı, dostunun en küçük eksikliği karşısında ki acımasızlığı ve Lennie'ye karşı göstermiş olduğu sabır. john Steinbeck' in yarattığı bu iki karakterin hayaline ortak olmak isteyen diğerleri. İşçilerin, emekçilerin, bu düzenin içinde birbirlerine karşı nasıl yabancılaştığını her sayfasında görebileceksiniz. Bir avuç sömürücüye karşı birlik olamayan işçilerin parçalanmışlığını Crooks karakteri üzerinden anlatmıştır john Steinbeck. İkinci, üçüncü sınıf bir yaşama bile layık görülmeyenler, kendi içlerinden birini rengi yüzünden daha aşağı bir yere layık görmüşlerdir. İnsanlığa enjekte edilmiş ırkçılık denilen zehrin,( günümüzde milliyetçilik deniliyor) ezilen sınıf üstündeki rolünün ne denli kuvvetli olduğunu anlamak için daha kaç kitap yazılacak, kaç edebiyatçı ölecek, kaç asır geçecek bilemedim.

“Bizim gibiler, yani çiftliklerde çalışanlar, dünyanın en yalnız adamlarıdır. Aileleri yoktur. Yerleri yurtları yoktur. Bir çiftliğe gidip üç beş kuruş için gece gündüz çalışırlar, sonra şehre inip bütün paralarını çarçur ederler, ertesi gün bir bakmışsın yine bir çiftliğin yolunu tutmuşlar. Böylelerinin hayattan hiçbir beklentileri yoktur.” Nazım Hikmet diyor ya: '' Umut etme kabiliyetimizi aldılar elimizden.'' Okurken bir yanımız umutsuzluğa düşse de, sol yanımızdaki cevahir hayallerimizi sıcak tutup umudumuzu son ana kadar diri tutmamızı sağlıyor.

Buraya kadar john Steinbeck, işçilerin günlük ilişkilerinden, düzenin çarkları arasında çırpınışından, birbirlerine karşı yabancılaşmasından, ürettiklerimizin nasıl kölesi olduğumuzdan, insanca daha insanca bir yaşamın hayalinden bahsedip var olan durumumuzu özetlerken, Bitmeyen Kavga kitabında durumu özetlemekle kalmaz, düzenin kurucularına karşı direnişe geçirir. Bu kitabı okuyup beğenen arkadaşların Bitmeyen Kavga kitabındaki direnişi de görmelerini isterim. Bir çok yazar bunu hep yapar, çok iyi bildiğimiz koşullarımızı, yaşamımızı bizlere gösterirler ve çoğu zaman umutsuzluk verip hiçbir çıkış yaratmazlar. Bitmeyen Kavga, Gorki'nin Ana kitabı bu düzen böyle gelmiş böyle gider diyenlerin suratına, hayır bu düzen değişecektir'' İşçilerin bir araya geldiklerinde ne kadar güçlü olduklarını görmelerini isteriz. '' şiarıyla atılmış edebi bir tokattır. Belki yeniliriz ama mücadele ederek yeniliriz. Bu sefer olmadı bir daha ki sefere deriz.

'' Malları kim üretir ? '' diye sordu .
'' Şey ... İşçiler , '' dedi Jim.
'' Peki kar kimin cebine girer ? ''
'' Sermayeyi yatıranların . ''
Joy bağırdı . '' Ama onlar hiçbir şey üretmiyor ki .Kârı almaya ne hakları var ?'' Bitmeyen Kavga sayfa 22
ataç ikon Fareler ve İnsanlar
kitaba puan vermedi
12 beğen · 7 yorum
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Güzel inceleme düşüncenize sağlık ? Gorki / Bitmeyen Kavga bir bakalım bu kitaba
23.05.18 beğen 1 cevap
Ruh Hassası (@ruhhassasi)
Tam tadında bir inceleme olmuş abi. Kalemine sağlık.
24.05.18 beğen 1 cevap
Mehmet (@yoldas)
Eyvallah kardeşim yüreğine sağlık.
24.05.18 beğen 1 cevap