up
ara

Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi)

Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi) Konusu ve Özeti

Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi)
Geçmişe Mazi kitabının da yazarı Rıfat Ilgaz tarafından kaleme alınan Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi) kitabı Roman (Yerli), türünde okuyucusu ile buluşuyor. Çınar Yayınları yayınevinden 0 yılında 9789753480192 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi) isimli kitap 175 sayfadan oluşuyor. Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi) kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: Çınar Yayınları
ISBN: 9789753480192
Sayfa: 175 sayfa
Rıfat Ilgaz, mizahı elle gıdıklamaktan kurtarıp ona toplumsal niteliğini kazandıran yazarımızdır. Bugüne dek yarattığı yapıtlarına "Geçmişe Mazi"de katılınca onun, mizahı yeni bir boyuta yücelttiği görülür.

Rıfat Ilgaz toplum yaşamının dramatik sahnelerinde mizah unurlarını ön plana çıkarmıştır. "Geçmişe Mazi"de anlattığı olaylar çizdiği tipler gerçektir, kalıcıdır ve hatta günlük yaşamımızda sık sık rastlanan kişilerdir.

Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi) - S41

Delikanli Ingiliz Amirali'ne donmustu. Dusman kadirgasina yapilan bir baskina komut verir gibi bagiriyordu.Karimi kucaklayan o namussuzu gebertmezsem bana da Hiristo demesinler, diye... Neden sonra zaptiyeler sokun etti... Aradan iki gun mu ne gecti. Balikci kahvesinde oturuyordum. Bir tanidik omuzuma dokundu. Vaay arkadasim, dedi, gecmis olsun! Baktim bizim balikci Hiristo! Kafasi sargidan evliya kavuguna donmus. Sesinden tanidim. Benim alnimdaki sargi onunkinin yaninda tek kat kordele gibi kaliyor. Sana da gecmis olsun dedim, ne oldu boyle balikta mi oldu? Yok! dedi, balikta degil... Mavromolos'ta... Namussuzun biri bizim kariyi yanimda kucaklamaz mi... Indirdim kemani kafasina... Tuzbuz oldu...Sapi bile kalmadi elimde... Pekii dostum, sana ne oldu boyle? Ne olacak dedim , Telgrafhanenin merdivenlerinden yuvarlandim, uyku sersemligi... Ikimize de buyuk gecmis olsun , dedi. O boyuna soylenip duruyordu. Su memlekette neler var, ne kendini bilmezler. Ne olduysa bizim kemana olduara yerde!
Motley tarafından eklenmiştir.
"Hiç yakalanmış hırsızı, göz göre göre salıveren hakime de rastlamamıştım!"
Öğretmen emeklisi:
"Hayrola!" dedi. "Vukuat mı var!"
"Ekmek çalan biri beraat etmiş!"
Takmaz Niyazi karıştı lafa:
"Asmamışlar demek!"
"Hiç olmazsa altı ay vermeliydi Hakim. Haydi diyelim ki beraat ettirdin, ne demeye gazetelere verirsin. İt uğursuz okusun da fırınlara saldırsın diye mi?"
Yargıç emeklisi Nihat Haktanır:
"Hiç üzülme sen!" dedi, "İt uğursuz gazetedeki yazıyı okumaya başladığı gün ekmek çalacak adam kalmaz memlekette..."
ataç ikon Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi)
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
... Halkı oyalamak lazım. İstasyon müdürünü verseler bir yere daha, iyi, atlaya atlaya gidecek ama, neden versinler. Dedikodunun kökü kurudu mu halk açlığının farkına varacak! Değirmenci, değirmenin gürültüsünü, ancak çarklar izni diye durunca farkedermiş!
ataç ikon Geçmişe Mazi (Meşrutiyet Kıraathanesi)
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
1 beğen · 0 yorum