up
ara

Türk Milli Kültürü

Türk Milli Kültürü Konusu ve Özeti

Türk Milli Kültürü
Türk Milli Kültürü kitabını okuduysanız inceleme eklemeyi unutmayın. Neokur kitap hakkındaki düşüncelerinizi ve yorumlarınızı merak ediyor.
Yayınevi: Ötüken Neşriyat
ISBN: 9789754372366
Sayfa: 466 sayfa Basım Tarihi: 1970
Her millet maddi ikmanları ve manevi değerleri ile bir kültür bütünüdür. Bir millet yaşamakta ise, onun bir kültürü olacaktır. Biz de takriben 4000 yıllık tarihe sahip Türk milletinin kültürünü araştırdık. Asya bozkırlarında gerçekleştirilen bu kültürü çeşitli cepheleri ile belirtmeğe çalıştık. Kültür unsurlarının da zamanın ve çevrenin şartlarına uygun bazı değişiklikler gösterdiği, fakat ana vasıflarını daima koruduğu gerçeğinden hareket ederek yaptığımız iş, bütün yönleri ile Türk milletince ortaya konup geliştirilmiş kültürün çatısını kurmak ve onun yüzyıllarca karakterini muhafaza eden özelliklerini tesbit etmek gayretinden ibarettir.
Zafer Saraç

Zafer Saraç

@biozafer

Orta asya da doğup büyüyen türk kültürünün asya steplerinde ilk filizlendiği andan itibaren inceleyen yorum yapan ne olup ne olmadığını detaylı bir şekilde dile getiren kitap tam anlamıyla bir başucu kitabı uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olduğunu sayfaların arasında gezindiğinizde daha iyi anlıyorsunuz.Kitaptaki orta asya türk tarihine yön veren Türk kavimlerinin tarihleri hakkındaki bilgiler ve türk kültürünün tüm yönleriyle detaylı incelemesi , konuya ilgi duyanların araştırmacıların akademisyenlerin kısacası herkesin ilgisini cezbedebilecek yetkinliğe sahip bu yönleriyle kesinlikle okunması gereken bir kitap
0 yorum

Türk Milli Kültürü - S41

En eski ve devamlı topluluklardan biri olan Türkler aşağı yukarı dört bin yıllık mazileri boyunca Asya avrupa ve Afrika kıtalarına yayılmış büyük bir millettir.Orta asya daki anayurttanetrafa yaptıkları sürekli göç hareketleri Türklerin aynı zamanda nufusca kalabalık olduklarınıda gösterir.Türkler bu nufus çokluğu ve faal durumları dolayısıyla dünya tarihinde mühim rol oynamışlardır.Türk tarihini değerlendirirkenonu hme zaman hem coğrafi bakımdandiğer toplulukların tarihinden ayıran şu noktalar göz önünde tutulmak gerekir:
Zafer Saraç tarafından eklenmiştir.
Zafer Saraç

Zafer Saraç

@biozafer

size bağlı kalacak haraç verecek kıymetli atlar hediye edeceğim.Fakat dilimizi değiştiremem dalgalanan saçlarımızı sizinkine benzetemem halkıma çinli elibsesi giydiremem Çin adetlerini alamam.imkan yoktur çünkü bu bakımlardan milletim fevkalade hassastır adeta çarpan tekbir kalb gibidir. türk kağanı İşbara-sf103
0 yorum
Mehmet Derbentcioğlu

Mehmet Derbentcioğlu

@derbentcioglu

Türk-şad Bizans elçisi Valentionas'a hitaben, "Ben esirlerimiz olan Uar-Huni'lerin hangi yollarla Bizans'a gittiklerini biliyorum. Diyenper'in, Meriç'in nerede olduğunu, Tuna'nın nereye aktığını da biliyorum. Gün doğusundan gün batısına kadar ülkeler bize diz çökmüştür. Bize karşı gelmek cesaretini gösteren Alanları, On-Ogurları görüyorsunuz. Roma'ya da geleceğiz." diyor ve latife yapmadığını da gösterdi ki Kırım'da Bizans'a ait Kerç (Bosporos) kalesi Türk kuvvetleri tarafından zaptedildiği zaman Doğu Roma elçileri henüz Gök-Türk topraklarında idiler. (576)
0 yorum
Mehmet Derbentcioğlu

Mehmet Derbentcioğlu

@derbentcioglu

Adam öldürmenin cezası idamdı; soygun, hırsızlık ve hayvan kaçırma kesin surette yasaktı. Ele geçirilen soyguncu, suçüstü yakalanan hırsız öldürülür, malları müsadere edilir, ailesi efradının hürriyetleri kısıtlanırdı. Ciddi tehlikeyle karşılaşılmadıkça ok-yay kullanmak yasaktı. Barış zamanında başkasına kılıç çekmenin cezası da ölümdü. Zinanın cezası da idamdı. Irza tecavüz en ağır suçlardan sayılırdı. Bu da iki taraf arasında uzlaşma olmazsa idamı gerektirirdi. Ordudan kaçanlar ve vatana ihanet edenlerin cezası da ölümdü. Hafif suçlular, 10 günü aşmamak üzere hapsedilirdi.
0 yorum
Mehmet Derbentcioğlu

Mehmet Derbentcioğlu

@derbentcioglu

Türklerin dikkat çekici ahlâkî bir özelliği de "utangaç" bir millet oluşudur. Yukarıdan beri sırası geldikçe zikredildiği gibi, yerli (kitabeler) ve Çin (Shi-ki, Ts'ien Han-Shu,Sui-Shu) ve Bizans (Priskos, Menandros, Tactica'lar), Lâtin (Marcellinus) vb. yabancı kaynaklara göre "Türkler savaş meydanında değil, rahat döşekte ölmekten, hattâ ihtiyarlayıp hastalanmaktan utanırlardı. Esir olmak, köle durumuna düşmek, kadınlarının düşman eline geçmesi büyük utanç kaynağı idi. Şatafat içinde yaşamaktan, böbürlenmekten, başarıları dolayısiyle öğünmekten ve öğülmekten; verdikleri sözü yerine getirememekten, yalan söylemekten utanırlardı."
0 yorum