up
ara

Jane Eyre

Jane Eyre Konusu ve Özeti

Jane Eyre
Babasının hayatını kaybettiğini düşünen Jane, zorlu geçen çocukluk döneminin ardından öğretmen olarak toplumda, kadınlara yakıştırılan rolleri redderek, kendi ayakları üzerinde durma mücadelesi verir.
Çevirmen: Nihal Yeğinobalı
Yayınevi: Can Yayınları
ISBN: 9789750708268
Sayfa: 626 sayfa Basım Tarihi: 2016
Jane Eyre Kitabı Hakkında Genel Bilgiler
Jane Eyre, Victoria dönemi İngilteresinde geçmektedir. Farklı sınıflardan olan iki kişi arasında ki aşkı konu alan roman, toplumda ki baskıları, sınıf ayrımını, erkek egemenliğinin altını çiziyor. Kadınların özgürlüğü ve haklarına sahip çıkması üzerine ilk romanlar arasında olan Jane Eyre, aynı zamanda romantizm akımının da en önemli eserleri arasındadır. Kitap yazarın kendi hayatından esinlenerek kaleme alınmıştır.

Victoria döneminde kadın yazarlar önemsenmediği için kitap ilk olarak bir erkek adı olan Currer Bell ismi ile yayınlanmıştır. Kitap pek çok filme, diziye ve tiyatro oyununa çevrilmiştir.

Jane Eyre Kitabının Konusu
Küçük yaşlarda annesini ve babasını kaybeden Jane'nin kalbi iyilikle ve güzelliklerle doludur. Onları kaybettiğinde dayısının yanına sığınmıştır fakat dayısının da hayatını kaybetmesi üzerine Jane için zor günler başlamıştır. Yengesi ve kuzenleri Jane'ye hiç iyi davranmamaktadır. Birgün onu yatılı bir okula verirler. Jane, öğretmen olarak ileride ki hayatını da bu okulda geçirmek istemektedir fakat, en yakın arkadaşının hastalıktan hayatını kaybetmesi ve okulda ki müdirenin evlenip uzaklaşması nedeniyle okuldan ayrılmaya karar verir. Bu esnada aldığı bir teklif ile öğretmenlik yapmaya başlar ve o kasabadan Edward'a aşık olur. Nikah gününde Edward'ın aslında evli olduğunu öğrenir ve evi terk eder. Bu zaman dilimi içerisinde Jane'den nefret eden yengesi ölmüştür ve Jane'ye amcasından kalan mirasın yazılı olduğu mektup ulaşır. Yeni bir hayata başlayan Jane, taşındığı kasabada tanışıp çok sevdiği kişilerin aslında akrabası olduklarını öğrenir ve mirası dört parçaya böler. Edward eşini bir yangında kaybeder ve kendisi de yaralanır. Onun bakımını üstlenen Jane ile zaman içerisinde evlenirler ve bir çocukları olur.

Jane Eyre Kitabının Özeti
Jane Eyre, küçük yaşlarda annesi ile babasını kaybetmiştir ve dayısının yanına sığınmıştır. Dayısı hayatını kaybettiğinde yengesi ona söz verdiği için istemese de Jane’ye bakmak ona kalmıştır.

Yengesi ve çocukları John, Eliza, Georgiana, Jane’ye bu evde istenmediğini her fırsatta hatırlatır. Fakir bir akrabadan ötesi olmadığını ve onlarla yaşıyor olduğu için kendilerine minnet etmesini beklerler. Jane, tüm bunlardan sadece kitaplara sığınarak kaçabilmektedir. Onların tüm hakaretlerine ve davranışlarına büyük bir sabır ile yaklaşan Jane, böyle bir günde bu kez sessizliğini koruyamayarak isyan eder ve cezalandırılarak, dayısının hayatını kaybettiği odaya hapsedilir. Korkudan kabuslar görür ve hastalanır. Bu olayın ardından yengesi ondan kurtulmanın zamanının geldiğini düşünür ve yatılı kız okuluna yazdırır.
Jane, daha 10 yaşındayken uzunca yıllarını geçirecek olduğu bu okula adım atar. Bütün gereksinimleri koruyucu aileler tarafından karşılanmakta olan okulda, disiplin oldukça serttir. Yemek ihtiyacı ve ısınma sorunu da baş göstermesine rağmen, edindiği arkadaşlıklarla acı, tatlı yıllar geçirir. 18’li yaşlarındayken okulda tifüs humması salgını boy gösterir. En yakın arkadaşı Helen, bu hastalık yüzünden yaşamını kaybeder. Okulun müdiresi evlenerek okuldan ayrılır. Gelecek yıllarını da bu okulda öğretmenlik yaparak geçirmeyi düşünen Jane, okuldan ayrılma kararı alır. Kendi kararlarını özgür bir şekilde vermeyi planlayan Jane, öğretmenlik yapmak üzere bir gazeteye ilan verir. İlana tek bir cevap gelir. Bayan Fairfax, belirtilen tarihte bildirilen vasıflara sahipse yazılı adrese gitmesini talep eder. Jane işi kabul etmek üzere yola çıkar ve Thornfield Konağına varır ve eğitim vereceği 7 – 8 yaşlarında ki Adela ile tanışır.
Jane, kırlarda gezintiye çıktığı bir gün, Avrupa gezisinden dönmekte olan evin beyi Bay Roshester ile tesadüf eseri tanışır ve aralarında uzun bir sohbet geçer. Rochester’e karşı Jane’nin duyguları zamanla değişmeye başlar fakat tüm duygularını içinde saklamayı tercih etmiştir. Bir gün konağa Bay Rochester’lerin misafirleri birkaç haftalığına yatıya gelir. Aralarında oldukça güzel bir kadın olan Blanche Ingram’da dahildir ve Rochester ve Blanche’nin evleneceğine dair bir söylenti ortalıkta gezinmektedir. Konağı evi gibi benimseyen Jane için, mutsuz günler boy göstermektedir. Bu sırada yengesinin uşağı konağa gelerek yengesinin ölmek üzere olduğunu ve Jane’yi görmek istediğini bildirri. Jane, izin alarak yengesine gider. Yengesi, Jane’ye bir mektup verir. Mejtup bundan üç yıl önce John Eyre tarafından gönderilmiştir Jane’ye. Mektupta Jane’yi görmek istediğini ve mirasını ona bırakmak istediği yazmaktadır. Yengesi, Jane’ye olan nefretinden dolayı mektubu Jane’den bunca zaman sakladığını açıklar. Jane, herşeye rağmen yengesini affeder. Yengesi yaşama gözlerini yumduğunda Jane konağa geri dönmüştür. Rochester, Jane’ye evlenmek istediğinden bahseder. Jane, aldığı bu haber ile yıkılır duygularını Rochester’e belli eder. Rochester, Jane’ye itirafta bulunması için oyun oynadığını ve Jane’den etkilenmekte olduğunu ve onunla evlenmek istediğini söyler. Düğün hazırlıklarını tamamlayan çift, tam kilisede nikah esnasındayken, içeriye giren bir adam Rochester’in evlenmesinin mümkün olmadığını çünkü halen kızkardeşi ile olan evliliğinin devam ettiğini söyler. Akli dengesi yerinde olmayan eşini bakıcısının gözetimi altında çatı katında kilitli tuttuğunu söyler. Olayın doğruluğunu öğrenen Jane, evi terk eder.
Konaktan ayrıldığında bir kasabaya giden Jane, Burada St. John ile kız kardeşleri olan Mary ve Diana ile karşılaşır zamanla onları kendi kardeşi gibi benimseyen Jane, onlara öğretmenlik yapmaya başlar. Tesadüf eseri onlar ile akraba olduğunu öğrenen Jane, amcasından kalmış olan mirası onlarla paulaşır. Misyonerlik için Hindistan’a gitmeyi düşünen St. John, Jane’ye evlenme teklif eder ve Jane’nin de onunla gelmesini ister ama Jane bu teklifi geri çevirir.

Bir gece, Jane uzaktan gelen bir ses duyar. Birisi Jane diye acılar içinde haykırmaktadır. Telaş içerisinde dışarıya fırlar fakat kimse yoktur. Jane, duyduğu sesin Bay Rochester olduğundan emindir. Onu bulmak için yollara düşer. Yaşamakta oldukları kasabaya vardığında, konaklarının yandığını öğrenir ve Rochester’in eşi bu yangında hayatını kaybetmiştir. Rochester ise eşini kurtarmaya çalışırken yaralanmıştır. Bu bilgileri öğrenen Jane, Rochester’in yeni evine gider. Rochester’in yangında gözleri kör olmuştur ve elini kaybetmiştir. Rochester’in bakımını üstlenir. Sevgisi ile onun gözler, elleri olur.
Yaşadıkları tüm güçlüklere rağmen, aşkları ilk gün olduğu gibi kalan Jane ile Edward, evlenirler ve bir oğulları olur. Zamanla gözleri açılan Edward, oğullarını ve Jane’yi yeniden görmenin mutluluğuna kavuşur.
Büşra Okumuş

Büşra Okumuş

@busraokumus

Tarihi Aşk Romanlarının Efendisi
Victoria dönemi İngiltere'sinin anlatıldıldığı romanda farklı sınıflardan olan iki kişinin hikayesini okuyoruz.Yazarın hayatından esinlenerek kaleme alınmıştır. Kitaptaki kız okulu, yazarın ablalarıyla birlikte öğrenim gördüğü Cowan Bridge’deki rahip kızları için açılmış okuldan esinlenir. Romandaki ölüm sahnesinde Charlotte Bronte’nin doğrudan ablası Maria’nın ölüm anını aktardığı söylenir(Bu Bronte kız kardeşlerin hayatını anlatan bir kitap var hem kitap yazıp hem kitaplara konu olmak...) roman tamamen 1.tekil şahıs ağzından anlatıldığı için yer yer kriz anları yaşayabilirsiniz Mr.Rochester'in duygularını öğrenmek için de can atabilirsiniz roman karakterin hayatındaki dönüm noktalarını baz alarak bölümlere ayrılmış karakterin 8 yaşına kadar hızlı bir geçmiş turu atıldıkdan sonra olayların olduğu asıl romanın "Olaylar şimdi başlıyor" dediğimiz kısmına gelene kadarda bir kriz yaşayabilirsiniz bu hızlı ama bohem geçiş döneminde karakterin çocukluk sıkıntılarına birde Yaprak Dökümünde'ki kötü kalpli Ferhunde misali bir yenge ve kuzenler katılınca karekterin çoçukluk dönemi zor zamanlardan geçiyor ki yatılı okula gitmesi onun için bir kurtuluş oluyor.
18 yaşına geldikten sonra mürebbiye olmak için görev yaptığı okuldanda ayrılıp hiç bilmediği Thornfield topraklarına giden karakterimiz burda hayatının en birinci dönüm noktasını yaşar hikaye burdan sonra müthiş bir akıcılık gösteriyor.Kadın yazarlar Viktorya dönemi İngilteresi’nde ciddiye alınmadığı için yazar, eseri bir erkek ismi olan “Currer Bell” adıyla yazmıştır ki böyle entrika kokan bir hikaye de ancak bir kadın tarafından yazılmış olabilir.Yazar bir deneme havasında okuyucusuyla sık sık iletişime giriyor ve bu şekilde kendisini dikkatli okuduğundan emin olmak istiyor ( Tam dalıyorum uzaklaşıyorum kitaptan kadın hemen "Sevgili okuyucum" diye giriyor araya) karakterimizin evde ev demişim Rochester Malikanesinde neler döndüğünü anlamak için o kadar çaba harcamamasına rağmen siz "Kızım şu odaya gir bi bak ya"demeniz yer yer olağandır ( Sonradan oda uyanıyor olaylara sakin olun dostlar) malikanede olaylar olaylar bizimki "Mr.Rochester akşam yemeğine kalmaycak mı?" neden aşık çünkü dev spolier bu bir aşk romanı. Karakterimiz küçüklüğünde göstermiş olduğu aşırı tatlı,sevecen,yaramaz çocuğun yaş ilerledikçe çok ileri değil 18 olup genç kızlığında bunu devam ettirmemesi aksine hüzünlü,bohem,melankolik havası sizi birazcık delirtsede bu havası bir heyecan veriyor tüm romana.Kitabı tüm içtenliğim ve samimiyetimle şiddetle tavsiye ediyorum ve son olarak 2011 yapımı kitapla aynı isimli fililminide izlemeyi unutmayın diyorum ama önce kitabını okuyun yoksa bir şey anlamazsınız ciddi söylüyorum İYİ OKUMALAR DİLERİM ^-^
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 10 verdi
3 beğen · 0 yorum
SweetHexe

SweetHexe

@glbn

Okumayı geciktirdiğimi düşündüğüm bir kitap daha. Gerçekten çok güzeldi. Çok eski bir baskı olduğu için eski Türkçe sözcükler de kullanılmıştı ve cok fazla yazım hataları vardı ama anlaşılmayı zorlaştırmamıştı. Kitabın birinci ağızdan yazılmış olması ve kahramanımız Jane Eyre'nin ara ara bize "Sevgili okuyucum" şeklinde hitap etmesi değişik fakat güzel olmasıyla birlikte okumayı akıcı hale getirmiş olduğunu düşünüyorum. Hatta okurken ara sıra zihnimde bir ses tonu canlandı ve o sesin bana hikayeyi anlattığı hissine kapıldığım oldu.
Yazarın kendi hayatından da esinlenerek yazdığı kitabın konusuna gelecek olursak, Jane Eyre küçük yaşta ailesini kaybettikten sonra yengesi ona bakmaya başlar. Ancak o evde bir besleme muamelesi görür. (Hatta daha sonra orada yasadıklarını hayatının en zor dönemi olarak hatırlayacaktır.) evden ayrılıp yatılı okula gitmesiyle hayata yeni bir başlangıç yapar. Elbette iyi şeyler ve kötü şeylerle karşılaşmaya hep devam edecektir. Jane Eyre, Mrs. Reed, Mrs Fairfax, Mr. Rochester, St. John; genel olarak kitabın karakterleri bunlar. Hepsi farklı kişiliklere sahip fakat gerek dış görünüş gerek karakteristik özellikleri çok iyi tasvir edilmişti. Jane Eyre, bir direniştir. hayata tutunuştur. Hayatta karşılaştığı tüm zorluklara rağmen pes etmemektir, hayatı sevmektir, umuttur. Jane Eyre dürüstlüktür; karşısında kim olursa olsun sözünü sakınmadan söylemektir, dik duruştur, kendiyle barışık olmaktır. Jane Eyre aşktır ama aşka boyun eğmemektir. Müthiş bir karakterdi. Belki de herkes kendinden bir parça bulacaktır veya onun gibi olmak isteyecektir bilemiyorum. Fakat kitabın yazıldığı -kadınların ezildiği ikinci planda olduğu- dönemi düşünecek olursak, Jane Eyre ideal birisidir. Ve bu kitap benim "iyiki"lerim arasında yer aldı bile. İyiki okumuşum. Kesinlikle de okunmasını öneririm.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 10 verdi
20 beğen · 2 yorum
kübra (@namtenahi)
Ellerine sağlık, inceleme güzel olmuş. :)
07.11.17 beğen 2 cevap
Actim "orhan gencebay - hatasiz kul olmaz"i arsivden, basladim simdi yazmaya; bu sarki bu kitap icin yazilmis olmali. O kadar icim aciyor ki, kitabin mutlu sonla mi mutsuz sonla mi bittigini anlayamadim; o kadar uzuntuluyum ki neredeyse aglayacagim. Yetimhanede buyumus bir cocuk, genc kizliga eristiginde ogretmenlik yapiyor yetistigi yetimhanede, iki sene. Sonrasinda bir ailenin evinde yasayan -ailenin kizi demem dogru olmaz,sebebi kitapta yazili- kucuk bir kiza ogretmenlik yapmak icin yola koyuluyor. Yetimhaneyi seviyor aslinda ancak onu orada tutan baglar kopunca yetimhaneden ayrilmak zorunda kaliyor. Ogretmenlik yapacagi yeni mekanina eristiginde cekecegi tum acilara da ictenlikle "merhaba!" diyor jane. Hayatta yapayalniz olusu, cocuklugunda itilip kakilmasi, nihayetinde ise yoluna yalniz devam edip disi ve tirnagiyla kendisini gelistirmesi jane'i idealistligin krali yapiyor haliyle.

Ciddi, hazircevap, istifini bozmayan ve tek niyeti insanlara yardimci olmak ve hayati kesfetmek, onu yasamak olan jane, calismak icin geldigi evde hayati ogreniyor. bizler de idealist olmanin her zaman olumlu bir durum olmadigini ogreniyoruz zira jane, bu idealistliginin getirmis oldugu yersiz bir gururla -yersiz evet- sonunda geri donusu olsa da ona cok eziyet veren ve bedelini de odeyecegi hatalar yapiyor. Kitabin finali benim gozlerimi yasartti ve dedigim gibi, sebebi mutluluk muydu yoksa uzuntu mu bilmiyorum; herkesin mutluluk anlayisi kendine ozgudur.

Ipucu vermemeye calisirken epey ustu kapali yazmisim gibi hissettim, su kadarini soyleyeyim: bazen karsinizdakinin sozune inanmaniz gerekir zira bir insanin agzindan dokulen sozler, aldiginiz egitimden, hayat gorusunuzden, dini ve siyasi gorusunuzden, deneyimlerinizden apayridir. O insanin sozu aynadir kalbinize, sizi siz yaptigini zannettiginiz ve az once yukarida saydigim zimbirtilara degil, kalbinize. Olaylar ve biter, muhim olan bundan sonra neler olacagidir; eger yasamak yerine tahminde bulunursaniz neler yasayacaginizi asla bilemezsiniz.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 10 verdi
2 beğen · 0 yorum
Aslıhan

Aslıhan

@aslismaslis

Unutulur mu?
Jane Eyre, belki de benim bu hayatta koşulsuz kalbimi açabildiğim nadir insanlardan biridir. Bakmayın öyle, onu yalnızca bir kitap karakterinin içine sıkıştırmak çok ayıp olur.
Peki kimdir bu Jane? Sahi, insanların ya da benim gönlümde nasıl taht kurmuştur?
Haydin başlayalım.
Romanın ilk cümlesi şöyleydi, yanılmıyorsam 'o gün yürüyüş yapmak olanaksızdı.' Ve işte bu cümle ile bütün bir roman boyunca kolunuz Jane'in kolunda dağları tepeleri aşıp zorluklara göğüs gerip kırık bir çanak misali olan hayatı alabildiğin dolduruyorsunuz.
Jane Eyre için bir aşk romanı demek yasaklanmalı, evet içinde belki de 'ideal koca adayı' ismine hak kazanıp size her fırsatta tebessüm hediye edecek bir Bay Rochester var mamafih Jane Eyre gibi bir romanı aşk teması içerisine sıkıştırmak hem Jane'e hemde onunla birlikte yaşanılan her anıya hakaret niteliği taşır.
Karışık kuruşuk yazımı hafiften şöyle kenara itecek olursak bir de yazım diline değinelim.
Birinci ağızdan yazılmış olması Jane'i dost bellerken çok etkili oluyor, inkar etmeyelim. 'Sevgili okuyucularım' diyerek başlanan cümleler sizi Jane'in hayatında gizli bir gözlemciden ziyade olayları ilk elden öğrenen en önemli kişiye dönüştürüyor. Bur'da yadsınamaz bir şekilde gönlünüze taht kuracak olan yazarımızı unutmamak lazım sanırım.
Charlotte Bronté!
Bir süre sonra olan şey şu, Jane ile çay içerken Charlotte tarafından yapılmış enfes kurabiyeleri tatmak!
Velhasıl kelam, ne Jane Eyre yalnızca bir roman, karakter, genç bir bayan değil, ne de sevgili yazarımız Charlotte Bronté alelade bir yazar değil. İkisi de uzun bir süre, sol omurganızın altında ki o şeyi avuçlarında yüceltip size güzel tebessümler hediye edecek iki harika kişi.
Kalbiniz kadar zarif iki leydi.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 10 verdi
5 beğen · 3 yorum
RT.D. (@312)
Mükemmel bir romandı. Yine okusam aynı tadı alacağımdan eminim...
30.12.15 beğen cevap
Aslıhan (@aslismaslis)
Her okuduğum da daha fazla beğendiğimi söylemezsem olmaz efenim. :)
31.12.15 beğen cevap
RT.D. (@312)
Kesinlikle katılıyorum size :)
01.01.16 beğen cevap
M.K

M.K

@mervekoras

Charlotte Bronte 'den okuduğum ilk kitap. Zaten yazarın kısa ömründe yazdığı sadece dört eseri var. Bunlardan ''Vilette isimli eserini de aldım ve sırası gelince okuyacağım.Ama diğer iki eseri olan ''Profesör'' ve ''Shirley'' in maalesef Türkçe baskılarını şu anda kitap sitelerinde bulamadım. Eğer baskıları yapılırsa onları da mutlaka okumak isterim.

Jane Eyre, yazarın en ünlü eseri olarak kabul edilmektedir. Kitap, her ne kadar roman özelliğini taşısa da, yazım tekniği olarak direk okuyucuya hitap eden bir günlük veya anı kitabı özelliğine daha yakın görünümde kaleme alınmıştır. Konu itibariyle ise, anne ve babasının ölümüyle yalnız kalan küçük bir çocuğun, dayısının himayesi altına girmesi, ama maalesef dayısının ölümünden sonra ise ailenin onu kabullenmemesi sonucu büyüyüp yetişkin olana kadar ki başına gelenlerin, kendi ağzından anlatımından ibarettir. Tabii ki yetişkinliğinin ilk dönemleri de bu anlatıma dahildir.

Kitapta ayrıca, yazıldığı dönemdeki ve yerdeki sosyal ve çevre yapısı ile ilgili geniş bilgiler verilmektedir. Jane 'nin dünyaya geldiği andan beri süren kadersizliğini okurken, tesadüflerin insan hayatında olumlu veya olumsuz ne kadar etkili olduğunu yazarın bize vurguladığına şahit oluyoruz. Jane Eyre ' nin, temkinli ve mantıklı hareket eden, sağlam ve güçlü bir karaktere sahip olması, olumlu veya olumsuz tüm olaylar karşısında aynı tutumundan taviz vermemesi, bence o dönemde olmayan güçlü kadın imajına bir özlem olarak değerlendirilmelidir. Yazarın bu durumu özellikle bilerek ve isteyerek kurguladığını düşünüyorum.

Dünya Edebiyat Tarihinin bu önemli klasiği hakkında çok daha fazla yazmaya gerek görmüyorum. Kisaca , mutlaka okunması gereken kitaplardan biridir diyorum.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba puan vermedi
1 beğen · 0 yorum

Jane Eyre - S41

Ben ne dediğimin, ne yaptığımın pek farkında olmadan, "Dayım sağ olsaydı size ne derdi acaba?" diye bağırdım. Farkında olmadan diyorum; çünkü dilim bu sözleri irademin izni olmaksızın söyler gibiydi. İçimden, benim iradem altında olmayan bir şey konuşuyordu sanki.
Burcu S. tarafından eklenmiştir.
Aslıhan

Aslıhan

@aslismaslis

Sevgili okurum, benim o anda çektiğim acıyı Tanrı sana çektirmesin! O anda yüreğimden sökülerek akan o çılgın, kavurucu gözyaşları senin gözlerinden hiç bir zaman akmasın. O anki dualarım kadar umutsuz, azap dolu dualar senin dudaklarından hiç bir zaman dökülmesin. Benim gibi bütün varlığınla sevdiğin insana kötülük etmek zorunda kalmanın acısını umarım, sen ömründe hiç tatma!
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
9 beğen · 0 yorum
hk

hk

@haticeee

Her insan birilerini, bir şeyleri sevmeyi gerekser.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
hk

hk

@haticeee

Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış da bu ip, senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış. Öyle sanıyorum ki aramıza dağlar, denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak. O zaman da için için kanlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
mediha

mediha

@daily

Büyünün gücü bir işe yaramaz efendim. İhtiyacınız olan tek şey size aşkla bakacak bir göz.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
hk

hk

@haticeee

''Hayır, sen kendin çekip gideceksin, kimse sana yardım etmeyecek. Kendin oyacaksın sağ gözünü. Kendin keseceksin sağ elini. Kalbin kurban edilecek, sen kendin geçireceksin kendi kalbini.''
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
5 beğen · 0 yorum
25
KİTAP
Zihin Açıcı Kitaplar
Okurken bir yandan beynimizi çalıştırmamızı sağlayan en iyi zihin açıcı kitaplar listelenmektedir. Sen de zihnini açan kitapl...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
164
KİTAP
Kadınların Okuması Gereken Kitaplar
Kadınları, yaşam tarzlarını, duygularını ve erkeklerden farklarını anlatan, her kadının içinde kendisinden bir parça bulacağı...
45
KİTAP
Kaç Yaşında Olursam Olayım Yeniden Okuyacağım Kitaplar
Bir kere okumakla yetinemediğimiz, aradan yıllar geçse de sıkılmadan tekrar tekrar okuyabileceğimizi düşündüğümüz en iyi kita...
FEBİHÂ

FEBİHÂ

@kadimcumleivecize

"Öğrenmek güzel şeydir, bir düşmandan bile olsa..."
Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş, sürülmemiş topraklar gibi katıdır.

Önyargılar bu ruhlara, kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler.

*
Öğrenmek; neyi öğrenmek ? "Uyuyan Adam" söylüyor :

Yalnız bir adam gibi yürümeyi, aylak aylak dolaşmayı, sürtmeyi, bakmadan görmeyi, görmeden bakmayı öğreniyorsun. Saydamlığı, hareketsizliği, varolmayışı öğreniyorsun.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Nur Uzun

Nur Uzun

@nuruzun

 paylaşım fotoğrafı
“Ben kuş değilim ve hiçbir ağ beni tuzağa düşüremez. Özgür iradesi olan bağımsız bir bireyim ve şu an bunu sizden ayrılmak yönünde kullanıyorum. “
ataç ikon Jane Eyre
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
12 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Esra Pektaş

Esra Pektaş

@esrapektas

 paylaşım fotoğrafı
Her ay bir dünya klasiği okuma etkinliğinde
bu ay arkadaşlarımla Jane Eyre okuyoruz.
ataç ikon Jane Eyre
kitaba 9 verdi, inceleme eklemedi.
11 beğeni · 0 yorum beğen ikon