up
ara

Kürk Mantolu Madonna Kitap İncelemeleri

Buse Bakıcı

Buse Bakıcı

@busebakici

Mavi kapağıyla, yanında kahvesiyle, belki de çimenlikte instagram kullanıcılarının vazgeçilmez romanı Kürk Mantolu Madonna...

Popüler olan şeyleri okumama, izlememe gibi huylar edinmeseydim belki de çok daha önce tanışmış olacaktım bu şaheserle. Öğretmene sinir olup derse küsen öğrenci sendromumu en sonunda yenebildim ve hüzünlü bir aşk hikayesine yelken açtım...

İş arkadaşlarımızı, komşumuzu, ailemizi ne kadar tanıyoruz acaba?
Onlar bizi tanıyorlar mı?
Birini tanıma sürecine girerken kıstas aldığımız kriterler ne?
Bu gibi sorularla baş etmek gerekiyor öncelikle. Bana kalırsa kimse kimseyi tamamen anlayamaz, tamamen yakınlaşamaz. Ama anlayabileceği yakınlaşabileceği kadarını da yapmak istemez. Çünkü zamanımız kısıtlıdır, çünkü gerek yoktur, çünkü daha kendimizi bile anlayamamışken başkası da nerden çıkmıştır? Gördüğümüz insanla ilişiğimize devam edip etmeyeceğimizi, gördüğümüz ilk andaki saliselik dilimle karar veririz. Karşımızdaki kişiyle insan olduğu için değil, göze çarpan bir özelliği olduğu için ilgileniriz.

Raif Bey'i de kimse tanımak istememiş. O da bir başkasının ilgi alanına girmemeye gayret etmiş, saklamış sahip olduğu değerli şeyleri en ücra köşelere bir kadının gelmesini beklemiş. Kadın gelmiş, hikaye başlamış...

Kitap kadınlık/erkeklik olgularını oldukça iyi işlemiş. "Sen kadın olmalıymışsın." der Raif Bey'in babası. İçe kapanık olmak, itaatkar olmak, sessiz olmak... Bütün bu edilgen tutumlar toplum nazarında kadın olduğunda ne kadar iyiyse, erkek olduğunda ise o kadar kötüdür. Toplum ataerkildir, aile ataerkildir ve otoriteden uzak bir baba başarısız kabul edilir. Maria Puder ise daha cüretkar, daha konuşkandır. Onun da toplumda yeri pek yoktur. Erkeklik gururunu yüceltmeli, en üstlere koymalıdır ya namuslu(!) olmalıdır ya da barda bir erkeğin onu tamamen etten kemikten görmesine, dokunmasına ses çıkarmamalıdır.

Bir şekilde belirlenen bu rollerin dışında kalmış, iki farklı karakter. Biri özgüvenini muhafaza edemememiş, öbürü insanlara olan inancını. Peki bu rolleri kabullenselerdi daha büyük bir facia çıkmaz mıydı? Kendisi gibi olamayan mutsuz iki insan. Hiç başlamayan bir aşk. Maalesef insanlar hoşlandıkları gibi insanları tercih edip gerisini boş vermektense toplumun tamamını sıraya dizme görevini kendinde hak görüyor. Mutsuzluk da işte tam orada başlıyor.

Bazen de tamamen rastgele buluyor bizi mutsuzluk. Birbirinden alakasız önemsiz olaylar birleşe birleşe bize yeni bir kader örüyor. Tamamen tesadüfi bu olaylar silsilesinde ufacık bir kesiti geçmişe gidip değiştirsek değişen kaderimiz, o anda çoktan var olmuş oluyor. Raif Bey'in babası ölmese diyorum, enişteleri dolandırmasa, Maria annesine Raif Bey'in ismini verse veya da o gazete kağıdını en başta Raif Bey hiç cebine atmasa... Böyle sürüp gidiyor işte. Belki böyle olmazdı.

Sabahattin Ali'yi daha önce hiç okumamayı o kadar büyük bir eksiklik olarak görüyorum ki en yakın zamanda telafi edeceğim. Kitabın ününe gelecek olursak da iyi ki diyorum. En azından popüler kültür nadiren de olsa kaliteyi de besleyebiliyor. Bu diğer olasılıktan bin kat daha iyi.
ataç ikon Kürk Mantolu Madonna
kitaba 10 verdi
1 yorum
ilkan (@ilkann)
Geçte olsa insanı her zaman etkileyen bir güzel kitaptır Kürk Mantolu Madonna ?
12.02.18 beğen cevap