up
ara

Vergilius'un Ölümü

- Der Tod des Vergil

Vergilius'un Ölümü Konusu ve Özeti

Vergilius'un Ölümü
Edebiyat ve Felsefe kitabının da yazarı Hermann Broch tarafından kaleme alınan Vergilius'un Ölümü kitabı Alman - Avusturya, Edebiyat türünde okuyucusu ile buluşuyor. İthaki Yayınları yayınevinden 2011 yılında 9786053752394 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Vergilius'un Ölümü isimli kitap 504 sayfadan oluşuyor. Kitabı Türkçe'ye Ahmet Cemal çevirmiştir. Kitap Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Vergilius'un Ölümü kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Çevirmen: Ahmet Cemal
Yayınevi: İthaki Yayınları
ISBN: 9786053752394
Sayfa: 504 sayfa Basım Tarihi: 2011
"Broch'un Vergilius'u, bugüne kadar romanın esnek ortamı bağlamında gerçekleştirilmiş en sıradışı ve en temel deneylerden biridir." -Thomas Mann-Broch, Joyce'tan bu yana Avrupa edebiyatının en büyük romancısıdır ve Vergilius'un Ölümü, Ulysses'ten günümüze kurgunun teknik olarak ne denli ilerlediğinin tek gerçek kanıtıdır. -George Steiner-"Vergilius'un Ölümü'nde Broch, tıpkı Proust, Joyce ve Musil gibi, şiirden bilgilendirme amacıyla yararlanmak ve felsefeyi sanat boyutuna yükseltmek tutkusundadır. Bilgiye ulaşmak için çaba harcayan sanatçı; eylemci; öğretici; artık hiçbir görev yüklenemeyen bir çağın başlıca temsilcisi; Vergilius'un arkasında Hermann Broch vardır."-Walter Jens-
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Tamamlanmış ego
“Hiçliğin üzerindeki boşluktaydı, anlatılabilenin ve anlatılmayanın ötesindeki boşluktaydı, ve dalgaların sesi tarafından bastırılmış, dalgaların sesine hapsedilmiş olan Vergilius, evet o da sözle birlikte boşluktaydı, fakat öte yandan söz tarafından sarıp sarmalandığı ölçüde, akıp giden tınılara katıldığı ve onlar benliğine katıldığı ölçüde söz daha bir erişilmez ve büyük, daha bir ağır ve kaçıp gidici oluyordu, boşlukta bir denizdi, boşlukta dalgalanan bir ateşti, deniz kadar ağır ve deniz kadar hafifti, buna rağmen hala sözdü: Vergilius, onu alıkoyamıyordu, ve alıkoymak hakkına da sahip değildi; söz onun için anlaşılmaz bir dile getirilemezlik haliydi çünkü dilin ötesindeydi.”
Boşluk, anlatılabilir mi, diye sorduğum tüm sorulara yanıt verirken bitiyor bu dev eser. Bu tanım sadece başlangıç belki de yeniden yeniden okumaya davetiye. Tekrar et hayatını diyebilmek mümkün değil elbette ama tekrar oku ve tekrar keyfine var tekrar anlamdır bu eseri. Ya da en iyisi sana kattığı tüm değerlere sahip çık. Hiçliği, boşluğu, şimdiyi bir an’danın muhteşem güzelliği içinde eritmek bu olmalı. Birçok kavramı, felsefe, sanat, birey ve toplum gözüyle görüp kelimelerin o kısıtlı fakat bilenin elinde cevhere dönen dünyasına sığdırmak bu olsa gerek.
Yaşanan anın tüm manzarasını anlatırken çelişkileri, insan ruhunu, felsefik ve mantıksal çıkarımları bu zemine oturtmak bu kesinlikle. Bazen aynı kelimeleri kullandığımızı düşünmek şaşırtıyor beni; özellikle bu kadar derin bir eseri okurken. Yirmidokuz harf epi topu ama bir şaheser yaratmak ayrı bir meziyet elbette:
“Ey yeryüzü hayatı! Sürekli bir soluk alıp verme içersindeki saydamlığın dünyası ve gecenin dünyası, gölgenin büyüklüğü ile gölgesizliğin baştan çıkarıcılığı arasında bocalayan iki Dünya; sürekli akışın, zamanın hükümünü kaybedişinin iki kutbu arasında, hayvani ve ilahi zamandan yoksunluk arasında, değişmez bir şekilde hapsolmuş gelgitleri -gece, yeryüzünden olanın bütün damarlarında, topraktan gelmiş ne varsa hepsinin içinde, yukarıya doğru akar, içte ve dışta eş zamanlı olarak, sürekli uyanıklığa ve bilinçliliğe dönüşür, biçimden yoksun olana karanlığı barındıran, gölgeleri saklayan biçimler kazandırır, ve dünya, hiçlik ile varlık arasında, böyle bir boşluğun ortasında, boşlukta sallanarak, karanlık ve ışık olur, gölge gibiliği ile ışık gibiliği içersinde belirginleşir. Ruhun içersinde, bazen alçak, bazen yüksek tonda, ama asla yitirilmeksizin, gecenin çan sesleri, sürülerin çan sesleri, günden gelen Aslan kükremezleri, ışıkta ve tanınmışlıkları içersinde sarsıcı şekilde yankılanır; bu bütün canlıları yutan, göz kamaştırıcı bir fırtınadır-; insanoğlunun bilgisi, henüz bilgi olmayan, ama artık bilgelik olmaktan çıkmış bilgi, varlığın toprağından yükselen, sezginin tohumlarından yükselen, anaların bilgeliğinden yükselen, ışık ötesinin, hayatın ötesinin öldürücü çıplaklığına uzanan, baba bilincinin yakıcılığına, soğuğa uzanan bilgi; evet, insanoğlunun bileğisi; kök salmamış, sonsuza kadar hareketli, aşağıda da, yukarıda da olmayan, fakat hep gece ile gündüz arasındaki ufkun eşiğinde, boşlukta asılı duran, yıldızların şafağının o ara bölgesinde, gecenin sürülerinin hayatları ile ışığa boğulmuş tek başınalık arasında, suskunluk ile tekrar suskunluğa geri dönen söz arasında bir soluk alıp vermeden farksız olan bilgi.”
Bilgiye açlığı bilginin dünyasını anlatırken kendini eleştiren bakış açısını görüyorsunuz. Yüzyıllardır sorula gelmiş tüm soruları da soruyor üstat. Bilgi, bilmek, sanat, sanatın gerekliliği, köle ve insan gibi sorulara cevap arıyor kelimelerin ve felsefenin dehlizlerinde. Boşluğu ve hiçliği şimdinin geniş zamanını anlatmayı seçmiş yazar. Ölüm ise en son nokta mı bilemiyor yazar. Ve diyor ki ölüm bilgisi olmadan hayatın bilgisi olamaz. Klasik bir Yunan edebiyatı örneğini de sunmuş postmodern bir yaklaşımı da. Konuşmalar en çok Yunan edebiyatından örnekler. Konuşmalar içinde soru cevap şeklinde birbirine elense çeken birçok insan. Vergilius ise ölüme yakın bir fani olduğunu fark etmiş bir etmiş. En önemli eserini yakmak isteyen. Ve ölümsüzlüğe kafa tutuyor bununla. Hatırlanmanın da bir ölümsüzlük olduğunun farkında. Yaşamı ve sanatı sorgularken sizi de katıyor bu metaforun içine şimdinin içine atıyor sizi hiç çekinmeden:
“Artık tek önemli olan, canavar kesilmiş bir Şimdi’ydi; sonsuzluğa uzanırcasına çoğaltılmış, sadece sürüye özgü uçurumuna yuvarlanan, aynı zamanda da gürültüden dışarıya fırlamış bir Şimdi; hissettiklerinde kargaşaya düşmüş, duyularını kaybetmiş olanlar tarafından, deliler ve ruhlarını kaybettikleri için her türlü anlamdan soyunmuş olanlar tarafından ortaya saçılmış; ama yine de bütünü ve anlamı bağlamında öyle bir yoğunluk noktasında ki, geçmiş ve gelecek adına ne varsa hepsini yutmuş, hatırlamanın bütün derinlik boyutlarını içine almış, en uzak geçmişi ve en uzak geleceği anaforunun içine saklamış! Ah, insanın çeşitliliğinin büyüklüğü, özleminin uçsuz bucaksızlığı!...”
Tekrarlanan herbir kavramı sıkmadan anlatmış. Bir tanımına bayıldım mesela bekleyişsiz bir bekleyiş içinde olmak. Tamamlanmış bir egonun kurabileceği bir cümle elbette. Broch bu eseri yazarken aklından neler geçiyordu elbette bilemem ama beynini ve dünyasını bana açtığı için çok mutluyum. Bu dev eserin çevirmenini anmadan edemem doğrusu. Ahmet Cemal usta da hayatını adamış bu esere hayatını katmış. Kendi serüvenini de bu eseri çevirdikten sonra tamamladı üstat. Saygı ile anımsadım.
Keyifle okuyunuz ve mutlaka okuyunuz. Bir değil bir kaç kez hem de.
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba 10 verdi
23 beğen · 13 yorum
Red Red (@khaos)
Kaleminize sağlık diyorum, siz beğendiyseniz biz de beğeniriz diye tahmin ediyorum. "Artık tek önemli olan canavar kesilmiş bir Şimdi'ydi" Zekice yazılmış cümleler bunlar. Ve okunacak listemde yerini alıyor böylece.
15.07.18 beğen 5 cevap
Eseflal (@eseflal)
Ne güzel bir inceleme bu, vesileniz ile okunacaklar listeme alıyorum kitabı ? teşekkürler, kaleminize sağlık ?
15.07.18 beğen 3 cevap
lililerle (@lililerle)
Ben okuyun okutturun diyince takmıyorlar sakalım yok ki sözüm dinlensin :) Hakkını fazlasıyla vermişsin okurken alıntıların geçtiği sayfalar,nerede nasıl okudugum,ne düşündüğüm ne hissettiğim birer birer dökülüverdi önüme teşekkürler @seyyah73
16.07.18 beğen 2 cevap
Ruh Hassası (@ruhhassasi)
İncelemenizi okurken "İşte yine kaliteli bir kitabın habercisidir bu anlatım" diyerek, nadide eserler karşısında duyduğum o iç gıcıklayıcı heyecanı duydum sevinçle. Bizi böylesine güzel anlatımlarla öyle güzel kitaplarla buluşturuyorsunuz ki inanın hakkınız ödenmez @seyyah73. Var olun.
16.07.18 beğen 1 cevap
tutimucizeguyem (@elas)
Bir kitap bu kadar mı güzel tanıtılır.Bravo elinize dimağınıza sağlık.Mutlaka okuyacağım. Teşekkürler.
19.07.18 beğen 1 cevap
selim baltacı (@selimbaltaci)
Çevirisi 40 yıl sürmüş bu ilgimi çekmişti. Bunu üzerine incelemenizi tam olarak bitiremedem de tavsiyeniz ile aldım bu kitabı.
11.08.18 beğen 1 cevap
Gürkan  Metin

Gürkan Metin

@gurkanmetin

Ahmet Cemal Üstada Teşekkürler...
1.Bölüm: Su-Varış, 2. Bölüm: Ateş-Çöküş, 3.Bölüm: Toprak Bekleyiş, 4.Bölüm: Hava-Eve Dönüş. İzmir'de Dramatik Yazarlık bölümünde okuyan bir arkadaşımızın tavsiyesiyle aldığım bu başyapıtı bitirmenin mutluluğunu ve hüznünü aynı anda yaşamaktayım. Çünkü yıllardır, bilmeyipte beklediğim ve özlemini duyduğum bir sanat-felsefe romanı ancak böyle şaheser niteliğinde bir roman olabilirdi. Baştan aşağı şiirsel bir dille beraber, olağanüstü tasvirler, yerli yerinde kullanılan leitmotifler, kontrastlar, şiirler ve muazzam bir imgelem gücüyle bitmeyen cümleler…Şunu itiraf etmeliyim ki, Vergilius'un Ölümü aslında hiçbir zaman bitmeyecek bir eser. Ahmet Cemal üstadın, eseri bir nevi kendi yaşamıyla özdeşleştirerek, çevirisini bilinçli bir şekilde kırk yıl kadar upuzun bir süreye yayması da şüphesiz bu düşünceye güzel ve çarpıcı bir örnek teşkil etmekte ki kitabın önsözünde "Bir Çevirinin Hikayesi" başlığı altında, ana hatlarıyla başından geçen olayları , durumları ve romanın kendi yaşamının nasıl parçası haline geldiğini bizlere içtenlikle aktarmış.
Romanda, en genel anlamda İ.Ö 70-19 yılları arasında yaşamış Roma’lı ünlü şair Publius Vergilius Maro’nun yaşamının son gününde kendi sanatını, şiirini ve bu eksende tüm yaşamını ve zamanın değerlerini sorgulaması, 20. yüzyıl , hatta “evrensel manada” günümüz felsefe, sanat, toplum, siyaset gibi olgulara ve yaşamsal değerlere göndermelerle, o dönem ile günümüz yakın tarihinin arasında bir bağ, bir köprü kurularak ele alınmıştır.
Broch, yapıtında felsefeyi, sanatsal boyutlara ulaştırmış ve bunu varoluşçu bir düzlemde en baştan en sona edebi ve şiirsel bir şölene dönüştürmüştür.
Yazar, Zaman kapsamında; yaşam-ölümlülük-ölümsüzlük, Evren,Kainat kapsamında; sonluluk-sonsuzluk-ruhani dünya-maddi dünya, İnanç kapsamında; tanrılar-mitolojik unsurlar-ritüeller-kurban etme, Estetik,Sanat (şiir), Bilgi, Toplum ve Siyaset kapsamında; kölelik-halklar-yığınlar-iktidarlar-ayak takımı olarak tabir edilen sanatçılar güruhu, hakiki sanata giden yol - "güzel" olan şeyin sorgulanması- bilgiye ve hakikate ulaşma ideali, Psikoloji ve Bilinç kapsamında; sıla özlemi-aşk-rüyalar-simgeler-imgelem-sezgi gücü ve Dil sorunsalı gibi evrensel olguları, kimi zaman sarmal kimi zaman hiyerarşik ilişkiler düzeninde, dilin sınırlarını zorlayan, uçlarda ve derinlerde gezinen bir zıtlıklar labirentinde işlemiş, aynı zamanda yazınsal üslupta, deneysel anlamda farklı biçimsel ve tekniksel girişimlerde bulunarak tüm bu unsurları gerçekleştirmeyi başarmıştır.
Bu bakımdan Vergilius’un Ölümü sadece 20. yüzyıl edebiyatının değil tüm zamanların en önemli edebi değerlerinden biridir.
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba 10 verdi
16 beğen · 1 yorum
Tam Bağımsız Proton (@tambagimsizproton)
Canlıların dünyasına hoş geldiniz kıymetli inceleme, buyurun, siz de arenanın tozunu bir yutun!
20.10.18 beğen cevap

Vergilius'un Ölümü - S41

Her birinin iç dünyasını kasıp kavurmaktaydı, ve her ne kadar hiç kimse kendi kendine bir cevap vermeyi başaramıyorsa da . . .
Arif Boğaç tarafından eklenmiştir.
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

İsim, bize ait olmayan bir giysi gibidir. Bizler ismimizin altında çıplağız, babanın isim vermek üzere yerden aldığı çocuktan daha çıplağız. Ve biz, ismi varlıkla doldurduğumuz ölçüde, o bize yabancılaşır, bizden bağımsızlaşır, biz de o ölçüde terk edilmişlikle kalırız. Ödünç alınmıştır taşıdığımız isim, ödünç alınmıştır yediğimiz ekmek. Kendimiz eğretiyizdir, öylece yabana teslim edilmiş ve ancak ödünç alınmış bütün ucuzlukları üstünden sıyırıp atmış olan kişidir ki, hedefi görür ve ismiyle sonsuza kadar birleşsin diye, hedefe çağrılır.
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
10 beğen · 1 yorum
zemberek kuşu (@zemberekkusu)
Murakami, renksiz tsukuru tazakinin hac yılları, kitabında isimlerin insanların hayatlarıyla olan uyumlarını irdeliyo. Okumadıysanız tavsiye ederim.
18.01.19 beğen 1 cevap
Tam Bağımsız Proton

Tam Bağımsız Proton

@tambagimsizproton

Devlet aynı zamanda bir sanat eseri sayılsa bile, hareket halinde kalmayı sürdüren ve hep daha yetkin kılınmaya açık bir eserdir. Oysa şiir bir defa tamamlandı mı kendi içinde durağan bir yapıya kavuşur, dolayısıyla yaratıcı işini kusursuzluğa erişmeden elinden bırakmaz; sürekli değiştirmek, yetersiz olanı ayıklamak zorundadır, ona böyle yapması emredilmiştir ve o da eserin bütünüyle yıkıma uğraması tehlikesini göze almak pahasına bile olsa böyle yapmakla yükümlüdür.
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
6 beğen · 0 yorum
Arif Boğaç

Arif Boğaç

@bogac

Şarkı, yol göstericiydi, kendi içerisinde huzurluydu ve özellikle bu yüzden yol göstericiydi, bu yüzden sonsuzluğa açıktı; çünkü yalnızca huzurlu olan, yol göstericilik yapabilir.
10
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Ölümsüz olan tek şey, hakikatti, sadece hakikatin içindeki ölüm, ölümsüzdü. Her kim ki gözlerini kapatır, ancak o, görebilen körlüğün ve kaderin üstesinden gelmenin sezgisine varır.
243
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Misafir

Misafir

@misafir000

Bomboş nehrin ötesinde! Kaynağı ve dökülecek ağzı bulunmayan, sahilleri bulunmayan bir akıntı; suyun üstüne çıktığımız nokta ile yeniden daldığımız noktanın ayırt edilebilmesi mümkün değil, çünkü akıp giden şey, sonsuz ve başlangıcı bulunmayan bir geri dönüş içerisinde zamanı taşıyan, unutulmuşluğu taşıyan bir ırmaktan başka bir şey değil.
418
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
246
KİTAP
Okunası ve Tavsiye Edilesi Kitaplar
Satırlarından kopamayacağınız, okumaktan kendinizi alamayacağınız, okuduktan sonra mutlaka bir arkadaşınıza tavsiye edeceğini...
148
KİTAP
Türk ve Dünya Edebiyatından Okunması Gereken Seçkin Kitaplar
Türk ve Dünya edebiyatında kimisi yazıldığı döneme ışık tutan kimisi hafızalara kazınmış kimisi ise başlı başına klasikleşen ...
BUKALEMUN

BUKALEMUN

@karacurin

Bitmeli paylaşım fotoğrafı
Bitmeli
Yavaş yavaş tüm bedenimize yayılan hzzın tadına varalım.
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
26 beğeni · 15 yorum beğen ikon
Hayata Gülümse (@hayataagulumse)
Ohh herkes tatilde 😏😒😌 gözümüz yok ama içine icine de olmasa iyiydi 👍 bu arada konseptte eksiklik var lütfen 😂🤣
07.08.18 beğen 2 cevap
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Ödünç.  paylaşım fotoğrafı
Ödünç.
Aslında farkına vardığımız bir gerçek, ve fakat yazarın ayrıcalığı bunu çok güzel ifade etmiş olması. Buyurun:

“İsim, bize ait olmayan bir giysi gibidir; bizler, ismimizin altında çıplağız, babanın isim vermek üzere yerden aldığı çocuktan daha da çıplağız. Ve biz, ismi varlıkla doldurduğumuz ölçüde, o bize yabancılaşır, bizden bağımsızlaşır, biz de o ölçüde terk edilmişlikte kalırız. Ödünç alınmıştır taşıdığımız isim, ödünç alınmıştır yedigimiz ekmek, biz de ödünç alınmışızdır, öylece yabana teslim edilmiş, ve ancak ödünç alınmış bütün ucuzlukları üstünden sıyırıp atmış olan kişidir ki, hedefi görür, ve ismiyle sonsuza kadar birleşsin diye hedefe çağırılır.”
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
24 beğeni · 7 yorum beğen ikon
lililerle (@lililerle)
Çok severek okumuştum.Arada açıp açıp tekrar okurum.Kıymetli bi neokur üyesi Bilinmeyen Değer 'i yolladı. Broch dan okuyacağım ikinci kitap olacak ama bi türlü başlayamıyorum.Sanırım Vergilius'u sindiremedim henüz.Tekrar keyifli okumalar...
09.07.18 beğen 2 cevap
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Işık ve gölge.  paylaşım fotoğrafı
Işık ve gölge.
Yazar ışık ve gölge arasını, nefes alış verişimiz gibi anlatmış. İki nefes arasındaki mesafeyi betimliyor bir biçimde, geliş gidiş şeklinde. Buyurun:

“Ey yeryüzü hayatı! Sürekli bir soluk alıp verme içersindeki saydamlığın dünyası ve gecenin dünyası, gölgenin büyüklüğü ile gölgesizliğin baştan çıkarıcılığı arasında bocalayan iki Dünya; sürekli akışın, zamanın hükümünü kaybedişinin iki kutbu arasında, hayvani ve ilahi zamandan yoksunluk arasında, değişmez bir şekilde hapsolmuş gelgitleri -gece, yeryüzünden olanın bütün damarlarında, topraktan gelmiş ne varsa hepsinin içinde, yukarıya doğru akar, içte ve dışta eş zamanlı olarak, sürekli uyanıklığa ve bilinçliliğe dönüşür, biçimden yoksun olana karanlığı barındıran, gölgeleri saklayan biçimler kazandırır, ve dünya, hiçlik ile varlık arasında, böyle bir boşluğun ortasında, boşlukta sallanarak, karanlık ve ışık olur, gölge gibiliği ile ışık gibiliği içersinde belirginleşir. Ruhun içersinde, bazen alçak, bazen yüksek tonda, ama asla yitirilmeksizin, gecenin çan sesleri, sürülerin çan sesleri, günden gelen Aslan kükremezleri, ışıkta ve tanınmışlıkları içersinde sarsıcı şekilde yankılanır; bu bütün canlıları yutan, göz kamaştırıcı bir fırtınadır-; insanoğlunun bilgisi, henüz bilgi olmayan, ama artık bilgelik olmaktan çıkmış bilgi, varlığın toprağından yükselen, sezginin tohumlarından yükselen, anaların bilgeliğinden yükselen, ışık ötesinin, hayatın ötesinin öldürücü çıplaklığına uzanan, baba bilincinin yakıcılığına, soğuğa uzanan bilgi; evet, insanoğlunun bileğisi; kök salmamış, sonsuza kadar hareketli, aşağıda da, yukarıda da olmayan, fakat hep gece ile gündüz arasındaki ufkun eşiğinde, boşlukta asılı duran, yıldızların şafağının o ara bölgesinde, gecenin sürülerinin hayatları ile ışığa boğulmuş tek başınalık arasında, suskunluk ile tekrar suskunluğa geri dönen söz arasında bir soluk alıp vermeden farksız olan bilgi.”
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
11 beğeni · 0 yorum beğen ikon
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

Şimdi paylaşım fotoğrafı
Şimdi
Şimdi tanımı bu açıdan, çok iyi gerçekten. Yazar görüp yazmış o kalabalığı şimdi de anlatmış. Ahmet Cemal usta da muhteşem çevirmiş. Buyurun:

“Artık tek önemli olan, canavar kesilmiş bir Şimdi’ydi; sonsuzluğa uzanırcasına çoğaltılmış, sadece sürüye özgü uçurumuna yuvarlanan, aynı zamanda da gürültüden dışarıya fırlamış bir Şimdi; hissettiklerinde kargaşaya düşmüş, duyularını kaybetmiş olanlar tarafından, deliler ve ruhlarını kaybettikleri için her türlü anlamdan soyunmuş olanlar tarafından ortaya saçılmış; ama yine de bütünü ve anlamı bağlamında öyle bir yoğunluk noktasında ki, geçmiş ve gelecek adına ne varsa hepsini yutmuş, hatırlamanın bütün derinlik boyutlarını içine almış, en uzak geçmişi ve en uzak geleceği anaforunun içine saklamış! Ah, insanın çeşitliliğinin büyüklüğü, özleminin uçsuz bucaksızlığı!...”
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
12 beğeni · 3 yorum beğen ikon
zeyrek (@zeyrek)
Olağanüstü bir anlatım, ânı tüm azametiyle hissettirmiş. Zaman olgusu büyüleyici, baş döndürücü bir kavram.
08.07.18 beğen 2 cevap
Ömer Aydemir.

Ömer Aydemir.

@seyyah73

 paylaşım fotoğrafı
Hermann Broch’un bu eseri pek çok romana, inceleme yazısına ve elbette makaleye konu olmuş. Yazar için önemli bir yere sahip olan bu kitabın bir de çeviren için çok değeri var. Kendi çeviri serüvenini bu kitabın önsözü gibi yazan Ahmet Cemal için de bu eser ayrı bir yere sahip. Hayatını katmış, hayatına katmış bu eseri. Çevirmesi bir ömür yaklaşık kırk yıl sürmüş. Noterler için belge çevirmekle başladığı çeviri serüvenine “bu kitabı çevirip bitirince çevirmen olacağım” diyecek kadar bağlanmış bu esere. Ve kendini Vergilius a benzetmiş çevirmen. Aşağıdaki alıntı da bu önsözden. Bakalım bu kadar önemli bir eserin hakkını verebilecek miyim?

“Yani hayatının huzurunu seven biriydi; toprağa bağlı bir toplumda geçecek, sade ve güven dolu bir ömre uygun bir insan; kökleri geriye yerleşip kalmasına izin verilmiş, dahası yerleşmeye zorlanmış biri; aynı zamanda, daha önce bir kader gereği, yurdundan ne kopabilmiş ne de orada kalabilmiş biri; bu kader, onu ötelere, toplumun dışına sürüklemiş kalabalıklar içersinde düşürebilecek en çıplak, en kötü, en vahşi yalnızlığın içine atmıştı; onun kökeninin yalınlığından koparmış, uçsuz bucaksızlığa, gittikçe büyüyen bir çeşitliliğie doğru kovalamıştı; böylece büyüyen, sınırsızlığa açılan, sadece gerçek hayat ile arasındaki uzaklık olmuştu; evet, gerçekten de yalnızca bu uzaklıkta büyüyen.üstüste Vergilius, hep kendi tarlarının sınırlarında gezilmiş, her zaman kendi hayatının sınır boylarında kalmıştır; huzur nedir bilmeyen bir insan; ölümden kaçarken ölümü arayan, eser vermek isterken eserden kaçan biri; bir aşık, ama yine de hep kovalanmaya yargılı, gerek iç gerekse dış dünyanın tutkuları arasında yolunu kaybetmiş, kendi hayatına sadece konuk olabilmiş biri...”
ataç ikon Vergilius'un Ölümü
kitaba 10 verdi, inceleme ekledi.
24 beğeni · 2 yorum beğen ikon
lililerle (@lililerle)
Virgil ile öldüm...Hakkını vereceğinize inanıyorum.İncelemenizi bekliyorum efenim...
04.07.18 beğen 1 cevap