up
ara

Utopia

Ütopya

Utopia Konusu ve Özeti

Utopia
utopia kitabının da yazarı Thomas More tarafından kaleme alınan Utopia kitabı Felsefe, Roman (Çeviri) türünde okuyucusu ile buluşuyor. İş Bankası Kültür Yayınları yayınevinden 2005 yılında 9789754587395 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Utopia isimli kitap 241 sayfadan oluşuyor. Kitap İlham veren kitaplar listesinde de yeralmaktadır. Utopia kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yazar:
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN: 9789754587395
Sayfa: 241 sayfa Basım Tarihi: 2005
Eşine az rastlanır üstün zekasıyla tanınmış, yenilmez İngiltere Kralı Sekizinci Henry ile değerli Kastilya prensi birkaç yıl önce ciddi şekilde bozuşmuşlardı. Bu işi görüşmek ve düzeltmek üzere o tarihte sözcü olarak Felemenk'e gitmiştim. Yanımda iş ve yol arkadaşı olarak eşsiz insan Cuthbert Tunstall vardı. Kral o sırada kendisine, herkesin alkışları arasında, Canterbury başpiskoposluğunu vermişti...
Sezgi

Sezgi

@sezgii

Fazlasıyla Spoiler İçerir!!
Felsefe öğrencisi olarak, Mina Urgan incelemesini okumadan, değerlendirdiğimde evet, Platon sonrası devlet ve düzen konusunda yazılan nadir iyi eserlerden birisi. Yine Platon gibi, More da kendi düşüncelerini karakterlere söyletiyor, sanki bir başkası demiş More aktarıyor gibi. Felsefe kitaplarının çoğunda bu durum var, dönem şartları sebebiyle.

Sezgi olarak değerlendirdiğimde ise, direkt olarak olmasa da Sokrates öldükten sonra Platon’un sergilediği tavırlar var bence More’da. O sebeple çoğu yerde ‘’Vay arkadaş ne orijinal fikir, sen mi düşündün bunu?’’ mizahına girmeden edemedim.:D

Platon-More karşılaştırmasını okurken zaten yapıyorsunuz da eleştirilerde ‘’Platon devleti faşisttir’’ söylemi o kadar güldürdü ki beni ne desem bilemedim. Kendilerinden olmayan her şeyi faşist ilan etmek maalesef felsefeye de bulaştı. Neyse ki Platon savaşçı ve realist bir toplum peşinde, fikirleri yıllarca hüküm sürmüş ve çoğu zaman gerçekleşmiş büyük bir filozoftur.

Gelelim More’a. Yaşamıyla fikirleri çelişkili ilerliyor. Söylediği gibi hak savunucusu falan kesilmiyor görev alınca. Kralın dibindeyken de dini özgürlük savunması yapmıyor. Tabii ki More neden Katoliksin diye eleştirmeyeceğiz, madem Katoliksin ve diğerlerini kafir görüyorsun ne diye kitabında din özgürlüğünden bahsediyorsun diyeceğiz ^_^ Kitapta aşırı güzel bir şekilde açıklıyor aslında bunu: ‘’Ve belki de More’un dramı, birbiriyle çarpışan bu güçlerin her ikisine de candan bağlılık duyması; hem geleceğe umutla bakan bir Rönesans adamı, hem de geçmişten kopamayan bir Hristiyan olmasındaydı.’’

Evlilik yaşantısının feraha kavuşması için kadınların kocalarının önünde diz çöküp suçlarının bağışlanmasını dilemelerini söyler. Hımm. Erkeklerin de aynı şeyi yapmalarından bahsetmiyor yalnız.
Damadı onun kamçılarla düğümlü iğlerle bedenini zaman zaman
cezalandırdığını söyler. More, günahtan yeterince korkuyor.

Mina Urgan çevirisi gerçekten güzel, anlaşılır. İncelemesi çok yerinde olmuş. Konuya hakim olduğu çok belli. Dürüst olmak gerekirse incelemesini Ütopya’nın kendisinden daha çok beğendim.
Bölümlere de ufaktan değineceğim.

I.Bölüm genel itibariyle temiz Katolik öğretilerine dayanıyor diyebiliriz. Erdem, ahlak, toplum. İkinci bölüme hazırlık olmuş.
Kendisi mülkiyet konusunda doğru bir çözüm yapmış. Ama Rousseau ve Locke’u tercih ederdim bu konuda.
II.Bölüm'e bakınca Ütopya’da zevkli hiçbir şey yok. Düz, monoton ve sıkıcı geldi bu bakımdan bana. Çocuklarını başkalarına evlatlık vermeleri de duygusuz olduklarını düşündürdü. Eleştirilerde Platon’la tamamen ayrılar diyordu. Bu konuda aynı çizgide devleti düşünüyorlar. ‘’Bütün aşağılık, zahmetli ve ağır işleri köleler görürler.’’ İnsan temelli olduğunu söylediği toplumda bu yapılan anlamsız. ‘’Suçlu oldukları için, topluma kazandırmak amaçlı’’ söylemler olabilir. Yine yanlış. Yine. Çok özgürlükçü köleli ve minnak eşit toplum. ^^ Nasıl diyorlar: Thank you Jesus!

Hele bir savaş konusu var ki sormayın gitsin. Kendileri ölmüyorlar başkalarını öne atıyorlar. Bir de pişkin pişkin diyor ki: ''parayla tuttukları bu adamlar çoğu zaman geri dönmez.'' Yani para ödemezler ama adamlar ölür. Çok onurlu bir davranış More’cum. Katolik Kilisesi Onur Belgesi kazandın. Bana ne Platon’un Devleti’ndekiler ölsün, benim Ütopya’mdakiler değil der gibi gibi :D

İnsani her değerden maddiyattan, zevklerden kısacası 7 ölümcül günahtan uzak ideal toplum. Bunun olacağına inanmamakla birlikte bütün dünya Sufi olsa, Eren olsa, Gandi olsa yine olmaz. Gerçekten ismi gibi Ütopya.

Hayvan kesmiyorlar, güzel. Kurban hemen her dinde olmasına rağmen kendilerine uyarlamışlar. Bunda ters bir taraf yok. Avcı kan dökmek için hayvan öldürüyor diyerek avcıya yükleniyor da, avcı da et yemek için öldürüyor, Ütopya’nın kasabı da. Döküldü yine kan. Ni yapacağuk hacı abi?

İlgimi tamamen kitaba yöneltmeme sebep olan kısımsa Ötenazi. Çoğu kişinin söylemekten çekindiği bir şeyi More rahatça söylemiş burada. Takdir ettim. Bugün de çok önemli bir sorun olan Ötenazi’ye acılara son vermek olarak bakmış. Evlilik konusunda da fikirlerinin -yukarda belirttiğim dışında- çoğunu beğendim.

Bağlayacak olursak, İngiltere Kralı Ütopya’ya girer ve artık bir Ütopya yoktur. ^^
ataç ikon Utopia
kitaba 8 verdi
2 yorum
Gamze (@gamzep)
tudors dizisi de iyidir.
11.10.15 beğen cevap
Sezgi (@sezgii)
VIII. Henry ve politikalarını anlattığı için söylenebilir, evet. :)
11.10.15 beğen cevap
Elif Recep

Elif Recep

@elifrecep

Thomas More'un 'Ütopya'sını anlatmadan önce kitapta bize bu ülkeyi anlatan Raphael ve birinci tekil kişi anlatımını tercih eden yazarın konuşmalarından oluşan kısımdan bahsetmek istiyorum.Oldukça ilginç tespitlerin yer aldığı bu kısımdaki bazı cümleler onları tekrar tekrar okuyacak kadar beni etkiledi.Yazarın aktif olarak siyaset ve hukukun içinde bulunduğu göz önüne alındığında bu cümlelerin çoğunun görüp biriktirdiklerinin ürünü olduğunu düşünmek çok ta zor olmasa gerek.Hırsızlığı azaltmak için verilecek olan cezayla ilgili şu tespit çok hoşuma gitti.'Çalmakla öldürmeye aynı cezanın verildiğini gören ne yapar?Soymakla yetinebileceği adamı kendi kellesini korumak için öldürür....Neye yaradı kanunların sertliği?Hırsızı darağacı ile korkutarak katil yapmış olduk'.Ayrıca kitapta Fabricius'a ait olduğu söylenen 'Kendim zengin olmaktansa,zenginlere baş olmak isterim.Bir halkın acıları,iniltileri arasında sefa sürmek krallık değil,gardiyanlıktır.'cümlesine hayran kalmamak mümkün değil.Gelelim Thomas More'un,daha doğrusu Raphael'in bize mükemmel olarak anlattığı 'Ütopya'ya...
Ütopya bir tarım toplumudur ve ortak mülkiyet esasına dayalıdır.Kitapta bu ülkenin coğrafi yapısı ,toplum yapısı,eğitim, din ,savaş ,hukuk ve yönetimi hakkında bilgiler yer alıyor.Her çocuk ailesinin mesleğini yapmak üzere yetiştiriliyor ve başka mesleği tercih edecek olanlar o mesleği yapan aileye evlatlık olarak veriliyor.Aile yapısı ve ilişkilerini aynı bizde ki aşiret sistemine benzettim.İlgimi çeken bir nokta da bu ülkede ötenazinin meşruluğu hatta özendiriciliği oldu.Siyaset sadece kendilerine bu hak verilenlere ait.Bu bakımdan İfade özgürlüğü kısıtlı olmasına karşın inanç özgürlüğü sınırsız.Çeşitli dinler var ve bir kişiyi dininden dolayı ayıplamak ayıpların en büyüğü olarak görülüyor.Bu ülkede kölelik te var ancak kölelik doğuştan gelmeyip bazı suçlar karşılığında ceza olarak öngörülmüştür.Köleler ile ilgili yazılanlar yazarın yaşadığı dönemde mevcut olan köleliğin doğal durumu düşünülünce insan hem kanıksıyor hem de bu düşüncenin doğallığı karşısında hayrete düşüyor.
Raphael anlatırken öyle bir imaj çiziyor ki 'bir varmış bir yokmuş bir zamanlar hiç bir sıkıntısı olmayan mutlu insanların yaşadığı bir ülke varmış'havası esiyor.Mutlu olmamak yasakmış gibi bir izlenim veriliyor.Diğer toplumların değerli gördükleri madenlere demire ya da diğer ucuz madenlere verdiği değeri veren hatta onlardan daha az değerli gören bu toplum kılık kıyafette de aynı düşünceye sahip.Renk renk desen desen de olsa hepsi aynı amaca hizmet etmiyor mu diyerek kıyafetleriyle övünenlerle alay ediliyor.Kan dökmeyi de sevmeyen bu toplum savaşı en son çare olarak görüyor.Akıllarıyla savaşmak ilk tercihleri oluyor hep.Her ne kadar bu cümleler süslenip püslenip önümüze konsa da
yazarın oluşturmaya çalıştığı bu mükemmelliğin zamane insanına mükemmel gelmesi mümkün değil.
Tek tip insan modeli varmış gibi ele alınan ve para ortadan kalkınca bütün sorunlar ortadan kalkıyor diyen yazar( Raphael'in ağzından) insanların hırsı ,doyumsuzluğu konusunda pek iyi niyetli anlaşılan.Ütopya adasında yaşayanlar da bu ada gibi ütopik,tüm kötü duygulardan arınmış hayali yaratıklar anlayacağınız. Ancak yazar da bunları sezmiş olacak ki Raphael'e söylemese de eksikliklerin ve eleştirilecek hususların kendisi de farkında olarak bitiriyor kitabını...
ataç ikon Utopia
kitaba puan vermedi
0 yorum
Erkan ÇAKIR

Erkan ÇAKIR

@erkancakir - Kütahya

''Utopia'' kelimesi Yunanca ''yok, olmayan ve yer '' kökeninden gelir. ''Olmayan yer'' anlamına gelen bu kelime, Thomas More tarafından türetilmiştir.
Her şeyiyle mükemmel olan bir devlette yaşama fikri ilk Platon ile başlamıştır ve ''Devlet'' eseri bu konuda en eski eserdir. More bu eserinde yazı olarak alaycı bir anlatım yolunu seçiyor ve eser üzerinden bir takım eleştiriler yapıyor. Ancak sadece yönetimi eleştirmiyor, aynı zamanda kendi çözüm önerilerini de aslında var olamayan ve kendi kurgusu olan hayali ülke ''Utopia'' üzerinden anlatıyor. Bu yönüyle ideal devlet, ideal yönetim ve ideal toplum hayalini Utopia eserinde birleştiriyor. Thomas More'nin devlet ve hukuk adamı olması sebebiyle eser, edebi eserden çok siyasi bir eser olarak tanınmıştır.
Utopia kelimesi, ütopya olarak Türkçe 'ye de girmiştir ve bizde daha çok hayal ve gerçekleşmesi imkansız olaylar için kullanılmaktadır. Türkçedeki anlamı belki de Thomas More'nin Utopia eserinde anlattığı ülkenin ulaşılması imkansız bir devlet ve yönetim modeline sahip olmasından kaynaklanmış olabilir. Bana göre de Utopia da anlatılan bir devlet modeli uygulamada imkansızdır. Çünkü bir çok yönden ''Komünizm'e'' benzemektedir ve kaynağını hatırlamadığım bir düşünceye göre; 'Dünya sadece meleklerden ibaret olsaydı, Komünizm çok iyi şekilde uygulanabilirdi'. İnsanların içlerinde her zaman hırs, kaytarma, rekabet ve çok para kazanma gibi insanları yanlış yönlendirecek duygular var olmuştur.
Utopia'yı anlatmaya başlamadan önce "bu kitapta anlatılan her şey tamamen hayal ürünüdür, hiç bir ülke ve yönetimle alakası yoktur" şeklinde Türk dizilerindeki gibi bir giriş yapsak çokta yersiz olmaz galiba :)
Utopia'nın kurgusu sohbet havasında geçer ve ana karakter denizci Raphael Hytlodaeus'tur. Felsefeye de meraklı olan Raphael bir çok ülkeyi gezmiştir ve gezip gördüğü yerleri, bir sohbet ortamında Peter Gilles ve Thomas More anlatmaktadır. Kitapta tam bu noktada başlamaktadır. Raphael hayalindeki ülkeyi son yolculuğu sırasında Utopia Adası'nda keşfetmiştir. Adanın yönetim biçimi tüm Avrupa devletlerine örnek olacak kadar gelişmiş ve idealleşmiştir. Adanın özellikleri;
 Utopia bir tarım ülkesidir ve vatandaşlarda iyi birer çiftçidir.
 Yöneticiler seçimle iş başına gelir.
 Vatandaşlar şehirleri için günde 6 saat çalışırlar.
 Herkes deriden yapılma tek tip elbise giyer.
 Her aile kendi giyeceğini kendisi diker.
 Herkes şehirdeki yemekhanede yemek yer ve her yaştan insanlar hep bir aradadırlar.
 Kadın ve erkek arasındaki ilişkilerde esas olan evliliktir, gönül eğlendirmek söz konusu değildir ve boşanmaya karşı çıkılır.
 Vatandaşların birlikte ürettikleri ürünler ambarlarda saklanır ve herkes ihtiyacı olan miktarı buradan ücretsiz alır.
 Adada para kullanılmaz, altın ve gümüşe de hiç değer verilmez. (Bunlar insan ahlakını bozan şeyler olarak görülmektedir).
 Utopia'da kimse aç kalmaz ve yiyecek sıkıntısına düşmez.
 Felsefe ve edebiyat en çok ilgi gören alanlardır.
 Kölelik bir ceza olarak vardır. Kötülüğü benimseyenler ve suç işleyenler köle yapılır.
 Savaş en istenmeyen durumdur ve olabildiğince kaçınılır.
 Yöneticiler için Utopia halkının canı çok kıymetlidir.
 Tek din yoktur ama herkes birbirinin inancın karşı saygılıdır.
 Felsefeyi çok sevmelerine rağmen tek başına aklın yetmeyeceğini bilmektedirler.
ataç ikon Utopia
kitaba 10 verdi
0 yorum
Semih Oktay

Semih Oktay

@semihoktay - İstanbul

ÜTOPYA

Thomas More(1478 - 1535 İngiliz yazar, devlet adamı ve hukukçu.);Alter Yayıncılık / 2013;166 Sayfa

Devrettim Thomas More'un ÜTOPYA başlıklı eserini.Hayalî bir 'hayal ülkesi' More'un Ütopyası.İdeal bir yönetim biçimi tarif ediyor More bu hayal ülkesi için.Öyle bir ülke ki yoksulluğu tamamen yok etmişler.Herkes çalışıyor;üretime katkıda bulunuyor.Özel mülkiyet yok bu ülkede:Yasak.Para yok;kullanılmıyor.İhtiyacın ne ise dükkâna gidip istediğini istediğin miktarda alabiliyorsun.Vatandaşlarının hakları ve özgürlükleri insan onuruna yakışacak en mükemmel seviyelere getirilmiş More'a göre!..Bir başka şehre seyahat etmek isteyen önceden izin alıyor Prens'ten;öyle aklına gelen istediği gibi özgürce bir yerden bir başka yere gidemiyor.İzin almadan gitti,diyelim,,,bunu ikinci bir defa tekrarlarsa şöyle yazıyor 76.sayfada:"Aynı hareketi ikinci kez yapmaya cüret ettiğinde kölelikle cezalandırılır." More'a sormuşlardır bu kitabı okuyanlar:Sayın More,seyahat özgürlüğünü niçin izne bağladınız? diye...Mamafih More'un da zihni karışıkmış zahir bu hayalî ülkesini yaratıyorken.Köleler var zira.Her fırsatta en ağır işleri bu kölelere yaptırıyorlar."Kölelik suçlular için idam kadar berbat bir cezadır." diye yazıyor ceza yasalarında.Haa,bir de ikide bir Yazar ölüm cezasıyla cezalandırıyor suçluları.Benim de aklım karıştı More yüzünden: "Ama köle olarak yaşamaya mahkûm oldukları hâlde,isyan edip de kaçacak olurlarsa,kafese konulmaya ya da zincire vurulmaya gelemeyen vahşi hayvanlar gibi katledilirler." diyor sayfa 114'te..."Çok az sayıda yasaları var..." yazıyor sayfa 116'da.Avukatları da yok.İnsan öldürmeyi sevmedikleri için savaş için askere ihtiyaç varsa bunları Zapoletae adındaki bir halktan sağlıyorlar.Bu halktan asker alıyorlar savaş için,,,hem de çok iyi paralar ödeyerek. More sözüm ona insanına değer veriyor ama dikkat edin 'insan'a değil hayalinde kurduğu Ütopya ülkesinin insanınına.Zapoletae halkından temin ettiği asker ölürse ölsün savaşta. More'a ne canım! Ölen benim ülkemin insanı değil ki,demeye getirmiş More.Yahu sen ne ikiyüzlü diyecektim ya(!) hadi vazgeçtim yüz karası düşüncelere sahipmişsin be More! Zapoletae halkından parayla aldığın asker insan değil mi? Hem paraya hiç değer vermiyordunuz hani? Paralı asker neyin nesi oluyor? Sayfa 129'da:"Ütopyalılar için bu adamlardan ne kadarının ölüp gittiği hiç önemli değildir.Çünkü bu tür iğrenç ve lanet bir halkın oluşturduğu kokuşmuş çöplükten bütün dünyayı tamamen arındırabilirlerse,insanlık adına büyük bir iş yapmış olacaklarını düşünürler." yazıyor.Zapoletae halkı hakkında Yazarımız More'un açık açık düşündükleri işte böyle.

Ütopyasını her bakımdan mağrur,beğenilecek bir ülke yapmaya çalışmış More;ülkesinin insanına da en büyük değeri atfedip halkını yüceltmeye gayret etmiş...Mamafih ben ütopya ülkesi ile birlikte distopya ülkesi de gördüm More'un ÜTOPYA başlıklı bu eserinde.Yukarıda, bu dediklerimi doğrulayan cümleleri alıntıladım kitaptan.Allah'ım sen bizi bu Thomas More gibilerden koru ya Rabbim.

Türk Dil Kurumu'na göre 'ütopya' kelimesinin anlamı olarak:"Gerçekleştirilmesi imkânsız tasarı veya düşünce" diye yazıyor.Wikipedia'ya göre 'distopya' kelimesinin anlamı olarak:"Distopya olumsuz ütopyadır totaliter ve baskıcı toplumları ifade eder. Örnekler; : George Orwell'in 1984'ü..."
ataç ikon Utopia
kitaba 6 verdi
15 yorum
BUKALEMUN (@karacurin)
silinmeyen izler bıraktı bende bu kitap iyiki okumuşum mu desem keşke okumasaydım mı desem
07.06.14 beğen cevap
Elif Recep (@elifrecep)
Ben de şu an bu kitabı okuyorum Semih Bey.Şu ana göre bakacak olursak hakikaten ben Thomas More'un muhteşem addettiği Ütopya'da yaşamak istemem.Mesela her çocuğun baba mesleğini yapacağı ve meslek değiştirmek isteyenin o mesleği yapan aileye evlatlık olarak verildiği yazıyor.Düşünsenize ne korkunç.Bir de ana babası olmayan ve on üç yaşından büyük olan çocukların haline de acıdım.Köleler hakkında ben de sizin gibi düşünüyorum ama tabi yazıldığı dönemdeki kölelik anlayışına göre oldukça insaflı.Çünkü Ütopya'da kölelik doğuştan gelmiyor.Sadece cezalandırma yöntemi olarak kullanılıyor.Bunun dışında düşünce özgürlüğü konusunda da sıkıntılı bir yer bence.Şu an okuduğum için görünce hemen yazmak istedim umarım yormamışımdır.Saygılar...
07.06.14 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Şimdi gördüm yazdıklarını ElifRecep.Ben bir yandan kanaltürk'te boks maçlarını izledim diğer yandan yazdıklarım silinir korkusuyla ikide bir kaydettim dolayısıyla geç fark ettim cevapları." (...) Thomas More'un muhteşem addettiği Ütopya'da yaşamak istemem." diye bildirdiğin görüşe katılıyorum.Galiba ülkemizde yaşayan tek bir kişi dahi More'un ÜTOPYA ülkesinde yaşamak istemez.Kölelik müessesesi o devre göre farklı bu devre göre farklı olamaz.Bu dediğini 'düello'
kavramıyla örneklemeye çalışırsak (T.D.K. : "İki kişi arasında, tanıklar önünde yapılan silahlı vuruşma" anlamını kullanacağım...) eski devirlerde kabul edilen bu silahlı vuruşmayı da kabul eden yazarlar var.Dahası hakarete uğradığını iddia edip,bizzat hasmını düelloya davet eden yazarlar var.İlginç değil mi? Hâlbuki 'yazar' toplumun akıllı,bilge kişilerinden olmak durumundadır.Ne düello müessesesini kabul etmeli,ne düelloya davet etmeli birini."(...) umarım yormamışımdır." diye yazdığın gözüme takıldı şimdi.Aynı temenniyi şimdi ben sana ediyorum!
08.06.14 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
karacurin nasılsın? Yazdıklarınla beni etkiledin:"Keşke okumasaydım." diyemiyorum sen de deme! Yıllardır aklımdaydı şu kitap,okuduğum iyi oldu,en azından aklımdan çıktı.Edebiyat âleminin şu ÜTOPYA başlıklı eser hakkında bu güne kadar yazdıklarını zihnimde değerlendirdiğimde kandırıldığımı hissettim.Keşke bu eser bir klasik olamasaydı da ben de okumasaydım mamafih o kadar reklâmı ile karşılaştım ki merak etmiştim.More'un mükemmel tasarladığını sandığı bu ülkenin işleyişiyle ilgili hemen her ayrıntıda Yazarın insan sevgisinden ne anladığını kavradım.Pek katı görüşleri vardı More'un içimi ürperten...
08.06.14 beğen cevap
Elif Recep (@elifrecep)
Semih Bey ben kölelik müessesini bizim devrimizle değil yazarın kendi yazdığı devirle kıyasladım.O zamanki kölelik anlayışına göre daha iyimser olduğunu belirttim.Bu cümlemle köleliğin o dönemdeki meşruluğunu ve bunun yazarı haklı kılacağını söylemedim.Size de yazılanlar o zaman ki mevcut köleliğin biraz yumuşatılmış hali olarak gelmedi mi?Buna örnek olarak ta daha önce yazdığım gibi köleliğin çocuklara geçmediği ayrıca kölenin davranışlarına bakarak daha sonra özgür kalabileceği ve eşinin köle olma zorunluluğu bulunmadığı söylenebilir.Kitapta kötü ve pis işlerin kölelere yaptırıldığı söyleniyor ancak kasaplıkta bu işlerden sayılıyor.Yazarın kötü ve pis dediği işler derken Ütopya'da kötü hiç bir şey olmadığını da belirtirken neyi ifade etmek istediğini kestirmek zor.Ayrıca biz bütün bunları Raphael'in ağzından dinliyoruz ve kitabın sonunda yazar da eleştirilecek hususların mevcut olduğunu ancak bunu Raphael'e söylemeye çekindiğini belirtiyor.Haklısınız bir yazar toplumun akıllı kişilerinden olmalı ama yazarı kendi toplumundan soyutlamak ta ne kadar doğru olur bilemiyorum.Yazar 'Ütopya' yı birinci ağızdan anlatmış olsaydı belki bir yargıya ulaşabilirdik ama yazar köleliği kabul etmiş toplumundaki bireylerin mükemmel kavramından neyi anladıklarını da anlatmak istemiş olabilir.Bu durumda yazarı karakterden bağımsız görmek gerekmez mi?Bahsettiğiniz düelloları ben de genelde Dostoyevski'nin kitaplarında okudum ancak kendi okuduğum kitaplar açısından konuşuyorum bu kitaplarda düellonun varlığı Dostoyevski' nin düelloyu doğru bulduğunu değil kitaptaki karakterin yaşadığı toplumu yansıttığını düşündüm hep. Bu arada umarım sizi yormamışımdır derken vaktinizden aldığım için hem özür hem teşekkür mahiyetindeydi.Ben yorumunuzu severek okudum.
08.06.14 beğen cevap
fethiye (@fethiye)
yazdıklarınızı okudum ve kitabı grcekten merak ettim en kısa surede bende okuyacağım
08.06.14 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
ElifRecep:"Semih Bey ben kölelik müessesini bizim devrimizle değil yazarın kendi yazdığı devirle kıyasladım." cümlendeki anlamın aksini savunmuş değildim gerçi mamafih tam da senin manalandırdığın gibi ele alalım konuyu ve Yazarımızın 'köleler ve kölelik' hakkındaki fikirlerini kabul edebiliyor muyuz,buna bakalım.Savaş esiri de olsa bir insanı köle olarak çalıştırmak,insan haysiyetine ve onuruna yakışmıyor.Bu konuda hemfikir miyiz? Yazarımız eserinin tamamında her ne kadar Raphael'den,yani senin değinmiş olduğun gibi ikinci bir ağızdan bize aktardığını bildiriyorsa da fikirler kendisine ait...Bu konuda da hemfikiriz sanıyorum. Yazarı kendi toplumundan soyutlamak mümkün olmayabilir mamafih bilgeliğin gereği olarak bir ülkenin yöneticileri, vatandaşlarının mutlulukları,huzuru,refahı ve can sağlıkları için çalışmalılar.Düellodan salt örnek olsun için bahsetmiştim.Günümüzde 'düello' müessesesi çalışıyor olsa,bilge olarak toplumda kabul gören bir insanın buna şiddetle itiraz etmesini doğru bulurum.İntihara teşebbüs etmeye karar veren iki kişinin seçtiği bir ölüm oyunudur düello;iki kişiyle sınırlı da değil,eylemin tanıkları var üstüne üstlük...More ise her fırsatta insanları köle yapıyor Raphael'in vasıtasıyla.Prens'ten izinsiz ikinci bir kez seyahat etmeye cüret edeni köle olarak çalıştırmakla cezalandırıyor.E,madem böyle bir ülke tasavvur etme gayretindedir More,Raphael'in ülkesinde köle olmadığını anlattırması gerekirdi.Fakat More köleliğin kaldırılmasından yana olmadığını yazıyor zaten,hem de bir bölümde değil birkaç bölümde. Karakterden bağımsız görmeye uğraşsam da More'u olmuyor zira dediğim gibi kölelik konusunda ürkütücü fikirleri var...
09.06.14 beğen cevap
Elif Recep (@elifrecep)
Daha önce de belirttiğim gibi kölelik konusundaki görüşlerinize katılıyorum Semih Bey.Ancak benim burada demek istediğim köleliğin ele alış biçimi.Yazarı ve söylediklerini savunuyor değilim sadece kendimce yorumlama çabası benimkisi.Ben de size şöyle bir örnekle ifade edeyim.Roma hukukunda borçlular 'infamia'yani 'şerefsiz' olarak adlandırılıyordu ve sizin de gördüğünüz üzere bizim bildiğimiz tanımdan bir hayli farklı.Burada da yazar da köleliği (her ne kadar ben de fikirlerini tasvip etmesem de) suçlu tanımına karşılık olarak kullanmış gibi geldi bana.Fikirleriniz ve yorumlarınız için teşekkür ederim.Bunun üzerinde biraz daha düşüneceğim...
09.06.14 beğen cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
Suçu sabit görülen,cezasının da sürekli olmasına çalışılan bir suçlu gibi,değil mi? Evet...Katı ve acımasız bir sona götürüyor insanı dediğin gibi.İkinci defadır seyahat iznin olmadan çıktın yola,öyleyse sen köle ol! Pek insafsızca doğrusu...Borçlular = Şerefsiz idiler Roma hukukunda,öyle mi? Eh,vardır elbette borçlular arasında her türlü sıfata layık insan da tümü için bunu kullanmak doğru değil-miş...
09.06.14 beğen cevap
BUKALEMUN (@karacurin)
Yazıldığı tarih açısından bakarsak size katılam mumkun degil Semih abi bazı düşunurlere gedik olmuşdur
06.10.14 beğen 1 cevap
Semih Oktay (@semihoktay)
:(
08.11.16 beğen cevap
nlgnycydncr (@dunyasnilzehes)
@semihoktay Ütopya okuyacağım ☺☺☺☺ sonuç ne olacak tabi bilemiyorum 6 puan vermissin .Yorumunu henüz okumadım daha fazla etkilenmemek için ☺
25.10.18 beğen cevap
nlgnycydncr

nlgnycydncr

@dunyasnilzehes

Anlaticimiz Raphael,gitmiş görmüş yaşamış beğenmiş Utopia 'yı. Okurken vay be var mı böyle bir yer diyorsunuz.Orada yaşamanın guzel olabileceğini düşünüp sonra inanamıyor mümkün değil bu anlatılanlar ,dünyanın hiçbir yerinde bu yasaları uygulayabilecek toplum yoktur diyorsunuz.
Kâh biz de böyle olsak onlar gibi düşünsek dediğim kâh yok ya ben kesinlikle yapamazdım dediğim anlatımlarla karşılaştım.
Genel anlamda kitap ilgi uyandırıcı.Severek okudum.Kitabın içeriğinden bahsedeceğim ,minicik bir özet hali olabilir bundan sonraki yazacaklarim o yüzden demedi demeyin.

Utopia hilal biçiminde bir ada .Amaurote baskentidir.Halkın en cok sevdiği şey kafasını işletmek,geliştirmektir. Kanun,din,eğitim,yönetim, savaş, tarım,evlilik kısacası sosyal bir devlette ne varsa Utopia da aynı konular var.Bakalım hangi konuya hangi bakış açısıyla bakıyorlar.
✏Savaştan önce barışa önem verir,barış üstünde kafa yorarlarmis.Yiğitlik düşmanı akıl yoluyla yenmektir ,demislerdir.
✏Yasa,bütün suçları bir kaba koyacak,çalmakla öldürmeyi aynı gözle görecek kadar katı ve duygusuz değildir. Doğruluk boş bir laf değilse bu iki suç arasında dağlar kadar fark vardır deyip,suçluları topluma kazandırma yolunu bulmuşlardır.En iyi ceza yöntemi nedir merak ediyorsunuz o halde. Raphael onları da anlatmış.
✏Tanrı öldürmeyi yasak etmiş,bizse bir kac para için adam asıyoruz,olacak şey mi bu?Tanrı bize yalnız baskalarini degil kendimizi öldürmeyi bile yasak etmiş.Oysa biz yaraların gölgesine sığınarak birbirmizi bogazlayabiliyoruz!
✏Utopia a kimsenin özel mulku yok,herkes çalışıyor fazlası olan olmayana veriyor herkesin herşeyi ortak.Çocuklar bile, fazla çocuğu olan olmayana veriyor.Herkes calistigi icin gunde 6 saat calismak halkın ihtiyacini karşılıyor.Işsizlik ve tembelliğe yer yok!
✏Altın ve gümüş gereksiz,demirden daha aşağı görülmektedir.Az bulunmasından dolayı degerli sayilmalari insanoglunun cilginligina verilmeli deyip ,altınları mahkumlarin parmaklarına,kulaklarına,gerdanlarina takarlar.Utapia da altın yitirmek kimsenin umurunda degildir.
✏Ruh ölümsüzdür:Iyiligimizi isteyen Tanrı onu mutlu olmak için yaratmıştır.Ölümden sonra iyilikte kötülük de karşılığını gereğince görür. Ölümden sonra bir başka hayat olduğuna ,kötülüklerin kıyasıya ceza göreceğine ve erdemlerin cömertçe odullendirilecegine inanırlar.Erdemli olmanın,lekesiz bir hayatın bilincine varmanın zevki en temiz ,en ozlenilir zevkler arasındadır.
✏Akıllı adamın yapacağı şey,hastalığı önlemektir,hasta olduktan sonra ilaç derdine düşmek değil.Çok ağır hasta olan birinin hastalıktan kurtulması için onu ölüme razı etmeye ugrasirlar.Hastaya öğütler verirler.Ölmekle hicbir sey kaybetmeyecegini ,acilarina bir son vercegi icin ,bunun akillica bir davranis oldugunu söylerler. Rahiplerle yöneticiler kurulunun iznini almadan kendini öldüren ise,gomulme ya da yakılan haklarını yitirir.Ölüsünü pis bir bataklığa ativerirler.Hastalara ağlar, ölenlere aglamazlar .Tanrı çağırdığı zaman kendisine seçime seçime gitmeyenleri ,olume karşı ayak direyenleri hos görmezler.
✏Kadınlar 18 yaşından, erkekler 22 yaşından önce evlenemezler.
ataç ikon Utopia
kitaba 8 verdi
0 yorum

Utopia - S41

Böyle bir kral elbette kötüleri ürkütecek, iyileri kendine bağlayacaktı.
Fatih Külahçı tarafından eklenmiştir.
Çağatay Kayıkcı

Çağatay Kayıkcı

@cagataykayikci

Ütopyalılar yıldızlar ya da güneş dururken, küçük bir incinin ya da elmasın zayıf parıltısından zevk duyanlara hayret ederler. Özel yünden kıyafetler giydiği için kendini soylu hissedenlerin aptallığına şaşarlar. Ütopyalılara göre yün ne kadar ince olursa olsun, eninde sonunda bir koyunun sırtından kırpılmıştır ve övünç kaynağı olamaz. Değersiz bir maden olan altına, her yerde bu kadar değer verilmesine ve altının, kendisine o değeri biçen insanoğlundan bile değerli görülmesine şaşarlar. Namussuz olduğu kadar aptal da olan kütükten farksız mankafalar, sırf çok fazla altınları var diye bir sürü bilge insanı nasıl yönetebilirler?
ataç ikon Utopia
kitaba 6 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Ahme't Sessiz

Ahme't Sessiz

@ahmetsessiz

Herkes bilir ki, bütün canlı varlıklarda açgözlülüğün nedeni ya korku ya da yoksulluktur. İnsanda ise, bazen yalnız kendini beğenmişlikten gelir açgözlülük. Çünkü faydasız ve boş şeyleri gösterişlerle ortaya serip, başkalarından üstün geçinmeyi şanlı bir iş sayar insanlar.
ataç ikon Utopia
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Engin Şahinşah

Engin Şahinşah

@enginsahinsah - Düzce

Bir de şuna şaşıyorlardı: Nasıl oluyor da, bir eşek kadar bile kafası işlemeyen vicdansız, ahlaksız, budala zenginin biri, sadece birkaç torba altını var diye, akıllı dürüst bir sürü insanı buyruğu altında köle gibi kullanabiliyordu.
ataç ikon Utopia
kitaba 4 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam - Ankara

İki çeşit adalet vardır yeryüzünde: Biri yaya giden, yerlerde sürünen, sağa sola sapmasın diye birçok bağlarla sıkı sıkı bağlanan yoksul halka uygun zavallı bir adalet; öteki de canının istediğini yapanlara, yasalarla sınırlanmayanlara, yüksek mevkide olanlara uygun, pek şahane bir adalet.
ataç ikon Utopia
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
ruhadam

ruhadam

@ruhadam - Ankara

Dinsel ilkelerinin özeti şudur:

"İnsan ruhu ölümsüzdür: İyiliğimizi isteyen Tanrı insanı mutlu olsun diye yaratmıştır. Ölümden sonra iyilik de, kötülük de karşılığını gereğince görür."
ataç ikon Utopia
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
0 yorum
12
KİTAP
İlham veren kitaplar
Hayal gücünüzü geliştiren, problemlerinizi çözmenize yardımcı olan, farklı ve yaratıcı fikirler üretmenize destek olan fikir ...
4
KİTAP
İdeal Toplumları Anlatan En İyi Ütopya Kitapları
Ütopya kitapları, gerçekte var olmayan ve günümüzde gerçekleşmesi mümkün olamayacak kadar ideal ve kusursuz olan hayali toplu...
1130
KİTAP
Mutlaka Okunması Gereken Kitaplar
Herkesin mutlaka okuması gereken, kitaplığında bulunması gereken kitaplar listelenmektedir. Sen de mutlaka okunması gerektiği...
104
KİTAP
Felsefe Severlere Kitap Tavsiyeleri
Felsefe okumayı seven, hatta kendi çapında felsefi düşünceler üretmeye hevesli felsefe düşkünlerinin okuması gerektiğini düşü...
5
KİTAP
Keşfedilmemiş Fakat Zengin Kitaplar
Çoğu kişinin bilmediği, henüz keşfedilmemiş fakat şaheser niteliğinde değerli kitaplar bu listede. Lütfen çok satan kitapları...
Hakan

Hakan

@hakani - Erzurum

Ütopya (Thomas More) Kitap İncelemesi
Arkadaşlar merhaba,
Thomas More'un Ütopya kitabını incelediğim videomu paylaşıyorum sizlerle. Kitap ve video ile ilgili görüş ve eleştirilerinizi bekliyorum. İyi seyirler.
ataç ikon Utopia
kitaba 10 verdi, inceleme eklemedi.
2 yorum
Can (@canae)
💫💫
03.01.19 beğen 1 cevap
Reyhan Akca

Reyhan Akca

@goarcturus - Kastamonu

 paylaşım fotoğrafı
'Sizin yaptığınız nedir biliyor musunuz? Asma zevkini tadabilmek için hırsızlık yaratmak.'
ataç ikon Utopia
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Emine

Emine

@emine139

Thomas More paylaşım fotoğrafı
Thomas More
siyaset felsefesi, İngiltere’nin durumunun eleştirildiği bir kitap.
ataç ikon Utopia
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
0 yorum
Gülşah Sönmez

Gülşah Sönmez

@gulsahsonmez - Bursa

Utopia’dan
“Altını rezil etmek fırsatını hiç kaçırmayan Utopia'lılar, suç işleyenlerin boynuna altın zincirler, parmaklarına altın yüzükler, kulaklarına altın küpeler takarlar.”

“Bir insanın, ya okuyamayacağı kadar çok, ya da anlayamayacağı kadar şaşırtıcı ve karanlık yasalarla bağlanmasını, hak ve adalete aykırı bulur Utopia'lılar.”

“Utopia adaletinin bir ilginç yanı da, bir suçu düpedüz işlemekle yalnız tasarlamak arasında hiç ayrım gözetilmemesi ve bir suçu tasarlayanların o suçu işlemiş gibi ceza görmeleridir:”

“Utopia'da sağlık durumu engel olmadığı sürece, ister kadın, ister erkek olsun, her yetişkin kişi çalışmak zorundadır.”

Utopia’dan ilginç gelen birkaç örnek paylaşmak istedim.
ataç ikon Utopia
kitaba 7 verdi, inceleme ekledi.
0 yorum