up
ara

Yaşayan Mumya

Yaşayan Mumya Konusu ve Özeti

Yaşayan Mumya
Tanrı Yargısının İşini Bitirmek İçin kitabının da yazarı Antonin Artaud tarafından kaleme alınan Yaşayan Mumya kitabı Sanat, türünde okuyucusu ile buluşuyor. Yaba Yayınları yayınevinden 0 yılında 2880000078142 isbn kodu ile kitapçılarda satışa sunulan Yaşayan Mumya isimli kitap 69 sayfadan oluşuyor. Yaşayan Mumya kitabını okuduysanız mutlaka oyunuzu, kitap incelemelerinizi ve alıntılarınızı bekliyoruz. Neokur kullanıcıları fikirlerinizi merak ediyor!
Yayınevi: Yaba Yayınları
ISBN: 2880000078142
Sayfa: 69 sayfa
Artaud için "varoluşçuluğu aşmaya çalışan adam" sözü yerinde bir benzetme olmaz mı? Onu keşfetmiş Türkiyeli okurlar, bunu yadırgamayacaklardır sanırız. "Vahşet Tiyatrosu"nun kurucusu olan ve insanın kendi bedenini kendisinin yaratması gerektiği, organlarından gereksiz ve zararlı olduğu felsefesini güden Artaud, yapıtlarında beynimizi aykırıklarla zorlayan, cins bir yazardır.Çevirisi zor yapıtları dilimize kazandırmakla ustalığını kanıtlayan Yaşar Günenç, "Yaşayan Mumya"yı fransızca aslından çevirerek burda da "Ulysses", "Ölümsüz Bakireler", Solgun Ateş"te olduğu gibi başarısını sürdüryor. Kitabın başında yer alan çevirmenin giriş yazısı, Artaud'nun metinlerini anlamamıza katkı sağlıyor.

Yaşayan Mumya - S41

S-41 kitabın 41. sayfasının ilk paragrafıdır. S41 Ekle
Burcu S.

Burcu S.

@bs

Çektiğim korkunç acı, yaşamdan geliyor. Benim erişebileceğim hiçbir durum yok. Kesin olan şu ki ben, uzun zamandır ölüyüm, çoktan intihar etmişim. İntihar ettirildim, demek istiyorum… Ölüme açlık duymuyorum, varlık olmaya açlık duyuyorum.
ataç ikon Yaşayan Mumya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Burcu S.

Burcu S.

@bs

Yaşamı düşünüyorum ama duymuyorum.
ataç ikon Yaşayan Mumya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
4 beğen · 0 yorum
Lalena

Lalena

@siyahkugu0

Çektiğim korkunç acı, yaşamdan geliyor. Benim erişebileceğim hiçbir durum yok. Kesin olan şu ki ben, uzun zamandır ölüyüm, çoktan intihar etmişim. İntihar ettirildim, demek istiyorum… Ölüme açlık duymuyorum, varlık olmaya açlık duyuyorum.
ataç ikon Yaşayan Mumya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Burcu S.

Burcu S.

@bs

Sanki sürekli alçalıyor gerçekliğin normal düzeyi.
ataç ikon Yaşayan Mumya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
3 beğen · 0 yorum
Burcu S.

Burcu S.

@bs

Vahşet tiyatrosu, göz kapaklarını karşılıklı olarak dirseklerle, diz kapaklarıyla, uyluklarla ve ayak parmaklarıyla birlikte ve görülen her şeyle birlikte dans ettirmeyi amaçlar.
ataç ikon Yaşayan Mumya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğen · 0 yorum
Nazım İlgin

Nazım İlgin

@nazimilgin

İntihar Üzerine — Antonin Artaud  paylaşım fotoğrafı
İntihar Üzerine — Antonin Artaud
Kendimi öldürmeden önce bana varoluştan yana güven verilmesini isterim, kuşku duymamak isterim. Yaşam, benim gözümde, olguların belirginliğini ve akılda uyumlu biçimde birleşmelerini onaylamaktan öte bir şey değil. Ben, olguların toplanıp birleştiği zorunlu bir buluşma noktası gibi duymuyorum kendimi artık; şifalı ölüm, doğadan ayırarak iyileştiriyor bizi; ama ya ben, olgulara yol vermeyen acıların ürünüysem?

Ben kendimi öldürürsem bu, kendimi yıkmam için değil, ama kendimi yeniden oluşturmam için olacak; intihar, benim için, kendimi zorlu bir uğraşla yeniden ele geçirmemi, varlığımın içine baskın yapıp girmemi, belli belirsiz ilerleyen tanrıdan önce davranmamı sağlayacak bir araçtır yalnızca. İntiharla kendi tasarımı yeniden doğaya uyguluyorum, ilk kez kendi irademle biçimlendiriyorum her şeyi. Bana uygun olmayan organlarımın koşullandırmasından kendimi kurtarıyorum; ve yaşam, bana düşünmem için verileni düşündüğüm saçma bir talih oyunu olmaktan çıkıyor. Yani kendim seçiyorum düşüncemi, ve güçlerimin, eğilimlerimin, gerçeklerimin yönünü. Güzel ile çirkinin, iyi ile kötünün arasına yerleşiyorum. Askıda bırakıyorum kendimi; hiçbir yana eğilim göstermeden, yansız; iyilerin ve kötülerin kışkırtmalarının kurduğu dengenin kurbanıyım.

Çünkü yaşamın kendisi, bir çözüm değil; yaşam, seçilmiş, benimsenmiş, belirlenmiş hiçbir varoluş türüne sahip değil. Yaşam yalnızca, istekler ve olumsuz güçler dizisidir, tiksindirici bir rastlantıya bağlı koşullara göre amacına ulaşan ya da başarısızlığa uğrayan küçük karşıtlıklar dizisidir. Kötülük, her insana, eşit ölçüde verilmemiştir, deha da öyle, delilik de. Kötülük gibi , iyilik de, koşulların ve etkisini kimisinde çok kimisinde az gösteren bir mayanın ürünüdür.

Yaratılmak ve yaşamak ve değiştirilemeyecek biçimde belirlenmiş varlığının en akla gelmez dallarına, en küçük ayrıntılarına dek kendini hissetmek, kesinlikle aşağılık bir durumdur. Aslında biz ağaçtan başka bir şey değiliz ve olasıdır ki, benim soyumun ağacının bilmem hangi boğumunda, belirlenmiş bir günde kendimi öldüreceğim yazılıdır.

İntihar özgürlüğü kavramı da, kesilmiş bir ağaç gibi düşüyor. İntiharımın ne zamanını, ne yerini, ne de koşullarını ben yarattım. Onun kavramını bulan da ben değilim, koparılmayı duyabilecek miyim?

Belki o anda varlığım parçalanıp dağılır; ama ya bütünlüğünü korursa, sakatlanmış organlarım nasıl işleyecek, varlığı olanaksız hangi organlarımla gözlemleyeceğim bu kopmayı? Ölümü, bir sel gibi duyuyorum üzerimde; gücünü bilemeyeceğim, apansız sıçrayan bir yıldırım gibi. Tatlarla ve dolanıp duran labirentlerle yüklü duyuyorum ölümü. Bunun neresinde benim varlığımın düşüncesi?

Bu Tanrı, beni, istediği gibi kullandı, saçma biçimde; beni canlı kıldı, yadsımaların yokluğunda, benim atak yadsımalarımın yokluğunda, düşünülen yaşamın, duyulan yaşamın en küçük kıpırtılarını bile yok etti bende. Yürüyen bir robot durumuna indirgedi beni; ama öyle bir robot ki, bilinçsizliğinin kırıldığını duyumsuyordu.

Ve işte ben, yaşamakta olduğumu göstermek istedim, şeylerin çınlayan gerçekliğiyle birleştirmek kendimi, yazgımı parçalamak istedim.

Tanrı ne dedi buna?

Yaşamı hissetmiyordum; değer yargılarıyla ilgili her kavramın dolaşımı, bende, kurumuş bir ırmaktı. Yaşam, bir nesne, bir biçim değildi bende; bir dizi mantık yürütmeydi yalnızca. Ama boşuna işleyen, bir yere ulaştırmayan mantık yürütmelerdi bunlar ve bende, irademin kesinleştiremediği "taslaklar" biçiminde kalıyorlardı.

Buradan intihar durumuna geçmem için de benliğimin bana geri dönmesini beklemeliyim, varlığımın tüm eklemlerini özgürce oynatabilmeliyim. Tanrı beni, umutsuzluğun içine bıraktı, sanki ışıkları bana ulaşan çıkmazlar burcunun ortasına bıraktı. Ben artık ne ölebiliyorum, ne yaşayabiliyorum, ne de ölümü ya da yaşamı istememezlik edebiliyorum. İnsanların tümü de benim gibi.
ataç ikon Yaşayan Mumya
kitaba puan vermedi, inceleme eklemedi.
2 beğeni · 0 yorum beğen ikon