up
ara
‹ Tüm Momo İncelemeleri

Momo Kitap İncelemeleri

aslı seloğlu

aslı seloğlu

@asliseloglu

Momo; konusunu bilmeden okumak istediğim bir kitaptı. Çoğu kez bir kitabın iyi olduğunu iki üç kaynaktan duyduysam, konusunu tarzını çok da araştırma gereği duymam. Okurken konu tam da beni vuran tarzda çıkınca aldığım keyif artar çünkü.

Kitabın konusu zaman. Ve zaman her zaman ilgimi çeker :). Bazı alakasız zamanlarda Tanpınar'ın Ne İçindeyim Zamanın şiirinin aklıma birden gelmesi de bundandır. Üzerine ne kadar düşünülürse düşünülsün hep başa dönülen, asla tam olarak anlamlandıramayacağımız, bir formüle kalıba koyamayacağımız bir olgu. Ondan değil midir ki hala filmlere kitaplara konu olur, olunca da olay bir gizeme kavuşur. Üstelik bu mevhum olağanüstü anlatılır ancak oldukça sıradandır, çünkü her an içindeyizdir zamanın, en iyi tanımamız gereken şey zamandır aslında. Böyle de bir zıtlık barındırır bünyesinde.Ama bu kitapta görüyoruz ki bir çoğumuzun soyut olarak fark ettiği ancak dile getiremediği zamana dair farkındalıklar somutlaştırılmış. Fark etmeyenlerin bile fark edebileceği bir hale getirilmiş. Örneğin şu düşünce benim yeni fark ettiğiklerimden; "Şimdiyi görmek istediğimizde ya geçmişi ya geleceği görüyoruz."

Ayrıca kitabı okudukça sanki daha önce o satırlara gözlerim değmiş gibi bir hisse kapıldım, tıpkı Hora ustanın şu cümlede dediği gibi; " Zaman içinde günler, geceler, aylar ve yıllar boyunca geriye doğru giden aslında sen kendinsin. Birgün çıkıp geldiğin o sihirli kapıya doğru yaşamın boyunca geri gidiyorsun ve sonunda da yine oradan çıkıp gideceksin." Deja vu da bu tanımın içine giriyor bence :)

Kitapta yaklaşık bir elli atmış sayfa okuyup da bu kitabın çocuk kitabı değil bir yetişkin kitabı olduğunu anlamamı sağlayan cümlelere geldiğimde bir an durup karşımdaki duvara boş boş bakakaldım. Acıklı şeylerden bahsetmiyordu ama gözlerim doluverdi. Böyle bir tokata hazırlıklı değildim anlaşılan. Esasen masalımsı anlatımlar ya da doğaüstü betimlemeler okuyucunun her şeyi olağanmış gibi kabul etmesiyle ilerleyebiliyor. Yani ayı da çıkabilir, taş da düşebilir :) . Bunları sorgulamaya kalkamayız. Ve bu bilinçaltına öyle işler ki -yani bana öyle geliyor ki- yapıtın ana fikri de bu sessiz kabullenişle beraber içimize daha kolay işler, bizden habersiz içselleştiririz. Ve daha vurucu olur. Bu açıdan masallar çok değerli.

Bundan sonra kitabın detaylı incelemesine geçiyorum. Bildiğiniz spoiler yani, aman dikkat!

Kitaptaki karakter isimlerinin gizli bir anlamı olabileceği sezdiriliyor size. Nitekim kitaptaki zamanın kaynağı Hora Usta'nın esas adı; Secundus Minutius Hora. Türkçesi; Saniye Dakika Saat demekmiş. Bu bilgi kitapta açıklanmakta. Fakat diğer isimlerle ilgili herhangi bir detay yok. Ama mesela Gigi'nin uydurma hikayesindeki şu karakter bariz isim göndermesiydi: Amerika'da dünyayı kendi görüşleri doğrultusunda değiştirmek isteyen ve Kızıl diye anılan acımasız, zalim despot Marksentius Kommunus karakteri, eski dünyayı yeni dünya yapmaya çalışıyor ancak yaptığı şey eski dünyanın aynısı. Yazar burada sosyalizm eleştirisi yapmış ama gereksiz bir ayrıntı olduğunu düşünüyorum. Ya da mesela kaplumbağamızın adı Kassiopeia. Kendisi Momo'yu zamanın kaynağı Hora ustaya götürdüğü için acaba dedim Kassiopeia saatle alakalı olup Casio saat markasına bir gönderme miydi :D Ve fakat öyle değil herhalde, çünkü baktım Kassiopeia bir takımyıldızının ismiymiş. Bu da kitapta bahsi geçen yıldız saatine gönderme olduğunu gösteriyor, Casio markasına değil. Yıldız saati denilince de insanın aklına uzay zaman ve solucan delikleri geliyor ve kitapta da oluşan zaman bükülmeleri geliyor. Bu açıdan yıldız saati tabirinin de bilerek kullanıldığını düşünüyorum. Ve şu çıkarımımda da yanılmadım sanıyorum; zamanın hızlı akması ve çalınması vurgusu yapılan bir kitapta kurtarıcı kahramanlardan birinin en 'yavaş' hayvan olan kaplumbağa olması da benim hü'snükuruntum olamaz :) Bunların dışında başka gizli anlamlar gelmedi aklıma. Eğer buraya kadar okumuşsanız ve ekleyeceğiniz bu tarz dip notlar olursa yorumlara beklerim.

Ve son olarak kitap bittikten sonra en nefret ettiğim ve bir daha kullanmayı düşünmediğim cümle: "Vaktim yok!" oldu. Herkes ne çok kullanıyor bu cümleyi değil mi?
ataç ikon Momo
kitaba 10 verdi
15 beğen · 19 yorum
ayse gülce (@aysegulce)
Çok güzel bir inceleme olmuş @asli-seloglu. Benim kitabı bitirmem haftalar sürebilir. Karışık okuyorum çünkü. 7-8 kitap bir arada :) Bakalım ben neler bulacağım ? ;)
14.11.17 beğen 3 cevap
Semih (@sc)
İstek listemdeki kitaplardan bir tanesi. Genelde incelemeleri kitap okuduktan sonra okurum ancak takip ettiğim kişilerin incelemeleri ister istemez gözüme çarpıyor. Kitaptan alacağım tadı riske atarak incelemenizi okudum. Spoiler belirtmişsiniz çok şükür! :) Herkes aynı inceliği gösteremeyebiliyor. Teşekkür ediyorum, başarılı bir inceleme olmuş.
21.11.17 beğen 1 cevap